Pazar , 23 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 127869  
 TOPLAM 637658101  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Prof. Dr.Zekeriya BEYAZ
Yazara E-Posta Gönder
AKP KAPATILMADI YA HERKES MEMNUN!

Sevgili okuyucularım, bir süreden beri İstanbul dışında seyahatteydim. Gezdiğim, gördüğüm yerlerde vatandaşlarımızla yaptığım konuşmalardan, gördüklerimden, dinlediklerimden sizlere şöyle bir özet yapmak istiyorum :


AKP' nin kapatılmaması sevinç yaratmış


Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatmaması ve sadece hafif para cezası ile davayı kapatması, yurtiçinde ve yurtdışında çok büyük sevinçlere vesile olmuştur. Özetleyelim :


- AKP'li vatandaşlar son derece mutlular ve de gururlular; 'bize kimsenin gücü yetmez, AKP büyük bir güce sahiptir, bak generalleri bile hapse tıktı, onu kapatmak kimsenin haddine düşmemiştir' diyorlar...Tabii pek haksız da sayılmazlar.


AKP karşıtlarının büyük bir bölümü de memnundur kapatılmamaktan. Onlar da, 'ülke AKP'nin kötü yönetiminden krize giriyor, eğer kapatılsaydı, kriz başkasının üzerine kalacaktı ve kendileri de mağdur rolüne gireceklerdi. ?imdi ise, bir süre sonra iflasa gidecekler' diyorlar... İani AKP karşıtlarının önemli bölümü de memnun.


AKP' nin kapatılmaması için büyük gayret gösteren ABD ve AB ülkeleri de çok memnundurlar. İaptıkları açıklamalarla bu sevinçlerini açık olarak dile getirmişlerdir.


Özellikle Kıbrıslı Rumlar ve İunanlılar, Kıbrıs'ı tam olarak ele geçireceğimiz bir sırada, AKP nin kapatılması bizim için felaket olurdu diyorlar. Çünkü şimdiye kadar Türkler Kıbrıs konusunda, iki milletli, iki devletli ve iki bölgeli bir federasyon şartını öne sürüyorlardı. ?imdi ise, Talat efendi, Rumların tek egemenlik ve tek vatandaşlık ilkelerini kabul etmiş ve Ankara da bunu desteklediğini açıklamıştır. Bu KKTC'nin tasfiyesi ve Rum devletine katılmasıdır. İşte böylesi karar verildiği bir sürede, AKP'nin kapatılması Rumlar için felaket olacaktı... O nedenle de Rumlar ve İunanistan da Anayasa Mahkemesi kararına son derece sevinmişlerdir.


AKP'in kapatılmamasına sevinenlerin bir bölümü de Türkiye'den araziler satın alan Almanlar, İngilizler, İsrailliler ve diğerleri... Onlar da şöyle düşünüyorlar, biz şimdi AKP sayesinde Türkiye'ye yerleşiyoruz, en güzel yerlerini paramızla satın alıyoruz. Bu büyük bir avantajdır. Eski dönemlerde buraları silahlarımızla bile alamadık, şimdi ise, AKP sayesinde paramızla rahat rahat en güzel yerleri ele geçiriyoruz... Eğer AKP kapatılmış olsaydı, Türkiye'yi içten ele geçirme planımız suya düşerdi diyorlar ve AKP'nin kapatılmamasına candan seviniyorlar...


İabancılar Siteler kuruyorlar


Önceleri Almanlar, İngilizler, İsrailliler ve Ruslar gelip Türkiye'den tatil için bir daire alıyorlardı, şimdilerde ise, sistem değişmiştir. İabancılar geniş araziler alıyorlar ve üstüne yüzlerce dairelik siteler kuruyorlar, böylece koloniler oluşturuyorlar...


İeni bir gelişme de yabancılar Türkiye'yi nüfuz bölgelerine ayırmışlar ona göre her biri bir bölgeye yerleşiyorlar. Mesela Didim, Bodrum, Fethiye ve çevresine İngilizler yerleşiyorlar. Alanya ve çevresine Almanlar yerleşiyorlar. Böylece Türkiye sanıldığı gibi parsel parsel değil bölge bölge yabancıların eline geçiyor...


Bir de özellikle İngilizler Türkiye'de emlakçılığa başlamışlar, bizim topraklarımızı yabancılara İngilizler satıyorlar ve Didim'de bir İngiliz emlakçı da vergi rekortmeni oluyor...


İalnız Didim'de topraklarımızı yabancılara satan emlakçı sayısının yüzlerce olduğunu duymamız bizi iyice yaraladı.


Hükümetin öncülüğünde gelişen bu gaflet ve dalaletin dünyada bir benzerinin bulunmasına imkan olduğunu sanmıyoruz...


Ergenekon yayınlarına yasak geldi ama...


Bu arada Egenekon soruşturmasını yürüten savcı Zekeriya Öz tarafından Ergenekon iddianamesi ve eklentilerinden alıntı yapılarak yayın yapılmasını yasaklamışlardır.


Halbuki, iddianame açıklandıktan sonra, onun gizlililiği söz konusu olamaz, onunla ilgili her türlü yayın ve açıklamalar serbest olması gerekir. Aksi halde gizlilik söz konusu olur, dolayısıyla Mahkeme de gizlilik kavramı içine girmiş bulunur... Bu ise, mahkemelerin aleniyet ilkesine aykırı bulunur...


Peki, sayın savcı Öz bu yasaklamaya neden gerek görmüşlerdir ? Dikkat edilirse konu açıktır . Çünkü İddianameden ve eklentilerinden alınarak öyle yayınlar yapılmıştır ki, inanmak mümkün değil, sayısız dedikodular, hayali iddialar ve bir çok delilsiz davalar bütün gazete ve tv'lerden dizeler halinde yayınlanmış, bir taraftan bir kesim insanlar karalanmışlar ama, bir taraftan da iddianamenin ağırlığı ve ciddiyeti diye bir şey kalmamıştır...


İşte Sayın Savcı iddianamenin daha fazla çürümesini engellemek için onunla ilgili yayınlar yapılmasını yasaklamışlardır ama, iş işten de geçmiştir...Kaldı ki Sayın Savcı'nın yasaklama kararına aldırış eden de yoktur. Gazetelerde, televizyonlarda ve sitelerde iddianame ve eklerine dayalı akıl almaz yayınlar aynen devam etmektedir...


Kurbanın Amacı ve Özü


Bu yazıyı yazarken bir gazete ve bir televizyon telefon açarak bir soru sordular ve açıklama istediler. Soru şu : “Hülya Avşar, hayvan keserek bayram yapılmasını aklım almıyor ve sonra bu hayvanların kesilmesi çocukların psikolojisini bozuyor demiş, buna ne diyorsun ? “ dediler.


Kısaca şu cevabı verdim :


“Kurban varlıklı insanların, Allah rızası için kurban keserek etini yoksullara vermesidir. Özünde iki şey var, biri Allah rızası amacını gütmek, diğeri de bu amaç için fakirlere belli bir yardımda bulunmaktır. İslam'ın geldiği dönemde en önemli iktisadi değer hayvancılıktı. Fakirlere yapılan yardım da hayvan etinden olması gayet tabiiydi.


İani bu bayrama hayvan kesme bayramı denilemez, bu haç bayramıdır. Ama, fakirleri doyurma bayramı denilse biraz uygun olur. Kurbanın bu iki özünü esas alarak, bugün isteyen kimse, Allah rızası için fakirlere para veya maddi başka yardımlar da yapabilirler. Hülya hanım da bu bayram münasebetiyle Allah rızası için yoksulları ciddi maddi yardımlarda bulunabilirler ve bunu kendilerine öneririz.


Kurban kesmenin çocukların psikolojisini bozmasına gelince, elbette çocukları kesim ortamından uzak tutmak gerekir. Zaten kurbanlar büyük ölçüde kapalı ve temiz yerlerde kesiliyor.


İnsanların dini konuları yeterince doğru anlamamalarının sorumlusu, öncelikli dini doğru olarak öğretmekle yükümlü olan kişi ve kurumlardır...”


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   08/10/2009 - ALEVİLERE TUZAK!
   08/10/2009 - AKP KAPATILMADI YA HERKES MEMNUN!
   08/10/2009 - DARBE İDDİALARINA NE OLDU?
   08/10/2009 - BASINI BİRLİKTE BOĞALIM ÇAĞRISI
   08/10/2009 - HEM RAMAZAN HEM ŞEKER BAYRAMI
   08/10/2009 - KALP KRİZİ NASIL BİR ŞEY?
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 6

Sayfa :


 1 

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı