Salı , 22 Ağustos 2017  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 30395  
 TOPLAM 513399655  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Refhan İRTEM
Yazara E-Posta Gönder
İSTEMLER VE UYGULANANLAR...

15 Temmuz fetö terör örgütü " FTÖ " hain darbe girişiminden sonra peş peşe tutuklamalar başladı. Bunlar arasında ilk tutuklananlardan biri de ‘Adil Öksüz’ idi. Ne var ki, hakim karşısına çıkar çıkmaz her ne hikmetse! Kısa sürede serbest bırakıldı. Fetö zanlıları arasında ismi ilk sırada anılan ve bilinen Adil Öksüz, bir süre sonra herkesin ”Akıl sır erecek gibi değil, nasıl böyle bir zanlı salıverilir?” dediği dönemler başlamıştı ama, dövünmek için  zaman artık çok geçti.


Belli ki birileri ustaca bir manevra ile salıverilmesine olanak sağlamıştı. Nitekim olaylar aydınlandıkça serbest bırakılma nedenleri  de ortaya çıkmaya başlamıştı.


Örneğin, onu salıveren hakimin de Fetöcü olduğu zannı ile görevden alındı. Yanılmıyorsam tutuklandı da.


 Buraya kadar her şey tamam...


Pekii... bu salıverilen kişi nasıl oldu da bir türlü bulunamadı... Yer yarıldı da yerin içine girmiş gibi birden ortadan kayboldu? Yine herkes kendince kafa yorup nedenini bulmaya çalışırken nasıl oldu da birden bire Öksüz’ün Almanya'da olduğu haberleri kesinleşti. Akla ilk gelen; çifte pasaportlu olup başka bir isimle kaçıvermesi veya kaçırılmış olmasıdır.


Bir başka varsayım; adam elini kolunu sallayarak Adil Öksüz ismi ile çıkış yaptıysa durum daha acıdır. Çünkü , sınırlarımızdaki kontrollerin delik deşik edildiğinin düşündürücü yansımasıdır.


Sınırlarımız demişken; sınır komşularımız ile olan ilişkilerimizin de sil baştan yenilenip eski huzur ve güvenin olduğu, ufak tefek var olan sorunların halledildiği dönemlere dönmek zamanının geldiği, hatta bu konuda çok geç bile kalındığını ilgililerin dikkatine sunup anımsatmak gerekir.


Örneğin;  artık hiçbir yarar elde edemediğimiz Suriye politikamızı değiştirip Esad ve Suriye ile olan ilişkilerimizi yeni bir siyasal anlayış ile sil baştan yenilemek için görüşmek gerektiği gibi.


 Araştırma ve soruşturmalar ilerledikçe kaçan ve iltica eden Fetöcülerın, yalnız  Almanya'ya  değil, Yunanistan'a, ABD başta olmak üzere pek çok ülkeye kaçtıkları ya da iltica ettikleri haberleri her gün medyada yer alıyor. Fetö, dünyanın hemen her ülkesinde okullar açarak görüntüde kültür alış verişi yapıp sempati toplamayı sinsi vitrininde sunarken, vitrin ardında da bir gün gerektiğinde sempatizanlarının  ,üyelerinin ve kendinin kaçacağı, iltica edeceği yatırımlarını da yine sinsice planlamış görünüyor.


 Yurt dışında Türklerin daha çok olduğu yerlerde daha çok faaliyetlerde bulunan fetöcüler anlaşılıyor ki Almanya' da daha etkin olarak çalışmışlar.


Artık önce ABD' yi değil  Almanya'yı ziyaret edenler ülkemizde siyasette ön sıralara oturuyorlar. Paravan şirketin Almanya olduğu açıkça beyan durumundadır.


 Buradan da anlaşılıyor ki kimin geleceği değil kimin nasıl geleceği önem taşımaktadır.


    Birlik ve beraberlik içinde , iç dış siyasamızda eğer parlamenter sistemi koruyamaz duruma düştüğümüz an  büyük bir çıkmaza gireceğimiz kesindir... Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bunun tersini savunmak söz konusu bile değildir... Bu birlik ve beraberliği sağlayacak olanlar ise, parlamenter sistem çatısı altındaki seçilmiş halkın temsilcileridir. Eğer onlar, bu birlikteliği sağlayamazlarsa halktan bu birlikteliği sağlamaları için attıkları nutuklar elbette karşılık bulur ve halk birlikteliğini sağlar ama bir koşulla; kendileri birliktelik sağlayamamış seçilmişler sandıklara gömerek...


Elbette yeni temsilcilerini Meclis koltuklarına oturtarak...

 

Ülkenin menfaatlerini ön plana almayan ama almış gibi görünen her politik şahsiyetin partisine, adına sanına bakılmaksızın bir gün seçmenine hesap vereceği ve suçları olanların yargı karşısında asıl hesabı verecekleri de tartışılmaz gerçeklerdir.

Yine 15 Temmuz’a dek, yaklaşık kırk yıldır saz çalıp kendini şah sanıp şahbaz olanların icraatları ve söylemleri ile bir bir döküldükleri gibi...


Umarız, bu en son hain girişim sonu ortaya dökülmeye başlayan kirli çamaşırlar pek çok şahbaz niyetli için alınması gereken en büyük ders olur, onlarda varsa bozuk niyetlerini düzeltirler.


Keyfiyet kendilerinindir...


Refhan İrtem


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   20/08/2017 - İSTEMLER VE UYGULANANLAR...
   13/08/2017 - PARTİLER NE İÇİN VAR?
   08/08/2017 - SÖYLEYENE DEĞİL UYGULANMIŞA BAK!..
   04/08/2017 - HANGİ BİLİMLE?..
   31/07/2017 - FETÖ'NÜN PANZEHİRİ
   31/07/2017 - ADALET GİZEMİ!..
   29/07/2017 - YIKILAN DÜNYALAR ...
   25/07/2017 - MADALYONUN İKİ YÜZÜ!..
   22/07/2017 - BİR ŞEYLER EKSİK GİDİYOR!..
   17/07/2017 - İNCİRLİK ABD'YE KAPATILMALIDIR...
   15/07/2017 - HAİNİ BOL BİR 15 TEMMUZ YAŞAMIŞTIK!
   13/07/2017 - Almanya'ya neler oluyor?
   12/09/2016 - BİREY OLMAK KİŞİLİK KAZANMAK!..
   13/08/2016 - DİN GÖREVLİSİ İLAHİYATI BİTİRMELİDİR!..
   06/08/2016 - ÇOK İŞİMİZ VAR ÇOOOKKK!..
   04/08/2016 - NERELERE SIZMIŞLAR SAY SAY BİTMİYOR!
   27/07/2016 - BİZE DÜŞEN HEP KASVET Mİ OLACAK?
   27/07/2016 - NE DİYORDU BİR ZAMANLAR ARINÇ?..
   21/07/2016 - DOĞADAKİ KOLONİLER VE FETÖ...
   20/07/2016 - BİRLİKTELİKTEN ÖDÜN VERİLMEMELİ...
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 205

Sayfa :


 [ 1 ]   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı