Çarşamba , 19 Aralık 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 40665  
 TOPLAM 658263140  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Yekta Güngör ÖZDEN- E.Anayasa Mahkemesi Bşk.
Yazara E-Posta Gönder
YARGIYA SALDIRI!..

Siyaset sinirle yapılabilecek bir iş değildir. Günümüz Başbakanı yurt içindeki davranışlarının kendisi hakkındaki olumsuz kanıları artırıp pekleştirdiği yetmiyormuş gibi Davos’ta Ysrail Cumhurbaşkanı’na yaptığı türden bir sert çıkışı da AB Büyükelçilerine verilen öğle yemeğinde yineledi. Oysa AB’nin ve Avrupa Parlamentosu’nun tutumlarındaki amaçlı yaklaşımlar Türkiye adına verilen ödünlerden kaynaklanmaktadır. Almanya ve Fransa’ nın belirgin karşıtlığı yanında son raporun sırıtan dayatmaları da gösteriyor ki “imtiyazlı ortaklık” bile söz konusu olamayacak. Türkiye’yi AB’ne almak istemiyorlar. Bu duruşun nedeni Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidarlarındaki zayıflıktır. Avrupalılar almaya alıştıklarından, Türkiye de vermekte duraksamadığından bastırmaktadırlar. ?imdiye kadar konuya bakışımızdan karşıtlık anlamını çıkaranlar sanırız biraz kendilerine gelmişlerdir. AB’nin ikilemleri karşısında Başbakanın “Kör müsünüz?” sorusu eleştirilerimizin doğrulanması anlamındadır.


İalnız bu mu? İeni Dışişleri Bakanı’nın dört yöne açılması, Cumhurbaşkanı’nın gezilerinin de ortaya koyduğu gerçekler birleştirildiğinde, dış ilişkilerde duygusal ve dinsel bir yakınlaşmanın amaçlandığı, iş adamlarına kimi olanaklar sağlamaktan ötede ulusal bağlamda yararlı bir sonuç kazanılmadığı saptanmaktadır. Dört yanımız karşıtlarımızla çevriliyken Silâhlı Kuvvetlere saldırılar iktidar güvencesinde sürmekte, komutanların yakınma ve uyarıları nedense alaya alınmaktadır. Eski DTP’li Hatip Dicle’nin “Hakimlerin ayarlandığı” sözü yeni tartışmaları gündeme getirmiştir. Olayların gelişimi endişeleri artırmakta, üzülecek savları doğrulamaktadır.

Bir karabasan ya da ahtapot gibi toplumu kolları arasına almak isteyen baskı ve sindirme operasyonları yayılarak sürmekte, Kürtçülerin devleti tehditleri giderek artmaktadır. Apo’nun yol haritası, avukatları eliyle dışarı çıkarıldığı söylenen kışkırtma ve kimi yapay yakınmaları toplumu karıştırmakta, sokak olaylarıyla kundaklamaları kışkırtmaktadır.

Ekonomik durumdaki bozukluklar avutma ve aldatmalarla sürmektedir. Yyileşme olmadığı gibi olması da güç görülmektedir. Tekel işçilerine iktidarın yaklaşımı, kendileri gibi düşünmeyenlere yaklaşımlarıyla aynıdır. Siyasal inat, ülkeye pahalıya mal oymakta, toplumsal barış her gün biraz daha ağır yara almaktadır. 4/C’de direnen iktidar zor kullanma sayılacak tehditleriyle kimi işçileri yanına çekebilmişse de büyük çoğunluk hak arama savaşımının dayanışması içindedir. Başbakan “ay sonunda polis kullanarak sonuç alacaklarını” söylemektedir. Geçici başarılar gerçek başarı değildir. İandaş basının kamuoyunu yanıltması, yandaşlığa geçeceklerin kimi röportajlarla şirin gösterme çabaları her an tepebilir.

Kimi kurumların, organların, kişilerin güvenilir olmaktan çıkması ulusal yapı için tehlikeli bir görünümdür. Partizanlık ve kadrolaşmanın tehlikeli boyutları Adli Tıp Kurumu’na kadar uzamıştır. Kurum hakkındaki yakınmalar, raporların kuşkuyla karşılanması, uzmanlık tartışmaları giderek artmaktadır. Devletin herhangi bir organının ya da biriminin olumsuz değerlendirilmesi tüm yapıyı etkileyen bir bozulma belirtisidir.

Danıştay’a karşı eleştiri ve saldırılar, hukuk devletine yaraşmayan çıkışlar iktidar öncülüğünde olmaktadır. Yşlerine gelen kararı alkışlayan iktidar ve yandaş kesimi, hukuktan anlıyorlarmış gibi kararı gelişigüzel değerlendirmektedirler. Bunun terbiye ve eleştiri sınırlarını aşması ayrı bir kötülüktür. Eleştirilse bile uymak zorunluluğu açıkken kışkırtıcı, saptırıcı söylem ve eylemler hukuka saygısızlık yanında iktidar kendi dayanağını yadsıması anlamındadır.

Yktidarın Ermenistan’la imzaladığı protokolların evsahipliğini yapan Ysviçre’nin soykırımı reddeden üç Türk’ü cezalandırmasına ilgisizlik de böyledir. Demokratik ölçülerin dışına çıkan, anlatım özgürlüğüne temelden aykırı karar, ABD’nin baskısıyla saatler sonra imza için masaya oturan Ermenistan ile bir şeyler yapmış görünmek için konuşmasından vazgeçmek zorunda kalan Dışişleri Bakanı’mızı düşündürmelidir.

En sakıncalı olaylar yargıdaki işlemler ve tartışmalardır. Ergenekon soruşturmasının ucu açıklığının gündeme getireceği sorunlara değinildiğinde tepki gösteren iktidarcılarla yandaşları geçirdiğimiz hafta ortasında yaşanan krizi de sömürmektedir. Ysmailağa cemaatine, Fethullah Gülen açılımına el atan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nı yasalara, daha önce doğal saygı kurallarına aykırı biçimde suçlayıp tutukevine göndermede iktidarın yargıya karşı ikileminin neden olduğu açıktır. Ergenekon yakınmalarını “İargı bağımsızdır” diyerek karşılamaya çalışan iktidar kesimi, yargının yetkili kurullarıyla yüksek yargı organlarını Erzurum Özel İetkili Savcısı için karar almaları ve açıklamaları nedeniyle karşısına almıştır. Bu gerçekte, partisel ve kişisel dikta eğilimlerine engel olan yargıya karşı siyaset darbesinin adımlarıdır. Osman Kaçmaz, Faruk Eminağaoğlu ve Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner hakkındaki işlemler ve söylemler siyasetin yargıya ağır elatması (müdahalesi) olduğu gibi tarikatlara verilen ödünlerin en tehlikelisidir. İüksek Hakimler Kurulu tam yetkilidir. Kararnameler nedeniyle tutumu belli olan Adalet Bakanlığı’nın, Bakanın sözünden çıkmayan, siyasal bir temsilci gibi davranan Müsteşarının Hakimler ve Savcılar İüksek Kurulu’nu engellemek için ellerinden geleni yaptıkları anlaşılmaktadır. Kurul, Erzincan-Erzurum olayları için gerekeni yapmıştır. Yşin korkutucu yanı bakanlığın aldığı Hakim ve Savcı adaylarının stajlarını tamamlayıp görev yerlerine vardıktan sonra izleyecekleri tutumdur. Büyük kesiminin iktidar yandaşı olduğu-olabileceği söylentileri yaygındır. Bakanlığın, adı “Mustafa Kemal” olduğu için sözlü görüşmede (Mülakatta) yargıçlığa kabul etmediği avukatın ikinci kez mahkemeye başvurduğu öğrenilmiştir. “İargıya darbe” nitelemelerinin yanlış olmadığı açıklık kazanmaktadır. Hukuk devletinin yönetimi yargı ve ordu karşıtlığıyla eleştirilmektedir. Anayasa Mahkemesi devlet karşıtlığıyla cezalandırmıştır. Bunlar küçümsenip geçiştirilecek durumlar değildir. Yktidarın yargıyı güçlendirmek, bağımsızlığını sağlamak yerine yok etmek biçimindeki tutumu bugüne değin görülmemiş biçimde bir ölçüsüzlükle sürmektedir. İargıya saygısı olmayan, güveni sarsan iktidarlar kimseden saygı görmez ve böyle iktidarlara kimse güvenmez.


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   22/04/2010 - DOYUMSUZ SİYASET...
   22/04/2010 - ATATÜRK VE CUMHURİYET...
   07/04/2010 - YOLUNUZ AÇIK OLSUN
   15/03/2010 - SÖYLEM VE EYLEM!..
   09/03/2010 - DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ!..
   01/03/2010 - DEMOKRASİ TERBİYEDİR...
   22/02/2010 - YARGIYA SALDIRI!..
   18/02/2010 - KARMAŞA!..
   10/02/2010 - SENARYOLAR...
   05/02/2010 - ŞUBAT'I KARŞILARKEN...
   31/01/2010 - 2010 GÖRÜNÜMÜ...
   17/01/2010 - TELAŞ!..
   09/01/2010 - AÇILIM MI DEDİNİZ?..
   22/12/2009 - GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ...
   16/12/2009 - İŞTE TÜRKİYE EY SAYINLAR!..
   07/12/2009 - İŞTE AÇILIM
   28/11/2009 - "YAVUZ HIRSIZ"LAR
   16/11/2009 - YAZIK
   13/11/2009 - EN BÜYÜK TÜRK DEVRİMİ CUMHURİYET
   28/10/2009 - NEREDEN NEREYE
   22/10/2009 - SİYASAL TAKINTI
   17/10/2009 - TÜRKÇEMİZ
   02/10/2009 - NELER SÖYLENMEZ Kİ?
   16/09/2009 - SİYASAL TAKTİK
   01/09/2009 - BÜYÜK ZAFER'İN BAŞLANGICI VE ANLAMI BUGÜN
   26/08/2009 - HER ŞEY UNUTULMAZ
   18/08/2009 - BOŞUNA ÇABALAR
   10/08/2009 - "AÇIL SUSAM AÇIL"
   07/08/2009 - BULUTLU HAVALAR
   28/07/2009 - SICAK GÜNDEM
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 62

Sayfa :


 1   2 -  3 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı