Pazartesi , 23 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 99178  
 TOPLAM 623806874  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Süheyla ERGÜL
Yazara E-Posta Gönder
TERÖR ADIN KALLEŞ OLSUN!..

Masmavi ışıl ışıl gözleriyle pencereden dışarı bakıyor, ara ara buğulanan gözlerinden damlamak üzere olan yaşları kimse görmesin diye yıkamaktan rengi iyice solmuş mendilini avucunun içerisinde alarm halinde tutuyordu.


Heyecanlıydı..umutluydu...bir o kadar da kaygılıydı...


Oturduğu sedirden eşine haykırdı: "Herşey hazır mı, aman eksik bir şey kalmasın, mahçup olmayalım kimseye!.."


Bu uyarısını son üç gün içerisinde kaç kez yaptığını ne kendisi ne de eşi biliyordu.


Eşi sabırlı bir sesle cevap verdi: " Rahat ol sen herşey hazır merak etme, gelenleri bekletmemek için tatlıları tabaklara servis yapıyorum."


Gazi Çavuş tam 87 yaşındaydı, Cumhuriyetimizin kurulduğu gün olan 29 Ekim 1923' de saat tam 23.00' de dünyaya gelmişti.1.Dünya Savaşı' na ve Kurtuluş Savaşı' mıza katılmamasına rağmen, "Conk Bayırı, Anafartalar..." diye söze başlar, cepheleri sıralar, olanı- biteni eksiksiz ve öylesine içten anlatırdı ki; herkes bu içten anlatımını savaşa gerçekten katılan birisinin anlattığını sanırdı. Bu nedenle henüz 20' li yaşlarındayken çevresi O'na Gazi Çavuş demişti.


Eşi kendisinden 5 yaş küçüktü ve tam 60 yıldır aynı yastığa baş koyuyorlardı. Bu evlilikten ikisi kız, ikisi erkek dört çocukları olmuştu.


Gazi Çavuş Cumhuriyetimizin 87. yıldönümünü kutlamak için bayram hazırlığı yapıyor, evine kutlamaya geleceklere bütçesinin elverdiği en güzel ikramları sunmak için günlerdir eşine hazırlıklar yaptırıyordu...


Bu bayram her bayramdan çok daha fazla umutluydu... O' nun yıllardır beklediği bir tek isteği vardı; bu en büyük bayramda herkesin eşine- dostuna gidip bayramlaşması, gelen konuklara yaptıkları ikramları sunarken, bir yandan da cumhuriyetimizin kuruluş sohbetlerinin yapılması... Ama beklentileri hep boşa çıkıyor, kimseler kapısını çalmıyordu... Hüzünlü yılların ardında kaldığını, bu bayram mutlaka istediğinin olacağına inanmışlık içerisinde pencere önünde oturmuş gelip-geçenin coşkusunu kendince değerlendiriyordu...


Televizyon yerine radyo dinlemeyi seviyordu Gazi Çavuş...1950 model radyosunu hâlâ elden çıkartmamış, onunla can yoldaş olmuştu. Çünkü radyodan haberleri dinlerken haberi kendi düşlediği şekilde hayal ediyordu. Oysa televizyon öyle miydi; birileri düşlüyor ve düşlediklerini herkesin görmesi için yayınlıyordu. Henüz kurgulayacağı hayalin ön senaryosunu belleğine kaydetmeden ansızın verilen ara haberle biraz buruldu Gazi Çavuş; göz pınarlarından süzülen yaşlara engel olamadı.


Haberde , "İstanbul' daki kötü hava koşulları nedeniyle 29 Ekim kutlamaları 31 Ekim Pazar gününe ertelendi" denilmişti. Gerisini pek dinlemeyen Gazi Çavuş mutfakta son hazırlıkları yapan eşinin yanına koştu ve haberi anlattı. Telaşlı ve kaygılıydı. Eşi Gazi Çavuş' a sarıldı ve, "Hayırlısı olsun Bey, iki gün sonra hem daha çok kişi gelir bizde böylece geçmiş yılların beklentilerini telafi ederiz." deyince, Gazi Çavuş yeniden doğmuş gibi oldu ve bıçkın delikanlılar gibi, harman dalı oynamaya başladı..


Dudakları arasından mırıltılarla harmandalını söylüyor, 87 yaşına rağmen figürleri eksiksiz yapıyordu.


31 Ekim sabahı erkenden kalktı, pür tuvalet kahvaltı masasına oturdu. Eşi daha erken kalkmış, O' da pür tuvalet giyinip-kuşanmıştı. 1923 yılının modası nasılsa aynen öyle giyinmişlerdi. Eşinin saçları kıvırcık olduğundan doğal ondüleliydi zaten. Makyajını da o yılların koyu tonu ile yapmıştı ve neşe içerisinde kahvaltılarına başladılar...


Gazi Çavuş, Atatürk'ün Conk Bayırı' ndaki emirlerini, cephedeki konumunu anlatıyor, coştukça coşuyordu... Ansızın konuşmasını 28 Ekim 1923, yani Cumhuriyetin ilânından bir gün önceki güne getirdi; Yüce Atatürk' ün heyecanını anlatmaya başladı. Tüm bu bilgileri okumaktan öte birebir yaşamış olanları bulup dinlemiş öyle öğrenmişti. Şimdi kendisi o yaşananları yaşıyordu ve herkese yaşatmak istiyordu.


Mutfaktaki televizyondan törenlerin başlamasını bekliyor, kanal kanal törenleri vermeye başlayan kanalın olup olmadığını elindeki kumanda ile kontrol ediyordu.Bir yandan da eşiyle söyleşisini sürdürüyor, ara ara konudan konuya atlıyordu. Ansızın; "Çocuklar kahvaltıya gelselerdi keşke" dedi. Eşi belli belirsiz içini çekti ve Gazi Çavuş üzülmesin diye birazda zorlanarak, "Onlar akşam gelecekler, bugün biz de kalacaklar..." dedi. Gazi Çavuş bu habere çok sevinmişti, bardağındaki çayı höpürdeterek bir yudum aldı, ardından bir yudum daha ve "Eski günler gibi desene hanım" diye ekledi ama sevinci pek uzun sürmedi, televizyon ekranından alt yazı geçiyor, ayrıntısı henüz verilmeyen haber spotunda, "Taksim'de patlama, çok sayıda yaralı var" yazıyordu.Yerinden fırladı ekrana yaklaştı okudukları doğruydu; Taksim' de bomba patlatılmıştı. Suskunlaştı, derinden iç çekti, ışıl ışıl gözleri donuklaştı, uzun bir süre ayakta kalakaldı. Eşi koluna girdi, oturmasını sağladı. Masmavi gözlerinden boncuk boncuk yaşlar inerken Gazi Çavuş hıçkırarak ağlıyor, bir yandan da avazı çıktığı kadar "Terör adın kalleş olsun" diye bağırıyordu...


"Terör adın kalleş olsun..." diye bu kez eşi bağırıyor ve bu bayramda da gelenlerinin olmayacağının haberini göz pınarlarından süzülen damlalarla eşine duyuruyordu...


Uzun bir süre birbirlerine sarıldılar ve dışarıdan onların sesini duyan mahallenin çocukları, gençleri kümelenmiş Gazi Çavuş' un evine doğru hep birlikte "Terör adın kalleş olsun.." diye haykırarak geliyorlardı...Yıllardır bekledikleri konuklarıydı bunlar...


Gazi Çavuş ve eşi kapıyı koşarak açtılar ve birlikte bağırmaya başladılar: "Terör, terörist adınız kalleş olsun... Kalleş...


Süheyla ERGÜL

 

***

02/11/2010 - TERÖR ADIN KALLEŞ OLSUN !..


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   10/11/2017 - UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...
   05/11/2017 - MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
   29/10/2017 - NİCE 94. YILLARA...
   16/06/2016 - DİN VE LAİKLİK(2) ...
   21/05/2016 - BU DÜNYADA AYŞE FIRAT'TA VAR...
   07/05/2016 - ANALARIN BAĞRI!..
   08/04/2016 - TERÖR ADIN KALLEŞ OLSUN!..
   09/03/2016 - HÜZÜNDEN ARINMAK!..
   30/12/2015 - BİR YILBAŞI GECESİ...
   29/10/2015 - ADINI CUMHURİYET KOYDULAR...
   30/08/2015 - KUTLU OLSUN...
   23/08/2015 - BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
   12/08/2015 - DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
   19/05/2015 - ÖNCE RÜZGARLAR FISILDAŞTI...
   23/04/2015 - O YILLAR...
   17/04/2015 - OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
   12/04/2015 - TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
   04/04/2015 - GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
   18/03/2015 - SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
   17/02/2015 - ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
   06/12/2014 - SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
   29/10/2014 - ÖZLEDİK...
   26/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(22) ...
   25/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(21) ...
   24/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20)...
   22/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
   21/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
   19/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
   17/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16) ...
   15/10/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 386

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -  12 -  13 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı