Salı , 23 Nisan 2019  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 251018  
 TOPLAM 703273911  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Osman ÖZKAN
Yazara E-Posta Gönder
KÖYDEN GELDİM ŞEHİRE ŞAŞIRDIM BİRDENBİRE!..
İlkokuldan sonra askeri okulların orta bölümüne öğrenci alıyorlardı. Ben de böyle bir okula gitmeyi heves ettim.Bu vesileyle de evraklarımı aldım.Tam teşekküllü hastaneden sağlık raporu almak için Ankara’daki Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne doğru yola koyuldum.Bu benim ilk defa ana ocağından ayrılışımdı.Yuvasından izinsiz ayrılan yavru kuş gibi.
 
Köyümüze en yakın işletme olan Krom ocaklarına gelip giden kamyonların geçtiği yola çıktım.O zaman bu kamyonların  geçtiği  yola şose denilirdi.Demokratlar iktidara gelince var olan bu yolları düzenlemişlerdi.
 
Son derece heyecanlıydım.Köyde öküz arabasına,at arabasına ve eşeğe binmiştim.Ama kamyona hiç binmemiştim.Acaba kamyon şoförü beni kamyonuna alacak mı? diye düşünüp dururken birden eşekten düştüğüm an aklıma geldi. Amcamın bana söylediği sözü hatırladım.
 
Amcamın bir eşeği vardı.Biz de küçükken köye sığır sürüsü yaklaştığında biz onları karşılar,bir sıpaya yada eşeğe binip köye kadar koştururduk.Amcam 1914’lerde Amerika’ya gitmiş.O zamanlar çalıştırılmak üzere Türkiye’den işçi alıyorlarmış.Köyde amcama “Amerikalı Mehmet” derlerdi.Amcam Amerika’dan gelince işe sarılmış.Tarlaların taşlarını temizlemiş,ağaçlar dikmiş,avlusunu ve bahçesini düzenlemiş,oturduğu eve yeni bir düzen vermiş ,her şeyi düzeltip örnek bir hale getirmiş.Daha sonra da evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış.İhtiyaç sahiplerine yardım etmiş.Mesela rahmetli babam Amasya’nın Taşova kazasında jandarma imiş.“Süvari jandarması” ona kösteki saat,körüklü çizme ve at alıp göndermiş.Bu faaliyetlerinden, giyinip konuşmasından, çalışmasından dolayı köylü ona “Mehmet Efendi” derdi.
 
Tabii ki amcama “Mehmet Efendi” denmesinin başka sebepleri de vardı.İleri görüşlü ve bilgi sahibi bir insandı. Amerika’dayken Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci ve ikinci hükümetlerinin haberlerini radyodan dinliyormuşlar.Bize Amerika’daki gelişmelerden bahsederdi.“Şu gördüğünüz üzerinde ot bitmeyen kızıl dağlarda çok büyük zenginlikler var.” diyordu.Köyde düzeni sağlamış,köyü huzura kavuşturmuş,köyün kalkındırma faaliyetlerini geliştirmiş, tarımda yeni metotlar kullanarak verimliliği arttırmıştır.Kız çocuklarına da halı, kilim tezgahları kurarak onları işe kavuşturmuştu.
 
Rahmetli Mehmet amcamın bir avlu kapısı vardı.Bu kapı çift yanlı açılırdı. Eşeklerin bir revan, bir sekerek bir de dört nala kalkışı olur.Ben de sıpayı dört nala kaldırmış geliyorum. Tam avlu bahçesi kapısından aniden amcam çıkıverdi. “sıpa” ürktü ben sırtımın   üstüne  düştüm. İşte o anı hatırladım ve o an kamyon geldi.
 
Krom madeni yüklü kamyona el kaldırdım adama durumu anlattım. Adam beni madenlerin üzerine oturttu. Kayseri’ye kadar geldim oradan da taka tuka bir otobüse bindim düşe kalka Ankara’ya geldim.
 
Hastaneye gittim sanki “ana baba” günü “anasını babasını yanına alan Ankara’ya sağlık raporu almak için koşuşturmuşlar” iğne atsan yere düşmüyor. Benim kimsem yok. Ben bu şartlarda rapor alamam dedim. Uğraştım işim olmadı zaten harçlığım son derece kıt idi. Param da bitmiş idi.
 
Köye dönmenin yollarını ararken Ulus’a geldim. Vakit ikindi vakti idi. Son derece acıkmıştım. Ulustaki lokantalardan birinin önünden geçerken  buğulu, buğulu yemekleri vitrinden seyre daldım. Bir ara adımlarımı içeriye attım. Paramın olmadığını hatırladım. Adımlarımı gerisin geriye atıp bakarak dışarıya çıktım. Tam caddeye doğru yürürken garson beni çağırdı. Korktum kendimi yokladım! Acaba bir şey mi yaptım diye? Bir şey yapmadım.
 
Tekrar lokantadan içeriye girdiğimde tam köşedeki masada bir iyi giyinmiş bizim köydeki Muhittin Öğretmen’e benzeyen bir kişi oturuyor. O beni görmüş “Otur bakayım karşıma. Neden geri çıktın?” dedi. Bende olayı hikâye ettim. Bana güzel bir yemek ısmarladı. Karnımı doyurdum bu benim ilk lokantaya girişim idi. Bir miktarda harçlık verdi. Adam kalktı gitti. Bu kişi bir ilkokul müfettişiymiş. Bir daha kendisini görmedim.
 
Bende bilet almak için Dış kapı otobüs garajına gittim. Şimdi terminal diyorlar. Para yetmediği için bilet alamadım. Otobüs bileti almak için para kazanayım diye bir testi bir de bardak aldım. Çeşmeden suyu doldurup satmaya başladım. Bilet alacak kadar para kazandım. Tabi ki testiyi ve bardağı da satmak kaydı ile köye öyle döndüm.Bizim insanımız gurbet adamı olduğu için herkes bu tür olaylar yaşamıştır.Şimdi politikacıla

 YAZARIN TÜM YAZILARI
   18/03/2015 - GEÇİLMEZ!..
   06/12/2014 - YIL 1930...
   01/09/2014 - DOĞA İLE BARIŞ...
   09/03/2014 - AKIL!..
   27/01/2014 - TEVAZU!..
   03/09/2013 - GÜNÜMÜZDE DÜNYAYI İDARE EDENLER!..
   20/06/2013 - KİBİR!..
   14/06/2013 - KADINLARIMIZ VE ÇOCUKLARIMIZ!..
   28/02/2013 - TÜRK DEMOKRATLARI!..
   19/12/2012 - HİMMET VE GAYRET!..
   19/12/2012 - SONSUZLUK!..
   02/11/2011 - CUMHURİYET BAYRAMI!..
   09/07/2011 - YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ!..
   12/05/2011 - DOST VE DOSTLUK!..
   04/01/2011 - RUH YÜCELİĞİ!..
   28/12/2010 - AK KATIK!..
   18/12/2010 - KÖYDEN GELDİM ŞEHİRE ŞAŞIRDIM BİRDENBİRE!..
   04/12/2010 - UMUT
   13/11/2010 - ÇOBAN!..
   26/10/2010 - CUMHURİYET BAYRAMI
   18/10/2010 - MEFKÜRE
   02/10/2010 - KURS!..
   25/09/2010 - SAYGI
   10/08/2010 - AVŞARLAR!..
   29/07/2010 - KARACAOĞLAN
   24/07/2010 - ANA SEVGİSİ
   20/07/2010 - İLTİFAT!..
   29/03/2010 - AĞIT
   14/03/2010 - ULUS BİLİNCİ
   25/02/2010 - MEHMETÇİK...
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 48

Sayfa :


 1   2 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı