Perşembe , 18 Ekim 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 151867  
 TOPLAM 644385380  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Dr. Hikmet AYTEK
Yazara E-Posta Gönder
MİLLİYETÇİLİK TEPKİCİ DEĞİL ETKİLEYİCİ OLMALIDIR

 
Sebep sonuç ilişkileri açısından bakıldığında,  liberal ve sosyalist sistemler anılan ekonomilerin birer sonucu olarak karşımıza çıkarlar. ,Milli ekonomi ise, liberal ve sosyalist düzenlerde olduğu gibi bir sebep değildir. Gelişen milliyetçi anlayışın kalitesine bağımlı şekilde ortaya çıkan bir sonuç ürünüdür.
 
Bu durumdan da açıkça görüleceği şekilde liberal ve sosyalist sistemler, dogmatik olarak kalıpsal biçimde ortaya konmakta sosyal ve kültürel yapı bu kalıba uydurulmaya çalışılmaktadır. Böyle olunca da sosyal ve kültürel anlamda bir değişim zorunlu olarak gündeme gelmektedir. Binlerce yıldır ortak sosyal değerlere bağlı olarak birlikteliğe katkı ve yön veren temel toplumsal değerler yerlerini 3 kuruşluk ekonomik göstergelere bırakmaktadır.
 
Liberal kapitalist sistemde sınıfsal uçurumlar derinleşirken, sosyalist düzenin devlet çarkı, yöneten ve yönetilen şeklinde daha derinleşmiş bir sınıfsal ayırımı yaratmaktadır. Herkese mutluluk vadeden liberal kapitalist ve sınıf ayırımına son diyen sosyalist anlayışlar birer hayal taciri olarak neleri i vaat etmişlerse tam olarak tersini başarmaktadırlar.
 
Milliyetçi anlayış Milletin sosyal, kültürel ve ahlaki mevcut durumunu hakikati ne ise o şekilde ele alan bir anlayıştır. Milletin bir arada yaşama azmine olumlu katkı verecek yurt içi politikalara ve Uluslar arası yönelişlere öncelik veren toplumsal uygulamalar yapar. Öze sadık kalarak gelişimi sağlar Her şey milletim için, milletime göre ve milletim tarafından diye özetlenebilecek bir eksende ilerler.
 
Bu aşamada basit bir benzeme olarak şunu söyleyebiliriz; Milliyetçi sistem kapitalist ve sosyalistler gibi sabit bir numara öngörerek ayakkabıyı aldıktan sonra ayağını buna sokmaya çalışmaz. Ayağa uygun rahat, zemin koşullarına ve kesesine en uygun olan ayakkabıyı seçerek hedeflediği yolda rahatça yürür.
 
Toplumsal yapı durağan (statik) değil hareketli (dinamiktir). Toplumsal Dinamik yapılar toplumsal çıkarlar gözetilerek işletme mantığıyla disipline edilmeye muhtaçtır.
Bu anlamda birbiri ile ilişkili iki temel eksen değerlendirmeye alınmalıdır.
 
1-İnsana ve insani değerlere verilen önem
2-Üretime ve üretimsel değerlere verilen önem
 
 
Bu iki eksen birlikte düşünüldüğünde bunların her birisine yakınlık ve uzaklık ölçüsünde farklı yönetsel sistem karakterleri ortaya çıkmaktadır.  Liberal kapitalist ve sosyalist sistemler, İnsanı önemsediklerini söyleyerek propaganda yapmaktadırlar ama her ikisi de üretimsel süreçte insanı tepelemektedir. Al birini vur öbürüne dedirtecek şekilde, insanları bir bireyin veya bir devletin kör çıkarlarına kurban etmektedirler.
 
Milliyetçiliğin ana motivasyonu milletini sevmek ve yüceltmektir. Kapitalizm gibi bireyselliği değil toplumculuğu temel alır. Milliyetçi için toplumsal çıkarlar öndedir ve toplumdan kastedilen millettir. Sosyalizm ise söylevsel olarak toplumcu olmakla birlikte konulara sınıfsal bir fukaralıkla yaklaşır. Milli bakıştaki bütünsel zenginliğe sahip değildir Daha da ötesi ruhsuzdur.
 
Milliyetçi-Toplumcu anlayış için insana verilen önem ve bu önem verdiği insan için üretimde bulunmak amaç ve arzusu üst düzeydedir. Diğerlerinde bu hususların eksiklikleri çözümsel eksikliklere neden olmakta ve çözümlenemeyenler sorunsal bir birikim olarak geometrik şekilde katlanarak artmaktadır.
 
Sosyalist rejimlerin çökmesi ve liberal kapitalist sistemin insanlığı perişan eden durgunluk illetini çok sık yaşatması bu açıklamak istediğimiz hususların gayet açık ispatı olarak ortada durmaktadır. Toplumlara ait; Hukuk, din, ahlak, kültür, ekonomi, teknik donanım, psikoloji gibi yönlendirilmeye müsait unsurlar çeşitli yollardan etkilenerek Liberal kapitalist anlayışa bürünmüş emperyalist uygulamalar ile insanlığa ümit olarak sunulabilmektedir.
 
Yapılması gereken, Yukarıda sıraladığımız etkilenen alanları zararlı ve emperyalist etkilerden arındırarak milli açıdan güçlendirmektir. Demek ki her Türk milliyetçisi etkileyici bu yedi hususta kendi bilgi ve işlevini artırmak ve milletini başkalarının etkisine bırakmayacak şekilde etkilemek zorundadır.
 
“ Bunu nasıl yapacağız? “ sorusunun cevabı şudur; Araştırmacı olacağız, Alacağımız kararların temelini bu araştırmalar oluşturmalıdır. Çünkü Ülkemiz çok uzun süredir çıkarlarını batının çıkarlarına eklemleyen anlayışlarla yönetilmektedir. Yani sonuç olarak fırsatçılık ile karşı karşıyayız. Oportünizm kör çıkarı için hangi kalıba girmesi gerekirse giren, bürünmesi gerekirse bürünen bir yapının özetidir. Oportünizm’in en yıldığı husus araştırmalara dayanan bilgidir. Bilginin ışığında bakınca oportünizmin gölgeler ardındaki durumu ortaya çıkar. “Kral Çıplak “ tır.
 
Milliyetçi çalışma öncelikleri doğru belirlemeyi gerektirir. Bizim önceliklerimiz yabancıların telkin ettiği hususlar değil, milli çıkarlarımızın önem sırasına göre dizelenmesidir. Milliyetçi milli bütünlüğün mimarı olarak ülkesinde yaratılmak istenen yapay çatışmaların tarafı olmaz. Geçmişten ders alır ve milletinden aldığı geribildirimlerden azami yararlanır.
 
Kendisini böyle tanımlayan yönetimsel karakter, başarılı ve kalıcı uygulamalara imza atacaktır. Milli bünyeyi layık olduğu biçimde organize edecek, en verimli koordinasyonu sağlayacaktır. Milli hedeflere yönelik uygulamaların da ancak milli ve manevi değerler ile denetleyecektir. Yıllardan beri yapılması gereken ama yapılmayan budur. Milliyetçiler bunu gerçekleştirecek tek alternatiftir.
 
Tapınılan bireysel çıkarların toplumun gelişmesinde önderlik yapacağını savunan, çıkarların körleştirdiği ve toplumsal çıkarlara karşın küresel bazı odaklarla işbirliğini benimseyebilen Liboşların fikri yapılarının Milliyetçilerden bir üstün yanı asla yoktur. Ama kendi yönlerinden başarılı olduklarını kabul etmeliyiz.
 
Ülkemizde yaygın ve yoğun olan milliyetçi duygu hazinesini milliyetçi bir akla dönüştürebildiğimizde zafer bizim olacaktır. Duygularımızı daha da güçlendirmek ama aklın emrine vermek gerekmektedir. Çok okuyan, bilgi ve yeteneğini geliştirebilmiş, bunların bileşkesi olarak gelişimci bir karaktere bürünebilmiş dava adamlarına ihtiyacımız var.
 
Toplum kendisine ne vaat edildiğine bakıyor. Vaat ettiklerinin içeriğine yeterli şekilde sahip olamayanlar inandırıcı olamazlar. Toplumun kendi çıkarlarının milliyetçi sistemde ve yöntemde olduğuna ikna edilmesi gerekiyor. İkna edecek bir karakter yapısını sergilediğimizde Milletimizin bize güveni tam olacaktır.
 
Milletimizin aleyhine geliştirilen olay ve olgulara karşı duygusal olarak reaksiyon(tepki) göstermemiz güzel bir şey ama aslında her alanda aksiyon (etki) olarak ortaya çıkmalıyız.
 
İşte o zaman kimse bize durumsallığı kullanıyorlar diyemez. Yani; şehit cenazelerindeki tertemiz duygusallığımıza iftira atamaz. Artık gönül seferberliğini başlatmalı ve milliyetçiliği gönüllere nakşedecek bilgi seferberliğini de bununla birlikte harekete geçirmeliyiz.
 
Yüce peygamberimiz “Bilenle bilmeyen bir olur mu?” buyuruyor. Gerçek bilgiye sahip olan bir toplum Milliyetçilikten başka bir çare olmadığını da açıkça görecektir.
 
Tüm milliyetçi hukukçuları milli hukuku var etmeye, Tüm milliyetçi ekonomistleri milli ekonomi esaslarını geliştirmeye, Tüm Milliyetçi sosyologları milli sosyal düzenlemeler için çalışma yapmaya davet ediyorum. Bilim adamlarımızı ve uygulamacı arkadaşlarımızı da kendi alanlarında milliyetçi zemini var etmeye davet ediyorum.
 
 Milliyetçi çalışmayı gerektiği gibi yapamayanlar başkalarının yaptığı çalışmalarda malzeme olarak kullanılırlar. Birilerinin yarattığı gündemlerin peşine düşmeyelim. Ülkenin gündemini biz var edelim ve geleceğini Milliyetçi temeller üzerine inşa edelim.
 
Siyaseten mücadele eden arkadaşlarımız yoğun bir mücadelenin içerisindeler. Kendilerine siyaseten bizi güçlü yapacak milliyetçi çoğunluğu hazırlayalım. Bunları birbirimize olan sevgimiz. Fitne ve gıybete kapalı İman esaslarımızla rahatlıkla başarabiliriz. Geçmişimiz geleceğimizin teminatıdır
 
Liberal ve sosyal demokrasilerle ülkemizin getirildiği olumsuzluklardan herkes nasibini alıyor. Toplumun her kesimi sıkıntı içinde inliyor. Gemisini kurtaran kaptan anlayışının hâkim olduğu bir ortamda ekonomik, sağlıksal, kültürel her alanda çöküş yaşanıyor.
 
Kökü dışarıda olan sistemlerin ülkemizdeki uygulayıcıları hem milletimize ait değerleri kullanarak yarattıkları kamuoyları ile kendi yönlerinden başarılı oluyorlar hem de İstihkâmcı mantığı ile yol aldıkları köprüleri uçuruyorlar. Değişim ile gelişim arasındaki farkı algılayamayacak bir düzeye indirgenen toplumsal yapının kullandıkları değerlerini yıpratıyorlar.
 
“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir “  Diyebilen ve milletimizin dertlerine çare biziz ama millet bunun yeterince farkında değil. Milli demokrasiyi onlara anlatalım. Milli ekonominin nimetlerine onları aşina kılalım. 21.Yüz yılı Türk Milletinin yeni zaferleri ile süsleyebilmek için, bizim milletimize, milletimizin de bize ihtiyacı var. Bu gerçeği gözetelim.
 
Zafer zafere inananlarındır. Haklı olduğumuz yolda Yüce Allah yar ve yardımcımızdır. Şehit olan birçok kardeşimizle birlikte söylediğimiz bir mısra ve bir dörtlükle yazıma son veriyorum
 
Özmenem/Onlar kabuk öz menem/Sen yelde savrulan kül/Yüreklerde köz menem… Haydi, yiğit haydi yeni akına / Ülkümüzün, ülkümüzün cihan varsın farkına…
 
04.05.2010 İstanbul
Dr. Hikmet AYTEK

 YAZARIN TÜM YAZILARI
   19/08/2012 - KAHROLSUN UYUŞTURUCU TACİRİ, ATEİST VE HAİN GÜRUHU!..
   06/11/2011 - KCK İHANETİN ADIDIR !..
   23/09/2011 - ALMANYA'DAN "HOOOPPP" DEDİK!..
   13/09/2011 - ALİ İMRAN 19!..
   28/08/2011 - AĞAÇ DOĞRULMADAN GÖLGESİ DOĞRULMAZ
   22/04/2011 - KÜRESEL PATRONLUĞA KARŞI MİLLETLERİN KARDEŞLİĞİ!..
   30/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK-06
   29/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK -05
   28/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK-04
   27/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK -03
   26/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK - 02
   25/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK -01
   10/03/2011 - GİRİŞİMCİ VALİLER VE ÜNİVERSİTELER GEREKİYOR !..
   22/02/2011 - KOSGEB + YÖK PROTOKOLÜ ÇOK OLUMLU BİR ADIMDIR !..
   02/10/2010 - KÜFÜR DİYE BAKARLAR ATSIZ HOCAM'IN DUALARINA
   28/09/2010 - HUTBE’DEN ÇIKARSANIZDA “ ALLAH KATINDA DİN İSLAMDIR
   19/09/2010 - SON DURUM
   16/09/2010 - SİYASİ PARTİ, SİYASETEN PARTİ İKİLEMİ
   02/08/2010 - MİLLİ DEVLET İÇİN “ HAYIR “
   26/07/2010 - 12 EYLÜLÜN DÜNÜNE DE HAYIR BUGÜNÜNE DE HAYIR
   29/06/2010 - KENDİ PATRONLUĞUMUZU KURALIM (02)
   28/06/2010 - KENDİ PATRONLUĞUMUZU KURALIM (1)
   27/06/2010 - YIPRATMANIN ARDI BÖLMEDİR!..
   25/06/2010 - BEN ÇIKAR DEMEM, ÇIKAR BENİM OLMAYINCA
   11/05/2010 - MİLLİYETÇİLİK TEPKİCİ DEĞİL ETKİLEYİCİ OLMALIDIR
   04/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER (03)
   02/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER(02)
   02/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER(01)
   19/03/2010 - MİLLİYETÇİLER BİRLEŞİNİZ
   18/02/2010 - KÜRESEL’İN KÖŞELERİ (1)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 112

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı