Pazartesi , 10 Aralık 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 257154  
 TOPLAM 654971202  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Prof.Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK
Yazara E-Posta Gönder
RİYAKARLIK NASIL KOVULUR







Riyakarlık din hayatından nasıl kovulur




Riyakârlık, Kur’anı açık ifadesiyle, şirktir.?irk ise en büyük yıkım, en büyük çöküş, en büyük yozlaşmadır.


?irk varsa, üretilen bütün değerler işe yaramaz hale gelmeye mahkûmdur. Kur’an, şirki en sarsıcı şekilde tanıttığı Zümer suresinde  bakın ne diyor:


 


“Yemin olsun, sana da senden öncekilere de şu vahyedilmiştir: Eğer şirke saparsan eylemin/üretimin/ibadetin kesinlikle boşa çıkar ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” (Zümer, 65)


 


Bu hüsran mahkûmiyetini insan hayatından kovmanın tek yolu vardır ve o tek yolun kullanılması, dinler tarihinde ilk kez Kur’an tarafından buyruklaştırılmış, mucize bir devrimle insanlığın önüne konmuştur.


 


Yol, Kur’an’ın açık söylemiyle şudur:


 


Dindarlık, özgün ifadesiyle ‘takva’ insanlar arasında bir üstünlük ölçüsü olmayacak, sadece Allah ile kul arasında ölçü olacaktır.


 


Neden?


 


Çünkü dindarlık üstünlük ölçüsü yapıldığında dindarlığın nimetlerinden yararlanmak isteyen sahtekârlar, yani ‘dinciler’ gerçek dindarları saf dışı eder, dindarlığın nimetlerini kendileri devşirir.


 


Tarihin her döneminde ve bugünkü Türkiye’de durum budur. Çünkü bu, değişmez bir gerçektir. Böyle olduğu içindir ki, Kur’an işe el koymuş ve sahtekârlığa giden yolu şu ilkeyi öne çıkararak tıkamıştır:


 


“Allah katında en seçkininiz, dindarlıkta en ileri olanınızdır.” (Hucurât, 13)


 


Dincilik geleneği bu ayetten ‘dindarın toplumda üstün olması’ gerektiğini çıkarır. Oysaki Kur’an’ın söylediği ve istediği bunun tam tersidir:


 


Dindarlık Allah katında bir üstünlük ölçüsü olacaktır, insanlar arasında değil.


 


İnsanlar arasında üstünlük ölçüsünün ehliyet, liyakat ve hizmet olduğunu da Kur’an bize haber veriyor.


 


Ehliyet, liyakat ve hizmette riyayı yaşatamazsınız. Çünkü bu değerler açık-kesin ölçülerle tespit edilir. Ama dindarlık alâmeti yapılan ibadetlerin böyle bir ölçüyle tespiti mümkün değildir. Onun için Kur’an, ibadetlerle öne çıkmayı dinin mahvolması olarak görmüş, o yolu kapatmıştır. 


 


Dincilik sahtekârlığı, Kur’an’ın kapattığı bu yolu sürekli açık tutmakta ve kendi hesabına işletmektedir.


 


Asırlarca üretilen yalanlar halkın bu gerçeği öğrenme imkânını da ortadan kaldırmıştır. Halk işte bu bilgisizlik yüzünden, dinci sahtekârlığa teslim olmayı dine teslim olmak sanmış ve kendi eliyle kendini felaketin kucağına atmıştır.


 


Kur’an, Hucurât 13. ayette koyduğu yaşamsal ilkeyle de yetinmemiş, şer üretecek yolu kesinlikle tıkamak için ikinci bir tedbir alarak dindarlığın kimde olduğunu ancak Allah’ın bileceğini ifade etmiştir:


 


“Siz kendi kendinizi aklayıp yüceltmeyin; kimin takva sahibi/dindar olduğunu en iyi Allah bilir.” (Necm suresi, 32)


 


Gerçek ve samimi takvanın kimde olduğunu sadece Allah bilecekse, insanlar filan veya falana, ‘dindar’ sıfatı veremezler. Verirlerse Allah’ın işine karışmış ve riyaya, sahtekârlığa kapı aralamış olurlar.


 


Kısacası, Kur’an’a imanınız ve saygınız varsa dindarlığı insanlar arasında asla ölçü yapamazsınız. Çünkü siz, zaten kimin dindar olduğunu bilemezsiniz. Onu bilen Allah’tır ve böyle olunca da dindarlık Allah ile kulu arasında bir değer ölçüsü olacaktır. (Hucurât suresi, 13)


 


Üstünlük ölçüsü yapılan dindarlığın temel dayanağı olan namaz bile bir şirk aracı haline getirilebiliyorsa (Mâûn suresi, 4-5) gerisini varın düşünün.


 


Ve mesela Türkiye’ye bakın!


 


Hayatı Kâbe’ye sövmekle geçmiş niceleri, dinci iktidarlardan kredi ve ihale kapmak için umreci olup çıkmış, hayatında abdest nedir bilmeyen, hatta cenabetten yıkanmayan ve hatta Allah’ı inkâr eden binlerce onursuz yaratık, cami avlularında fotoğraf çektirmeye, namaz-niyaz meddahlığına soyunmuştur.


 


Aylık bilmem kaç dolar karşılığı başını ‘kilise örtüsü türban’ ile burup bunu dindarlık diye propaganda eden binlercesini de buraya eklemek gerekir.


 


İşte, ‘dindar adam isterük’ söylemini öne çıkaran dinci sapıklığın, toplumu içine yuvarladığı riya ve yarattığı irinli tablo budur.


 


Bu arada, dindarlığın toplumsal hayatta, kamu alanında bir üstünlük ölçüsü olmasını bir ‘din emri’ gibi dayatmaya kalkanların, İslam açısından durumlarını ve samimiyet derecelerini de düşünmek gerekir. Bu gerçeği düşündüğünüzde, Türkiye’nin ne durumda olduğunu anlayacak ve ürpereceksiniz.


 


Kur'an'ın mü­ca­de­le et­ti­ği olumsuz­luk­lar­dan bi­ri de, peygamberlerin şirk ara­cı ya­pıl­ma­sı­dır. İs­lam Pey­gam­be­ri'ni, üm­me­ti adı­na kaygılandıran şey­ler­den bi­ri de ken­di­si­nin ile­ri­de böy­le bir araç du­ru­mu­na ge­ti­ril­me­si ih­ti­ma­lidir.


 


Hz. Peygamber’in bu yöndeki uyarıları gerçekten sarsıcı ve ibret vericidir.


 


İşin bu yanını başka bir yazıda ele alacağız.


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   26/01/2009 - 'KÜRESEL AFETLER' KİTABI ÜSTÜNE
   23/01/2009 - HURAFEDEN KUR'AN'A
   20/01/2009 - 'DİN AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR'
   20/01/2009 - İYİLİK VE ONUR
   20/01/2009 - RİYAKARLIK NASIL KOVULUR
   13/01/2009 - HER HALDE KARDEŞİZ
   12/01/2009 - İNSAN GERÇEĞİNDE BİRLEŞMEK
   09/01/2009 - ÇÖZÜMÜN ÜÇ IŞIĞI
   08/01/2009 - ÇÖZÜMÜN TEORİ VE EYLEM SÜRECİ
   07/01/2009 - İSLAM DÜNYASINDA SORUN TEOLOJİK
   06/01/2009 - RAHMET ZAHMETE DÖNÜŞTÜRÜLÜNCE
   05/01/2009 - RAHMETİ ZAHMETE NASIL ÇEVİRDİK
   29/12/2008 - GALİLE'YE SÖVMENİN ONURSUZ RANTI
   25/12/2008 - ÇAĞDAŞ PROMETHEUSLAR
   24/12/2008 - TÜRK SOLUNUN BÜYÜK YANILGISI VE İNADI
   23/12/2008 - DİNİ YANLIŞ OKUMANIN HÜSRANI
   22/12/2008 - GEMİ SU ALIYOR
   19/12/2008 - ILIMLI İSLAM ÜZERİNDE OYUN
   18/12/2008 - YIKILMAK İSTENEN İKİ MİRAS
   17/12/2008 - ATATÜRK'ÜN GÖZÜYLE İRTİCA
   16/12/2008 - EGEMENLİK VE İRTİCA
   15/12/2008 - HALKIN İSTEĞİNE CEVABIMDIR
   04/12/2008 - GÜVEN BUNALIMINA DİKKAT
   03/12/2008 - İŞLETİLEN AKLIN MEYVESİ: BİLİM
   02/12/2008 - AKIL VE İŞLETİLEN AKIL
   01/12/2008 - KUR'AN İRTİCADAN ŞİKAYETÇİ
   28/11/2008 - LAİKLİK KONUSUNUN SADEDİ NEDİR?
   27/11/2008 - LAİKLİK YEMİNİ VE ÖTESİ
   26/11/2008 - LAİKLİĞE İKİ KOLDAN SALDIRI
   25/11/2008 - ATATÜRK'E SALDIRININ ÖTEKİ ADI
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 85

Sayfa :


 1   2 -  3 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı