Pazartesi , 23 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Süheyla ERGÜL
Yazara E-Posta Gönder
UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...

"Umut; garibin ekmeğidir, aşıdır" derler.


Yalnız anladığımız nitelikteki 'garip' midir tanımlanan? Hayır.


Genelde "garip" denildiğinde; yoksul, kimsesiz, umarsızlığa boğulmuş, kurtuluş şansı ise hiç olmayan kişiyi düşünürüz. Oysa, her tür varlığa sahip, dilediğini alabilecek, dilediğini yapabilecek, geniş aile ve dost çevresine sahip nice kişilerin de 'garip' yanları vardır. Çözemeyecekleri sorunlarla karşılaşabilir, dostlarını, varlıklarını hatta ailelerini yitirebilirler. Nedenleri çok farklıdır; bazen dışlanırlar, bazen de dışlarlar. Sonuç değişmez; yalnızlık ve umarsızlık...


Umut, bu durumlarda en yakın dostunuz, arkadaşınız, varlığınızdır artık çünkü 'umut ettikçe' yaşayacaksınızdır artık... O umut ki; bir mum alevinin silik görüntüsünden, reflektörlerin, projektörlerin parlayan ışınlarına dönüşebilir yeter ki, umudunuzu aklı selim olarak yaşama geçirme becerisi kazanın, kazanmak çabanızı varsıllıkta ve yoksullukta asla kaybetmeyin!..


Umut edinebilmenin en güzel örneklerini tarihte bulabilirsiniz. Tarihin tüm türlerinde; siyasal, sosyal, sanat tarihlerinde. Ünlü yapıt sahiplerinin yaşam örnekleri ile dopdolu tarih size umutsuzluğun umuda dönüşünü ve başarısının nasıl yudumlanacağını gösterecektir..!


Bizim tarihimizin en büyük umutsuzluğu; yurdumuzun her bir yanının düşman işgali altında olduğu yıllardır.


Ekonomimiz sıfır, borç batağındayız.. Düşmana karşı koyacak silahımız yok. Ordumuz darmadağınık edilmiş, düşman içten işbirlikçilerle birlikte at koşturuyor. Son Türk Devletini bitirmişler... Halk üzgün, halk umarsız... Ve bir Deha var ki, dünyaya bir eşi daha gelmemiş, gelmesi de yüzlerce yıl alacak...


O ,Mustafa Kemal... O, bizim Atatürk'ümüz...


Yılmadan, yıkılmadan, çelikten güçlü iradesi ile haykırıyor:


" Benim umudum var ve sınırsız..."


" Bizim umudumuz var ve sınırsız olmak zorunda..."


"Şimdi düşüm peşime, yeni bir Türk Devleti için düşelim yollara, uygar, çağdaş, var olan uygarlıkların üstüne çıkmak için kenetlenelim ve az zamanda çok işler yapalım birlikte onurunu yaşayalım..."


Sonra, içinden geldiği gibi umudunun doruklarında "Dağ başını duman almış yürüyelim arkadaşlar..." diye başladığı şarkıyı sürdürüyor ...


Bir ulus elele, kolkola, yarınların özgür, uygar ve yeni Türk Devletini kurmak için ardından geliyor...


Bir ulus yeniden ve küllerinden doğuyor; Atasının ilkeleri, devrimleri ile aydınlanıyor, gelecek kuşakları aydınlatmanın bilgeliğine ulaşıyor....


Zaman zaman bu aydınlanmaya ket vuracak iç- dış olaylar olsa da, Atatürk'ün aydınlığını karartmaya, kimsenin asla gücü yetmiyor,yetmez de...


O, uluslararası boyutta olması gerekenleri yıllar önce ön sezisi ile algılamış ve çağının çok ötesinde gelecek onlarca yılın hesaplarını yaparak bu ülkenin liderliğini üstlenmiştir...


O'nun, yıllar önce ön gördüğü herşey, bugün gerçekleşmekte; ülkemizin üzerinde oynanmak istenen oyunlar her boşlukta doldurulmaya çalışılmaktadır. Oysa, bu boşlukları dolduracaklar olarak dünyada eşi olmayan bir özverinin sahipleri olan Türk Ulusu vardır ve "umutsuzluğun her zaman yeni bir umuda döneceğine " inanmıştır.


Bu inançtır ki; Mustafa Kemal Atatürk adını ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, asla unutturamamakta, tam tersi, daha çok anımsayıp ilkelerine bağlanmamıza neden olmaktadır..


Bu demektir ki; "Türk Ulusunun ' UMUTSUZLUK' " gibi bir hakkı tarihler boyunca hiç olmamıştır, olamazda...


Çünkü biz; umutsuzlukları umutla çevirmeyi bilen ve eksiksiz başaran dünyada tek ulusuz...


Bu bize Atamızdan kalan en büyük mirastır, sakın unutmayın!


Ölümünün (70.)* yılında bir kez daha haykırıyoruz: "Sonsuza dek kalbimizdesin...Biz gösterdiğin yolda, düşe- kalka da olsa ilerleyip,uygarlıkların üstünde bir Türkiye mutlak yaratacağız..."


Nur içinde yat...


------------


* Atamızın sonsuzluğa uğurlandığı (10/11/2008tarihli ve UMUDUNUZU YİTİRMEYİN başlıklı yazımız.


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   22/09/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS -04
   22/09/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(03)
   19/09/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(02)
   18/09/2014 - BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(01)...
   03/09/2014 - HAZAN MEVSİMİ DE GEÇER ...
   01/09/2014 - BARIŞ YANLISI OLUP SAVAŞMAK ...
   03/08/2014 - ETİK FELSEFESİ-(18)...
   02/08/2014 - ETİK FELSEFESİ-(17)...
   01/08/2014 - ETİK FELSEFESİ-(16)...
   31/07/2014 - ETİK FELSEFESİ- (15)...
   30/07/2014 - ETİK FELSEFESİ- (14)...
   29/07/2014 - ETİK FELSEFESİ -(13)...
   28/07/2014 - ETİK FELSEFESİ -(12)...
   27/07/2014 - ETİK FELSEFESİ-(11)...
   26/07/2014 - ETİK FELSEFESİ- (10)...
   25/07/2014 - ETİK FELSEFESİ- (09)...
   24/07/2014 - ETİK FELSEFESİ- (08)...
   23/07/2014 - ETİK FELSEFESİ-(07)...
   22/07/2014 - ETİK FELSEFESİ-(06)...
   21/07/2014 - ETİK FELSEFESİ-(05)...
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 386

Sayfa :


 1 -  2 -  [ 3 ]   4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -  12 -  13 -  14 -  15 -  16 -  17 -  18 -  19 -  20 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı