Pazartesi , 23 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 98411  
 TOPLAM 623806107  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Süheyla ERGÜL
Yazara E-Posta Gönder
OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...

Sandık yolu gittikçe kısalıyor ve adaylıkları kesinleşenler adeta yeniden doğmuş gibiler; ses tonları ilk dikkatinizi çeken oluyor ve ardından nezaket kurallarına olabildiğince dikkat etmek çabaları dikkatinizi perçinliyor...Sonrası peşi peşine geliyor artık; toz tutmuş gibi sıkça üfleyip tozunu parmak fiskeleri ile aldıkları laci takım elbiseleri, yakası ve manşet kolları beyaz, bedeni farklı renkli gömlekleri içinde iri bağlam “Önce ben geldim” dercesine göz alan kravatları ve parlak fotinleri ile ağır endaze yürüyüşleri sizi anında “İşte bir aday daha geliyor” dedirtiyor. Siz demeseniz de yanında yarınlarını garanti altına alacaklarından kesin emin edalarla salınan destekçileri jest, mimik ve söylemleri ile bunu size söylüyorlar...


Önce oldukça nazik bir tokalaşmanın hemen ardından yapay gülüşler saçarak dudaklarından dökülen “Oyunuza talibim...”dedikten sonra hemen sağınızda solunuzda kim varsa aynı el kapıp tokalaşmalar ardından aynı yapay gülüşlerle onlara da aynı söylemler: “Oyunuza talibim...”


Sonra?


Sonrası herkesin yıllardır aşina olduğu sıradan çalışmalar işte: Ardındakiler bir iki broşür elinize tutuşturur, hızla daha ilerdeki yeni oy isteyeceklerin elini-kolunu kapmak yarışını kaşla göz arasında sürdürürler...


Siz de ardından söylenirsiniz kendi kendinize: “Oldu mu şimdi, ‘Oyunuza talibim’ dedin hızla sıvışıp çekip gittin; ama benim ‘Neden size oyumu vereyim?’ dememe bir küçük fırsat bile vermedin...Yok arkadaş benden sana oy yok...”Tabi, bunu diyebilmeniz için, her gördüğünüz adaya: “Ne demek, sizi beğenerek izliyoruz...Bizim sülalenin tüm oyu sizin ...Bir de bizim oğlanı işe koyar, gelini de yanına aldırırsanız...”diyenlerden olmamanız gerekir.


Filan ya da fişmekan partinin adayları her kim iseniz; bıkkınlık veren bu tür çalışmalardan artık vaz geçin, çünkü dağıttığınız broşürümsü uyduruk ve basma kalıp sözlerin klişeleri bile artık yapılmıyor!


Evinizden çıktığınızda yerlere dikkatle bakın lütfen; sizin gibi aynı değişmez reklam ve propaganda broşürleri ile kendilerini lanse etmeye çalışan adayların dağıttıkları ayaklar altında. Seçmenin, “El insaf, tonlarca kağıt ve o kağıtların oluşumunda kıyılan ağaçlar iç sızlatıyor; siz bu sızıyı işin başında duyamazsanız ben size neden oyumu vereyim?” dediğini sakın unutmayın; artınız varsa da eksiye indirgemeyin...


Dağıttığınız tanıtım kağıtlarında, vizyonlar, misyonlar kırıla gidiyor ama özgür ve tam bağımsız halkın milletvekili olacağınıza dair doyurucu ve inandırıcı bir içerik pek yansıtmıyorsunuz. Çünkü siz de çok iyi biliyorsunuz ki sonunda tek sesi çıkanın genel başkanlar olduğudur...


Vaatlerinizi sıralarken öncelikle oy istediğiniz kişiye bir tane olsun soru sormak hakkı tanımalı ve gelecek değişik her soru için dağarcığınızın dolu dolu olmasını yansıtmalısınız. İşte o zaman yalnız soru soranlardan değil, onların tüm çevrelerinin oyunu alırsınız. Çünkü bu seçimin en büyük özelliği; başta medya reklamları ve adamına göre yapılan anket, kamuoyu yoklama sonuçlarına göre seçmenin oy kullanacak olması değil, doğrudan seçmenlerin çok büyük bir çoğunluğunun kendi kararlarını kendi inisiyatifi ile aldığı ve adayların dolu dolu olduğuna inanmak için kendilerince adayı tanımak istemeleri gibi bir ayrıcalıklı seçim olmasının zorluğudur.


Bu seçimin seçmeninin en büyük özelliği ise çok daha önemlidir, çünkü seçmen; seçim tarihimizde belki de ilk kez bu denli bir bilgelik içindedir. Salisede değiştirilen gündem tartışmalarının akıntısına gözü kapalı kürek çekmekten çok, geçmişteki yaşanmışlıklardan belleğinde kalan yanıtsız soruların yanıtını arar konumdaki bir seçmen tipi ortaya çıkmıştır. Yani, kandırmak, aldatmak, palavralar deryasında kurgulanmış temelsiz vaatlerden çok ıraktadır.


Adaylar için en zor sınavın verileceği bir seçim öncesi genel başkanların işi daha da zordur...Parlamento içindeki siyasal parti genel başkanlarının son dört yıllık karnelerini seçmen zaten vermiştir ve görünen o ki; hiçbirisi geçer not alamamış ama okullarda öğrencilerin bir ya da birkaç dersten kalmaması için “dört buçuktan beş” alarak bir üst sınıfa geçmelerine olanak tanıyan formül adeta genel başkanlar için de uygulanmıştır.


Bu sınavın tarihi bellidir; 7 Haziran 2015...


Sınav sabah başlayacak ve gece 21.00 gibi sonuçları açıklanacaktır. Kimlerin geçip kimlerin kaldığını o saatten sonra öğreneceğiz ama o saatte geçer olmanın tek bir yolu vardır o da; şimdiden ve bu kalan tüm saatlerde başta genel başkanlar olmak üzere tüm seçime katılan partilerin ve adaylarını zamanı kendi çıkarları için değil ulusun çıkarları için doyurucu, içten, samimi, güvenilir ve uygulanabilir, söylem ve projelerle donatmalarıdır. Bunu başaramayan partiler bu seçimde tepe taklak gidenler olacaklardır!


İktidar ve muhalefet partileri açısından son söz:


İktidar partisi bilmelidir ki; dışarıdaki muhalefet Mecliste ki muhalefet partileri gibi parmak sayısı ile yenilecek gibi değildir!..


Muhalefet partileri bilmelidir ki; Meclis’te yaptıkları ve “Sayımız yetersizdi” gibi cılız savunmaları dışarıda para etmedi, etmiyor... Kararlı ve bilge seçmen iki aydan az kalan bu süreçte ince eliyor ve sık dokuyor ; Meclis’te muhalefet olamadınız bari seçime giden yolda yepyeni projeler ile halkın karşısına çıkın. Ama, sakın ola ki; emekliye yılda iki maaş ikramiye deyip, Meclis te giderayak maaşlarınıza aylık yedi yüz elli TL zam yaptığınız şekilde olmasın muhalefetiniz. Çünkü emeklinin iki bayram ikramiyesi tutarı yılda yaklaşık 2000 TL tutarken; sizin 750 TL cık zammınız yılda 9000 TL etmektedir!


İki maaş ikramiye için: “Kaynağı nereden bulacaklar?” diye soranlara da seçmenin ; “Sizin zamlara nereden bulduysanız oradan” dediğini de sakın ola unutmayın!


Süheyla ERGÜL


 


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   10/11/2017 - UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...
   05/11/2017 - MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
   29/10/2017 - NİCE 94. YILLARA...
   16/06/2016 - DİN VE LAİKLİK(2) ...
   21/05/2016 - BU DÜNYADA AYŞE FIRAT'TA VAR...
   07/05/2016 - ANALARIN BAĞRI!..
   08/04/2016 - TERÖR ADIN KALLEŞ OLSUN!..
   09/03/2016 - HÜZÜNDEN ARINMAK!..
   30/12/2015 - BİR YILBAŞI GECESİ...
   29/10/2015 - ADINI CUMHURİYET KOYDULAR...
   30/08/2015 - KUTLU OLSUN...
   23/08/2015 - BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
   12/08/2015 - DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
   19/05/2015 - ÖNCE RÜZGARLAR FISILDAŞTI...
   23/04/2015 - O YILLAR...
   17/04/2015 - OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
   12/04/2015 - TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
   04/04/2015 - GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
   18/03/2015 - SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
   17/02/2015 - ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
   06/12/2014 - SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
   29/10/2014 - ÖZLEDİK...
   26/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(22) ...
   25/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(21) ...
   24/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20)...
   22/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
   21/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
   19/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
   17/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16) ...
   15/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 386

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -  12 -  13 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı