Pazar , 18 Kasım 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 133771  
 TOPLAM 650763310  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Osman ÖZKAN
Yazara E-Posta Gönder
GEÇİLMEZ!..

18 Mart dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir harbin sonucu olarak Çanakkale deniz zaferinin 100. Yıldönümünü kutluyoruz.
İngilizlerin Akdeniz'den peşine düşerek kovaladığı Alman gemilerinin imparatorluğuna sığındığı bu tarihten 7 ay sonrada bu gemilerin Osmanlı donanmasına katıldığı isimler içinde daha sonradan Yavuz ve Midilli olarak anıldığı bilinmektedir. 29 ekimde ise söz konusu gemiler Karadeniz Boğazını geçerek Rus limanlarını bombaladığı zaman Osmanlı İmparatorluğunun birinci cihan harbine gireceği düşünülmüşmüydü? O günün düşünürlerinin ve siyasetçilerinin bu gelişmelere pek bir anlam verdiklerini söyleyebilirmiyiz?


Sonuçta Ruslar 1 Kasımda Doğu Anadolu sınırlarını geçiyor ve kapımıza dayanıyordu.


Bize karşı savaş açmıştı. Bu gelişmelerden sonra İngilizler ise Basra Körfezine asker çıkarıyorlar ve sığınak yapıyorlardı.


Sarıkamış'a çıkartma yapan Rus birliklerine karşı koyacak ordumuz ise çetin kış şartlarına dayanamayarak tedavisi mümkün olmayan hastalıklarla karşı karşıya kalmış görevini yapamayacak duruma düşmüştü.


Osmanlıyı tarih sahnesinden silmek isteten İngilizler ve Fransızlar yıllarca hazırladıkları teknik donanımlı gemilerle ve silahlarla boğazı koruyan Türk tahkimatına 19 ?ubat günü saldırdılar. Bütün hava muhalefetine rağmen Türk topçularını bombalamaya devam ettiler.
18 Mart günü var güçleriyle boğazı zorlayarak geçmek istediler fakat bu tarihten sonraki gelişmeler hiçte onların istedikleri şekilde olmadı. Zannediyorlardı ki ellerini kollarını sallayarak Çanakkale Boğazını geçip Marmara'nın mavi sularına ulaşacaklardı. Ama hiç hesaba katmadıkları Mehmetçiği ve Türk neferini ve ayrıca Türk denizcilerini ve topçularını karşılarında buldular. Tarihte emsali eşsiz görünebilecek bir direnişle karşı karşıya kaldılar.


Günlerce uğraşarak mayından temizledikleri boğaza Nüsret Mayın gemisinin yeniden mayın döşediğini bir türlü anlayamadılar bu mayınların ne zaman ne şekilde döküldüğüne hayret ettiler akılları buna bir türlü ermiyordu. Böylece 7-8 Mart gece yarısından sonra elde kalan son mayınlarda düşmanın temizledikleri deniz sahasına dökülmüştü ve bunun dökülüş şeklini de hiç kimse görememişti. Buna ilaveten Gelibolu Yarımadasında ki mecidiye tabyası topçu erlerinden Edremitli Seyit'in 276 kg.lık ağırlığındaki mermiyi sırtına alıp topun namlusuna sürmesi sonucunda dünyanın en ağır silahlarıyla saldıran batılı güçler "Düvelii muazzama" bu ilk savaşı böylece kaybettiler Çanakkale Boğazının geçilemez olduğunu anladılar.


Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un çeşitli milletlerden, renklerden ve simalardan üzerlerine elzem olmadığı halde koşup Çanakkale'ye getirilenler için "Sadece bir hadise var ortada vahşetlere denk" dedikten sonra savaşın vahşetini şu mısralarla tasvir ediyordu.


"Ölüm indirmekte gökler, ölüm püskürtmekte yerler;


O ne müthiş tipidir ki savruluyor enkazı beşer


Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak


Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak


Saçıyor zırha bürünmüşte o namert eller,


Yıldırım yayılımı tufanlar, alevden seller,


Sürü halinde gezerken sayısız tayyare!
Top tüfekten daha sık gülle yağan mermiler,
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.."
Muhtargillerin Ahmet şehit olmuş haber geldi dün
?enlik oldu, mevlüt okundu, düğün oldu bütün gün
Köy giyindi kuşandı namazgaha gittiler
O şehitin rahmetullah duasını ettiler
Sen bilirsin yavuklusu kumral saçlı Emine
O güzel kız yeşil örtü örtmüştü başına
Hıçkırmadı ağlamadı sandım onu bir melek
Evin evlik ocağını söndürmüştü kör felek.
Sürme çekmiş kına ile süslemişti elini,
Olmuştu tel duvaklı nurlu şehit gelini.
Dedi Ahmet beni ahirette beklesin
Ben onunum utanmasın beni haktan istesin
Kaderim bu şehit olmuş benim şanlı yiğidim
Kız kalırım varmam ele
Bende canlı şehidim kızlarının..


Not: Bu mısralar tüm Türk ortak ülküsü ve inancıdır.


O gün ki Ordumuzun komutan ve tüm subay ve askerleri Gelibolu yarımadasına gelen düşmana gereken tarihi dersi müteakip yıllarda İnönü, Sakarya, Dumlupınarda da devam etti.


Bizlere bu güzel vatanı armağan eden başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o günlerden bugüne denk ?ehitlerimize ve Gazilerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.
Ruhları ?ad olsun.


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   18/03/2015 - GEÇİLMEZ!..
   06/12/2014 - YIL 1930...
   01/09/2014 - DOĞA İLE BARIŞ...
   09/03/2014 - AKIL!..
   27/01/2014 - TEVAZU!..
   03/09/2013 - GÜNÜMÜZDE DÜNYAYI İDARE EDENLER!..
   20/06/2013 - KİBİR!..
   14/06/2013 - KADINLARIMIZ VE ÇOCUKLARIMIZ!..
   28/02/2013 - TÜRK DEMOKRATLARI!..
   19/12/2012 - HİMMET VE GAYRET!..
   19/12/2012 - SONSUZLUK!..
   02/11/2011 - CUMHURİYET BAYRAMI!..
   09/07/2011 - YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ!..
   12/05/2011 - DOST VE DOSTLUK!..
   04/01/2011 - RUH YÜCELİĞİ!..
   28/12/2010 - AK KATIK!..
   18/12/2010 - KÖYDEN GELDİM ŞEHİRE ŞAŞIRDIM BİRDENBİRE!..
   04/12/2010 - UMUT
   13/11/2010 - ÇOBAN!..
   26/10/2010 - CUMHURİYET BAYRAMI
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 48

Sayfa :


 [ 1 ]   2 -  3 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı