Çarşamba , 12 Aralık 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 28536  
 TOPLAM 655861377  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Dr. Hikmet AYTEK
Yazara E-Posta Gönder
KÜRESEL’İN KÖŞELERİ (1)

Küreselleşme, gelinen teknolojik seviye ile dünyamızdaki insan yaşamının kalitesini geliştirmek için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Fakat ekonomik dalgalanmalar, gelirdeki keskin eşitsizliklerin siyaset ve güvenlik üzerindeki olumsuz etkileri, kitle imha silahlarında görülecek küçük, çok yönlü gelişmeler sonucunda ortaya çıkan ve giderek artan terörist tehditlerin buna mani olacağı görülmektedir.

Bu gerçeği gören ekonomisi, tekniği gelişmiş ve iyi organize olabilmiş olan çağımızın bazı güçlü devletleri tespit edebildikleri bu durum nedeniyle, Küresel ekonomi ağı’nın dünyadaki artan siyasi dengesizliklere verdiği katkı ve diğer engelleyemeyecekleri olumsuzluklar için; Onları kendi çıkarları yönünde kullanmayı tercih ettikleri görülmektedir. Örneğin; BOP gibi bölgesel ve silah üretimine dayalı küresel projeleri ürettikleri görülmektedir.

Türkiye Bu gibi nedenlerle; Güçlü fakat ölçeği tartışılabilir; Önceki, Sovyet tehdidinin aksine, şimdi güçlü devletlerin taşeron olarak kullandığı daha az gelişmiş ve daha disiplinsiz devletlerden, destek bulabilen, girdikleri ülkenin ekonomik ve sosyal varlığını, bunlarla birlikte pazar koşullarını olumsuz etkileyen, terör ve uyuşturucu tehdidinin altındadır.

Gelişmiş ve bu gelişmişliğinin doğal bir sonucu olarak kendine ait kaynaklarla yetinemeyen ve elinde bulunduranı güçlü kılabilecek olan, çağın kritik maddelerini ele geçirmek; ayrıca içlerinde barındırdıkları küresel kapasiteli şirketlerin kazanç sağladığı coğrafik alanlardaki çatışmaları, onların çıkarlarını gözetebilecek şekilde kontrol altında tutmak isteyen, bazı devletler ve o devletleri dahi bu nedenlerle kullanımına alabilmiş birtakım ekonomik kuruluşlar, Ekonomik içerikli girişimlerini, gerektiğinde ekonomik kuralları da taşacak biçimde siyasi hatta askeri olanaklarla destekleyerek güce dayalı bir ortam yarattılar, bunun adını da ”Küreselleşme” koydular
,


Geçmişteki sömürgeci tecrübelerden yararlanarak geliştiren "Küreselleşme", geniş anlamlı bir kavram olmasının doğal bir sonucu olarak farklı kişi ve toplumlarca farklı algılanmaktadır ama aslında maskelenmiş bazı amaçları ve bunlara uygun hedefleri içermektedir


Farklı gelişim süreçlerinden gelen, farklı güçlerden oluşan ve yeryüzüne ait güçler dengesinin ortak ürünü olan bazı organizasyonların “Küreselleşme “ denilen, çıkarlarına dayanan bir dünya düzenini insanlığa dayattıkları hususu çok belirgindir.


Bu durumun, dünya uluslarının ahlak ve kültürlerinin küresel egemenler tarafından bir savunma aracı olmaktan çıkartılacak şekilde bozulması ve bir küresel baskıcı/buyurucu sisteminin oluşturulması. Olduğunu anlamak gerekir.
Küresel dünya düzeni yarardan daha çok zararları ile gelişmektedir.


Az sayıda insan daha eskisinden daha kaliteli ve daha ucuz ürünlere sahip olabilirken diğer yandan çevre kirlenmekte, dünya pazarlarının üretim ve tüketim dengeleri bozulmakta, yoksulluk giderek yaygınlaşmakta ve gittikçe daha katlanılması zor hale gelmektedir. Bu durumların doğal bir sonucu olarak da sağlık ve eğitim hizmetlerinde zorluklar yaşanmaktadır.

Dünya ekonomisiyle etkin olarak bütenleşemeyen alanlarda yaygınlaşan, bunun yarattığı sebep/sonuç ilişkilerinin doğal bir sonucu olarak gelişen sevgiden yoksun ortamlar, geride kalmış ülkelerin insanları için; Hem yatırımsızlık hem de ekonomik kalkınmaya dönüşmeğe eğilimlidir. Bu zıtlık nedeniyle kaçakçılık ve kontrol dışı arz-talep dengesinin işlerliğinin artacağını öngörebiliriz.


Her geçen gün, yeryüzündeki bölgesel anlaşmazlıkların ve mülteci sorunlarının arttığı görülmektedir, hükümetlerin, ülke içi ve komşuluk çevresi ile ilgili barışı korumak, gelişen sağlıksız koşullar nedeniyle artan sağlık sorunları ile savunma alanı başta olmak üzere ilgili teknik gelişmelerin zorunlu transferi için daha çok harcama yapmak zorunda kalacakları kuvvetle tahmin edilmektedir.

Çok bilinmeyenli bir denklem gibi yaşanan küresel koşullara karşın, hükümetlerin kendi toplumları için takip etmesi, bilgilendirerek değerlendirmesi gereken konulara ilişkin uzmanlıklar çok yaygınlaşmış ve gelişmiştir. Bilgi toplama sistem ve kuruluşlarının; İani ulusal istihbarat örgütlerinin yapısı birçok ülkede küresel gelişmelerin çok gerisinde kalmıştır. Ortada gittikçe artan bir bilgi yoğunluğuna karşın değerlendirilmelerinde de eksiklikler olması, bu nedenle çok doğaldır.

Devlet/işletme yönünden sorunları çözmek, fırsatları değerlendirmek ve çağa uygun yönetebilmek için; Bilgi toplama ve değerlendirme aşamalarında, klasik yöntem istihbarat ve istihbaratçı görevlendirme formatını aşarak organize olmak, koordinasyonu geliştirerek uygulama yapmak ve denetlemek gerekmektedir. Küreselleşmenin en büyük zı
tlıklarından birisi de, Az gelişmiş ülkelerin nüfusundaki genç yoğun hızlı artışa karşın gelişmiş birçok ülkenin nüfusunun yaşlanarak azalmasıdır. Endüstriyel dünyada özellikle Avrupa daki çalışan nüfusun iş gücünün büyümesi; Hizmetler yürütülürken vergiler yoluyla katkıda bulunan insanların azalmasına paralel olarak yaşlanan nüfusun sağlık hizmetleri ve sosyal bakımlarının azalması hususu giderek artacaktır.

Ekonomilerin gerektireceği istihdam için transfer zorunluluğu, Vatandaşlık ve kültürel kimlik sorunlarını ve çatışmalarını beraberinde getirecek, Durumun bu şekilde devamı neticesinde gelişmiş bazı ülkelerin savunma için gerekecek silahlı insan gücü paralı askerlerden oluşacaktır. Bu konuda robotlara verilecek ağırlık istihdamı kötü etkileyecektir. Birbirinin rakibi olan gelişmiş ülkelerin şimdiden diğerlerinin içerisindeki etnik ırkçılık hareketlerini beslediklerini ve gelecekteki dış kaynaklı insan gücünün tercihlerine yönelik psiko-sosyal zeminleri oluşturarak engelleme yaptıklarını düşünüyoruz.


Uluslar arası dengeler bazılarının lehine bozulurken siyasi askeri Ekonomik yönlerden güçlenenler ortak stratejilerle enerji havzalarına bedavadan sahip olmanın arzusunu güden aç gözlü uygulamalarına başlamışlardır.
Gerektiğinde terör ve uyuşturucu gibi olguları dahi çekinmeden kullanabilen bu diktatörler daha da güçlenebilmek ve denetimlerini artırabilmek için birçok ülkede; kendilerine bağımlı kıldıkları, birtakım hain siyasetçi işbirlikçi bürokrat ve işadamı ile birlikte birde bunların tutumlarına destek vermek üzere medyayı kullanmaktadırlar


15 Haziran 2008 İstanbul


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   19/08/2012 - KAHROLSUN UYUŞTURUCU TACİRİ, ATEİST VE HAİN GÜRUHU!..
   06/11/2011 - KCK İHANETİN ADIDIR !..
   23/09/2011 - ALMANYA'DAN "HOOOPPP" DEDİK!..
   13/09/2011 - ALİ İMRAN 19!..
   28/08/2011 - AĞAÇ DOĞRULMADAN GÖLGESİ DOĞRULMAZ
   22/04/2011 - KÜRESEL PATRONLUĞA KARŞI MİLLETLERİN KARDEŞLİĞİ!..
   30/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK-06
   29/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK -05
   28/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK-04
   27/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK -03
   26/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK - 02
   25/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK -01
   10/03/2011 - GİRİŞİMCİ VALİLER VE ÜNİVERSİTELER GEREKİYOR !..
   22/02/2011 - KOSGEB + YÖK PROTOKOLÜ ÇOK OLUMLU BİR ADIMDIR !..
   02/10/2010 - KÜFÜR DİYE BAKARLAR ATSIZ HOCAM'IN DUALARINA
   28/09/2010 - HUTBE’DEN ÇIKARSANIZDA “ ALLAH KATINDA DİN İSLAMDIR
   19/09/2010 - SON DURUM
   16/09/2010 - SİYASİ PARTİ, SİYASETEN PARTİ İKİLEMİ
   02/08/2010 - MİLLİ DEVLET İÇİN “ HAYIR “
   26/07/2010 - 12 EYLÜLÜN DÜNÜNE DE HAYIR BUGÜNÜNE DE HAYIR
   29/06/2010 - KENDİ PATRONLUĞUMUZU KURALIM (02)
   28/06/2010 - KENDİ PATRONLUĞUMUZU KURALIM (1)
   27/06/2010 - YIPRATMANIN ARDI BÖLMEDİR!..
   25/06/2010 - BEN ÇIKAR DEMEM, ÇIKAR BENİM OLMAYINCA
   11/05/2010 - MİLLİYETÇİLİK TEPKİCİ DEĞİL ETKİLEYİCİ OLMALIDIR
   04/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER (03)
   02/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER(02)
   02/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER(01)
   19/03/2010 - MİLLİYETÇİLER BİRLEŞİNİZ
   18/02/2010 - KÜRESEL’İN KÖŞELERİ (1)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 112

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı