Perşembe , 18 Ekim 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 152179  
 TOPLAM 644385692  
08.06.2007 itibariyle
Gündem Geri Dön 
BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
Avrupa sınır tanımazlığı artık Ortaçağ'ı alaca karanlığına gömerken pek çok şey değişecek, ekoller ve o ekolleri yaratanlar ayakta kalacaklardır... Yaşamın kısaca tanımı da belki bunun ta kendisidir... Kim bilir?

Sarsıntılar yıkıma do?ru giderken ya?amsal bir kuramda do?ru orantılı olarak gerçekle?iyordu: Bir bitim, bir do?umun özde?li?i...Yıllarca sanata destek vererek belli seçkin yörelerde kümelenmi? asillerin hızla sona yakla?tıkları dönemlerde, sanat çalı?maları daha geni? alanlara yelken açarak kentlerde yayılıyordu.. Burası ve bu açılımların sonuçları son derece önemliydi. Belli yörenin elit grupları arasında -ne denli destek bulurlarsa bulsunlar- sıkı?ıp kalan muhte?em sanat yapıtlarını buralarda sergilemek hakkını elde etmi? oluyorlardı.


Daha önceki Roman mimarisi bilindi?i gibi manastırların, derebeyi ?atolarının etrafında yo?unla?mı?tı! Yukarıda vurgulamak istedi?imiz buydu. Roman sanatının en büyük özelli?i mimarideki yük ile ta?ıyıcı arasındaki dura?an dengeyi sa?lamı? olmasıdır. Sanki formüle edilmi? gibi tanımlanan bu ayırıcı özellik; belli merkezlerde yo?unla?mak dura?anlı?ı ile de örtü?ür gibidir... Gotik üslup anlayı?ı ise kentlerde yayılarak dı?arıları gören pencerelerin açılması gibidir. Gotik üsluplu kiliselerin içlerini gezdi?inizde renk atmosferinin büyüleyici etkisi size: "Açın pencereleri yayılalım yeni yerlere" der gibidir.


Avrupa sınır tanımazlı?ı artık Ortaça?'ı alaca karanlı?ına gömerken pek çok ?ey de?i?ecek, ekoller ve o ekolleri yaratanlar ayakta kalacaklardır... Ya?amın kısaca tanımı da belki bunun ta kendisidir... Kim bilir?


?u bir gerçek ki; o dönemin -Ortaça?- asillerinin 'sanat'ı her zaman destekleyerek, insanlı?a katkıda bulunmalarıdır... Özel ya?amları, didi?meleri bizim konumuzun dı?ında kaldı?ı için biz bu sınıfı 'sanat-sanatçı' duyarlılı?ı için her zaman saygıyla anıyoruz...Her türlü gereksinimleri sınırsız kar?ılanan dönemin sanatçılarına, yapıtlarını bitirmeleri için tanınan sürede bir sınırda kalmamı?tır. Rahat bir ortam ve sonsuz zaman... Böyle olunca da 'kılı kırk yaran' yapıtların ortaya çıkması... Üstelik bu yapıtların sadece 'de?er' olarak yansıması.


Günümüze baktı?ımızda: Elbette sanatı destekleyen varlıklı grup var. Bir farkla ki, "kaça yaptırırsam, kaça satarım" tutkusu ço?unlukla!Ticari bakı?-sanatçı tipolojisini ortaya çıkartmı?tır ki bu da sanatsal yapıtların üzerindeki kasvet na?melerinin duyumlarından pekala anla?ılır...


Biz yine Gotik ortamının Avrupa'sına dönelim. Anımsayın!.. Asiller sınıfı yıkılırken kentlere yayılan sanat temposundan bahsetmi?tik... Burada biraz durmamız gerekiyor. Kentler sanatın yeni yayılım yerleri idi. Ancak ansızın yeni ve genç bir nüfus ortaya çıkarak, "Biz, bundan sonra sanatın yeni haminnesiyiz" demediler elbette. Sarsılıp, yıkılsalar da hala asillerin destekleri vardı. Kentler ise ekonomik yapılanmalarını hızla sürdüren varlıkları üretmekle me?gullerdi. Bu yeni varsılların kaynaklarına gelince dikkatle izlemek gerekiyordu..


ıtalya'da Papa ve ımparator arasındaki çeki?menin en 'uç' dönemlerinde bir grup ' Papa’nın, bir ba?ka grup ise ımparator'un yanında yer alıyor, ticari ili?kilerle hızla servet ve para sahibi oluyorlardı. ıtalya'nın öne çıkı? nedenini anımsatmak bile yersiz. Herkesin bildi?i gibi burada hala Roma kent-devletin etkinli?inin sürmesidir.


O yıllarda Haçlı Ordularının kutsal topraklara gitmeleri, deyim yerindeyse, haçlı turizminin (!) patlaması söz konusu oldu?undan, ıtalyan giri?imciler gemilerle bunları ta?ırlarken, gemi sipari?lerini de veriyorlardı. Tersaneler durmaksızın paralar kazanıyordu. Kutsal topraklara ula?tırılan haçlı turistler(!)in bıraktı?ı paralarla yetinmeyen gemi sahipleri, do?udan aldıkları malları bu kez ıtalya'da ımparatorluk çevrelerine satarak daha çok para kazanıyorlardı. Hemen buradan ?unları söylersek pek büyük hata yapmı? olmayız sanırım (?)


Ticarette 'az'a kanaat getirmeyenlerin geni? hedefleri olacaktır elbette. Bu en zirve denilen, ça?ının en yakın rakiplerinin önünde olmaktır. Bu da hep do?ru ve dürüst yolda olmaktan biraz uzakla?ıldı?ının akıllara i?lenmesine nedenidir. ıstisna olanları ayırırsak genelde kar?ımıza bu gerçek çıkmakta ne yazık ki! Vergi ödememek, 'hayali ihracat yapmak, sigorta borcu takmak, el altından ihaleler almak vb. Dünya'nın her yanında ve her döneminde olmu?, oluyor. O dönemin tacirleri de; giderken Papacı, geldiklerinde ımparatorcu olmu?lar.


Sonuç olarak zengin olmu?lar var mı ba?ka tanımı!


Sürecek!...


Süheyla ERGÜL

[ Ulusal Ses ] - 10/19/2014

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Gündem
  SEVGİ, SAYGI VE ÖZLEMLE...
  MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
  TEK TİP ELBİSEDEN ÇOK DAHA ÖNEMLİ!..
  TÜRK ASKERLERİNİN BAŞINA GEÇİRİLEN AMERİKAN ÇUVALINI ASLA UNUTMAMALIYIZ!...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ
  DEĞER YARGILARI!..
  HİÇ Mİ ULUSAL MUTLULUK PAYLAŞMAYACAĞIZ?
  KUTLU OLSUN...
  BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
  DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
  SÜHEYLA ERGÜL YAZDI...
  O YILLAR...
  OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
  TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
  GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
  8 Mİ 9 MU, YALAN MI GERÇEK Mİ?
  ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
  SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16)
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15) ...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı