Salı , 25 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 132224  
 TOPLAM 638306827  
08.06.2007 itibariyle
Spor Geri Dön 
YIL 1930...
Erkek egemen toplumlarda kadına değer vermemek, kadını horlamak, küçük görmek ve hatta aşağılamak dar ve cehaletin kol gezdiği yörelerde bir tür erkeklik şanı(!) gibi algılanmış ve yansıtılmış gösterilse de, aslında her cahil erkeğin arkasında sağduyusu ile dimdik duran bilge bir kadının varlığı da yadsınamaz bir gerçektir.

Mevsimlerin hiç önemi yoktu. Mustafa Kemal ATATÜRK önderli?inde dünyaya parmak ısırtan devrimlerimiz pe?i pe?ine yapılıyordu ve yıllardır teba olarak kalmı? bir ulus adeta kabuk de?i?tiriyordu. Atatürk: “Az zamanda çok i?ler ba?ardık...” derken, bazı aymazlar “Neyi ba?ardınız?” demekten bıkmasalar da, er ya da geç ba?arılanlara kafaları tosladı?ında olanı biteni daha iyi anlayacak ve o yılların en zor ko?ullarında bunların nasıl ba?arıldı?ına bu kez belli etmemeye çalı?salar da gıpta ile bakacaklardı. Çünkü bunlardan birisi de 1930’lu yıllarda Türk Kadınına verilen siyasal haklardı. Yani ‘seçme ve seçilme’ hakkıydı.


Kadınlarımıza önce Belediye seçimlerine katılma, ardından köylerde ‘muhtar olma’, ‘ihtiyar meclislerine seçilme’ hakkı tanındı. 5 Aralık 1934 tarihinde de kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa de?i?ikli?i ile tanındı.


Erkek egemen toplumlarda kadına de?er vermemek, kadını horlamak, küçük görmek ve hatta a?a?ılamak dar ve cehaletin kol gezdi?i yörelerde bir tür erkeklik ?anı(!) gibi algılanmı? ve yansıtılmı? gösterilse de, aslında her cahil erke?in arkasında sa?duyusu ile dimdik duran bilge bir kadının varlı?ı da yadsınamaz bir gerçektir. Çünkü kadının mayasında, özünde içgüdüsel olarak “analık” vasfı vardır ve bu vasfını do?umundan ölümüne dek ruhsal ve bedensel bütünlü?ünde hiçbir ?ekilde eksiltmeden ta?ır, olaylara göre de yansıtır.


Çevresel etkilerle despotizmin buyru?una girmi? ve yukarıda vurguladıklarımızı erkek egemenli?i gibi algılamı? olan kara cahillerin hangisine sorarsanız sorun: “Anasının dünyanın en büyük kadını” oldu?unun altını çizer ve sonsuz derecede de haklıdır. Ana kadın oldu?una göre kendi e?inin ya da kız çocuklarının üzerindeki baskıcı zihniyetinden arınması için ona söylenecek bir tek söz vardır; “Her kadın bir anadır ...Ana vasfı do?umla elde edilir gibi algılansa da. Bize göre her kadın içgüdüsel vasıfları ve sa?duyusu nedeniyle ba?lı ba?ına bir anadır.


Sonuç olarak: “Kadınlarımız, 1934 yılından bugüne dek, dünyanın tüm ülkelerindeki kadınlar ile ve her konuda yarı?acak bilgeli?e eri?mi?, yarınlarda bu bilgelikle çok daha ötelerde dünyanın her konuda en büyükleri olacaklarının sinyallerini de aynı zamanda yakmı?tır5.


Biz, ?imdi olanı biteni kadınlarımızın her konuda gösterdi?i ba?arılara kar?ın de?erlendirip yapabiliyoruz ki bu hepimiz için son derece kolaydır çünkü ba?arılar gözle net olarak görülmektedir.


Oysa, büyük devlet adamları en zor ve hatta yok sayılan dönemlerde bunu görüp duyururlar, dikkatle konuya vurgu yaparlar. Tıpkı Büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün daha o yıllarda: “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye de?il, omuzlar üzerinde göklerde yükselmeye layıksın...” deyip bu hakları kadınlarımıza verdi?i gibi.


Son söz olarak: Günümüzde kadınlarını hor gören, onlar üzerinde ?iddet uygulayan, küçük dü?üren erkeklerin yaptıkları erkeklik belirtisi de?il, aczin ve cehaletin yansımasıdır ki, unutmamaları gereken ise; bir gün bayan bir avukatın savunmasına yine bayan bir yargıcın kar?ısında ecel terleri dökebilir ya da sa?lık sorunları için bir bayan doktorun müdahalesine gerek duyabilirler. Ya da pek çok i? kolundaki kadınlarımızın yardımlarına...


Osman ÖZKAN

[ Ulusal Ses ] - 12/6/2014

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Spor
  İLK YALANIN ADIYDI SOYKIRIM...
  GEÇİLMEZ!..
  YIL 1930...
  DOĞA İLE BARIŞ...
  SPOR SAKATLANMALARINDA ÖNLEM VE TEDAVİLER!..
  UMUTLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLMUŞ HAYATLAR!..
  HABİP HAMZA ERDEM YAZDI!..
  DİNİ BAYRAMLARDA BARIŞIK MİLLİ BAYRAMLARDA KÜSLERE!..
  SPOR-U MİLLİYE!..
  GENÇLİK VE SORUMLULUK!..
  PLATFORMDAN FEDERASYONA DOĞRU!..
  ÇARŞI'DAN ÇOK SERT AÇIKLAMA!..
  BİR İSTANBUL MASALI!..
  21 YILLIK HAYAL RÜZGARI DİNDİ!
  ÇARŞI'NIN MERDİVENLERİ SİYAH-BEYAZ!..
  HASTALIKLARA KARŞI HAVUZLARDA DÜZENLİ BAKIM ŞART!..
  DURUŞ BOZUKLUĞUNA SAVAŞ AÇIN!..
  SÜPER LİG YENİ SEZONDA 6 HAKEMLE OYNANACAK!..
  TAHKİM KURULU CEZALARI ONAYLADI!..
  ŞAMPİYON GALATASARAY KUPASINI ALDI!..
  "HÜKÜMET İSTİFA ET" SESLERİ!..
  KUPA KİMİN OLACAK HEYECANI!..
  BURSASPOR BAŞKANI YAZICI YAŞAMINI YİTİRDİ!..
  GALATASARAY ŞAMPİYON!..
  ÜLKEYİ KENETLEDİN YA BU YETER FENERBAHÇE!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı