İLK YALANIN ADIYDI SOYKIRIM...

Biz de bu durumda, "ılk yalanın adıydı soykırım..." deriz...Hem de kendimize olan tam güvenimizle...



 

ınsan ya?amını do?rudan etkileyen her hangi bir olay söz konusu oldu?unda önce içsel de?er yargıları gündeme ta?ınır ve o olayla ilgili hiçbir belgeye dayanmayan de?erlendirmeler yapılır. Bu ilk de?erlendirmelerdeki ana unsurun özelli?i de, de?erlendirmeyi yapanın konu ile ilgili bireysel duygu ve dü?üncelerinin yansımasıdır. Bunlar, duygusal söylemler olup ayrıca ortaya konulmu? -e?er varsa- eylemsel tepkiler bütünüdür; olayın do?ruluk ya da yanlı?lı?ı ile uzak-yakın hiçbir ilgisi yoktur, olamaz...

Söz konusu olayın ilgili makam ve birimlerce irdelenip incelenmesi için doyurucu belgelere ihtiyaç vardır... Bu da yetmez; olayı do?rudan ya?adı?ını iddiasında bulunanların, bu ya?anmı?lı?a tanıklık edenlerin tümünün söyleyecekleri ve konu ile ilgili sunacakları her türlü bilgi ve döküman tutanak altına alınmadan önce do?rulu?u hakkında büyük bir ?üphe ile bakılır. Bakılması da gerekir! Çünkü, tanık söze ba?lamadan önce yemin ettirilir, söyledikleri dikkatle ve titizlikle kaydedilir. Sundu?u belgelerin do?ru olup olmadı?ına kanaat getirmek için de, en ince ayrıntısına dek laboratuvar ortamında ve i?in ehli ki?ilerce sıkı bir kontrolden geçirilmesi sa?lanır.



Sıradan bir itham için bile, özellikle de yargılama a?amasında söz konusu olan bu uygulama, uluslararası bir iddianın ortaya atılması ile evrensel bir boyuta ta?ınmı? olur ve olayların do?rulu?unun saptanması için, ulusların ikili-üçlü,dörtlü ya da daha çok çıkar ili?kilerine göre de?il, ortaya konulan belgelerin gerçekli?ine göre kararlar alınır...Ortaya geçerli bir belge konulamıyor ya da belgelerin karartılması ve saklanmasında ısrarlı olup bundan kaçınılıyorsa ; ortaya atılan iddianın geçer akçe bir yanı olmadı?ı; emperyal giri?imcilerin eleba?larının perde ardından piyon olarak bir ya da birkaç ülkeyi kullandıkları; çıkar ili?kisi a?ının beklentilerin büyüklüklü?üne göre de gittikçe daha çok emperyalin bu hayali kucaklamasının söz konusu oldu?u dönemlere girilmi? ama, sonu hayali ka?ıklamaktan öteye geçmeyen ölü bir do?um oldu?u da gün gibi a?ikar olarak sırıtır durur.


Sonuç olarak:


Ermenistan devleti, ortaya attı?ı iddiasını ispatlamak için, ar?ivlerini açmıyor ya da olmadı?ı için açamıyorsa ; tutturdu?u hayal kahvesini yudumlamaktan ve o kahve fincanının sapının elinde kalmasından öteye geçemeyecek bir hayal giri?imci (!) olarak kendi kendine söylenir durur...Bu durumda da de?il dünya ülkeleri, uzayın tümü soykırım dese baki kubbede bo? bir seda olarak yansır durur; yüz yıldır yansıdı?ı gibi...


Biz de bu durumda, "ılk yalanın adıydı soykırım..." deriz...Hem de kendimize olan tam güvenimizle...


Osman ÖZKAN


 




( Ulusal Ses ) - 4/23/2015
 
 
http://www.ulusalses.net