Cumartesi , 21 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 163762  
 TOPLAM 623519275  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Prof.Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK
Yazara E-Posta Gönder
GALİLE'YE SÖVMENİN ONURSUZ RANTI











1642 yılında ölen Galile (özgün yazılışı ile Galileo Galilei), sadece bir isim değil, bir bilim, onur, ıstırap ve direnç ilkesi.


Dünyanın döndüğünü keşfettiği için başına gelenleri biliyoruz. Onu zamanın üstüne çıkaran sözü de birçoğumuz biliyor:


 


“Ben dönmüyor desem de dünya dönüyor:”


 


?imdi tablonun ibret kısmına bakalım:


 


Galile “Dünya dönüyor” dediğinde bunun aksini söyleyenler, Allah ile aldatan egemen güçler tarafından ödüllendiriliyorlardı. Dünyanın döndüğünü söyleyerek Galile’ye katılanlar ise işkence ve hapse mâruz kalıyor, aileleri, yakınları takibe alınıyordu.


 


Yani dünyanın dönüyor olması (gerçek), onun dönmediğini söyleyen alçaklığı (çıkarcılık) etkisiz kılamıyordu.


 


Alçaklık ve karanlık, erdem ve bilimin önünde ve üstünde tutuluyordu...


 


Galile işte bize bunları hatırlatan bir ışık devi...


 


Galile’ye o gün sövmenin büyük rantı vardı.


 


Galile’ye sövmek para, mevki, alkış getiriyordu.


 


Rant, Galile’ye onay vermekte değil, sövmekte idi.


 


Ve gerçeği değil de çıkarı esas alan bütün alçaklar, namussuzlar, omurgasızlar, yalcılar, yalakalar yüzünden nur yerine riya irini akan bilcümle şerefsizler Galile’ye söverek, karşı çıkarak ‘muteber insan’ oluyorlardı. Çünkü, egemenler, tabuları bukağı gibi kullanarak kitleleri sürüye döndürenler, kutsalı paravan yapanlar, Allah ile aldatanlar, Galile’ye sövmenin alkış getireceğini kabul ettirmişlerdi.


 


Galile’ye söven rahat ediyordu, bir eli yağda, bir eli balda yaşıyordu.


 


Vicdanlar, dünyanın, Galile’nin dediği gibi, döndüğünü, alçaklık ise engizisyon cellatlarına yaranmanın çıkar ve itibar getirdiğini biliyordu.


 


Ve erdemsizliğin ucuzluğunu öne çıkaran alçaklık, vicdanların onayladığı Galile’yi yenik düşürüyordu...


 


Tarih ile Tanrı Galile’nin dediğini söylüyordu. Evren, Galile’nin söylediklerini doğruluyordu.


Ama daima üst gelen tarafa oynayan beyinsiz  alçaklar aksini söylüyordu....


 


Galile bir simge, bir bilinç.


 


O, bir tavrın, bir ilkenin ve nihayet bir onurun adı...


 


Böyle bakıldığında tarih Galilelerle doludur.


 


Her gün binlerce Galile ölüyor, ama yüzlercesi de doğuyor bu gök kubbenin altında...


 


Geri kalmışlığı dinleştirmiş ülkelerde Galileler daha çok, ölüyor...Yani bu talihsiz ülkelerde ölen Galileler doğanlardan daima fazla.


 


İslam dünyası kendi toprağından çıkan Galilelere yaptığı zulümlerin faturasını ödüyor, cezasını çekiyor. Daha çok çekecek.


 


Çünkü henüz bu aslî günahının bilincine vararak gerekli tövbeyi yapmamıştır.


 


Önce bu bilince varacak, sonra tövbe edecek, daha sonra da gerekli ıstırabı çekerek kurtulacak.


 


İslam dünyası henüz birinci aşamanın eşiğinde…


 


İslam dünyasının asırlardır işlediği suç, Galilelerini yok etmek, işkenceye veya ıstıraba mâruz bırakmaktır. Yoksa bu hallere düşer miydi?


 


İslam dünyasının esas ıstırap kaynağı İsrail füzeleri değil, Galilelerine yaptığı kötülüklerin günah faturası.


 


Bir yandan, “Bizim dinimizde engizisyon yok, engizisyon Hıristiyanlığın malıdır” diye nutuk atıyorlar, öte yandan her gün onlarca Galileyi “Dünya dönmüyor” demeye mecbur bırakıyorlar.


 


Oyunu sürekli Galilelerden yana kullanan Tanrı ise İslam dünyasını bir belanın girdabından çıkarıp bir başka belanın girdabına sokuyor.


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   26/01/2009 - 'KÜRESEL AFETLER' KİTABI ÜSTÜNE
   23/01/2009 - HURAFEDEN KUR'AN'A
   20/01/2009 - 'DİN AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR'
   20/01/2009 - İYİLİK VE ONUR
   20/01/2009 - RİYAKARLIK NASIL KOVULUR
   13/01/2009 - HER HALDE KARDEŞİZ
   12/01/2009 - İNSAN GERÇEĞİNDE BİRLEŞMEK
   09/01/2009 - ÇÖZÜMÜN ÜÇ IŞIĞI
   08/01/2009 - ÇÖZÜMÜN TEORİ VE EYLEM SÜRECİ
   07/01/2009 - İSLAM DÜNYASINDA SORUN TEOLOJİK
   06/01/2009 - RAHMET ZAHMETE DÖNÜŞTÜRÜLÜNCE
   05/01/2009 - RAHMETİ ZAHMETE NASIL ÇEVİRDİK
   29/12/2008 - GALİLE'YE SÖVMENİN ONURSUZ RANTI
   25/12/2008 - ÇAĞDAŞ PROMETHEUSLAR
   24/12/2008 - TÜRK SOLUNUN BÜYÜK YANILGISI VE İNADI
   23/12/2008 - DİNİ YANLIŞ OKUMANIN HÜSRANI
   22/12/2008 - GEMİ SU ALIYOR
   19/12/2008 - ILIMLI İSLAM ÜZERİNDE OYUN
   18/12/2008 - YIKILMAK İSTENEN İKİ MİRAS
   17/12/2008 - ATATÜRK'ÜN GÖZÜYLE İRTİCA
   16/12/2008 - EGEMENLİK VE İRTİCA
   15/12/2008 - HALKIN İSTEĞİNE CEVABIMDIR
   04/12/2008 - GÜVEN BUNALIMINA DİKKAT
   03/12/2008 - İŞLETİLEN AKLIN MEYVESİ: BİLİM
   02/12/2008 - AKIL VE İŞLETİLEN AKIL
   01/12/2008 - KUR'AN İRTİCADAN ŞİKAYETÇİ
   28/11/2008 - LAİKLİK KONUSUNUN SADEDİ NEDİR?
   27/11/2008 - LAİKLİK YEMİNİ VE ÖTESİ
   26/11/2008 - LAİKLİĞE İKİ KOLDAN SALDIRI
   25/11/2008 - ATATÜRK'E SALDIRININ ÖTEKİ ADI
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 85

Sayfa :


 1   2 -  3 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı