Çarşamba , 19 Aralık 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 47828  
 TOPLAM 658270303  
08.06.2007 itibariyle
Yaşam Geri Dön 
MUSTAFA NEVRUZ SINACI YAZDI...
Milletlerin tarih içindeki varlığı, önem, değer, saygınlık ve ağırlığı yaşayan kültürleri ile kaimdir. Özel anlamda kültür; Milletlere mahsus bir “tanımlama, açıklama, kendini ifade ve özellikle medeniyet” öğesidir.

ıSTıKBAL ÜRETMEK YASAK GıBı!..

 


Son günlerde, ülkemiz, milletimiz ve milli gelece?imiz açısından oldukça önemli bazı geli?me ve de?i?meler oldu. Yedinci Cumhurba?kanı Kenan Evren’in vefatı; Bu vefatın seçim sathı maili nedeniyle toplumda yarattı?ı tepki, huzursuzluk polemik ve kırılmalar ile yol açtı?ı tartı?malar, günümüzde siyasetin hangi mecralara sürüklendi?ine dair vahim emareler ortaya koymaktadır. Konuyu açmadan önce 65. yılı 14 Mayıs 2015 Per?embe günü idrak edilen Türk Demokrasi Bayramı, KKTC Cumhurba?kanlı?ı ?oku ve lânetli 27 Mayıs 1960 isyanının sene-i devriye haftasına girilmesi gündemi “a?ırlıklı biçimde” etkilemi?tir. Bunun yanı sıra, iktidar partisi v muhalefetin “seçim beyannameleri” ve “seçim vaatleri” yönünden ya?anan basitlik, ufuksuzluk, basiret-beka yoklu?u, hırs-ihtiras kumkuması ve akıl tutulması hayreti muciptir!.


Daha nice meselelere nazaran, bahse konu ve millet tarafından sorun olarak algılanan olaylara ?öyle bir bakalım: Öncelikle, vefat eden Kenan Evren’in kabrine gitmeyen (Aslında bunun abartılacak yanı yok. Çünkü cenazeye gitmek farz-ı kifayedir. Mazereti olan cenazeye gitmeyebilir) idari/siyasi/mülki erkâna diyecek lâfımız yok. Lâkin aleyhinde kindar ifadelerle beyanatlar dö?enenler; Kesinlikle biliniz ki, 12 Eylül ?artlarını hazırlayan caniler ve cinayet ?irketlerinin mel’un uzantı, i?birlikçi, mensup ve me?’um uzantılarıdır.


Kaldı ki, tam bir takiyyecilik numunesi babından olmak üzere; 12 Eylül muhakemesi nam duru?malarda, kesinlikle bir müdahale de?il, sadece ve yalnızca; Askeri müdahalenin 2 generali ?ahsen yargılanmı?, sonuçta müebbet hapis ve rütbe sökümü kararı verdirilmi?tir. Ki, bu karar dahi, Türk ıstiklâli ve Türkiye Cumhuriyetinin istikbaline matuf bir tehlike, tehdit ve Milliyetçilere gözda?ı niteli?indedir. “Seçilmi?ler (?) tarafından te?kil edilen hükümetler her ne yaparlarsa yapsınlar, sakın ola ki karı?mayın!” Sanki, onurlu, sorumlu, namuslu ve dürüst bir seçim sistemi var gibi!.. ?u halde bile, kaç parti önseçim yaptı dersiniz? Sadece bir ve o’da % 85 oranında. Kalanları ve di?erleri bütünüyle merkez yoklaması, yani tayin. Seçim bunun neresinde? Ya demokrasi, adalet, e?irlik ve hukuk!...


27 Mayıs’ı, isyancılardan ya?ayan kalmadı?ı ve bu durumda, Nürmberg mahkemeleri gibi ihtilâli yargılamak gerekece?i için dava açmadılar. Dolayısıyla, 12 Eylül ve 28 ?ubat adı altında cereyan eden muhakeme faaliyeti ciddi, ilmi ve hukuki olmaktan uzaktır. Elli yıl süren isteklere ra?men 14 Mayıs “Demokrasi Bayramı” olarak kabul ve ilân edilmemi?tir. Yassıada üzerinde yapılması dü?ünülen oyun, e?len ve sair mü?temilât ise AKP’nin söylemi ile eylemi arasında ya?anan çeli?kinin açık bir göstergesidir.


Dahası: ılhan Kesici’nin 15 Mayıs 2015 günlü açıklamalarında ortaya çıkan utanılası ekonomik göstergeler; Dolarda olu?turulan suni artı?; Vahim boyutlara ula?an i?sizlik; Çar?ı ve pazarda dayanılmaz hale gelen pahalılık.; Borç bata?ına saplanmı? milyonlar ve 6 milyona yakın emeklinin bin liranın altında maa? almakta oldu?u gerçe?i!.. Artısı var. Be?-altı milyon ki?inin de asgari ücretle çalı?makta oldu?u alenen, ba?ıra-ça?ıra söyleniyor..


Bütün bunlar: Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin istikbali ve istiklâli ile pervasızca oynandı?ını, birileri tarafından millete tuzak, kumpas ve düzen kuruldu?unu i?aret etmekte ve açıkça göstermektedir. Yavru Vatan ve Milli Dava Kıbrıs Türk Kesimi KKTC’de ya?ananlar ibret, hayret ve deh?et vericidir. Birileri çıkıp, devletin en yüksek makamlarından, “iki millet bir devlet” diye ?erefsizce, soysuzca ve küstahça haykırırken; Ana vatan Türkiye Cumhuriyetinde de: “Ne kadar millet, o kadar devlet” diyebilecek kadar azgınla?anlar var!..


ı?TE BU ORTAMDA ıSTıKBAL ÜRETMEK MÜMKÜN DE?ıLDıR


Milletlerin tarih içindeki varlı?ı, önem, de?er, saygınlık ve a?ırlı?ı ya?ayan kültürleri ile kaimdir. Özel anlamda kültür; Milletlere mahsus bir “tanımlama, açıklama, kendini ifade ve özellikle medeniyet” ö?esidir. Genel anlamda ise: Var olu? ve yaradılı?tan bu güne kadar; ınsan eli, fikri, fiili eme?i, ilim, akıl ve melekeleriyle olu?turulan ve zaman içinde geli?erek (tekâmül ederek) günümüze kadar ula?an.; Davranı? biçimi, dil, de?er, ürün, maddi-manevi, sınai eser, bilim-teknoloji ve birikimin bütünü’ KÜLTÜR olarak açıklanır ve tanımlanır.


Yukarda bahse konu olu?, bilgi ve birikimlerin tamamına “MEDENıYET” denir.


Türk Milleti, muhtemelen yazılı tarihin ba?langıcından ıslâm’a ve ıslâm’ı kabul ederek Müslüman olmasından bu yana (ıslâm’ı samimi, arı-duru, onurlu-sorumlu ve dürüst müminler olarak ya?adı?ı) 1700 yılına kadar bütün medeniyetlerin hamisi; ılim, irfan, adalet ve hukukta ilham kayna?ı.; ınsani boyut, bilgi toplumu, güvenlik, esenlik ve barı? ikliminin çıkı? noktası özelli?ini haizdir. Dolayısıyla bu gün Türk Dünyası, ıslâm âlemi ve bütün mazlum milletler nezdinde “ümidin kâbesi” tahtında kabul/ telâkki edilen Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin bu ilim, idrak, akıl, ?uur ve yüksek onurla hareket etmesi ?art ve lâzımdır.


Aksine davranı? biçimleri, damarlarında asil kan ta?ıyan Türk’ten beklenmez.


Çünkü büyük Türk milleti, muhalif güçler ve insani bakımdan az geli?mi? ?er unsurlar tarafından ?iddetle nefret ve haset edilen, öfke ve kıskançlık duyulan yüksek bir millettir. Bu meyanda muazzam bir kültür, milli-manevi de?er, eserler ve medeniyetin asıl sahibidir. Atiyi (gelece?i) aydınlatan, insanlık âlemine yol gösteren kültür ve medeniyetin son eseri:, Atatürk ilkeleri, Türk ınkılâbı ve her türlü emperyalizme kar?ı tam ba?ımsız, hür, hâkim ve hükümran temeller üzerine in?a edilen Türkiye Cumhuriyeti olarak ?ekillenir.


Türk Milletinin özgün milli kültürü, gelenekleri, bilgi, birikim ve töreleri, Cumhuriyet (?ûra) adalet ve fazilet (demokrasi) temeli üzerine kurulu, ana karakter itibarıyla (lâik) en ileri, ça?da?, modern, medeni ve katılımcı; Onurlu, soylu, adil ve sorumlu bir yönetimden yanadır.


Gerçek Demokrasi: Yukarda açıklandı?ı biçimde ileri medeniyet, adalet ahlâkı, mutlak e?itlik, ilim-irfan ve ‘do?rusal boyutta özgür ya?am’ ile bütünle?ik ve yüksek ahlâkla özde?tir. Türk kültüründe ve ıslâm’ın özünde “Devlet insan için vardır. Kanunlar Anayasa’ya, Anayasa ise asla insan’a, insan tabiatına, fıtrata paralel ya?am tarzına aykırı olamaz. Bir Türk dünya’ya bedeldir, darp-ı meselinde ifade olundu?u üzere; her insan bir devlettir. Milleti ya?at ki, devlet ya?asın ilkesi mutlaktır. Devlet, millet memurlarından müte?ekkildir. Millet memurları, tüccar ve bilumum sektör sahip ve çalı?anları halka amir de?il; Sadece ve yalnızca Yüceler Yücesi, her ?eye Egemen Yaratıcının rızasını kazanmak u?runa halka hizmetle memur ki?iler olup;


Hükümetler; Millet iradesi’nin, devlet idaresinde tecelli biçimidir. Hâkimiyet, kayıtsız ve ?artsız milletindir. Bütün kurum ve kurulu?ları ile Devlet ve hükümetler halkın emrinde ve hizmetinde olmak ve bu hizmeti “kamu yararına” sürdürmek için vardır. Türk gelene?i, ıslâm felsefesi ve Evrensel hukukta, devleti ?ahsi çıkar, hırs ve ihtiraslarına alet edenler; En murdar, muzır ve mısmıl hayvandan da a?a?ılıktır. Bu nedenle, devlet/hükümet imkân ve kaynaklarını, ?ahsi çıkarlarına alet edenler “Devletin malı deniz; Hırsız ve yolsuzlar Domuz” atasözünün en i?renç, murdar ve tiksindirici muhataplarıdır. Ki, bu melânetler insan selâmına lâyık de?ildir!


Hâkimiyet: Adalet, e?itlik, hukuk, hikmet, me?ruiyet ve fazilet ile kaimdir.


Seçilmi? veya atanmı? olsun, bütün millet memurlarının halka ra?men de?il; Halk için, halkla birlikte, (tam bir açıklık ve ?effaflıkla) halka hizmet etmesi, devlet umuru, halkın refah, adalet, saadet, barı? ve mutlulu?u için çalı?ması ?arttır. Dolayısıyla Türk Milleti, tıpkı Tarihte oldu?u gibi, bu gün de; Çalı?kan, zeki, akıllı, ilkeli, onurlu, sorumlu, namuslu-dürüst, faziletli, lâik ve demokrat olmak; Aslına rücû etmek, asaleti ve geleneksel karakterine uyan bir ya?am biçimini benimseyip-ö?renip sürdürmek zorundadır!.


Ancak bu ya?am biçimi ile Türk Milleti payidar olabilir. ılim yapabilir, maziden aldı?ı hız, ilham ve imanla ilim-irfan, sanayi/teknoloji; Hürriyet, adalet, e?itlik ve gelecek üretebilir. Evet. Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Cumhuriyetin idarecileri böyle olmak ve daima böyle kalmak zorundadır. Biz, Türk Milleti ve Cumhuriyetin vatanda?ları sıfatıyla her daim iyi olmaya; Namuslu, dürüst, demokrat, onurlu, soylu ve sorumlu kalmaya mecburuz.


Bunun yanı sıra, zamanla aramızda olu?an çürükleri ayıklamaya; Onursuz, ?erefsiz, ilimsiz ve soysuz dönme ve dev?irmelerce olu?turulan: Türk Kültürü, Türk Adaleti ve Türk Medeniyetine aykırı uyduruk yasa, dü?man lehine ve Türk Milletinin aleyhine düzenlemeler gibi dayatma mevzuatlar ile bunları olu?turan gafil, cahil ve bedhahları da sigaya çekmeliyiz. Zaten buna mecburuz. Zira 20 Milyon 500 bin km2’lik adalet ve barı? devletini hainler yıktı.


ZEBUN-KU?; ZALıM, KARANLIK VE KAHPE BATI


Oysa ?imdilerde Türkiye; Zebun-ku? (merhametsizce, kahpece mazlumu ezen) vah?i ve vampir Avrupa kar?ısında, iliklerine kadar sömürülen, istismar ve suiistimal edilen, tahkir ve hakarete maruz korumasız, aciz ve zavallı hükümetleri ile malûl konum ve durumundadır.


Avrupa’nın dayattı?ı siyasetin kanı satvet, hayatı servettir. Zebun-ku? Avrupa yönetim unsurunun bildi?i tek hak vardır, o da kuvvettir. Türk, ınsan ve Müslüman için kuvvet sadece adalet, fazileti ihya ve kötülü?ü ilga (def-i hacet, pislikten, hırsız-yolsuz, yalancı, düzenbaz ve ahlâka aykırı davranı?larda bulunan necasetten kurtulmak) için kullanılır.


Lâkin ahlâken tefessüh etmi?, maddesini yalan-talan, soygun-vurgun, gasp-irtikap ve sömürü; ırin, kan, kenelik ve vampirlik yoluyla temin ve tedarik eden, tek di?i kalmı? canavar, haramzade Batı zulmü kar?ısında 50 yıldır Türk hükümetleri aciz, zavallı ve çaresizdir..


SıYASETı VESAYET ALTINDA BıR MıLLET


70’li yılların, adaletiyle ünlü, bu nedenle dünya çapında büyük bir hürmet, saygınlık, refah ve ?öhrete ula?an Ferruh Bozbeyli.; Hak, adalet, özgürlük ve ba?ımsızlık u?runa Meclis Ba?kanlı?ı tahtını terk ile Demokratik Parti Genel Ba?kanı sıfatıyla sine-i millete döndü?ünde bir itirafta bulundu:, “Siyasette hâkim olanlar, halkın içinden de?il, bir takım güç odakları ve mahfillerin içinden geliyor. Geldikleri gibi, yukarılara çıkıp, halka dayalı merdivenleri çekip alıyorlar. Yani millete, siyasetin idare mevkiine tırmanacak merdiven kalmıyor!..” demi?ti.


Zannımca burada bahse konu odak, grup ve mahfiller ABD (+kraliçe) ve AB oluyor.


Çünkü her seçim öncesi Amerika ve malum menfur memleketlerde icazet turlarına çıkıldı?ını nefretle görüyoruz. ı?te ?u hale nazaran, Kabrindeki bir adam daha ne yapabilir.


80 yıl geriden geliyor bu nida; Siyasetin kanı, olmazsa olmazı “ezici güç; satvet” hayatı ise servettir. Demek ezici güç ve servet Avrupalı da birle?mi?; kahpelikler ve mazlum kavimlerin (bu da genelde Müslüman, Rumeli ve Anadolu halkıdır) ezilmesi Avrupa’dan tehcir edilmesi, Balkan’da mezalimin korkunç ıstırapları ya?adı?ımız, unutmaya çalı?tı?ımız acılarımız, zorla bize hatırlatıyorlar Ermeni soykırımı diyorlar, soyunuza kibrit suyumu döktük.


Bugün hala ıstanbul’da Ermeni varsa sayemizdedir. Hani Justinyen onları ıstanbul’a sokmamı?tı. Sayemizde girdiler yurt edindiler. ı?, A?, Ev, Bark edindiler. Kilise ve Okulları, Hastahaneleri var. ?imdiki Ermenistan dâhil olmak üzere, Dünyada bu kadar mukim, oturaklı oldukları bir ikinci yer daha var mı acaba? Hali hazır ülkemizde 100 bin’e yakın Ermeni i?çi ekme?ini kazanıyor, Ermenistan’da ki ailesine buradan mai?et, erzak ve rızık gönderiyor.


Avrupalıyla, Batıyla, oryantalist ile mücadelenin yegâne yolunu da yazmı? rahmetli, onların anladı?ı dil tektir o da kuvvettir diyor. Ey Kemalistler, ey Atatürkçü geçinen karde?ler “Ya Elli sene sabır edece?iz, ya da 70 Milyon olana kadar bekleyece?iz” diyen Gazi Mustafa Kemal’in Bursa Nutkunu yok sayarsınız? 50 yıl geçti aradan. En büyük gardrop Atatürkçüsü, ısmet pa?a siyasal vasiyeti sayılan el yazmalarını okudu,‘daha millet buna hazır de?il’ diyerek 25 yıl daha konuyu bir yana itti, kapattırdı. Nerededir bu yazıtlar, bilinmez. Ama ne yazdı?ını üç a?a?ı, be? yukarı tahmin edebiliyoruz. Bu konunun önderli?ini bizce CHP yapmalı ve bu manevi mirasın pe?ine dü?meli. Do?ru ya da e?ri, zaten Cumhuriyette, me?rutiyette halkın talebiyle de?il, misilleme, zorbalık ve dayatmalarla gelmemi? miydi? Meselâ Demokrasi de Yalta yadigârı de?il mi? Yalta’yı çalı?mı? kaç Doktora tezimiz var hiç! ADD’lere harcanan zaman, emek ve parayı matematik derneklerine harcasak, fizik kulüpleri, kimya, biyoloji köy ve mahalleri kursak, bilim çocukları yeti?tirsek ne olurduk, bir dü?ünün lütfen. Okumayan, bilime de sırtını dönmü? Türkler olduk. Ba?arı boyumuz kısaldı. Bu e?itim sistemi ve modeli boynumuzdaki, boyunduru?u, aya?ımızdaki prangaları, kafamızdaki at siperlerini görmeye mani oluyor. Milli e?itim önüne milli yazmakla milli olmuyor. Tıpkı milli savunma gibi.


Ne zaman harbiye vekâletimizi tekrar ihdas ederiz.(Bu ba?ımsızlık ni?anesidir)


Ne zaman Zebun-ku? Avrupalı ile anladı?ı dilden, kuvvet, adalet iklimi ve mukabele-i bil misil üzerinden konu?maya ba?larız; Dil uzatanların dili, el uzatanların eli tereddütsüz bir biçimde kesersek, yıllar sonra yeniden ilmek, ilmek istikbal ve istiklâlimizi dokuyabiliriz!..


Mustafa Nevruz SINACI

[ Ulusal Ses ] - 5/19/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Yaşam
  GAZİ ‘DE KULİSLER KIZIŞIYOR!..
  GAZİ ÜNİVERSİTESİNDE RENKLİ REKTÖRLÜK SEÇİMİ
  ÜNİVERSİTE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ ...
  KARANLIK HER YERİ KAPLAMASIN...
  GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ KİM OLACAK?
  YOK SATAN KİTAPLAR...
  RIZIK VE ZEYTİN DALI!..
  KUTLUYORUM AİHM...KUTLUYORUM...
  ELBETTE ÖNCE TÜRKİYE ...
  SOSYAL EKOLOJİ 'İN' ÇEVREBİLİM(cilik) 'OUT'
  DÜRBÜNÜNÜ YİNE TERS TUTMUŞSUN!..
  A.J. TOYNBEE'NİN KAYIP
  OY-AL(a)MAK İÇİN!...
  DEVLET BAŞA KUZGUN LEŞE...
  MOBBİNGCİLERİN KURDU MOBBİNCİLER ÜZERİNE!..
  HALKIN GAZINI ALMAK İÇİN MAVAL OKUMAK!..
  MAAŞ VE ÜCRET ZAMLARINDA KALLEŞLİK...
  HAK, HÜKÜM VE HÜKÜMET...
  ERAY'IN MASASINDAKİ AUAP 2038!..
  SAHUR-İMSAK ÇELİŞKİSİ VE İLÂHİ HAKİKAT
  BİLİMSEL DİN GERÇEĞİ...
  MUSTAFA NEVRUZ SINACI YAZDI...
  ARZU KÖK YAZDI...
  REFHAN İRTEM YAZDI...
  KAMU VİCDANI VE TÜRK MİLLETİ SORUYOR!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı