Çarşamba , 26 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 100686  
 TOPLAM 638467221  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Prof.Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK
Yazara E-Posta Gönder
ÇAĞDAŞ PROMETHEUSLAR











Prometheus’un neden tanınması gerektiğini, onun serüvenini öğrendikten sonra daha iyi anlayacağız.


Prometheus’un neden tanınması gerektiğini, onun serüvenini öğrendikten sonra daha iyi anlayacağız.


 


Adının kelime anlamı ‘önceden gören’ veya ‘herkesin göremediğini gören’ demek olan Prometheus, ilahlar (veya ilahlaştırılmış güçler) panteonunun başına dert açacak bir devrimin habercisi ve hazırlayıcısı...


 


Prometheus, Eski Yunan mitolojisinin, ışığı kitlelere ulaştırmak uğruna büyük çileler çekmiş ve adları aydınlıkla âdeta eşitlenmiş ölümsüz ruhları temsil eden bir efsane…


 


Prometheus, paganizmin akıl, ışık ve nimetler üzerinde hegemonya kurmuş panteonunun geleneksel zulmüne karşı çıkışın sembol ismi...


 


Peygamberler arasında Hz. Nûh, fakîhler arasında İmamı Âzam, sûfîler arasında Hallâc-ı Mansûr Kur’ansal bakış açısının Prometheuslarına örnek gösterebileceğimiz anıt isimlerden birkaçı…


 


Prometheus’u tanımak için, öncelikle, insan kaderine musallat olmuş şirk tanrılarının arenası olan panteonu tanımak gerekiyor...


 


Panteon, Eski Yunan’da ilahların (dinden beslenen egemen güç odaklarının) toplandıkları, iş ve oluşları kotarmada kullandıkları yer demek.


 


Bir tür, ilahlar konseyi...


 


Paganist Eski Yunan, bu konseye, zaman içinde, ölüp giden ‘büyük adamlar’ının ruhlarını da birer ilah olarak ekledi ve şirk tanrıları arenası, kanserojen bir ur kütlesi gibi büyüdükçe büyüdü...


 


Yunan mitolojisi deyip geçmeyin. Oradan alınacak çok büyük dersler var.


 


Pagan bir kültürün ürünü de olsa, bir büyük insanlık mirasıdır mitoloji...


 


Peygamber torunu İmam Cafer Sadık (ölm.148/765)ın “?irk tanınmadan tevhit tanınamaz” ilkesini esas alırsak, Kur’an mümini düşünürlerin Eski Yunan mitolojisinden çıkaracakları derslerin az olmadığını söyleyebiliriz.


 


Bu derslerden biri de mitolojinin bir yandan ilah, bir yandan kahraman olarak tanıttığı Prometheus’un dramatik hayat hikâyesinde saklıdır.


 


Yunan tanrıları üzerine yazmış ölmez otorite kabul edilen Hesiodos, Prometheus’un acıklı ve ibret dolu hikâyesinin de bir numaralı kaynağıdır. (Özellikle bk. Theogony, beyt: 510-588)


 


Hesiodos, Prometheus ve ailesinin panteonla kavgasını açıklarken şu ibret verici saptamayı yapmaktadır:


 


Panteon Tanrıları, hayatın esasını bizden sakladılar. Eğer hayatın esasını herkesin öğrenmesine izin verselerdi bizler bir gün çalışıp bir yıllık istihkakımızı sağlayabilecektik. Panteonun baş ilahı Zeus, halktan, öncelikle ateşi sakladı...Prometheus ise onu bir yolunu bulup çalarak insanlara götürdü...” (Hesiodos; Works and Days, beyt: 47-65)


 


Bizim çağlarımızın düşünürleri de dikkatle durmuşlardır Prometheus üzerinde. Alman şairi Goethe (ölm.1832) bunlardan biridir. Prometheus, sonraki zamanların tiyatro eserlerinde ışığı, aydınlığı, aklı, adalet ve hümanizmi egemen kılmak için, insanoğlunun dayanma sınırlarını aşan ıstıraplara göğüs geren ‘ışık ve hizmet kahramanı’ olarak yer almış ve yeniden saygın bir destanın konusu yapılmıştır. (Prometheus konusunda bk. Robert Graves; The Greek Myths)


 


Bizim Prometheus’la ilgilenmemiz de bu yüzdendir.


 


İslam dünyası, o arada Türkiye, Prometheuslara muhtaçtır.


 


En azından, tanrısal takdirin ortaya çıkardığı Prometheusların emanetlerine sahip çıkmak borcundadır. Aksi halde, geleneğin, ışık ve aydınlığı örten yedek ilahlar cenderesinden daha uzun yıllar kurtulamaz.


 


Prometheus; şirk güçlerine, şirk geleneğine ve şirk panteonuna karşı mücadele eden ve bu yüzden rahatını ve itibarını yitiren, babası dahil, en yakınları tarafından ‘sapık, zalim, isyancı’ diye damgalanan Hz. İbrahim’i de andırmaktadır.


 


Prometheus’un panteonla, özellikle panteonun başı olan Zeus’la çekişmesinin ve sonuçta Zeus’un kahrına uğrayıp akıl almaz işkencelere uğratılmasının dört ana sebebi var:


 


1. Panteon ilahlarının, özellikle Zeus’un tekelinde olduğu varsayılan aklı kullanmaya yeltenmek,


 


2. Panteonun yanında değil, insanların, halkın yanında yer almak,


 


3. Halkın kullanımına verilmeyen ateşi (aydınlık ve gerçekçiliği) panteonun izni olmadan halkın yararını sunmak,


 


4. Kurban edilen boğanın (imkân ve nimetlerin) en iyi yerlerini Zeus’a vermeyip halka dağıtmak.


 


İslam dünyasındaki maskeli panteon şürekâsına (yedek ilahlara) karşı çıkan tevhit erlerinin yaptıklarıyla nasıl da benzeşiyor Prometheus’un yaptıkları...


 


Devam edelim: 


 


Zeus, Prometheus’u,  panteonun, özellikle kendisinin itibar ve egemenliğini zedelemekle suçlar ve onu bu suçundan dolayı cezalandırmaya karar verir.


 


Tabiî, tarih de Prometheus’u ödüllendirmeye karar vermiştir.


 


Batı’ya isyanı, ‘gerçek üstücülük’e öncülüğü ve şiiri ‘gönül gözü’ olarak anlamasıyla efsaneleşmiş Fransız şairi Arthur Rimbaud (ölm.1891), Prometheus’un kelime anlamını veren  voyant’ sözcüğünü şiirinde kullanmakta, ışık ve akıl adına panteonlara isyan eden Prometheusları yüceltircesine şunu söylemektedir:


 


                                       “Honnneur au voyant superieur,


                                         Au superieur voyant honneur!”


 


Türkçesi şu:


 


Onur, o herkesin göremediğini gören yücenin! O herkesin göremediğini gören yücenindir onur!”


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   26/01/2009 - 'KÜRESEL AFETLER' KİTABI ÜSTÜNE
   23/01/2009 - HURAFEDEN KUR'AN'A
   20/01/2009 - 'DİN AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR'
   20/01/2009 - İYİLİK VE ONUR
   20/01/2009 - RİYAKARLIK NASIL KOVULUR
   13/01/2009 - HER HALDE KARDEŞİZ
   12/01/2009 - İNSAN GERÇEĞİNDE BİRLEŞMEK
   09/01/2009 - ÇÖZÜMÜN ÜÇ IŞIĞI
   08/01/2009 - ÇÖZÜMÜN TEORİ VE EYLEM SÜRECİ
   07/01/2009 - İSLAM DÜNYASINDA SORUN TEOLOJİK
   06/01/2009 - RAHMET ZAHMETE DÖNÜŞTÜRÜLÜNCE
   05/01/2009 - RAHMETİ ZAHMETE NASIL ÇEVİRDİK
   29/12/2008 - GALİLE'YE SÖVMENİN ONURSUZ RANTI
   25/12/2008 - ÇAĞDAŞ PROMETHEUSLAR
   24/12/2008 - TÜRK SOLUNUN BÜYÜK YANILGISI VE İNADI
   23/12/2008 - DİNİ YANLIŞ OKUMANIN HÜSRANI
   22/12/2008 - GEMİ SU ALIYOR
   19/12/2008 - ILIMLI İSLAM ÜZERİNDE OYUN
   18/12/2008 - YIKILMAK İSTENEN İKİ MİRAS
   17/12/2008 - ATATÜRK'ÜN GÖZÜYLE İRTİCA
   16/12/2008 - EGEMENLİK VE İRTİCA
   15/12/2008 - HALKIN İSTEĞİNE CEVABIMDIR
   04/12/2008 - GÜVEN BUNALIMINA DİKKAT
   03/12/2008 - İŞLETİLEN AKLIN MEYVESİ: BİLİM
   02/12/2008 - AKIL VE İŞLETİLEN AKIL
   01/12/2008 - KUR'AN İRTİCADAN ŞİKAYETÇİ
   28/11/2008 - LAİKLİK KONUSUNUN SADEDİ NEDİR?
   27/11/2008 - LAİKLİK YEMİNİ VE ÖTESİ
   26/11/2008 - LAİKLİĞE İKİ KOLDAN SALDIRI
   25/11/2008 - ATATÜRK'E SALDIRININ ÖTEKİ ADI
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 85

Sayfa :


 1   2 -  3 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı