Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 38910  
 TOPLAM 623573758  
08.06.2007 itibariyle
YAZARLAR
Selman YÖNAL
Yazara E-Posta Gönder
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ!..
 

Yasa dışı örgütlerin en temel stratejilerinden biri, toplum gözünde saygınlığı yüksek olan sivil toplum örgütlerinin yönetimlerini ele geçirmektir. Bu yöntem illegal örgütlerce uygulanan en yaygın yöntemlerden biridir. Bilindiği gibi bu yapılanmaların örnekleri daha önce 1980 öncesi siyasal mücadele içerisinde Türkiye’de birçok meslek dalında bolca görüldü.


Bugün aynı yöntem yine uygulanıyor. Toplumda saygın yeri bulunan, birçok sivil toplum kuruluşunun yönetimleri terör örgütü “yandaşlarının” eline geçmiş durumda. Bilindiği gibi bunlar ilerici ve demokratik siyasal görüşe sahip yapılar gibi otaya çıkarak o kurumun ele geçirilmesine çalışırlar. İlk başta sadece hükümet karşıtı, ilerici, devrimci yapılar olarak kendilerini lanse ederler.


Toplumda prim yapmanın, hükümet karşıtı, sosyalist ya da sosyal demokrat görünerek çok kolay olduğunu iyi bilirler. İşçi yandaşı - işveren karşıtı, demokrasi yandaşı - faşizm karşıtı, savaş karşıtı – barış yandaşı, hatta İnsan Hakları savunucusu gibi topluma çok sevimli görünen maskeler ardına saklanırlar.


Ele geçirilen bu tür sivil toplum örgütlerinin en başında sendikalar geliyor. Birçok sendika şubesinin yönetimi şu anda terör örgütü yandaşlarının elindedir. Bu örgütler kendilerini kamufle etmeyi çok iyi başardıklarından, tabandaki üyelerinin bir kısmı bu durumun farkında bile değildir. İş hayatının uzunca bir bölümünde bu tür sendika yöneticilerini desteklemiş yurtsever emekçiler mevcuttur.


Yine de bu yapılar için “iktidar karşıtı olsunlar da ne olursa olsun” denilebilir. Ne yazık ki bu durum ciddi bir yönlendirme sorunu yaratmaktadır. Emekçi sınıfın eylem gücü, ya da meslek odalarının itibarı bu karanlık emellere alet edilmektedir.


Bahsi geçen bu STK’ ların ciddi bir terör olayı karşısında ne Pkk karşıtlığını görebilirsiniz, ne de Dhkpc karşıtlığını bulabilirsiniz. Tam tersine olayı saptırmaları ve örtülü destekleri söz konusu olur. (İzmir’de savcının öldürülmesi gibi) Hatta sınır ötesi odakların Türkiye’ye olan düşmanca tutumlarına bile destekleri tamdır.


Örneğin bir dönem Pkk’nın bolca patlattığı bombaların öldürdüğü insanlarımız için terör örgütünü lanetlediklerini asla duymamışsınızdır. Yine Pkk’nın kaçırıp bir süre sonra öldürdüğü bir doktor gencimiz için meslek odası -onca baskıya rağmen- bir kınama sözü bile açıklamamıştı. Tersine devletin güvenlik güçlerini suçlamışlardı! Bunların Daeş’in eylemlerine tepkileri tamdır. Tıpkı Hdp gibi “yerde alır gökte savururlar”, lanetlemede kusur etmezler. Ama Pkk eylemlerinde hep devlet suçludur..!


Önemli bir memur sendikasının genel başkanı Pkk’ya üye olmaktan (6 yıl 3 ay) ceza almış olmasına rağmen bugün halen görevinin başındadır. Yine öğretmenlerin bağlı olduğu ayrı bir sendika, güney doğuda Türk askeri hendeklerdeki katilleri temizlemeye uğraşırken “özerkliğe destek” eylemleri düzenliyor, öğretmenleri eğitimi boykota davet ediyordu. Bunun gibi birçok örnek var.


Hükümet ya da Akp karşıtı yasal muhalif dernek ve kurumları elbette ki bu suçlamanın dışında tutuyoruz. İşçi sınıfının ve halk kitlelerinin demokratik haklarını, çıkarlarını savunan, demokrasi, özgürlük mücadelesi veren ilerici, devrimci güçleri elbette ki tamamen ayrı tutuyoruz.


Bizim eleştirel sözümüz yalnızca Pkk ve diğer terör örgütlerinin yandaşı gibi hareket eden STK yönetimleri için…


Bu odaklar şu anda güvenlik güçlerinin Pkk’ya karşı can siperane mücadelesi karşısında sinmiş durumda olsalar bile, sinsi sinsi planlar yaptıkları ve puslu ortamı bekledikleri kesindir. Türk milletinin vatansever yurttaşlarının bu konuda ki farkındalığı çok önemli.


Selman YÖNAL


 YAZARIN TÜM YAZILARI
   13/08/2017 - SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ!..
   06/08/2017 - ADIM ADIM…
   22/07/2017 - 15 TEMMUZ BİR TİYATRO MUYDU?..
   19/07/2017 - REFERANDUM GERÇEĞİ!..
   09/11/2016 - CEPHELEŞME SÜRECİ!..
   17/09/2016 - ROMANTİK BİR SÖYLEM!..
   12/09/2016 - DARBE GİRİŞİMİ SONRASI UYGULAMALAR!
   28/08/2016 - ORTA DOĞU GERÇEĞİ!..
   22/08/2016 - LAİK DEVLET!..
   13/08/2016 - DEVLET YAPILANIRKEN AKP ETKİSİ!..
   27/07/2016 - "DERİN" DARBE!..
   12/07/2016 - MUHALEFET EDEBİLMEK!..
   06/07/2016 - CAMERON VE BİRLEŞİK KRALLIK!..
   25/06/2016 - AKL-I SELİM!..
   12/06/2016 - KAMUOYU!..
   23/04/2016 - ATATÜRK, ULUSAL EGEMENLİK VE 23 NİSAN…
   23/04/2016 - SİYASİ İKİ YÜZLÜLÜK!?
   12/04/2016 - CİNSEL SUÇLAR…
   25/02/2016 - KONU BAŞLIĞI; DAEŞ!..
   27/01/2016 - KAPIDAKİ TEHLİKE; YENİ ANAYASA
Yazarın Sitemizdeki  Kayıtlı Toplam Yazısı : 201

Sayfa :


 [ 1 ]   2 -  3 -  4 -  5 -  6 -  7 -  8 -  9 -  10 -  11 -

Kampanya detayları için TIKLAYINIZ

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı