Pazar , 23 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 121811  
 TOPLAM 637652043  
08.06.2007 itibariyle
Ekonomi Geri Dön 
8 HAZİRAN VE İFLAS ETMİŞ ÜLKE EKONOMİSİ...
Milleti idarede prensibimiz milletin müşterek ve umumi fikir ve eğilimlerine uymaktır. Bu fikir ve eğilimlerin hakiki ve ciddi olabilmesi, milletin maddi ve manevi ihtiyaç kaynaklarından gelmesine bağlıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1925)

8 HAZıRAN 2015’TE ıFLAS ETMı? ÜLKE EKONOMıSı ıÇıN ÇÖZÜM, ATATÜRKÇÜ EKONOMıDEDıR






Milleti idarede prensibimiz milletin mü?terek ve umumi fikir ve e?ilimlerine uymaktır. Bu fikir ve e?ilimlerin hakiki ve ciddi olabilmesi, milletin maddi ve manevi ihtiyaç kaynaklarından gelmesine ba?lıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1925)


 Bo?azına kadar borca batmı?, i?sizli?i, tavana vurmu?, üretimini sıfırlayarak borçla tüketmeyi hedef almı? AKP’nin israf ekonomisi bugün iflas etmi? ve duvara toslamı?tır. Tam 13 yıldır ülkeyi gerçek muhalefetsiz yöneten beceriksiz kadrolar, dünyadaki tüm olumlu ko?ullara ra?men ekonomi gemisini yüzdürmeyi ba?aramamı?tır.


Ülkenin 95 yıllık kazanımlarını babalar gibi satıp mirasyedi gibi 1500 odalı saraylara ve lüks ula?ım araçlarına yatıran AK Parti yönetimi, üretimden uzakla?tırdı?ı milleti sadaka alır hale getirmi? ve elin ithal samanına muhtaç etmi?tir. 7 Haziran seçimleri sonunda gelecek hükümetin öncelikli sorunu sa?lıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi düzeni olu?turmak olacaktır.


AKP’nin yeni dönem sihirli bir ekonomik çözüm projesi yoktur. E?er halktan tekrar iktidara devam oyları alırsa ekonomik çöküntünün giderek daha da kötüle?ece?i açıktır.


ıktidar alternatifi olarak kendisini gören CHP ise; emperyalizmin sömürgelerdeki borçlarını tahsille görevli memuru Kemal Dervi?’i getirip ekonomiyi ona teslim edece?ini pe?inen duyurmu?tur. Dervi?’in geçmi?te ne yaptı?ı görülmü?tür. ıktidarı altın tepsi içinde AK Partiye teslim eden Dervi?’in ekonomi sahasında tek hedefi; kendisini bu göreve gönderen küresel güçlerin ülkedeki alacaklarının tahsilatını yaparak borçların eksizsiz ve tam zamanında ödenmesini sa?lamaktır.


Kemal Dervi?’in Türk halkının refahının geli?tirilmesi ve sosyal sorunlarının çözümü gibi bir hedefi olamaz. Batan ekonomiyi düzetmek için de?il, ülkenin borçlarını tahsile gelen bir ki?inin Kılıçdaro?lu’nun fakir halk kesimlerine verdi?i refah paketi sözlerini yerine getirmesini beklemek bo? hayallerin pe?ine takılmaktır.


Ülkemiz hızla bir ekonomik çıkmaza sürüklenmedir. Muhtemel ekonomik krizle mücadele etmenin reçetelerini ise sistemi bu hale getiren küresel kapitalizm ile do?rulu?u iflas etmi? Sosyalizm de aramak mümkün de?ildir.


O halde ne yapılacaktır? Nasıl bir sistem ve uygulama Türkiyeyi içinde dü?ürüldü?ü mirasyedi tüketim ekonomisinden kurtarıp üretim ekonomisine ta?ıyacaktır.? Dünyada böyle bir sistem var mıdır? Varsa, kimler nerede, ne zaman ve nasıl uygulamı?lar ve hangi ba?arıyı elde etmi?lerdir?


Bu sorunun cevabı evettir. Böyle bir sistem vardır ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1923-1938 arasında ba?arıyla uygulanmı?tır. Kurtulu? Sava?ından tam ba?ımsızlı?ını kazanan ama ekonomik alanda tüm verilerini sıfırlamı? bir ülkeden, 15 yıl gibi kısa sürede kendi milli uça?ını, tankını ve topunu imal edebilen a?ır sanayiini kurmu?, Osmanlının borçlarını ödemi?, enflasyon sözcü?ünü tanımayan ba?ı dik bir ülke yaratılmı?tır.


Bütün bunlar sihirli bir de?nekle de?il, ne yaptı?ını bilen, milletini ve milletinin kabiliyetlerini iyi tanıyan bir liderin planlı, pro?ramlı ve sistemli çalı?maları ile meydana gelmi?tir. Bu çalı?malar ve sonuçları ar?ivimizde aynen durmaktadır. Dün bunları ba?aranların çocukları olarak bizler geçmi?ten aldı?ımız tecrübelerin ı?ı?ında aynisini yapabilecek potansiyele sahip bulunmaktayız. Bugün tek eksi?imiz bizi yönetip yönlendirecek siyasi iradeden yoksun olmamızdır.


Türk milleti 8 Haziran’da VATAN PARTıSı kadrolarını iktidara ta?ıdıkları takdirde Atatürk’ün Ekonomik Mucizesinin yeniden yaratılması mümkün olabilecektir.


Ekonomik i?birli?i te?kilatı olarak kurulan ve dünya egemenli?inde ABD’nin rakibi 27 devletli AB bugün ekonomik çökü? içerisindedir. Kapitalizmin be?i?i Avrupada Yunanistan ile ba?layan iflaslar devam etmektedir.


1991’de SSCB’nin ve Var?ova paktının da?ılması ile çöken Komünizmden 20 yıl sonra ?imdi Kapitalizmin çöktü?üne ?ahit olunmaktadır. Dünya ekonomisinde bugün Çin, Hindistan, Brezilya gibi yeni aktörler etkili olmaya ba?lamı?tır. Güçlü ekonomilerin siyasi açıdan da dünyayı yönetti?i prensibinden hareket edersek dünyanın siyasi güç dengesinin kapitalist ABD ve AB blokuna kar?ı yeniden ?ekillendi?ini söyleyebiliriz.


Yıllarca ABD ve AB güdümünde, IMF ve Dünya Bankası kontrolünde kapitalist sistemle yönetilen Türkiye ekonomisinin krizden etkilenmemesi mümkün de?ildir. Hatta dünyaya yön veren devletlerin ekonomileri çökerken göbe?i bu ekonomilere ba?lı bizim gibi ülkelerin krizden zararının çok daha büyük olaca?ı kesindir.


Bu durumda çareyi tekrar ABD, AB, IMF ve Dünya Bankasının zorla dikte ettirdi?i sanal politikalarda aramak yanlı?tır. Çünkü çare; bizdedir, Türk milletindedir. Çareyi dı?arıda de?il, Türk milletinin Ata'sının özgün dü?ünce ve uygulamalarında aramak lazımdır. Çare; Serv'i dayatanlarda de?il, Serv’i kırıp, Lozan'ı yaratan milli kadrolardadır.


Atatürk; fikir ve dü?ünceleriyle 20’nci asırda Türk milleti ba?ta olmak üzere tüm insanlı?a ı?ık saçmı? ve insanları iyiye, do?ruya ve güzele yönlendirmi?tir. Gazi; tutarlı, dengeli ve uygulanabilir fikir yapısı ile ekonomi alanında da insanlı?a ı?ık tutmu?tur.


Bilim adamları Atatürk’ün her yönünü incelemi?tir. Fakat en kuvvetli oldu?u ve en büyük ba?arıların kazanıldı?ı ekonomik görü? ve uygulamaları daima görmezden gelinmi?tir. Gazi’nin ba?lattı?ı çok ciddi ekonomik hamleler ne yazık ki kendisinden sonra gelenler tarafından dikkate alınmamı? ve ülkenin kalkınması için ithal ekonomik sistemler özellikle tercih edilmi?tir.


Hâlbuki Atatürk; tamamen sıfırlanmı? bir ekonomiden insan gücü, sermaye, bilgi, altyapı ve hiçbir dı? destek olmadan Türk milli a?ır sanayisini kurmu? ve plânlı kalkınma dönemini ba?latmı?tır. O’nun yönlendirmesi ile enflasyonsuz, borçsuz, kendi tankını, topunu ve uça?ını yapabilen, gelece?e güvenle bakan bir Türkiye yaratılmı?tır. Osmanlı'nın Düyun-ı Umumiyeden kalan borçlarını da ödeyerek ça?ına göre önemli bir kalkınma ba?arısı sa?lanmı?tır. Atatürk'ün öngörüsü ve direktifleriyle dünyanın bilinen ve uygulanan ba?lıca ekonomik sistemlerinin dı?ında, tamamen Türk milletinin ihtiyaçlarına, istek ve arzularına, milletin kabiliyetlerine uygun olarak yarattı?ı ekonomik sistem ile geçen asrın en büyük ekonomik mucizesi meydana getirilmi?tir.


1775’lerden ba?layarak Kapitalizm ve Sosyalizm gibi temel ekonomik doktrinler üzerinde bilim adamları binlerce cilt eser vermi?tir. Bugün bu gibi sistemler ve ba?arılı uygulamaları mevcutken sadece 15 yıllık kısa bir uygulaması olan Atatürkçü Ekonomi 'den ve bu sistemlere üstünlü?ünden bahsetmek mümkün olabilir mi?


Konunun cevabı ilk bakı?ta olumsuzdur. Meseleye Atatürk'ün iktidar oldu?u 15 yıl içinden de?il de, O'nun içinden yeti?ti?i Türk milletinin binlerce yıllık geleneksel ekonomik faaliyetleri açısından bakarsak orada “nesiller boyu birbirine aktarılarak ve daima kendini yenileyerek sistemle?en ekonomik kültürümüzün Atatürk'ün ?ahsında en ba?arılı örneklerini verdi?ini”söyleyebiliriz.


Tarihi ticaret yollarını kontrol eden bölgelerde siyasi egemenlik sahibi olan atalarımız; bu co?rafi konumlarının gerekli kıldı?ı ?artları iyi de?erlendirmi?ler ve ticari alandaki üstünlüklerini çevrelerine kabul ettirmi?lerdir. Tarihteki Türk devletlerinin ortak bir vasfı da; halkının refah ve mutlulu?unu ça?ının ?artları içinde en üst düzeyde gerçekle?tirerek çok zengin bir ekonomik kültür yapısı olu?turmalarıdır.


Atalarından aldı?ı ekonomik kültür mirasını çok iyi kullanan Atatürk'ün ekonomik dü?üncesinde fikir ve icraat arasında e?siz bir uyum vardır. Sıfır denilecek bir seviyeden ve sava? ?artları içinden on yılda a?ır sanayi hamlesini gerçekle?tirerek kendi tankını, topunu ve uça?ını ça?ın gereklerine uygun olarak bizzat Türk insanının yapabilece?i bir düzeye ula?ılması onun dehasının eseridir.


Dünya ülkeleri 1929 ekonomik krizi ile büyük sıkıntılar içinde bunalırken, bu durumdan etkilenmeyen ve krizi lehine çeviren, buhranı takip eden devrede plânlı ve programlı kalkınmanın dünyadaki en güzel örneklerinden birinin yaratılması yine onun üstün dehası ve önderlik kabiliyetinin bir neticesidir.


Atatürk'ün ekonomik politikalarını belirleyen ilk dönem 1923-1930 yıllarını kapsar. Mevcut ekonomik durum Birinci ızmir ıktisat Kongresinde tespit edilir. Kongrede belirlenen hedeflere ula?ılmaya çalı?ılır. Fakat arzu edilen sonuçlar tam olarak alınamaz. Osmanlı'nın borçları ödenir ama arzulanan ekonomik geli?me sadece tarım kesiminde görülür. ızmir Kongresindeki Çalı?ma Komisyonlarının ekonomik tespitleri ve çözüm önerilerinden günümüz ekonomi yöneticilerinin alacakları pek çok dersler vardır.


Atatürk'ün ekonomik politikasının temelleri ve esasları 1930-1940 arasında ortaya çıkar ve en üst düzeye ula?ır. ılk döneme göre a?ırlı?ın bugün hepsi elden çıkarılan ıktisadi Devlet Te?ekküllerinde oldu?u tamamen kendine özel bir ekonomik rejimin uygulandı?ı görülmektedir. Bu dönemde; Devletin Öncülü?ü, Devletin Yatırımcılı?ı, Devletin ı?letmecili?i, Devletin tespit etti?i hedeflere ekonominin yönlendirilmesi gibi hususlar a?ırlık kazanır. Faaliyetlerin temelinde yine fertlerin topyekûn kalkınması ve refah seviyesinin adaletli olarak da?ıtılması yatar.


Türk toplumunun ekonomik bünyesi ve ?artlarının göz önünde tutuldu?u Atatürk’ün ekonomik görü?leri, klasik ekonomik sistemlerine benzemez. Batı toplumunun ürünü olan Kapitalizm ve Sosyalizm batı insanının gerçeklerine, ihtiyaç ve kültür yapısına uygun yapılandırılmı?tır. Nasıl ki montaj sanayi tek ba?ına ülkenin kalkınmasına imkan vermiyorsa, montaj doktrin ve sistemlerin kalkınma modeli olarak kullanılması da yeterli olmayacaktır. Bugün Türk ekonomisinin düzlü?e çıkabilmesi için;


- Yeterli sermayemiz, her alanda yeti?mi? insan gücümüz, yeterli okullarımız ve ö?retmenlerimiz mevcuttur.


- Edirne’de oturan vatanda?ımız bir gün içinde karayolu ile ülkenin en uzak ve en ücra noktasına ula?abilmekte ve malını gönderebilmektedir.


- Fabrika yapan fabrikalarımız, fabrikalarımızda üretilen hammaddeyi sa?layan yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz vardır.


- ınsanımızın kültür ve sosyal refah seviyesi giderek geli?mi? ülkeler seviyesine yakla?maktadır.


Bütün bu olumlu göstergelere ve yanda? basının devamlı alkı?lamasına ra?men günümüz Türkiye’sinin ekonomik ba?ımsızlık seviyesinin Atatürk döneminin çok altında oldu?u gerçe?i de?i?memektedir. Bizim gibi önemli bir co?rafyada bulunan ve geli?mek için yeterli potansiyele sahip bir ülke için mutlaka milli atılımlar yapılması gerekmektedir..


Çünkü; ınsanımız kabiliyetlidir, ekonomik faaliyetlere di?er insanlara göre çok daha fazla yatkındır, müte?ebbistir, daha iyisini ba?aracak güce ve tecrübeye sahiptir. O halde daha iyisini yapmak varken ve önünde Atatürk gibi bir önderin çok ba?arılı uygulama örnekleri dururken daha iyisini ve fazlasını istemek bizim de hakkımızdır. Türk insanı tamamen dı?a ba?ımlı ekonomik sistemi asla hak etmemektedir.


Ba?arısızlı?ı kanıtlanmı? ve iflas etmi? mevcut ekonomik görü?lerden çok daha tutarlı ve tamamen Türk insanının kabiliyetlerine göre hazırlanmı? ATATÜRKÇÜ EKONOMı SıSTEMı' nin uygulanması ile bugünkünden çok daha ileri bir refah seviyesine ula?mamız mümkündür. Çünkü artık Atatürk zamanında oldu?u gibi bir ön hazırlık devresine ihtiyaç yoktur. Atatürk’e inanmı? kadroların bilinçli ve planlı çalı?malarıyla günümüzde çok kısa bir sürede ba?arılı neticeler alınabilecektir.


Sonuç olarak; acilen tedbir alınmadı?ı takdirde küresel sermayenin dümen suyunda sürüklenen ekonomimiz kısa süre içinde dibe vuracaktır. Küresel krizin yıkımından klasik liberal ekonomi modelleri ile çıkmamız asla mümkün de?ildir. Çare milli çözümde ve Atatürk’ün ekonomik görü? ve uygulamalarındadır.(1)


Kendi göbe?imizi kendimiz kesmeli ve tamamen milli olan Atatürkçü Ekonomi sistemini derhal uygulamalıyız. Çünkü Atatürk’ün ekonomik görü?leri Türk ekonomisine ?ok tedaviyi öngörmektedir. Yeter ki kendimize inanalım ve karar verelim.


8 Haziran 2015’ten itibaren Atatürke ve Atatürkçü Dü?ünce'ye inanmı? VATAN PARTıSı yöneticilerinin Türk milletinin huzuru, güveni, refah ve mutlulu?u için küresel mimarların yolunu de?il, Atatürk’ün gösterdi?i yolu seçeceklerine inanıyorum..


Dr. Tahir Tamer KUMKALE

[ Ulusal Ses ] - 5/3/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Ekonomi
  KÖHNE ZİHNİYET...
  CİDDİYET, TUTARLILIK VE YÖNETİM
  KUKLALAR, GÖREVLİLER VE KARAR VERİCİLER...
  GÜVENİ İSTİSMAR EDENLER
  NURULLAH AYDIN YAZDI...
  ŞEHİTLERİN ATEŞİ BU DEFA AKÇAY'A DÜŞTÜ!..
  TEĞMEN ÇELEBİ'Yİ KUTLUYOR DESTEKLİYORUM.
  77 YIL SONRA ATAMIZI ANARKEN...
  TÜRK ORDUSUNA KUMPAS(III)!..
  RUS SAVAŞ UÇAKLARI SURİYE'DE NE ARIYOR?
  TÜRK ORDUSU-II ORDUYA KÜRESEL SALDIRI!..
  MİLLİ KAHRAMAN DR.DOĞU PERİNÇEK...
  SUÇLU KİM Mİ?..
  TÜRKÇE KİMLİĞİMİZDİR.. SAHİP ÇIKALIM...
  DR.KUMKALE'NİN 28. KİTABI ÇIKTI...
  HAYDİ KILIÇDAROĞLU MEYDAN SENİN...
  ŞİMDİ NE YAPALIM? NASIL YAPALIM ?
  ATOM BOMBASINI UNUTMA UNUTTURMA!..
  NEDEN VE NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ
  TÜRK ASKERİNİN ORTADOĞUDAKİ KÜRESEL PETROL SAVAŞLARINDA YERİ YOKTUR. BU OYUNA DUR DİYELİM.
  EVREN PAŞA ÖLDÜ...
  8 HAZİRAN VE İFLAS ETMİŞ ÜLKE EKONOMİSİ...
  23 NİSAN 1920 MİLLİ EGEMENLİK RUHUNU TÜRK GENÇLERİ YAŞATMAK ZORUNDADIR...
  24 NİSAN 1915 TEHCİR (YER DEĞİŞTİRME) OLAYI NEDİR ?
  İNSANLIĞIN BÜYÜK KAYBI!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı