Çarşamba , 19 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 3862  
 TOPLAM 636437089  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Süheyla ERGÜL
Yazara E-Posta Gönder
DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..

19 Mayıs 1919’da Yüce Atatürk Samsun’a çıktığında, ordumuzda toplam ‘5 bin” askerimiz vardı.


1922 yılında “Büyük Taarruz” öncesi bu sayı “580 bin” askere ulaşmıştır.


Askerlerimizin 380 bini batı cephesindeydi. Onların da, ancak 110 bini doğrudan savaş alanlarına sokulabilmişti. Geri kalanlar ise; doğudaki birliklerde, geri hizmetlerde, askerlik şubelerinde görevlilerdi.


Dört yıl süren “Ulusal Savaşımız” boyunca ordumuz tüm cephelerdeki savaş alanlarında toplam “dokuz bin yüz altmış yedi (9167)” yiğidimizi şehit vermiş olup, şehitlerimizin 622 si subay, 8505 i er olarak cephelerdeydi.


Aldıkları yaralardan dolayı savaş bittikten sonra şehit olanların 53 ü ‘subay’, 1665 i ‘er’ idi. Bir anımsama yaparsak:


Şehitlerimizin muharebelere göre istatistiksel verileri de şöyledir:


Doğu Cephesi: Ermeni Harekatı 46 Şehit 76 yaralı


Batı Cephesi: Gediz Muharebesi 181 Şehit 135 yaralı


Batı Cephesi: 1.İnönü Muharebesi 95 Şehit 183 yaralı


Batı Cephesi: 2.İnönü Muharebesi 1499 Şehit, 2470 yaralı


Batı Cephesi: Kütahya- Eskişehir M. 1522 Şehit 4714 yaralı


Batı Cephesi: Sakarya Muharebesi 3283 Şehit 13618 yaralı


Batı Cephesi: BÜYÜK TAARRUZ 2542 Şehit 9977 yaralı


Toplam (Subay ve er) 9167 Şehit 31173 yaralı


Şimdi, her zaman hepimizin sakız çiğner gibi yinelediğimiz istemimizi de burada bir kez daha anımsayalım. Ne diyoruz sürekli?


"Keşke hiç savaşlar olmasaydı da; o körpecik fidanlar, yurt sevdalısı yiğitler cephelerde ya da cephe gerilerinde yaşamak hakkından yoksun kalmasaydı. "


Keşke ama bu istemler, dilekler; elbette kendimizi aldattığımız, gerçek yaşamın içinde yaşanılanlarla uzak-yakın hiçbir ilgisi olmayan bir istem, bir dilek.


İnsanın var olduğu her yerde “savaş” mutlak varolmuştur; olacaktır... Çünkü insanın var olduğu her yerde; “yalan, talan, riya, saltanat tutkusu, acımasızlık, gaddarlık, bencillik ve en önemlisi adaletsizlik mutlak vardır... Önceden de vardı, bugünde var, yarınlarda da varolacak...


Asıl önemli olan; "Savaşa Hayır...Savaş istemiyoruz..." türü sloganist çıkışlar yerine savaşa neden olan tüm tutkulardan, davranışlardan, istemlerden, yani; yalan, talan, riya, saltanat tutkusu, acımasızlık, gaddarlık, bencillik ve adaletsizlikten arınıp, uzak duracak birey aklının oluşmasını ortaya koymak gerekmektedir. Tüm bu olumsuzlukları destekleyen, başarı gibi algılatan ya da algılayan bireyin yaşadığı toplumun adı ne olursa olsun; "savaş ilahları" her an ensesindedir.


Bu da gösteriyor ki, savaşa karşı olanların "dilleri değil, usları çalıştığı " sürece savaşsız bir dünyayı oluşturmak ancak ve elbette olasıdır. 'Ama, bugüne dek bunu başaran tarihte tek bir toplum örneği yoktur...' Dedikten ve yukarıdaki istatistiksel tarihi bilgilere bir kez daha göz attıktan sonra konumuza dönersek:


Selek'in, "Kurtuluş Savaşımız boyunca elde ettiğimiz kazanımlara karşın bu sayı son derece düşüktür. Çeşitli sıradan ya da bulaşıcı hastalıklardan ölenlerin sayısı bile muharebelerde ölenlerin iki katından daha çoktur" saptamasını da ekleyip biz de:


Düşüktür çünkü; muharebelerin sürdüğü tüm cephelerde Şehit olan subay sayımız yalnızca 715 idi.


Her zamanki gibi, eğri oturup doğru konuşmak gerekiyorsa; yalnızca teröre kurban verdiğimiz yiğitlerimizden kaçının muharebe alanlarına inmeden hain tuzaklarda Şehit edildiğinin sayısına bakmak bile, teröre karşı çok konuşup boş konuştuğumuzun faturasını ödediğimizin çok acı bir gerçeğidir.


Ulus olarak; "Savaşlar olmasın" derken, bu sözümüzü tüm dünyalı için geçerli kılıyor, eksiksiz tutuyorsak;


"Yurtta Barış Dünyada Barış" ilkemizi son nefesimize dek tutuyor ve içimiz kan ağlayarak da olsa geçerli kılıyor, eksiksiz uyguluyorsak;


Kurtuluş Savaşımız boyunca verdiğimiz Şehit sayımızın kat be kat üstünde hain tuzaklarda nice ocakları söndürenlere hala el uzatıyorsak;


bilinmelidir ki, bu yüce ulusun da sabır denen bir taşı vardır ve o taş çatlamak üzeredir!


Terör estirerek, koskoca bir ülkeyi sözde tehdit edip sindirdiği sanısına kapılarak; anaları değil ülkeyi kan ağlatarak başarı elde etmiş gibi sonu boş zafer sevdalarına kapılanlar, aynı zamanda tarihin en büyük yanılgısı içinde olduklarını da bilmek zorundadırlar!


Çünkü, terörle nice canlar alınmış, nice ocaklar söndürülmüş, yakılmış, yıkılmıştır ama " terör ve teröristle elde edilmiş tarihte tek bir zafer yoktur; olamaz..." Er ya da geç terör estirenler başladıkları noktaya gelmek için çırpınırlar fakat çoğu kez zaman çok geç olur!


Herkesin burnundan soluduğu şu son acı dolu günlerde, aklıselim olmak , için olağanüstü bir çaba harcayan tüm ulus bireylerinin otuz yıldır tartışmasız ve değişmez ortak noktası her türlü "terörün bitmesi" istemleridir. Bunun yerine getirilmesi de herkesin görevidir...Elbette; "Bu işi biz çözeriz diyenlerin en başta ve en asli görevidir." Son otuz yıllık süreç içerisinde teröre karşı tam başarı elde edilememişse en büyük nedeni belki de yönetenlerin; "Biz nerede hata yaptık?" sorusunu kendilerine tam yansız sorup yine tam yansız yanıt vermek için öz eleştiri yapmaktan kaçınmalarıdır!


Süheyla ERGÜL


* İstatistiksel bilgiler için bkz. Anadolu İhtilali, Sabahattin Selek,Sh.112. Cem Yayınevi 1973


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   10/11/2017 - UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...
   05/11/2017 - MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
   29/10/2017 - NİCE 94. YILLARA...
   16/06/2016 - DİN VE LAİKLİK(2) ...
   21/05/2016 - BU DÜNYADA AYŞE FIRAT'TA VAR...
   07/05/2016 - ANALARIN BAĞRI!..
   08/04/2016 - TERÖR ADIN KALLEŞ OLSUN!..
   09/03/2016 - HÜZÜNDEN ARINMAK!..
   30/12/2015 - BİR YILBAŞI GECESİ...
   29/10/2015 - ADINI CUMHURİYET KOYDULAR...
   30/08/2015 - KUTLU OLSUN...
   23/08/2015 - BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
   12/08/2015 - DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
   19/05/2015 - ÖNCE RÜZGARLAR FISILDAŞTI...
   23/04/2015 - O YILLAR...
   17/04/2015 - OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
   12/04/2015 - TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
   04/04/2015 - GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
   18/03/2015 - SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
   17/02/2015 - ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
   06/12/2014 - SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
   29/10/2014 - ÖZLEDİK...
   26/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(22) ...
   25/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(21) ...
   24/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20)...
   22/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
   21/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
   19/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
   17/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16) ...
   15/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 386

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -  12 -  13 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı