Çarşamba , 26 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 105717  
 TOPLAM 638472252  
08.06.2007 itibariyle
Gündem Geri Dön 
BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
Roman üslubundan ayrılan yenilik diyebileceğimiz önemli nokta; yüklerin karşılanması ve denge unsurunun sağlanmasında dinamizmin etkinliğidir.

Gotik üsluptaki sayısız anıt incelendi?inde bir bütünlü?ü yansıttı?ı dikkat çeker. Roman üslubundan ayrılan yenilik diyebilece?imiz önemli nokta; yüklerin kar?ılanması ve denge unsurunun sa?lanmasında dinamizmin etkinli?idir. Bilindi?i gibi statik çözümlerin hemen tamamı 'Roman Mimarisi' nde sa?lanmı?tı!


Büyüklükleri ve etkileyici yansımalarıyla Gotik sanatın özgün yapılanma türü katedral a?ırlıklı gibidir. Bu birazda dinsel ibadet yerlerinin ve buralarda olu?an uhrevi co?kuların büyüleyici etkileri ile iç-dı? dekorasyon a?ırlıklarının ezici üstünlükleri hemen öne çıktı?ı için yansıması da Katedral a?ırlıklı olmaktadır. Oysa belediye binalarından ev ve konaklara; kiliselerden, vaftizhane-manastırlara; ?atolardan-kent surlarına kadar olu?turulan daha pek çok yapılanmaların üslubu olmu?tur. Bu örneklere önemli bir yapının adını vermek zamanı ?imdi; Carcassone'de çift sıra sur ve 53 burcu gösterebiliriz.


Kısaca de?indi?imiz Gotik mimari üslubun tanıtımında iz bırakan yerleri isterseniz birlikte gezelim ama önce unutmadan ve ön bilgi olarak dekorasyon anlayı?ına de?inmek gerekti?i notumuzu da dü?elim. Ta?, mermer, ah?ap malzemenin özellikle tercih edildi?i sivri kemerli ve kö?eli biçim anlayı?ı çizgisel yansımayı da birlikte yansıtmaktadır. Sanat ve zanaat erbabı mal bulmu? ma?rip gibidirler. Mobilyadan, küçük el sanatlarına, minyatür süs e?yalarından el yapımı takılara dek esen bir rüzgar kasıp kavuran yakıcılı?ı ile ev-konak-kilise-resmi kurumlarda yerini bularak, donuk, suskun yapıların her metre karesi konu?maya ba?lıyordu.


Her dinin inananları açısından 'kutsal' olarak tanımladı?ı mekanlar vardır. Bizim de camilerimiz, mescitlerimiz kutsal yerlerdir. Buralara yapılan her tür katkı kutsaldır, sevaptır. Onun içinde halk bu mekanlara olabildi?ince maddi-manevi katkıda bulunmak için yarı?ır...


Hristiyan dinine mensup inançlılar içinde durum aynıdır. Onlarda kutsal mekan olarak kiliseleri, katedralleri kabul ettiklerinden buralara maddi-manevi katkı yapmak için birbirleriyle yarı?ırlar.


Gotik mimarinin yaygınla?tı?ı dönemlerde halkın özellikle 'katedrallerin' yapımında bu deste?i büyük bir co?ku ile göstermekte oldu?unun altını çizmemiz gerekir. Çünkü halk zemininden çatısına dek tüm yapının, Yüce Tanrı’ya açılan bir el' hüviyetinde görmesine neden oluyor ve bu co?ku maddi manevi zenginli?i do?uruyordu. Bu zenginlikte çok kaliteli ve detaylı yapıları ortaya çıkartıyordu. Varsılların en varsılı ile yoksulların en yoksulu büyük bir onurla sırtlarında ta?-kum ta?ımaktalar, Tanrı ile bütünle?ilecek mekanların olabildi?ince geni? olmasından ve gerekirse tüm kentlinin aynı çatı altında ibadet edebilmesinin yollarını aramaktadırlar. Toplu ibadetlerde ki?iler birbirlerini daha rahat etkileyecekleri için dikkatler tek bir noktada odaklanacak, do?rudan Tanrı ba?ı daha da güçlenecektir. Öyleyse olabildi?ince ihti?amlı yapılar ortaya çıkmalıdır, çünkü bu yapılar kutsaldır... Aynı zamanda olabildi?ince kalabalık olmalıdır ki, ki?ilerin dikkatlerini da?ıtacak bireysel dikkat bozucu davranı?lar ortaya çıkmasın, çünkü Tanrı yücedir ve ibadet onadır.


Bizim camilerimize parasal katkı sa?layan varsıllarımızın sırtlarında ta?-kum ta?ıdıklarını bilemiyoruz. Eski dönemler dı?ında. Günümüz Hıristiyan dünyasında da var oldu?unu sanmıyoruz... Belki de onun için muhte?em mimarili camiler ve kiliseler artık bu yüzden ortaya çıkmıyor. Biz de geçmi?le ya?ıyoruz.


Gotik üslubun özgün kemerlerindeki sivrilikler hemen dikkat çeker. Sivri kemerlerde duvar yükünün olu?turdu?u basınç kemer tabanına ula?ır. Kesi?en sivri kemerlerin olu?turdu?u tonoz yükü a?ırlıklı olarak kemer tabanlarına yayılarak topra?a iner. Önemli iki nokta ise; dü?eylik etkisini neflerle yapının en yüksek noktalarına ta?ırken, basınç ve kar?ı basınçla yüklü yapı elemanlarının arasında kalan duvarları çok hafif malzeme kullanarak yapmaktır.


Sürecek!


Süheyla ERGÜL

[ Ulusal Ses ] - 10/22/2014

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Gündem
  SEVGİ, SAYGI VE ÖZLEMLE...
  MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
  TEK TİP ELBİSEDEN ÇOK DAHA ÖNEMLİ!..
  TÜRK ASKERLERİNİN BAŞINA GEÇİRİLEN AMERİKAN ÇUVALINI ASLA UNUTMAMALIYIZ!...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ
  DEĞER YARGILARI!..
  HİÇ Mİ ULUSAL MUTLULUK PAYLAŞMAYACAĞIZ?
  KUTLU OLSUN...
  BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
  DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
  SÜHEYLA ERGÜL YAZDI...
  O YILLAR...
  OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
  TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
  GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
  8 Mİ 9 MU, YALAN MI GERÇEK Mİ?
  ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
  SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16)
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15) ...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı