ULUSAL BİRLİK !...

Bir türlü sağlayamadığımız şu ulusal birlik. Bir kez olsun ortak birleştiren vatan paydasında bir buluşabilsek her sorunu aşacağız ama ne yazık ki birleşemiyoruz.


   Bir türlü sağlayamadığımız şu ulusal birlik. Bir kez olsun ortak birleştiren vatan paydasında bir buluşabilsek her sorunu aşacağız ama ne yazık ki birleşemiyoruz. Birimizin ak dediğine öteki kara diyor. Öyle bir kutuplaşma süreci yaşadık ki-vatana ihanetin dışında- artık kimsenin farklı fikre saygısı kalmadı.


   O kadar ki artık toplum olarak felsefi idealler bazında değil, parti liderleri ağzıyla tartışır ve düşünür olduk. Bölücü terör ve uzantılarını destekleyen “sermayenin medyası” da toplumu iyiden iyiye negatif anlamda yönlendirir konuma geldi.


Dün hararetle Atatürkçü olduğunu ileri süren kimi köşe yazarları şimdi katil sürüsünün kalemşorluğunu yapar oldular.


   şehit üstüne şehitler verdiğimiz, askerin ve polisin ölüm pahasına terörle mücadele ettiği şu günlerde belli medya gurupları, güvenlik güçlerinin sivil kanı döktüğüne dair algı yaratmaya çalışıyor. Gözümüzün içine baka baka devletin askerinin sivilleri öldürdüğü propagandası yapılır oldu. Bu ar damarı çatlamış kişiliksiz, dönek sözde aydınların asıl amaçları artık belli ki patronlarının çıkarı üzerine devleti ve onu yönetenleri yıpratmak. Akp ve R.T.E. karşıtlıkları bu insanları terör örgütü ve meclisteki uzantılarını savunma noktasına kadar getirdi.


  Bu sözde demokratların Akp ve R.T.Erdoğan düşmanlıklarına bir diyeceğimiz elbette ki olamaz. Ama bu kavgaya, vatanın bölünmez bütünlüğüne ve terörle mücadelede devletin resmi kurumlarına zarar verecek boyuta gelinirse elbette karşı çıkarız.


   Vatanı bölmek isteyen iç ve dış hainler ordusunun değirmenine su taşımak nasıl bir demokrasi savunuculuğu olabilir? Türkiye’yi bölmek isteyen, açıkça Kürtler adına toprak isteyen, dahası geçmişte Türk’lerin Ermeni soykırımı yaptığını savunan bir partiye hangi amaçla destek verilebilir? Hdp gibi katiller ordusunun sözcülüğünü yapan bir partinin ülkeye demokrasi ve özgürlük getireceğine hangi embesil aydın inanır acaba?


   Bizim mantığımız bu ihanet denklemini bir türlü çözemiyor. Daha düne kadar Atatürkçülüğü savunan bu güruh ne değişti de fırıldak gibi döndü? Muhtemelen;


   * Chp’nin demokratik mücadelesi artık güven vermiyor ve artık Türk siyasetine yön veremediğini düşünüyorlar. Kısacası Chp’den ümitlerini kestikleri için Hdp’yi parlatıyorlar. Öyle ki o konuda haksız da sayılmazlar, çünkü Chp genel başkanı ve kurmayları bile Hdp’ye destek verdiler..!


   Doğrusu bu yaşımıza kadar başka bir partiye oy verilmesini isteyen genel başkan yardımcıları ve kurmay heyeti görmemiştik.


   * Hdp meclise girince Akp tek parti olarak çoğunluğu kaybediyor. Bu nedenle Hdp desteklenmeli. Fakat bu durumda da Türkiye kaybediyor. Eğer 1 Kasım seçimlerinde benzer sonuçlar çıkarsa -ki çıkacak gibi görünüyor- Hdp, Türkiye’yi yönetmek üzere koalisyonda yer alabilir.  Bu durum Pkk’nın fiilen hükümet olması anlamına gelecektir.


    Kendinizi halka güzel anlatabilir ve halkta güven uyandırabilirseniz oyları toplayıp Akp’yi demokratik yöntemlerle indirebilirsiniz, ama Pkk ve yandaşlarını demokratik yöntemlerle asla gönderemezsiniz. Bu gerçeği anlamak için mutlaka yaşamak mı gerekiyor?


    Böyle bir gidişat aynen ikinci senaryonun gerçekleşmek üzere olduğunun işaretlerini veriyor. Bu konuda emeği geçenlere lanet etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor.


    Diğerleri hadi neyse ama öncelikle mor kravat takıp ortalıkta dolaşarak belli çevrelere mesaj verenlere yazıklar olsun.


Selman YÖNAL


( Ulusal Ses ) - 9/19/2015
 
 
http://www.ulusalses.net