Çarşamba , 19 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 7983  
 TOPLAM 636441210  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Prof. Dr.Özer OZANKAYA
Yazara E-Posta Gönder
KURTULUŞ ARAYIŞINDA OLAN HERKESE ATATÜRK’TEN YAŞAMSAL DERS!..


ULUS YA?AMI SORUMSUZ İNSANLARIN YAZBOZ TAHTASI DA, DENEME-YANILMA YERİ DE DE?İLDİR!


Mustafa Kemal, Osmanlı yönetiminin 30 Ekim 1918 günü imzaladığı Mondros Silah Bırakışması koşullarını, Halep’te iken öğrenir; soluk almadan Adana’ya gelerek 3 Kasım - 8 Kasım 1918 günleri boyunca İstanbul hükümetini, bu Bırakışma koşullarının yanlışları üzerine dirençle uyarmaya çalışır, ama sonuç alamaz.


Osmanlı devletine de, Anadolu Türklüğüne de  son verme kastı güttüğünü anladığı     Mondros koşullarına karşı tek çıkış yolunun bir ulusal direniş savaşı vermek olduğu kararına varmıştır.


Kendisi Çanakkale’nin ve İstanbul’un kurtarıcısı, dört yıllık Dünya Savaşı’nda hiç yenilgi almamış tek Osmanlı Paşasıdır.


Bu  özellikleriyle  hem Ordunun hem de Türk halkının gözbebeği olmuştur.


Öyleyse ulusal direnişi hemen başlatabilirdi.


Mondros koşulları uygulanıp ordular  dağıtıldıktan, yurt baştan başa işgale uğradıktan sonra Kurtuluş’un daha güç olacağı, daha ağır bedeller ödemeyi gerektireceği açıktı.


Ama Mustafa Kemal hemen harekete geçmiyor!


Mondros’u  imzalayıp yazgısını galip devletlere teslim eden Osmanlı yöneticilerin işbaşında olduğu işgal altındaki İstanbul’a gelip burada 4-5 ay süreyle kalıyor!


Buradan çıkamayabilirdi. Tutuklanabilir, sürgüne gönderilebilir, öldürülebilirdi.


Mustafa Kemal, ulus yaşamıyla ilgili her  eyleminin olduğu gibi bu davranışının da hesabını ulusuna vermiştir.


BELİRTTİ?İ GEREKÇE, TÜRK ULUSU VE YURDUNU  BUGÜN DE SÜRÜKLENDİ?İ YIKIM KARANLI?INDAN KURTARMAK AMACIYLA U?RA?ANLARIN EN BÜYÜK DİKKATLE GÖZÖNÜNDE BULUNDURMALARI GEREKEN NİTELİKTEDİR.


Mustafa Kemal’i dinleyelim:


“BİR KARARIM VARKEN ONU NEDEN HEMEN UYGULAMIYORUM?


HEMEN SÖYLEYEYİM Kİ, CİDDİ VE A?IR BİR KARAR BİR KEZ UYGULAMAYA KONULDUKTAN SONRA, “AH! KE?KE ?U YANINI DA DÜ?ÜNMÜ? OLSAYDIM. BELKİ BA?KA BİR ÇÖZÜM BULUNUR, YENİDEN BUNCA KAN DÖKMEYE GEREK KALMAZDI!” GİBİ DURRAKSAMALARA YER KALMAMALIDIR.


BÖYLE BİR DURAKSAMA, KARAR SAHİBİNİN YÜRE?İNDE SÜREKLİ KANAYAN BİR YARA OLUR VE  O’NU YAPTI?ININ DO?RULU?UNDAN DA KU?KUYA DÜ?ÜRÜR.


AYRICA BİRLİKTE ÇALI?ACA?IMIZ İNSANLARIN DA BİZİM ÖNERDİ?İMİZDEN BA?KA BİR ÇIKI? YOLU OLMADI?INA İNANMALARI GEREKİRDİ.


DÜ?ÜNCE HAZIRLIKLARINDA KENDİNİ SİLMEK, ALÇAK GÖNÜLLÜ DAVRANMAK, KAR?INDAKİNDE İÇTENLİKLİ BİR İNANMA DUYGUSU UYANDIRMAK ?ARTTIR.


İ?TE BENİM, İ?GAL ALTINDAKİ İSTANBUL’DA DÖRT-BE? AY SÜREYLE KALI?IMIN TEK NEDENİ BUDUR.”


Mustafa kemal, bu süre boyunca yerliyle konuşur, yabancıyla konuşur. Gençle konuşur, yaşlıyla konuşur. Siville konuşur askerle konuşur…


Kafasındaki tasarımı bu görüşmelerin ışığında denetimden geçirir ve olgunlaştırır.


Onuncu Yıl Söylevi’nde de ulusuna, bu dönemi de kapsayan   onbeş yılın hesabını verirken  söyledikleri, yukardaki ilke değerindeki düşüncelerle birlikte, bugün  ulus olarak karanlıktan kurtulmamıza öncülük edeceklerin zihinlerinin en özenli yerinde  bulundurmaları gereken değerdedir:


“BÜYÜK TÜRK ULUSU! ONBE? YILDAN BERİ BA?ARIYI SÖZ  VEREN ÇOK  SÖZLERİMİ İ?İTTİN.


MUTLUYUM Kİ, BU SÖZLERİMİN HİÇBİRİNDE, ULUSUMUN HAKKIMDAKİ GÜVENİNİ SARSACAK BİR YANILGIYA U?RAMADIM.”


Bugün de   ulusumuzun önüne YÖNETİCİ-ÖNDER OLARAK atılacak kişilerin, geçmişlerinde herhangi bir önemli tutarsızlık da, başarısızlık da  bulunmayan, öncülükleri boyunca da Mustafa Kemal’in gösterdiği yüksek sorumluluk ve hesap-verme bilinci ile davranacak, genç, pırıl pırıl insanlar olması zorunludur, kanısındayım.


     Prof. Dr. Özer OZANKAYA


Osmanlı devletine de, Anadolu Türklüğüne de  son verme kastı güttüğünü anladığı     Mondros koşullarına karşı tek çıkış yolunun bir ulusal direniş savaşı vermek olduğu kararına varmıştır.


Kendisi Çanakkale’nin ve İstanbul’un kurtarıcısı, dört yıllık Dünya Savaşı’nda hiç yenilgi almamış tek Osmanlı Paşasıdır.


Bu  özellikleriyle  hem Ordunun hem de Türk halkının gözbebeği olmuştur.


Öyleyse ulusal direnişi hemen başlatabilirdi.


Mondros koşulları uygulanıp ordular  dağıtıldıktan, yurt baştan başa işgale uğradıktan sonra Kurtuluş’un daha güç olacağı, daha ağır bedeller ödemeyi gerektireceği açıktı.


Ama Mustafa Kemal hemen harekete geçmiyor!


Mondros’u  imzalayıp yazgısını galip devletlere teslim eden Osmanlı yöneticilerin işbaşında olduğu işgal altındaki İstanbul’a gelip burada 4-5 ay süreyle kalıyor!


Buradan çıkamayabilirdi. Tutuklanabilir, sürgüne gönderilebilir, öldürülebilirdi.


Mustafa Kemal, ulus yaşamıyla ilgili her  eyleminin olduğu gibi bu davranışının da hesabını ulusuna vermiştir.


BELİRTTİ?İ GEREKÇE, TÜRK ULUSU VE YURDUNU  BUGÜN DE SÜRÜKLENDİ?İ YIKIM KARANLI?INDAN KURTARMAK AMACIYLA U?RA?ANLARIN EN BÜYÜK DİKKATLE GÖZÖNÜNDE BULUNDURMALARI GEREKEN NİTELİKTEDİR.


Mustafa Kemal’i dinleyelim:


“BİR KARARIM VARKEN ONU NEDEN HEMEN UYGULAMIYORUM?


HEMEN SÖYLEYEYİM Kİ, CİDDİ VE A?IR BİR KARAR BİR KEZ UYGULAMAYA KONULDUKTAN SONRA, “AH! KE?KE ?U YANINI DA DÜ?ÜNMÜ? OLSAYDIM. BELKİ BA?KA BİR ÇÖZÜM BULUNUR, YENİDEN BUNCA KAN DÖKMEYE GEREK KALMAZDI!” GİBİ DURRAKSAMALARA YER KALMAMALIDIR.


BÖYLE BİR DURAKSAMA, KARAR SAHİBİNİN YÜRE?İNDE SÜREKLİ KANAYAN BİR YARA OLUR VE  O’NU YAPTI?ININ DO?RULU?UNDAN DA KU?KUYA DÜ?ÜRÜR.


AYRICA BİRLİKTE ÇALI?ACA?IMIZ İNSANLARIN DA BİZİM ÖNERDİ?İMİZDEN BA?KA BİR ÇIKI? YOLU OLMADI?INA İNANMALARI GEREKİRDİ.


DÜ?ÜNCE HAZIRLIKLARINDA KENDİNİ SİLMEK, ALÇAK GÖNÜLLÜ DAVRANMAK, KAR?INDAKİNDE İÇTENLİKLİ BİR İNANMA DUYGUSU UYANDIRMAK ?ARTTIR.


İ?TE BENİM, İ?GAL ALTINDAKİ İSTANBUL’DA DÖRT-BE? AY SÜREYLE KALI?IMIN TEK NEDENİ BUDUR.”


Mustafa kemal, bu süre boyunca yerliyle konuşur, yabancıyla konuşur. Gençle konuşur, yaşlıyla konuşur. Siville konuşur askerle konuşur…


Kafasındaki tasarımı bu görüşmelerin ışığında denetimden geçirir ve olgunlaştırır.


Onuncu Yıl Söylevi’nde de ulusuna, bu dönemi de kapsayan   onbeş yılın hesabını verirken  söyledikleri, yukardaki ilke değerindeki düşüncelerle birlikte, bugün  ulus olarak karanlıktan kurtulmamıza öncülük edeceklerin zihinlerinin en özenli yerinde  bulundurmaları gereken değerdedir:


“BÜYÜK TÜRK ULUSU! ONBE? YILDAN BERİ BA?ARIYI SÖZ  VEREN ÇOK  SÖZLERİMİ İ?İTTİN.


MUTLUYUM Kİ, BU SÖZLERİMİN HİÇBİRİNDE, ULUSUMUN HAKKIMDAKİ GÜVENİNİ SARSACAK BİR YANILGIYA U?RAMADIM.”


Bugün de   ulusumuzun önüne YÖNETİCİ-ÖNDER OLARAK atılacak kişilerin, geçmişlerinde herhangi bir önemli tutarsızlık da, başarısızlık da  bulunmayan, öncülükleri boyunca da Mustafa Kemal’in gösterdiği yüksek sorumluluk ve hesap-verme bilinci ile davranacak, genç, pırıl pırıl insanlar olması zorunludur, kanısındayım.


     Prof. Dr. Özer OZANKAYA


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   29/12/2013 - 27 ARALIK 1919’UN ÇAĞ AÇICI ANLAMI!..
   07/12/2013 - CEMAAT-TARİKAT ÖRGÜTLENMESİNİN DEMOKRASİDE MEŞRU YERİ OLMADIĞI KAMUOYUNA MAL EDİLMELİDİR!
   10/11/2013 - CUMHURİYET’İN 90. YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK’TEN “ÖZGÜRLÜK” DERSİ!
   24/10/2013 - TÜRK OLMANIN KIVANCINI ANLATAN ANDI KALDIRMAK!..
   03/10/2013 - Q, W, X ALDATMACASI!..
   30/09/2013 - ÇILGIN DEĞİL BİLGE!...
   25/09/2013 - 81. DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!..
   09/09/2013 - SÖMÜRGECİ BOP VE MAŞASI PKK!..
   30/08/2013 - KURTULUŞ ARAYIŞINDA OLAN HERKESE ATATÜRK’TEN YAŞAMSAL DERS!..
   20/07/2013 - LAİK OLMAYAN SİYASET, “DEMOKRATİK” OLAMAZ!..
   01/06/2013 - "MUNAFIK"IN VE "AYYAŞ"IN TANIMI!
   07/03/2013 - ÇOK KORKUNÇ, ÇOK ÜZÜCÜ,ÇOK ŞAŞIRTICI DURUM!..
   28/02/2013 - ATATÜRK'ÜN ULUSUNA UYARISI!..
   15/02/2013 - "PADİŞAHLIK ÖZENTİSİ" ALDATMALARI!..
   08/02/2013 - TÜRKİYE'Yİ YIKMA PROJESİNİ KAYIKÇI KAVGALARI İLE GÖZDEN KAÇIRMA OYUNU SÜRÜYOR!..
   04/02/2013 - YENİ KUŞAKLARI LAİK DÜŞÜNÜŞLE YETİŞTİRMEK, DEMOKRATİK MEŞRULUĞUN ZORUNLU GEREĞİDİR!
   15/01/2013 - CHP YÖNETİMİNİN İVEDİ ÖDEVİ!..
   13/01/2013 - ZÜBEYDE HANIM'IN 90. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK’ÜN ANNESİNE VE TÜRK KADININA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİ!..
   08/01/2013 - SİYASET, İLETİŞİM VE BİLİM KURUMLARI TÜRK ULUSUNU “SAHİPSİZ” BIRAKIYOR!
   28/10/2012 - 29 EKİM’LER İÇİN CHP’YE VE SANAT-DÜŞÜN-BİLİM İNSANLARIMIZA DÜŞEN EN İVEDİ ÖDEV!
   09/10/2012 - SÖYLEV BİR TOPLUMBİLİM KLASİĞİDİR!..
   13/09/2012 - TÜRK DEVRİMİNİN 13 EYLÜL ATILIMLARI
   11/09/2012 - DEVRİMİNİN 9 EYLÜL ATILIMLARI
   25/08/2012 - 4 EYLÜL 1919 ve 30 AĞUSTOS 1922’NİN EVRENSEL VE GÜNCEL DEĞERİ!
   17/08/2012 - CHP DÖNÜM NOKTASINDA!..
   05/08/2012 - ÜLKÜ ADATEPE: CUMHURİYET'İN ÇOCUĞA, ÖZELLİKLE KIZ ÇOCUĞUNA SEVGİ VE SAYGISININ SİMGESİ!
   08/07/2012 - TÜRKİYE'Yİ BÖLME ÖNERİSİ!..
   06/03/2012 - GENÇLİĞE “KİN” ÇAĞRISI YAPMAK!..
   15/02/2012 - ATATÜRK'ÜN NUTUK/SÖYLEV'İNİN BOP SALDIRISINA KARŞI KURTARICI DEĞERİ!
   05/02/2012 - GÖREVİNİ YAPMAYAN KURUMLAR, KENDİ YIKIMLARINI HAZIRLARLAR!
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 173

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı