Pazartesi , 23 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 99204  
 TOPLAM 623806900  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Süheyla ERGÜL
Yazara E-Posta Gönder
BİR ŞEY EKSİK AMA NE?

Soluk almadan ve ben daha merhaba dememi tamamlamadan başladı döktürmeye:


“Amaannnn...bir telaş bir telaş sorma gitsin...Neyse, salonu da tuttuk gelecek ayın üçüncü cumartesi görkemli bir düğün yapıp inşallah yeni aldığımız evlerinde mutlu olmaları için dua edeceğiz. Biz üstümüze düşen görevi yerine getirdik; gerek oğlan tarafı olarak biz ve gerekse kız tarafı olarak dünürler hiçbir masraftan kaçınmadık, her bir şeyin en iyisini en markalısını aldık. İnanmazsın, öyle günlerimiz oldu ki, ben Avrupa’da mağaza mağaza dolaşırken, babaları Amerika’da mağaza mağaza dolaşıyordu.


Söze girmek istedim , anında sözümü kesti döktürmeyi sürdürdü:


“Yalnız biz mi? Kız tarafı da aynı durumdaydı. Öylesine ki, bazen Avrupa’daki bazen de Amerika’daki ünlü mağazalarda karşılaşıyorduk...”


“Tamam da...”


Yine sözümü kesince sonucu beklemeye ve konuşmamaya karar verdim. Yalnızca dinliyordum artık.


“ Hadi hadi, atla Jipime de gidelim, çocuklara yeni aldığımız saray yavrusu evlerini gör bak, inanıyorum ki çok beğeneceksin!”


Ev, gerçekten muhteşemdi. Gerek semt, gerek dıştan başlayan mimari yapılanma gerekse evin içi akıl almaz güzel donatılmış, dayanmış döşenmişti. Henüz yeni evlenecek bir çift için hem çok çok muhteşem bir armağandı hem de onlara hiçbir sorumluluk yüklemeden bahşedilen bu saray yavrusu pek de onların lehine görünmüyordu. Alın teri dökerek aldıkları ya da bundan sonra alacakları hemen hiçbir şey yoktu. Bu nedenle de yıllar sonra artlarına bakıp her bir eşyada o günleri yaşayacakları hiçbir anı izleri yoktu.


Ben bunları düşünürken ansızın omuzuma dokundu ve: “Eeee...Ablası, nasıl buldun evlerini?” diye sordu.


Yaklaşık iki saate yakın birlikteydik ve ben ilk kez konuşacaktım.


“Bence büyük bir eksik var. Ya ben göremedim ya da gerçekten eksik büyük “ dedim. Hiç beklemediği bir yanıttı şaşırdı ve “Alık,bu evde ne eksik olabilir ki ?” türünden yüzüme baktı.


Göz kırpıp, birazda şeytanice sordu:


“Ne eksikmiş acep?”


“Bu muhteşem evde kütüphane yok... Bırak kütüphaneyi bir tane bile kitap yok, ben mi göremedim yoksa gerçekten hiç mi düşünülmedi ?” diye hem yanıt verdim hem de sordum.


Hüzünlendi, çantasını telaşla açtı, kağıt bir rulo çıkarttı, üstünde yazılı olanları uzunca bir süre dikkatle okudu. “Yok...Kimsenin kitap armağan edeceğine dair bir kayıt yok” dedi.


Bu kez, “Bu liste nedir?” diye sordum. Yakınlarının genç çifte “eksik olan bir eşyayı almak için önerdikleri liste” dedi.


Sen ne takmayı düşünüyorsun ablası diye sordu.


“Ben takmayacağım, okusunlar diye kitaplar armağan edeceğim” dedim.


Gözleri doldu ve ekledi.


“Bir evin kitabı, kitaplığı, kütüphanesi yok ise o evin her bir şeyinin eksik olduğunu şimdi anladım” dedi.


Birkaç ay sonra evlerine gittiğimde, genç çift beni okuma odasına çevirdikleri en güzel odalarında ağırladı. Odanın tüm duvarları boydan boya rafları kitap dolu etajerlerle kaplanmıştı. Maslarında, koltukların üzerinde ve hatta yerde; sayfaları açılmış, notlar alınan, onlarca kitap vardı. Genç çiftin yüzünden gülücükler hiç eksik olmuyordu. Annelerine baktım, göz kırptı ve “Bir evin eksiksiz olması için ne gerektiğini artık biliyorum, hadi şimdide bize gidelim de tamamladığım asıl eksiklerimi gör “ dedi.


Bu kez, “Hadi ‘jipimle’ gidelim” demedi belli ki, alıp okuduğu ilk kitap, görgü kurallarıydı!?


Sizin evinizde de her şey tamam mı?


Yok yok, son sistem televizyonlardan, akıllı telefonlardan filan bahsetmiyorum...


Süheyla ERGÜL


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   10/11/2017 - UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...
   05/11/2017 - MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
   29/10/2017 - NİCE 94. YILLARA...
   16/06/2016 - DİN VE LAİKLİK(2) ...
   21/05/2016 - BU DÜNYADA AYŞE FIRAT'TA VAR...
   07/05/2016 - ANALARIN BAĞRI!..
   08/04/2016 - TERÖR ADIN KALLEŞ OLSUN!..
   09/03/2016 - HÜZÜNDEN ARINMAK!..
   30/12/2015 - BİR YILBAŞI GECESİ...
   29/10/2015 - ADINI CUMHURİYET KOYDULAR...
   30/08/2015 - KUTLU OLSUN...
   23/08/2015 - BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
   12/08/2015 - DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
   19/05/2015 - ÖNCE RÜZGARLAR FISILDAŞTI...
   23/04/2015 - O YILLAR...
   17/04/2015 - OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
   12/04/2015 - TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
   04/04/2015 - GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
   18/03/2015 - SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
   17/02/2015 - ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
   06/12/2014 - SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
   29/10/2014 - ÖZLEDİK...
   26/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(22) ...
   25/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(21) ...
   24/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20)...
   22/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
   21/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
   19/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
   17/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16) ...
   15/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 386

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -  12 -  13 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı