Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 49661  
 TOPLAM 623584509  
08.06.2007 itibariyle
Ekonomi Geri Dön 
24 NİSAN 1915 TEHCİR (YER DEĞİŞTİRME) OLAYI NEDİR ?
şüphe edilmemek gerekirdi ki, Ermeni katliamı konusundaki sözler, gerçeğe uygun değildi. Aksine, güney bölgelerinde, yabancı kuvvetler tarafından silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cür’et alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmakta idiler. ıntikam düşüncesiyle her tarafta insafsız bir şekilde öldürme ve yok etme siyaseti gütmekte idiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Nutuk-1927)

24 NıSAN 1915 TEHCıR (YER DE?ı?TıRME) OLAYI NEDıR ? GERÇEKTEN SOYKIRIM AMACIYLA MI YAPILMI?TIR?




Sözde Ermeni Soykırımı iddialarının 100 üncü yılına denk gelen 24 Nisan 2015’te, Türk milletinin tümünün soykırımcı ilan edilmesi için Papa’nın ve Avrupa Parlamentosu’nun da dahil oldu?u uluslararası bir karalama kampanyası ba?latılmı?tır. Burada ilginç olan ve insanlarımızı derin üzüntüye sevkeden husus, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin iktidar ve muhalefet kanadına mensup bazı milletvekillerinin de bu mesnetsiz iddiaları destekler duruma gelmi? olmasıdır.


Arapça asıllı bir kelime olan TEHCıR, "Bir yerden ba?ka bir yere göç ettirmek, yer de?i?tirip hicret ettirmek anlamındadır. (2)


Sava? zamanı Ermeni isyan ve katliamlarına önlem almak amacıyla Talat Pa?a Hükümetinin ba?lattı?ı ve Osmanlı Mebusan Meclisinin uygun gördü?ü yer de?i?tirme faaliyeti her yerde de?il, do?rudan do?ruya cephelerin güvenini tehlikeye sokan ba?lıca iki bölgede uygulanmı?tır.


Bunlardan birincisi, Kafkas ve ıran cephesinin gerisindeki Erzurum, A?rı, Van, Bitlis dolaylarıdır. Di?eri ise, Arap yarımadasında Sina cephesi gerisi yani Mersin-ıskenderun bölgeleridir.


Ermeni komitelerinin baskı ve tahrikleri ile Osmanlı Ermenileri, her iki bölgede de dü?manla i?birli?i yapmı?lardır. Ayrıca onların hareketlerini kolayla?tıracak ciddi faaliyetlerde bulunmu?lardır. Ba?langıçta Tehcir uygulaması sadece iki bölgeyi kapsamı?tır. Bilahare dü?manla i?birli?i yapan, Ermeni komitacılarına yataklık yaparak devlete kar?ı isyan eden di?er vilâyetlerdeki Ermenileri de kapsayacak ?ekilde tehcir geni?letilmi?tir.


Alınan Tehcir Kararı ülkedeki tüm Ermenilere uygulanmamı?tır. Katolik ve Protestan Ermenilerin yanı sıra, Osmanlı ordusunda subay olan ve sıhhiye sınıflarında hizmet gören Ermeniler ile Osmanlı Bankası ?ubelerinde ve konsolosluklarda çalı?an bazı Ermeniler devlete sadık kaldıkları sürece göçe tabi tutulmamı?lardır.


Öte yandan, hasta, özürlü, sakat ve ya?lılar ile yetim çocuklar ve dul kadınlar sevke tabi olmamı?, yetimhaneler ve köylerde koruma altına alınarak ihtiyaçları devletçe ‘Göçmen Ödene?i’ üzerinden kar?ılanmı?tır. Daha sonra bunlar arasından da zararlı faaliyetleri tesbit edilen bazı aileler de göçe tabi tutulmu?lardır.


ıngiliz ile Fransız destek ve yönlendirmesiyle Ermeniler, birtakım sahte ve uydurma belgelerin arkasına gizlenerek, dünya kamuoyunu Ermeni tehcirinin soykırım amacıyla yapıldı?ı ?eklinde kandırmayı ba?armı?lardır. Üç yüz binden, üç milyona kadar de?i?en rakamlarla ifade edilen Ermeni katliamının hiçbir resmi ve geçerli dayana?ı mevcut de?ildir. Bunu özellikle vurgulamaktan çekinmiyorum. Çünkü Osmanlı ba?kentini üç yıldan fazla i?gal altında bulunduran ıngiliz ve Fransızlar, Osmanlı ar?ivini didik didik etmelerine ra?men Ermenilere soykırımı ispat edecek hiçbir belgeye rastlamamı?lardır.


E?er Osmanlı Devleti Ermenileri soykırıma tabi tutmak isteseydi. Onların yerlerini de?i?tirmek zahmetine katlanmadan bulundukları bölgelerde kolaylıkla soykırıma tabi tutardı. Böylece kafile güvenli?i, ia?e ve ibadesi i?leri için, sava? zamanı gücünü muhafaza edebilmesi için çok ihtiyaç duydu?u maddi fedakârlıklara ihtiyaç kalmazdı.


Burada soykırım de?il, tam tersi bir ırkı ve milleti soykırımdan koruma gayretleri vardır. Devlet, bir yandan sava? için cephe gerisinde güvenli?i sa?larken asıl amacı kendi tebası olan Ermeni vatanda?larının can ve mal güvenli?ini sa?lamaktı.


Nitekim 1915 Mayısında ba?layıp 1916 Ekim ayına kadar devam eden göç ettirme ve yeniden yerle?tirme sırasında, bütün imkânsızlıklarına ra?men aldı?ı ola?anüstü tedbirlerle, zor sava? ?artlarına ra?men tehcire tabi Ermenilerin can ve mal güvenli?ini sa?lamak için âdeta yeni bir cephe açmı? gibi çok a?ır idarî, askerî ve malî yükler altına girmi?tir.


Aklıselim sahibi tarihçiler Osmanlı aydınının devlete olan ba?lılıklarından dolayı Millet-i Sadıka olarak nitelendirdi?i bir halka kar?ı, birdenbire tavır de?i?tirmesini gerektirecek mantıki bir sebep bulamamı?lardır. Bu olayda Osmanlı devletinin geleneksel politikalarından sapma yoktur. Sapma Rusya ba?ta olmak üzere sömürgeci batının hayâli ba?ımsızlık vaatlerine kanan Ermenilerdedir.


Tehcir olayı ba?ından beri kesinlikle soykırım amacı gütmemi?tir. Aksine Osmanlı Devleti’nin sava? ?artları altında kendi halkının güvenli?ini sa?lamak için gerek gördü?ü çok ba?arılı bir sevk ve yeniden iskân hareketidir. Bu Tehcir Harekâtı, benzeri durumlarla kar?ıla?acak ülkeler için örnek alınacak yer de?i?tirme faaliyeti olmasına ra?men muzır ve ?artlandırılmı? beyinlerce saptırılmı? ve soykırım olarak nitelendirilmi?tir. Aslında bu tutum ve davranı? bu ?ekliyle tarihe ve tarihçilere hakaret niteli?i ta?ımaktadır.


Ruslar ve ıngilizlerin kı?kırtmaları sonucunda meydana gelen isyan ve katliamlar sonucu Osmanlı hükümeti, Ermeni Patri?ini, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni cemaatinin ileri gelenlerini toplamı? ve onlara; Ermeni cemaatini derhal uyarmalarını, ımparatorluk dâhilindeki Müslümanlara yönelik saldırılarına devam ettikleri takdirde zecri tedbirler almak zorunda kalaca?ını bildirmi?tir. Fakat uyarı asla sonuç vermemi?tir.


Olaylar artınca ordunun cephe gerisinin acil emniyete alınması ihtiyacı ortaya çıkmı?tır. Bunun sonucunda bugün “Ermeni soykırım günü” olarak dünyaya kabul ettirilmeye çalı?ılan 24 Nisan 1915 tarihinde bütün Ermeni Komiteleri kapatılmı?tır. Bu komitelerde yönetici olarak görev almı? 2345 ki?i ‘Devlet aleyhine faaliyette bulunmak’ suçundan tutuklanmı?tır.


Bu tutuklamaların yankısı çok büyük olmu?tur. Eçmiyazin (Bugünkü Vagrsabat: Erivan'ın batısında) Ba?piskoposu Kevork Efendi kendilerine hami olarak gördükleri ABD’nin Cumhurba?kanı'na çekti?i ?u telgrafla resmen yardım talep etmi?tir;


"Sayın Ba?kan, Türkiye Ermenistanı'ndan aldı?ımız son haberlere göre, orada katliam ba?lamı? ve organize bir tedhi? Ermeni halkının mevcudiyetini tehlikeye sokmu?tur. Bu nazik anda Ekselanslarının ve büyük Amerikan milletinin asil hislerine hitap ediyor, insaniyet ve Hıristiyanlık inancı adına, büyük Cumhuriyetinizin diplomatik temsilcilikleri vasıtasıyla derhal müdahale ederek, Türk fanatizminin ?iddetine terkedilmi? Türkiye'deki halkımın korunmasını rica ediyorum."


Rusya'nın Washington Büyükelçisi’de bu mektubu fırsat bilerek ABD makamları nezdinde Ermenilerin sözcülü?ünü üstlenmi?tir. Bu temaslar sadece ABD ile sınırlı kalmamı?tır. Sömürgeci bazı Avrupa ülkeleri nezdinde de giri?imlerde bulunarak bu tutuklamaları tam bir katliam gibi gösterme çabaları yaygınla?arak devam etmi?tir.


Diaspora Ermenilerinin ‘Ermeni soykırımının yıldönümü’ diyerek her yıl anma yaptıkları 24 Nisan devlet aleyhine faaliyette bulunan ve masum halkı katleden 2345 çeteci Ermeni’nin yargılanmak üzere tutuklandıkları tarihtir. Aslında bu tarihin, sözde soykırım ?öyle dursun, soykırım iddialarına temel olu?turdu?u iddia edilen "Tehcir” uygulamasıyla dahi ilgisi yoktur.


Tehcir uygulaması esnasında Ermenilerin iddia etti?i gibi 1.5 milyon Ermeni ölmemi?tir. Osmanlı Devletinin resmi kaynakları ve istatistikler 1915 yılında bütün Osmanlı topraklarında ya?ayan Ermeni toplumunun nüfusunun 1.250.000 civarında oldu?unu göstermektedir. Devlet kayıtlarında ne kadar Ermeni'nin Tehcir/yer de?i?tirme uygulaması çerçevesinde bulundukları yerden çıkarıldı?ı ve ne kadarının sa? salim yeni yerle?im bölgelerine ula?tı?ı da belgeleriyle bulunmaktadır.


1914 yılı nüfus sayımına göre, Osmanlı Devleti tebası olan Ermenilerin nüfusu 1.221.850' ki?idir. Yer de?i?tirmeye tabi tutulmayan nüfus ise toplam 167.778'dir. 9 Haziran 1915'te ba?layıp 8 ?ubat 1916 tarihinde sonuçlanan yer de?i?tirme uygulaması esnasında 391.040 ki?i yerle?tirilecekleri bölgelere sevk edilmi?, bunlardan 356.084 ki?isi yerle?im bölgelerine ula?mı?tır.


Yani, Ermenilerin yer de?i?tirme uygulaması sırasında verdi?i kayıpların toplamı 35.000 ki?i kadardır. Yer de?i?tirme uygulamasına tabi olan nüfus içerisinde yer alan ve tehcir esnasında Halep bölgesinde ya?ayan 26.064 Ermeni vatanda?ımız 35.000'den çıkarıldı?ında geriye 10 bin ki?ilik kayıp kalmaktadır.


Yani Ermenilerin tehcir (yer de?i?tirme) sırasında verdikleri toplam kayıp en fazla 10 bin ki?iden ibarettir. Bunlar da, iddia edildi?i gibi devlet güvenlik güçleri tarafından plânlı soykırıma tabi tutulmamı?larıdr. Bu büyük zaiyat sava? ?artlarının ortaya çıkardı?ı asayi?sizlik sebebiyle e?kiya gruplarının saldırıları sonucu hayatlarını kaybetmi?lerdir.


Osmanlı Devleti; yer de?i?tirme uygulaması ile sava? ?artları altında her an ölüm tehlikesi ile burun buruna gelebilecek olan yüz binlerce Ermeni yurtta?ının hayatını kurtarmı?tır. Nitekim yeni bölgelere yerle?tirilen Ermeniler sa? ve salim olarak ya?amlarına devam ederken, Rus ordusu saflarında Türklere kar?ı sava?an Ermenilerin pek ço?u sava? esnasında ölmü?lerdir.


Tehcir uygulaması saklı-gizli de?il, yabancı diplomatların gözleri önünde ceryan etmi?tir. Osmanlı Devletinin yer de?i?tirme uygulamasına tabi tuttu?u Ermenilerin nakli sırasında, a?ır sava? ?artlarına ra?men ola?anüstü gayret gösterdi?i yabancı diplomat raporlarında açık bir ?ekilde ifade edilmektedir.


Tehcirin güvenli geçmesi için alınan fiziki güvenlik tedbirleri yanında büyük maddi harcama yapılmı?tır Yer de?i?tirmeye tabi göçmenlerin; sevk, yerle?tirme ve geçimlerinin sa?lanması için 1915 yılında 25 milyon, 1916 yılı sonuna kadar ise 230 milyon kuru? harcandı?ı resmi belgelerden açıkça anla?ılmaktadır.


Konuyu toparlayalım; Tehcir (yer de?i?tirme) kararı, Osmanlı topraklarında ba?ımsız bir devlet kurma fikriyle sava? içindeki kendi ordularını arkadan vuran Ermenilerin devlete verdikleri zararı önlemek gayesiyle zorunlu olarak alınmı?tır.


Özellikle Ruslar ba?ta olmak üzere ve ıtilaf Devletleri'nin Osmanlı Ermenilerini nasıl kandırıp kı?kırttıkları, belgeleriyle sabittir(4)


Sava?ta ele geçirdikleri yerlerin kendilerine verilece?i ve ba?ımsızlıklarının tanınaca?ı gibi vaatlere kanan Ermeniler, birçok ihtilâl cemiyeti kurmu?lardır(5).


Ermeniler, yer de?i?tirme (tehcir) öncesinde ba?lattıkları tedhi? faaliyetlerini, göç sırasında da sürdürmü?lerdir. Gerek sınır bölgelerinde, gerek iç bölgelerde dü?manla i?birli?i yapmı?lar; Müslüman halka kar?ı katliamlara devam etmi?lerdir.(6)


Ermeni çetelerinin Müslüman halka yönelik olarak yaptıkları mezalimi anlatan belgeleri bir kitapta toplamaya karar veren Osmanlı Hükümeti, tüm illere yazılar yazmı? ve sorumluluk sahalarında Ermeni katliamlarını anlatan belge ve foto?rafların gönderilmesi istemi?tir.(7)


ıllerden gelen belge ve foto?rafların ı?ı?ında "ERMENı Komitelerinin Faaliyetleri ve ıhtilal Hareketleri/Me?rutiyet ılanından Önce ve sonra" konu ba?lıklı dokümanter kitap yayınlanmı?tır(8).


Osmanlı hükümeti, yer de?i?tirme (Sevk ve ıskan) uygulamasını o günün ?artlarında bir kanuna dayandırmı?tır (9) Bu keyfi bir uygulama de?ildir. Dört maddelik kanun, “Sava? halinde devlet yönetimine kar?ı gelenler için askeri birliklerce alınacak tedbirleri” içermektedir. Kanunun çıkı? süreci ?öyledir;


ıçi?leri Bakanlı?ı isyancı Ermenilere kar?ı tutuklama gibi bazı önlemleri alırken, 24 Mayıs 1915'te ortak bir bildiri yayınlayan Rusya, Fransa ve ıngiltere hükümetleri, bir aydan beri, "Ermenistan" diye adlandırdıkları Do?u ve Güneydo?u Anadolu bölgesinde Ermenilerin öldürüldü?ünü ileri sürmü? ve çıkan olaylardan Osmanlı hükümetini sorumlu tutacaklarını açıklamı?lardır.


Konunun bu ?ekilde uluslararası bir boyut kazanması üzerine Sadrazam (Ba?bakan) Tâlat Pa?a (TEHCıR) yer de?i?tirme uygulaması hakkında hazırladı?ı yazıyı 26 Mayıs 1915 günü Ba?bakanlı?a göndermi?tir.


Yazıda, Ermenilerin isyan ve katliamlarına dikkat çekildikten sonra, sava? bölgelerindeki Ermenilerin ba?ka bölgelere nakline karar verildi?i anlatılmı?tır. Bu durum Ba?bakanlık’ça gecikmeden Meclisi Mebusan gündemine getirilmi?tir.


Ba?bakanlık, devletin güvenli?i için ba?latılan yer de?i?tirme uygulamasının yerinde oldu?unu belirtilerek, bunun usul ve kurala ba?lanmasının zorunlulu?unu dile getirmi?tir. Meclis, aynı tarihte uygulamayı kabul eden bir karar almı?tır. Böylece 27 Mayıs 1915’te Meclis’ten çıkan “Yer De?i?tirme Kanunu”, 01 Haziran 1915 günü dönemin Resmi Gazetesi Takvim-i Vekâyi’de yayımlanıp yürürlü?e girmi?tir.


27 Mayıs 1915 Tarihli Tehcir Kanunu;


1. Maddesinde; Devlet güçlerine ve kurulu düzene kar?ı muhalefet, silahla tecavüz ve mukavemet görülürse ?iddetle kar?ı konulması ve imha edilmesi,


2. Maddesinde; Silahlı güçlere yönelik casusluk ve ihanetleri tespit edilen köy ve kasabaların ba?ka bölgelere yerle?tirilmesi,


3. Maddesinde; Kanunun yürürlü?e giri? tarihi,


4. Maddesinde; Kanunun uygulamasından sorumlu olanlar belirtilmektedir.


Görüldü?ü üzere kanun; tamamen devleti ve kamu düzenini korumaya yönelik, ?iddete kar?ı bir yetki kanunudur. Kanun metninde herhangi bir etnik grup, zümrenin ismi belirtilmemi?tir. Kanun kapsamına giren Müslüman, Rum ve Ermeni asıllı Osmanlı vatanda?ları yerlerinden ba?ka yerlere sevk edilerek göçe tabi tutulmu?tur.


Ba?bakanlık tarafından 30.5.1915’te ıçi?leri, Harbiye ve Maliye Nezaretlerine gönderilen bir yazıda, göçün nasıl uygulanaca?ı ayrıntılı ?ekilde anlatılmı? ve ?unlar dile getirilmi?tir;


- Göç ettirilenler, kendilerine tahsis edilen bölgelere can ve mal emniyetleri sa?lanarak rahat bir ?ekilde nakledileceklerdir,


- Göçmenler, yeni evlerine yerle?ene kadar ia?eleri Göçmen Ödene?i’nden kar?ılanacaktır,


- Göçmenler, eski malî durumlarına uygun olarak kendilerine emlâk ve arazi verilecektir,


- Göçmenlerden muhtaç olanlar için hükümet tarafından konut in?a edilecektir. Ayrıca, çiftçi ve ziraat erbabına tohumluk, alet ve edevat temin edilecektir,


- Göçmenlerin geride bıraktıkları ta?ınır malları, kendilerine ula?tırılacak; ta?ınmaz malları tespit edilecek ve kıymetleri belirlendikten sonra, paraları kendilerine ödenecektir;


- Göçmenlerin ihtisasları dı?ında kalan zeytinlik, dutluk, ba? ve portakallıklarla, dükkân, han, fabrika ve depo gibi gelir getiren yerleri açık arttırma ile satılacak veya kiraya verilecek ve bedelleri sahiplerine ödenmek üzere mal sandıklarınca emanete kaydedilecektir,


- Bütün bu konular özel komisyonlarca yürütülecek ve bu hususta ayrıntılı bir talimatname hazırlanacaktır.


Bütün bu hususlara titizlikle riayet edildi?i belgeleri ile sabit olmasına ra?men TEHCıR/Sevk ve ıskan olayının günümüze kadar “Ermeni Soykırımı” olarak ta?ınmı? olması Türkiye ve Türklük kar?ıtı cephenin gücünü göstermektedir.


Osmanlı Hükümeti görülen idarî ve askerî ihtiyaç üzerine 15 Mart 1916’dan itibaren vilâyetlere ve sancaklara gönderdi?i genel bir emirle, Ermeni göçünün durduruldu?unu ve bundan böyle hiçbir gerekçeyle tehcir yapılmayaca?ını bildirilmi?tir(10).


Yer de?i?tirmenin tamamlanmasından sonra, Ermenilerin ço?unlukla Suriye vilâyeti dâhilinde yerle?tirilmeleri sebebiyle, ıstanbul'daki Ermeni Patrikhanesi 10.8.1916 tarihinde kapatılıp Kudüs'e nakledilmi?tir.(11)


Birinci Dünya Sava?ı'nı müteakip Osmanlı hükümeti yer de?i?tirmeye tabi tutulan Ermeni yurtta?lardan isteyenlerin tekrar eski yerlerine iade edilmeleri için bir kararname çıkarmı?tır.


4 Ocak 1919'da Dahiliye i?leri Bakanı Mustafa Pa?a'nın Ba?bakanlık makamına gönderdi?i yazıda, Ermenilerden dönmek isteyenlerin eski yerlerine nakledilmeleri konusunda ilgili makamlara emir verildi?i ve gereken bütün önlemlerin alındı?ı belirtilmektedir. (12)


Hükümetin hazırladı?ı 31 Aralık 1918 tarihli dönü? kararnamesi ana hatları ile ?u hususları ihtiva etmektedir;


- Sadece geri dönmek arzusunda bulunanlar göç ettirilecek, bunun dı?ında kimseye dokunulmayacak.


- Yerlerine iade edileceklerin, yollarda peri?an olmamaları ve dönü? mahallerinde konut ve geçim sıkıntısı çekmelerinin önlenmesi için mahalli yöneticiler tarafından gerekli önlemler alınacak.


- Göçmenlerin gidecekleri bölgelerin idarecileriyle irtibat kurulup bu konudaki önlemler sa?landıktan sonra göç ve geri dönü? i?lemlerine ba?lanacaktır.


- Yukarıdaki ?artlar dâhilinde dönecek olanlara ev ve arazileri teslim edilecek.


- Yerlerine daha önce göçmen yerle?tirilmi? olanların evleri tahliye edilecek.


- Açıkta kimse kalmaması esastır. Bunun için geçici olarak birkaç aile birarada yerle?tirilebilecek.


- Kilise ve okul gibi binalar ile gelir getiren yerler, ait oldu?u cemaate geri verilecek.


- Yetim çocuklar, istenildi?i takdirde kimlikleri dikkatlice belirlenerek velilerine veya cemaatlerine iade olunacak.


- Din de?i?tirmi? olanlar arzu ederlerse eski dinlerine dönebilecekler. Din de?i?tirmi? olan Ermeni kadınlardan, bir müslümanla evli bulunanlar eski dinlerine dönme konusunda serbest bırakılacaklar. Eski dinlerine döndükleri takdirde kocasıyla aralarındaki nikâh ba?ı kendili?inden bozulmu? olacaktır. Eski dinine dönmek istemeyen ve kocasından ayrılmaya razı olmayanlara ait sorunlar ise mahkemelerce halledilecek.


- Ermeni mallarından, henüz kimsenin kullanımında bulunmayanlar, kendilerine teslim edilecek; hazineye devredilenlerin iadesi de mal memurlarının onayı ile karara ba?lanacak. Bu konuda ayrıca açıklayıcı tutanaklar hazırlanacaktır.


- Göçmenlere satılan mülklerin sahipleri döndükçe, peyderpey bunlara teslim edilecek.


- Göçmenler, ellerinde bulunan ve eski sahiplerine iade edilecek olan ev ve dükkânlarda tamirat ve ilâveler yapmı?larsa ve arazi ve zeytinliklerde ekim yapmı?lar ise, her iki tarafın da hukuku gözetilecek.


- Ermenilerden muhtaç olanların dönü?lerinde göç ve geçim masrafları, Harbiye Ödene?i'nden kar?ılanacak. ?imdiye kadar ne miktar sevkiyat yapıldı?ı ve bundan sonra her ayın on be?inci ve son günlerinde nerelere ne kadar sevkiyat oldu?u bildirilecek.


- Osmanlı sınırları dı?ına çıkıp da geri dönmek isteyen Ermeniler, yeni bir emre kadar kabul edilmeyecektir.


- Yukarıda açıklanan kararnamedeki hükümler, Ermenilerin yanı sıra Rum göçmenler için de geçerli olacaktır.


Ana hatları ile açıklanan maddeler olumsuz sava? ?artlarına ra?men titizlikle uygulanmaya çalı?ılmı?tır. Bu kararları alabilen ve uygulama için çaba harcayan bir ülkenin soykırım ile suçlanması ve bunun günümüze kadar ta?ınabilmi? olması küresel psikolojik harekâtın önemli bir ba?arısı olarak görülmelidir. Buna kar?ı mücadele de güncel ve geçici olarak de?il, uzun vadeli plan ve programla yürütümelidir.


DıPNOTLARI


(01) Dr.Tahir Tamer Kumkale’nin Ocak 2015’te yayımlanan “ERMENı SORUNU EL KıTABI”isimli kitabından alınmı?tır.


(02) Halaço?lu, Prof. Dr.Yusuf, Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler(1915),TTK Yayını, Ankara 2001.


(03) Gürün, Kamuran, Ermeni Dosyası, TTK Basımevi, Ankara 1983, s. 210-211


(04) ?ifre Kalemi, Nr. 45/115 (23 Eylül 1916 tarihli telgrafla, Van, Bitlis, Mamuretülaziz(Elazı?), Adana, Diyarbekir ve Sivas eyâletlerine bu hususta bildiri göndermi?tir.


(05) DH. EUM. 2. ?ube, Dosya 1, Belge 45/2 (Bakınız Belge 670)


(06) ?ifre Kalemi., Nr. 61/50 ; Nr. 62/24; Nr. 63/175; Nr. 64/92; Nr. 64/163; Nr. 64/194; Nr. 66/51; Nr. 46/56; Nr. 66/192; BA, BEO, Nr. 343464 (Bakınız Belge 784)


(07) ?ifre Kalemi., Nr. 62/57; Nr. 62/58; Nr. 63/241


(08) ıstanbul 1916. Aynı eser Fransızca olarak 1917'de yine ıstanbul'da yayınlandı. ısmet Parmaksızo?lu tarafından "Ermeni Komitelerinin ıhtilâl Hareketleri ve Besledikleri Emeller" adıyla sadele?tirilerek yayınlandı (Ankara 1981).


(09) www.ermenisorunu.gen.tr


(10) ?ifre Kalemi., Nr. 62/21.


(11) Ermeni Patrikhanesi için 1916'da yapılan yeni nizamname hakkında Bak. Y. H. Bayur, Türk ınkılâbı Tarihi, III/3, s. 57-59.


(12) Prof.Dr. Albert Wohlstetter ve Nancy Virts, (Avrupa-Amerika Güvenlik Ara?tırmaları Enstitüsü, California,ABD), Uluslararası Terörizm ve Uyu?turucu Madde Kaçakçılı?ı Sempozyumu, Ankara Üniversitesi Rektörlü?ü Yayını No:88, Ankara 1984, ss:253-273


Dr. Tahir Tamer Kumkale

[ Ulusal Ses ] - 4/24/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Ekonomi
  KÖHNE ZİHNİYET...
  CİDDİYET, TUTARLILIK VE YÖNETİM
  KUKLALAR, GÖREVLİLER VE KARAR VERİCİLER...
  GÜVENİ İSTİSMAR EDENLER
  NURULLAH AYDIN YAZDI...
  ŞEHİTLERİN ATEŞİ BU DEFA AKÇAY'A DÜŞTÜ!..
  TEĞMEN ÇELEBİ'Yİ KUTLUYOR DESTEKLİYORUM.
  77 YIL SONRA ATAMIZI ANARKEN...
  TÜRK ORDUSUNA KUMPAS(III)!..
  RUS SAVAŞ UÇAKLARI SURİYE'DE NE ARIYOR?
  TÜRK ORDUSU-II ORDUYA KÜRESEL SALDIRI!..
  MİLLİ KAHRAMAN DR.DOĞU PERİNÇEK...
  SUÇLU KİM Mİ?..
  TÜRKÇE KİMLİĞİMİZDİR.. SAHİP ÇIKALIM...
  DR.KUMKALE'NİN 28. KİTABI ÇIKTI...
  HAYDİ KILIÇDAROĞLU MEYDAN SENİN...
  ŞİMDİ NE YAPALIM? NASIL YAPALIM ?
  ATOM BOMBASINI UNUTMA UNUTTURMA!..
  NEDEN VE NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ
  TÜRK ASKERİNİN ORTADOĞUDAKİ KÜRESEL PETROL SAVAŞLARINDA YERİ YOKTUR. BU OYUNA DUR DİYELİM.
  EVREN PAŞA ÖLDÜ...
  8 HAZİRAN VE İFLAS ETMİŞ ÜLKE EKONOMİSİ...
  23 NİSAN 1920 MİLLİ EGEMENLİK RUHUNU TÜRK GENÇLERİ YAŞATMAK ZORUNDADIR...
  24 NİSAN 1915 TEHCİR (YER DEĞİŞTİRME) OLAYI NEDİR ?
  İNSANLIĞIN BÜYÜK KAYBI!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı