Çarşamba , 19 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 159342  
 TOPLAM 636592569  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
İsmail BOYACIOĞLU
Yazara E-Posta Gönder
KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN KURULUŞ YIL DÖNÜMLERİNİ KUTLAMAYA HAKKIMIZ VAR MI?

Eminim, Köy Enstitüleri kapatılmamış olsaydı, bugünkü Türkiye’miz çok farklı olurdu. Günümüz dünyasının yönünü belirleyen ülkeler arasında edilgen bir rol almayıp, etken, rol veren ülkeler arasında olurduk. Böyle bir kanaate “hayır” diyecek hiçbir vatandaşımıza da rastlamadım, gidişe bakılırsa, bundan sonra da rastlayacağımı sanmıyorum. “Pekiyi de, efsane gibi yaşanmış bir eğitim modeli olduğu halde, neden Köy Enstitüleri kendi varlığını koruyamamış, dedikodulara dayanan oyun gerekçeleri ile kapatılıvermiş?”


İşte, sorulması ve cevaplanması gereken bu soruya cevap verme zamanının içindeyiz. Çünkü ülkemizin kurtlar sofrasında lokma lokma yenilmesine seyirci durumundayız., Atalarımızın ve yaşayacak nesillerimizin ruhları ile yüzleşecek ruhumuz da yok olmaktadır; ancak, bu olumsuz koşullardan kurtulmak için, yine de yapacağımız işler var: “İmkansızlık, en büyük imkandır”


İnsanlık DNA testleri ile nesnel vücutlarımızın kimden doğma, kimden olmayı bilebilen medeniyet seviyesine ulaştı.


Ancak, öznel varlığımızın DNA testlerini anlayacak medeniyet seviyesine hiçbir zaman ulaşılamayacaktır.


?öyle ki: Nesnelliğe bile ister makro, ister mikro seviyeden bakalım, gerçeği anlayamamaz halimiz hala yürürlülüktedir. “ Nesnellikler,sadece yaptıklarından dolayı bilinmektedir” ülkeler arasındaki farklılıkların sebebi de nesnelliklerin bu farklılıklarını, fark edebildikleri kadardır. İleri veya geri kalmış ülkeler bu yönüyle ayrılır.


Nesnel alemi bile bilemezken,öznel alemin farklılıklarını anlayamayacağımız gerçeğini hiç bilemeyiz.


Ancak, bir sorunun cevabında anlaşmaya varamadan, insanlığın günümüzün gerçeklerini anlaması mümkün değildir. Bu soru şudur: “Nesnel alem mi öznel aleme yön veriyor; yoksa, öznel alem mi nesnel aleme yön veriyor?” Başka bir deyişle: “Madde mi manaya, mana mı maddeye yön veriyor? ” Bu konuda kesin kanatimizi oluşturmamız gerekiyor.


Mana, ne olduğunu anlayamadığımız; ama yaptıklarından dolayı bilebildiğimiz ruhun bir yansımasıdır.


Atalarımızın ruh ve beden birliği ile kurduğu Cumhuriyetimize yöneltilen tehdidi ve Köy Enstitülerinin kapatarak başlatılan yıkım sürecini durdurmak ancak atalarımızın ruhlarının empatisine girebilmekle mümkündür.


Ruh deyince din, din deyince ruh anlayışından kurtulmamız gerekiyor. Dinler ruhları meze yapmadan, dinsizler de dinleri meze yapmadan, salt ruhun yansımalarını kabullendikleri oranda, insanlığın kurtuluşunun öznel ve nesnel reçetesini bulabiliriz.


Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, cephelerdeki savaşın kazanılması tabii ki önemliydi; ancak ondan da önemli olan, kazanılan başarının, eğitimle sürdürülebilmesi olduğuna göre, ‘nasıl bir eğitim?’ sorusunun cevabı: “Nesnel eğitimle en iyi şüphecilik, öznel eğitim ise şüphesizlikle elde edilir” gerçeğinin analitik çözümüyle yanıtlamamız gerekir.


Hangi meslekten olursak olalım, nesnel eğitimde düsturumuz: “ Aradığını bulduğun, bulduğunu koyduğun yer, aynı yerse; akıldaki karışıklıklar biter” olmalıdır.


Öznel eğitimin düsturu ise: “Hatır da kalmaz, satır da kalır; ancak, satırın neresin de kalır” bunu bilirsek o zaman aklımızı karıştıran bu farklılık; yani ne nesnellik kalır ortada ne de öznellikler. Böylece kafalarımız çöp tenekesi olmaktan da kurtulur..


Bu sözel anlatım sistemini, bilgisayara dökebilecek ehil bilgisayarcılara, matematiksel tanımlar yapmaya hazırım.


Vatanın böyle sağ kalacağından emin olabilirsiniz.. Saygılarımla. 17-Nisan-2012


İsmail BOYACIO?LU


Makine Mühendisi


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   16/04/2012 - KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN KURULUŞ YIL DÖNÜMLERİNİ KUTLAMAYA HAKKIMIZ VAR MI?
   01/06/2010 - Yaşanmış Köy Enstitülüleri Efsanesi,Yaşanacak Kent Enstitüleri Efsanesine Nasıl Dönüşecek?
   04/02/2010 - HASTAYIM DEDİM DEDİM İNANMADINIZ!..
   08/12/2009 - KURBAN BAYRAMI DÖNÜŞÜ
   08/10/2009 - MEDYA VİCDANI
   12/09/2009 - ATAMIZIN YANINA GİTMEDEN YAPACAKLARIMIZ
   31/07/2009 - ÖZELLEŞTİRMELERİN İÇ YÜZÜNDEN BİR KESİT
   06/07/2009 - P.O. ÖZNEL VE NESNEL BAĞIMSIZLIK!..
   06/07/2009 - EN ÖNEMLİ İŞGAL, RUHSAL İŞGALDİR
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 9

Sayfa :


 [ 1 ] 

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı