Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 37740  
 TOPLAM 623572588  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Prof. Dr. Orhan KURAL
Yazara E-Posta Gönder
KAHVENİN BİN YIL HATIRI KALDI MI ?

Aslında Türklerle bağlantısı olmayan kahve ile 1500’lü yıllarda öyle sevişmişiz ki; “Türk Kahvesi” olarak sevdirmişiz ve tattırmışız. Aslında her şey, “Kaldı” adında Habeş bir sığırtmacın IX Yüzyılda keçilerinin bir meyveyi yedikten sonra hareketlenmeye başladığını fark  etmesi ile başlar, Kendisi de bu meyveyi tadar ve mutlu olur, hatta güç kazanır. Kısa zamanda kahve tohumunun ünü yayılmaya başlar. “Kahve” sözcüğünün Habeşistan’da bu bitkinin üretildiği Kaffa yöresinden kaynaklandığı sanılıyor. Bin yıllarında Yemen’de de  kahve ekilmeye başlanır. Osmanlılar altmış çeşidi bulunan  bu sihirli bitki ile Yemen diyarında tanışıp,  onun ilk kez ateşte kavrulduğu ülkemize getirirler.
 
Bugün sayıları 400 bini bulan ve  maalesef artık bana göre bir çeşit  “tembeller yuvası” haline dönüşen “kahvehane” yani “kıraathane” ilk kez 1550 yılında İstanbul Tahtakale’de açıldı. Hatta bu yeni maddeye bir dönemde uyuşturucu muamelesi yapılıp ardından din adamlarınca yasaklanmış. Bir dönemde  kahve taşıyan gemilerin dipleri delinerek batırılmış bile. Ama tüm bu  yasaklara rağmen Sultan III.  Murat döneminde sadece İstanbul’da kahvehane sayısı 600’e ulaşmış. Kahvenin Avrupa’ya sunulması 1615 yılında tacirlerin kahve tohumlarını Venedik’e götürmesi ile başlar. Viyana kuşatması sonrası Osmanlıların bıraktığı çuvallar dolusu yeşil kahve tohumunu Avusturyalılar önce deve yemi sanmışlar. Fakat gizli ajanların verdiği bilgi ile dönemin “Türk içkisi” Viyanalıların beğenisine sunulmuş.
 
Osmanlıların Paris sefiri nüktedan Müteferrika Süleyman Ağa, 1669 yıllarında Türk kahvesini büyük gururla Paris sosyetesine ikram ediyor. O dönemde Süleyman Ağa’nın konağında kahve içmek Parisliler için  bir ayrıcalık sayılıyor.
 
Batı Avrupa’da  kahve içilen mekanlar Balzac gibi yazarların, Beethoven, Mozart gibi bestecilerin yani aydın kesimin buluşma yeri oldu. Fransa’nın Devlet Bakanı Talleyrand kahve için söyledikleri bu “kara suya” olan sevgiyi bakın  ne  güzel yansıtıyor. “?eytan kadar kara, cehennem kadar sıcak, melek kadar saf, aşk kadar da tatlı.” Kısa bir süre sonra Amerikan  Kongresi kahveyi “ulusal içecek” olarak  ilan ediyor.
 
Artık Türkiye’nin  bir çok yerinde geleneğimizin bir parçası olan ve  sevdiğim Türk kahvesini bulamıyorum. Çay, hazır filtre kahve varken “Türk kahvesini bol köpüklü pişirmek için  kim uğraşır ki ?” “Ekspresso” ismi bile etkileyici, batı hayranı gençlerimize hiç Türk kahvesi içmek yakışır mı ? Ama Tepebaşı’nda açılan “Ta Nisia” adlı Yunan lokantası kahvemizi Hovoli denen özel bir aletle hazırlıyormuş. Belki ellerinde Coca Cola , sırtlarında tişört ve blucinli gençlerimiz Yunan lokantasında Türk kahvesini tekrar  keşfederler.
 
Bugün petrolden sonra en çok tüketimi olan ve dünya borsalarında en çok işlem hacmine sahip olan kahve, alkol ve tütün mahsullerinden daha fazla tüketiliyor. Dünyanın kültürünün de bir parçası oldu.
 
İşte kahve ile ilgili bazı ipuçları  
 
·         Kahvenin kalitesi, yetiştiği yüksekliğe, toprağın mineral yapısına, rüzgar ve güneşe göre değişmektedir.
·         Kahve ağacı dikildikten ancak üç yıl sonra yılda 500 gram kahve verir. Kahve ilk 8 ile 12 ay arasında olgunlaşır.
·         Dünya kahve ticareti Arabica – Rabusta ve Iberica olmak üzere üç kategoriye ayrılır ve Dünya toplam kahve üretimi 7 milyon tonu bulmaktadır.
·         Kahve hazırlanırken kahvenin kalitesinin yanında, su kalitesi, hazırlanma ısısı, öğütme sonrası tane büyüklüğü ve  hazırlanma basıncı da kahvenin tadını etkilemektedir.
·         Kahve etkisini içildikten 20-30 dakika sonra göstermektedir.
·         Kahvenin kafein içeriği 0,9 ile 12,6 miligram arasında değişmektedir. 1,5 miligramdan fazla kafein vücuda zararlıdır.
 
Türk kahvesinin hazırlanışı
 
·         İçme suyunu fincanla ölçerek cezveye koyunuz (Kalitede su da etkilidir.)
·         Her fincan için iki çay kaşığı karşılığı kahve (5 gr) iki çay kaşığı şeker ilave ediniz. (ya da şeker arzuya göre)
·         Kısık ateşte kahve şekeri iyice karıştınız.
·         Bir süre sonra kabaran köpüğü fincanlara pay ediniz.
·         Kahveyi bir taşım daha pişiriniz ve fincanlara boşaltınız.
·         Türk kahvesi sunulurken yanında su verilmesi adettir. İçilen su ağzı kahve lezzetine hazırlar.
·         Toplu tüketimde orta şekerli hazırlanması daha pratiktir.
 
Kahve kültüründen seçmeler
 
Kahvenizi nasıl alırsınız ? Sade, az şekerli, bol şekerli (mektepli de denir.) yandan çarklı, okkalı, kül kahvesi, ibrik kahvesi, dibek kahvesi, güle güle kahvesi, bülbül tükürüğü, köpüğü solda olsun
 
Neyse halim, çıksın falım… Türk kahvesinden bir fal türü doğmuştur. İçilen kahvenin telvesi, falı bakılacak kişi tarafından hafifçe çalkalanır. Üzerine tabağının içi konan fincan ters çevrilir. Bazıları fincanın dibine işaret parmağını değdirerek bir dilek tutar. Soğuduktan fala bakacak kişi tarafından çoğu kez “ne ise halin o çıksın falın” denerek açılır. Telvenin fincanda bıraktığı şekiller benzetilerek içe doğan şeyler söylenir. Kahve falının önemli bir özelliği de sadece iyi dileklerden oluşudur.
 
 
Manilerde, atasözlerinde, deyimlerde kahve, Ali Nihat Tarlan’ın Kahvenamesinden seçmeler
 
Kahve kuvvet kalbe dermandır dize
Kahve ruha neşvedir, ferdir göze
?airim ben isterim bir caize
Kahve lütfet varsa imkânın eğer
Kahvenin pek başka zevk u lezzeti
Meyden üstündür bunun keyfiyeti
Anda buldum zevk u şevk u sıhhati
Kahve lütfet varsa imkânın eğer
 
Maniler 
 
Bahçenin meyvelisi
Kahvenin telvelisi
Ana baba sevilmez
Sevilir cilvelisi 
 
Kahve Yemen’den gelir  
Yarimden haber geldi  
Eğer yarim gelmezse 
Yakasından tut getir
 
Kara kazan kaynar, arap çocuk oynar  (Cevap: Kahve)
 
Bir fincan kahvenin kırk yılı hatırı vardır.
 
Türk misafirperverliği bütün dünyada biliniyor. İşte bu misafirperverliği tanımlayan en güzel örnek “Buyurun bir acı kahvemizi için”
 
Allahın emri peygamberin kavli ile….
 
Hayırlı bir iş için ziyarete giden kız istemeye giden aileye, gelin adayı kendi elleriyle kahve ikram etmesinden sonra aile bu cümle ile başlar….
 
Ziyade olsun
 
1871 yılından beri Türk Kahvesi satan Mehmet Efendi Mahdumları tesisin kapısına kilit asarsa şaşmamak gerek. Misafirperverliğin, kız istemenin, dostluğun ve falın simgesi olan kahve dileriz en azından evlerimizde yaşar. Çünkü kültürünü,  geleneklerini ve dilini kaybeden bir ulus aslında her şeyini yitirir. 

 
 

 YAZARIN TÜM YAZILARI
   05/10/2010 - GEZMEK!..
   09/10/2009 - GÖRDÜNÜZ MÜ?
   01/04/2009 - KAHVENİN BİN YIL HATIRI KALDI MI ?
   22/10/2007 - SEVMİYORUM
   13/07/2007 - ARTIK HERŞEY HIZLA DEĞİŞECEK, BİRLİKTE YAŞAYACAĞIZ!
   25/06/2007 - NARGİLEYİ SAKIN HA MASUM KABUL ETMEYİN!
   11/06/2007 - YILLAR TÜKENİYOR
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 7

Sayfa :


 1 

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı