Perşembe , 19 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 70461  
 TOPLAM 623054434  
08.06.2007 itibariyle
Gündem Geri Dön 
BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20) ...
Kurşunla birleştirilen çizgiler dışarıdan ışık bombardımanı ile iki boyutlu yansımayı sağlarken; Tanrı ile kul algın bir ezgi ile dünyanın tutkularından arınmış gibidir.

Gotik yapılanmaların ülkelerdeki ilgi oda?ı dönemleri, bu ilgi ve hayranlıkların gotik üslupta ortaya çıkan önemli yapıları ile ünlü ülkelerin gotik yapılarına de?inece?imiz bu bölümün sonunda, "Bir Tutkuydu Rönesans" yazı serimizi tamamlayaca?ız!


Ülkelerdeki gotik yapılanmalara gelirsek:


ılk gotik yapılanmaları Kuzey Fransa'da görmekteyiz. Yükselen katedraller ile gotik sanat sanki kenetlenmi? gibidir. Yıl 1137'nin ba?larıdır. Ünlü Fransız krallarının bir de ünlü ba?piskoposu vardır Suger... Bu ünlü danı?manın yönetiminde Saint-Denis Kilisesi'nin in?aatına ba?lanmı?tır bile... Bile diyoruz adı geçen kilise yeniden in?a edilirken var olabilecek tüm yapısal sorunlar kökünden halledilir.


Zaman zaman yazılarımıza konu olan ünlü Notre-Dame Katedrali' nin yapılmadan önceki eksersiz çalı?maları gibi olan Saint Denis Kilisesi, Laon ve Soissons Katedrallerinde çalı?an ekip iyice pi?mi?ler ve dünyayı hayran bırakacak Notre-Dame' de çalı?maya ba?lamı?lardır.


"Paris'te Sen’i gördüm" dedi?imiz çocukluk bulmacamızı anımsayalım; cin gibi olan arkada?larımız hemen soruyu algılarlar. "Ben de seni kar?ımda gördüm" derlerdi. Oysa sorudaki çocukça cinli?i algılayamayanlar ise: "Ben hiç Paris'e gitmedim ki" derlerdi. Notre_Dame'i görmek için Paris'i ve 'Sen Nehri'ni görmek gerekir. Sen Nehri'nin ortasındaki 'ıle de La Cite'nin üstünde bulunan bu gotik katedralin benzerlerinden en ünlüsü, en eskisi, hem de en farklı mimari üslubu dikkati çeken ve ilk akla gelen tanımlarıdır. Notre-Dame'nin yerinde daha önce iki ayrı bazilika bulunmaktaydı. Paris Piskoposu Maurice de Sully, “Bu iki yapıyı birle?tirsek tek yapı yapsak, acaba nasıl olur" dü?üncesine sahip çıkacak pek çok ki?iyi yanında bulur. Gotik mimari rüzgarı da son hızıyla eserken Papa III. Alexander 1163'te yapının temelini atar. 26 yıl sonra 1189 yılında mihrapta bilinerek kutsanır... Batı cephesi ile koro bölümlerinin tam bitimi 1240 yılıdır. Yani yarım yüzyılı biraz a?an bir çalı?manın ürünü olmak gibi de ayrıca bir üne daha sahiptir katedral.


Yapının iç uzunlu?u 130 m., geni?li?i 48 metredir. Orta nefin tavan yüksekli?i 35 metreyi, kulelerin her birinin uzunlu?u da 68 metreyi bulmaktadır. Katedralin planı incelendi?inde; üç nefli bazilika ?emasında nefleri kesen transeptin uçları yanlarda yapı kütlesinin dı?ına ta?mamı? oldu?u görülür...


Katedralin 'gül' penceresi ile nadide 'vitray' çalı?maları da insanı büyüler estetiktedir. Dev boyutlu bu 'gül pencere’, türünün ve döneminin en ünlüsüdür. Vitraylarını anlatarak resimlerine bakmak etkili olabilir mi? Sanmıyorum... bazı sanat ürünlerini yerinde görmek orijinalinden izlemek gerekir! Çünkü ı?ı?ın etkisi her saniye de ve her iklime göre farklıdır... Sizin izledi?iniz saatteki anlatımınız ya da fotografik yansıtmanız bir ba?kasının daha ba?ka bir saatteki izlenim ve fotografik yansıtmasında çok farklı olacak elbette buna ba?lı olarak yorumu da sizinkinden ayrılacaktır.


Fransa, gotik üsluptaki pek çok ünlü katedrallere sahiptir demi?tik. ?imdi en belirgin özelliklerini kısaca belirterek Fransa'daki katedralleri bitirelim:


Chartes Katedrali: ıç mekanındaki ritmik bir tempoda adeta duvarlar raks eder gibi, doyumsuz bir güzelli?i yansıtır. Vitraylarındaki renk seli insanı aklı almaz bir sanat rüzgarı ile kavrar. Do?al ve ı?ıklarda ayrı ayrı ve her saniyesi de?i?ken bir anima ile kar?ıla?ırız... Chartes karekterinin etkilerini Reims ve Amiens Katedrallerinde de hemen görürüz. Hatta çok titiz ve dikkatli algılamalar sonucu "ı?te Avrupa da Gotik ve i?te 13. yüzyıl mimarisi" diye ba?ırmak gelir içinizden...


Bu yapıların üzerinde süsleme erekli kullanılan motif i?çili?indeki sıfır hatalı uygulamaları izledikçe kesinlikle bunların bir insan elinden çıkmadı?ına karar verirsiniz. "El eme?i, göz nuru" tanımı bu yapıtlarda daha farklı anlam kazanmaktadır. Bizim de böyle muhte?em yapı ve motiflerimiz var ve biz onlarla gurur duyuyoruz... Gelin görün ki, o muhte?em yapıtlarımız çirkin emelli sanat hırsızları tarafından özel ve güzel yerlerinden sökülerek, yakılarak bir ticari mal konumunda görüldükçe de kahroluyoruz... Bir iki demeç ve sen sa? ben selamet unutup gidiyoruz! Ne acı bu satırları yazmak zorunda olmak ve ne utanç verici bir duyguyu bu kendini bilmezler adına yüklenmek!


Reims Katedrali, Amiens Katedralleri ise biraz daha keskin ezgilerden plan çıkararak elde edilen yönleridir. Bourges Katedralleri'nin en önemli farkı ise; yalnız orta nefinde kalmayıp, iç-dı? neftlerinin de üç katlı olarak yapılmı? olmasıdır. Le Mans'ta ise; iç mekanın olabildi?ince yüksek yapılmasına kar?ın, ebat olarak di?erlerinden daha dar olmasıdır.


“Vitraylar... Vitraylar" dedik durduk ve yazdık! Biraz da bu vitraylara de?inelim:


Daha önce vitray tekniklerinde uzun uzun anlattı?ımız için ayrıntıya girmeyece?iz.


Özet olarak: Renklendirilmi? camlarla yapılan ve stilize edilen motif-figürlerin kur?unla birle?tirilerek yapılan sanat çalı?masıdır diyebiliriz... Ancak, gotik üsluplu ve muhte?em yontulu bu yapılanmalarda konular stilize edilmekten çok tam bir resim tekni?i ile olu?turulmu?lardır. Daha da açık bir tanımla; ressamlar tuval yerine camı kullanarak ölümsüz yapıtlara imzalarını atmı?lardır diyebiliriz...


Kutsal mekanlar olarak kabul edilen katedrallerin içlerindeki hu?u ile olu?an mistik etkinin sanki dı?arıda kaybolmaması için çekilen bir set gibidir vitraylı camlar... Gün ı?ınlarını dı?arıdan bu camlara yansıtan güne?in renkleri içeriye sızarken, önceden hazırlanan renkli cam resimleri yalayarak mekan içine girmesini Tanrısal bir titizli?in ve kutsallı?ın armonisi olarak duyumsamak çabasıdır ortaya çıkartılan yapıtlar. Kur?unla birle?tirilen çizgiler dı?arıdan ı?ık bombardımanı ile iki boyutlu yansımayı sa?larken; Tanrı ile kul algın bir ezgi ile dünyanın tutkularından arınmı? gibidir. Aynı vitrayları biz dünya ?aheseri camilerimizde de görmekteyiz. Ne var ki pek ço?umuz " Ne güzel süsler, ne renkli camlar" demekten öteye geçmeyiz... Oysa vitraylı bu camların kullanılmasının uhrevi duyguları vardır. Camilerimize gitti?inizde kısa bir süre vitraylara da alıcı gözüyle bakın lütfen!


Çok daha farklı bir ruhsal duygu yüklenece?inizi görebileceksiniz... Ve... Dünya mekanlarından farklı bir mekanda oldu?unuzu daha duygulu algılayacaksınız.


Normandiya ilk çapraz tonoz yapılanmayı gerçekle?tirdi?inde; ıngiltere Roman yapı sanatının etkisini sürdüren bir ülkeydi. Normandiya'dan gelen sanat rüzgarları do?al olarak yakın ili?kiler içerisinde bulundu?u ülkeyi yani ıngiltere'yi de etkilemi?ti. Onun için ıngiltere'nin gotik üsluba uyumu çok kısa sürede gerçekle?mi?tir. Üstelik Fransa'da doruklarına ula?an bu üslup artık her yönü ile hazır mizansen olarak ıngiltere'nin gözlerinin önündedir.


1175 yılı ıngiliz Gotik üslubunun etkisine girdi?i yıl olarak kabul edilir. Fransız Wilhelm Von Sens, Canterbury Katedrali' nin koro kısmını yapmı? ve ta?ları ba?ta olmak üzere yapı elemanlarının pek ço?u Normandiya'dan ta?ınarak yeniden ve yüzyıllarca ya?ayacak bir yapıda kullanılarak dura?anlıktan harekete geçmi? rengedönü?mü?tür. Gotik yapı ö?elerinin aynısının tıpkısı diyebilece?imiz unsurları da Fransa'dan getirilmi?tir.


Ancak, bu kopyalama ıngiliz sanatçıları huzursuz etmektedir. Kopyalamak; kolayı seçmek, bir ba?ka kültürün etkisini görerek kendi öz benci duyguları yansıtamamak gibi bir ezikli?i de sanatçılara ya?atmaktadır. Onun içindir ki, ıngiliz üslubu kendisine özgü Gotik yapılanmayı hızla geli?tirebilmi?tir. ılk süsleme yansımasında görülen özgürlü?e örnek olarak Canterbury gösterilir. Wells Katedrali ise olgunluk döneminin en çarpıcı örneklerinden biridir. En belirgin özellik ise, neflerin yataylık görünümüdür.


ıngiliz Gotik üslubunun erken döneminde özellikle desenlerin altını çizmi?tik! Bunun da elbet bir nedeni vardı. O neden, Gotik üslubun en olgun döneminde daha yüksek verilerle ortaya çıkarak; "ıngiliz Gotik sanatında, önce 'dekorasyon' akla gelir" tanımıdır.


Sürecek!


Süheyla ERGÜL

[ Ulusal Ses ] - 10/24/2014

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Gündem
  SEVGİ, SAYGI VE ÖZLEMLE...
  MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
  TEK TİP ELBİSEDEN ÇOK DAHA ÖNEMLİ!..
  TÜRK ASKERLERİNİN BAŞINA GEÇİRİLEN AMERİKAN ÇUVALINI ASLA UNUTMAMALIYIZ!...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ
  DEĞER YARGILARI!..
  HİÇ Mİ ULUSAL MUTLULUK PAYLAŞMAYACAĞIZ?
  KUTLU OLSUN...
  BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
  DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
  SÜHEYLA ERGÜL YAZDI...
  O YILLAR...
  OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
  TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
  GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
  8 Mİ 9 MU, YALAN MI GERÇEK Mİ?
  ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
  SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16)
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15) ...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı