Perşembe , 15 Kasım 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 108616  
 TOPLAM 650398738  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Dr. Hikmet AYTEK
Yazara E-Posta Gönder
KCK İHANETİN ADIDIR !..


Türkiye komşularla sıfır sorun hususunu dile getirdiğinden beri iç terör %100 arttı. Emperyalizm yıllardır büyümemizi ve güçlenmemizi engellemek için içimizde yapay bir Kürt sorunu geliştirdi. Türkiye tarihsel misyonuna sahip çıkarak çevre kardeş ülkelerle omuzdaş olursa etki alanlarının daralacağını düşünen sömürgeciler teröre desteklerini ve teşviklerini artırdılar.


Türkiye gibi elindeki imkânları doğru kullanabildiği takdirde çok güçlenebilecek bazı ülkelerin güçlenme, kalkınma yolları bundan olumsuz etkilenecek diğer bir veya birkaç ülkenin çalışmaları ile kesilebilir. Bu çalışmalar şu çerçeveler dâhilindedir;


Diplomasi


Caydırma


Yıldırma


Yıpratma


Bölme


Harp


Sıraladığımız bu hususların birkaçı aynı anda uygulanabilir. Ülke dışı dengeler bazen ülke içi dengelerin etkilenmesi ile lehte veya aleyhte gelişebilirler. Bir ülkenin demografik (nüfus)yapısı etnik, dini, siyasal veya sınıfsal ayrıştırılarak çatıştırılabilinir. Ekonomik yapısı zayıflatılmaya çalışılabilir. Bu çalışmalardan yararlanılarak diplomatik yoldan ödünler kopartılabilir.


Ülkemizde batırılan bankaların açtığı gedikler için IMF ile yapılan sözleşmeler.


Teröre karşı harcanan büyük meblağların sanayimize, eğitim alanımıza, kalkınma hızımıza ve moral değerlerimize yaptığı yıkıcı etkiler hemen verebileceğimiz örneklerdir. Köşeye sıkışan hükümetlerin imzalamak zorunda kaldıkları sözleşmeler ile maden ve tarımla ilgili akıl almaz yasal düzenlemeler de diğer örneklerdir.


Bu ülke ne zaman bir toparlanma ve istikrar sürecine girse bizi iç sorunlarımıza mahkûm hale getirmeye çalışan sözde dostlarımız Diplomatik yoldan taziye yollama yüzsüzlüğünü de utanmadan yapmaktadırlar. Bu ahlaksız yöntemlerle savaşabilmenin yegâne yolu bizi bölmek istedikleri yerlerden daha güçlü birleşmek ve toplumsal bilgi kapasitemizi artırarak bu bilgiyi uygulamaya koymaktır. Bunun içindir ki Bölücü PKK öğretmenlerimizi yıldırmaya çalışmaktadır.


Kuzey ırakta çekiç güç sayesinde (ki bu güç için geçmiş meclislerde çalışma süresi onayları veriliyordu) Bölgesel Kürt yönetimi kuruldu. ?imdi de aynı şekilde Suriye den soyutlanmış bir kuzey Suriye koridorunda aynı oyun tekrarlanmak isteniyor. Türkiye bu oyuna gelmemek için elinden geleni yapıyor.


Suriye deki gelişmelere karşın tepkilerini vermeye gayret ediyor. Türkiye olarak Suriye’de olup biteni görmezden gelmemiz mümkün değildir. Tepkisiz ve etkisiz olamayız ama bunlar şu an için bize özgü biçimde yapılandırılmaya çalışılıyor.


— Terörist PKK İmralıyı işaret ediyor.


— PKK ya terör örgütü diyemeyen BDP İmralıyı İşaret ediyor


— İçinde PKK ve BDP lileri de barındıran KCK İmralıyı işaret ediyor


Yapılan işler İmralı da ki caniyi çok aşar. Zaten kimse artık Apo demiyor. Ne diyorlar? “İmralı.”


İmralı Türkiye ye karşı uygulanan yıldırma, yıpratma ve bölme içerikli operasyonun kot adıdır. Operasyonun sahibi Apo yu paket servis olarak bize veren sözde dostlarımızdır. KCK hedefine varabilirse bu sözde dost özde düşmanların Diplomatik ataklarla ve uluslar arası kuruluşlar marifetiyle Türkiye coğrafyası ile nasıl oynamaya çalışacakları daha açık görülecektir.


KCK aslında medyada ifade edildiği şekliyle PKK’nın şehir yapılanmasından fazlasını oluşturuyor. Örgüt şemasından da anlaşılacağı üzere açılımı Koma Ciwaken Kürdistan olan KCK Türkçe olarak Kürdistan Topuluklar Birliği anlamına geliyor. Liderliğini PKK çevrelerinde “Önder” tabiri ile Abdullah Öcalan’ın yaptığı örgüt kendisine devlet yapısını örnek almış görünüyor. Yasama, yürütme ve yargı erklerinden oluşan yapılanmanın fiili liderliğini ise KCK Yürütme Konseyi Başkanı sıfatıyla Murat Karayılan yapıyor. Örgütün sözde yasama faaliyetlerini başında Zübeyir Aydar’ın bulunduğu Kongra-Gel icra ederken, yargı erkinin başında İran Kürtlerinden eski bir savcı bulunuyor.


PKK nın görevi tamamlandı onun için günaydın denilecek şekilde emperyalizm onun terör örgütü olduğuna uyanmış oldu. PKK için 20 yıl önce taş atan çocuklar şimdi 30–35 yaşında her alan ve meslekten bir taban oluşturdu. ?imdi KCK nın işlevselliğine katkı veriyorlar.


Devletin PKK ve KCK ya karşı uyguladığı yasal tutum bir devletin yaşama refleksidir. Halen sözde aydın özde geri zekâlı birilerinin KCK ile PKK lehinde ahkâm kesmesi bence düşünce özgürlüğü değil düşüncesizliğin ürünüdür.


Kendi elemanlarını her fırsatta infaz eden, esnafa silah ve tehdit ile kepenk indirten, faaliyetlerine karşı çıkanları öldüren, PKK nın ve onun meclisteki Truva Atı olan Irkçı/faşist BDP nin_demokrasi ile ne bağı olabilir ki? Masum insanları bombalayan, Mehmetçiği en kalleş yöntemlerle şehit eden bu hainler; güya Kürtler için daha fazla demokrasi (?) ve Kürt yoğun bölgelerde, yerel yönetimlerin önderliğinde demokratik özgürlük (?) istiyorlar. Bunun da ancak silahla başarılacağı gibi; bir kanaati yaygınlaştırılmaya çalışıyorlar.


PKK Kürt haklarını savunduğunu söylüyor. Son yıllarda En gelişmiş ülke dediklerimizde bile dile getirilemeyen bazı haklar Kürt kardeşlerimize verildi. Her hak teslim edildiğinde ve kozları ellerinden alındıkça teröristler daha fazla kan döker oldular. Demek ki niyetleri ile dile getirdiklerinin arasında farklar var Zaten bunların iradeleri kendilerine ait değil. Bunlar taşerondur. Bu hainler ülkemizin gelişim hızını kesmek hatta bölmek isteyen dış güçlerin uşağıdır. Katil sürülerini üstümüze salan sonrada timsah gözyaşı döküp taziye sunan acımasız emperyalistlerin uşağıdır.


Teröristler dağ başında silah sanayii mi kurdu? Silah ve mühimmat için hiç sıkıntı çekmiyorlar. Uçaksavarlar, füze, roketatar, uzun menzilli silahlar ve sanki özel siparişe göre güçlendirilmiş mayınlar “made in kandil ” olamayacağına göre kimin teslimatı acaba? Bu gelişmiş silahların kullanımı için eğitimin nereden sağlandığı da ayrıca sorgulanmalı ve anladıkları dilden cevap


Verilmelidir.


Aleyhimize geliştirilen konularda Hükümet kadar muhalefetin de sorumlulukları vardır. Ana muhalefet liderinin Askerlerimizin şehit edilmesine ilişkin üzüntüsü anlaşılabilir bir durumdur. Muhalefet yanlışlık gördüğü yerde tabi ki hükümetin istifasını isteyebilir ama böyle bir gerekçe ile hükümetin istifasını istemesi yanlıştır. ?ehit yakınlarının bile en acılı günlerinde hainler kendilerine övünme ve sevinme payı çıkarmasınlar diye üstün bir bilinçle dik durdukları bir ortamda PKK nın biz hükümet indiririz diye şişinmesi ne derece doğru olur bilemiyorum.


CHP, AK Partiye asla gitmeyecek kemikleşmiş oylarla Ana muhalefet konumundadır. MHP ise AK Parti ile aynı tabandan hayat bulmaktadır. Buna rağmen partisel çıkarları ülke çıkarlarının önüne koymamayı tercih eden bir görünüm arz etmektedir. Milletvekillerinin yemini meselesi de dâhil olmak üzere MHP muhalefet grubunun genelde sorumlu ve örnek bir davranış gösterdiğini burada belirtmek gerekir.


Ülkemizin içerisinde bulunduğu durum çok hassastır. Milli meselelerde bağnaz partisel yaklaşımlar hem ülkeye hem de bu yaklaşımı sergileyenlere çok zarar verecektir. Hiç kimse ilelebet iktidar olamaz. İktidarda kim olursa olsun her zaman milli meseleler için ortak tutumlar göstermek zorundayız. Bugün için mevcut küresel ve bölgesel toplu durum Türkiye için büyüme ve yükselme zeminini var etmiştir. Türkiye bütünlüğünü koruyabildiği takdirde engellenmesi imkânsız şekilde gelişerek büyüyecektir. Bu durumda önemli olan husus doğan bu şansın farkında olarak sağlıklı ve bağımsız bir büyümeyi sağlayabilmektir.


Bugün için, hiçbir siyasi partinin üyesi ve ne olursa olsun yandaşı değilim. Aklın emrettiklerini özenle belirtmeye çalışıyorum. Ülkemi ve milletimi çok seviyorum. Bu nedenle kimin yaptığına bakmadan Yapılan her doğru işin yanında, yanlışlığın ise karşısında olduğumu söyleyebilirim.


Milletimiz şunun kararını vermelidir; Türkiye bileği bükülmez bir aslan mı olmalıdır, yoksa kesimlik büyütülen kurbanlık mı (?) Bu ikilemde bizi kurbanlık yapmak isteyen dost kasaplar zaten elinden geleni yapıyor. Onlara rağmen Aslan olabilmek halen bizim elimizdedir. Çareyi dışarıda arayanlar aldanıyor. Çare bizzat biziz. Çare milletimizin bir arada yaşama azmi ve gelişim arzusudur. Gün bir olma diri olma günüdür. Bu birliğin önce TBMM çatısı altında örnek biçimde sağlanması gereklidir.


Önceden verdiğim bir örneği burada yeniden vereceğim. Peygamber efendimiz Küfre karşı çareyi Allah ve müminlerde aradı Allah ve Müminlere hizmet etti. Atatürk Emperyalist katil sürülerine karşı çareyi Milletinde aradı ve milletine hizmet etti. Demek ki çare arama ve hizmet etme arasında bir bağ var. Hizmet ne yöne ise çare de o yönden aranıyor. Çareyi ABD ve AB de aramamak gerekir diye düşünüyorum.


Adı güzel Muhammed Mustafa Habibullah’ın övgüsüne mazhar olan Aziz Milletim; Dünyanın huzur bulması için senin iman dolu azmine ihtiyaç var. Muhteşem bir geleceğin sana kucak açtığı bu yolda Allah yar ve yardımcın olsun.


Yrd. Doç. Dr. Hikmet Aytek – İstanbul 05.11.2011


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   19/08/2012 - KAHROLSUN UYUŞTURUCU TACİRİ, ATEİST VE HAİN GÜRUHU!..
   06/11/2011 - KCK İHANETİN ADIDIR !..
   23/09/2011 - ALMANYA'DAN "HOOOPPP" DEDİK!..
   13/09/2011 - ALİ İMRAN 19!..
   28/08/2011 - AĞAÇ DOĞRULMADAN GÖLGESİ DOĞRULMAZ
   22/04/2011 - KÜRESEL PATRONLUĞA KARŞI MİLLETLERİN KARDEŞLİĞİ!..
   30/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK-06
   29/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK -05
   28/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK-04
   27/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK -03
   26/03/2011 - LİBYAYI ANLAMAK - 02
   25/03/2011 - LİBYA'YI ANLAMAK -01
   10/03/2011 - GİRİŞİMCİ VALİLER VE ÜNİVERSİTELER GEREKİYOR !..
   22/02/2011 - KOSGEB + YÖK PROTOKOLÜ ÇOK OLUMLU BİR ADIMDIR !..
   02/10/2010 - KÜFÜR DİYE BAKARLAR ATSIZ HOCAM'IN DUALARINA
   28/09/2010 - HUTBE’DEN ÇIKARSANIZDA “ ALLAH KATINDA DİN İSLAMDIR
   19/09/2010 - SON DURUM
   16/09/2010 - SİYASİ PARTİ, SİYASETEN PARTİ İKİLEMİ
   02/08/2010 - MİLLİ DEVLET İÇİN “ HAYIR “
   26/07/2010 - 12 EYLÜLÜN DÜNÜNE DE HAYIR BUGÜNÜNE DE HAYIR
   29/06/2010 - KENDİ PATRONLUĞUMUZU KURALIM (02)
   28/06/2010 - KENDİ PATRONLUĞUMUZU KURALIM (1)
   27/06/2010 - YIPRATMANIN ARDI BÖLMEDİR!..
   25/06/2010 - BEN ÇIKAR DEMEM, ÇIKAR BENİM OLMAYINCA
   11/05/2010 - MİLLİYETÇİLİK TEPKİCİ DEĞİL ETKİLEYİCİ OLMALIDIR
   04/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER (03)
   02/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER(02)
   02/05/2010 - MİLLİYETÇİ GENÇLERE ÖĞÜTLER(01)
   19/03/2010 - MİLLİYETÇİLER BİRLEŞİNİZ
   18/02/2010 - KÜRESEL’İN KÖŞELERİ (1)
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 112

Sayfa :


 1   2 -  3 -  4 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı