Cuma , 25 Mayıs 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 6917  
 TOPLAM 608618376  
08.06.2007 itibariyle
Ekonomi Geri Dön 
EVREN PAŞA ÖLDÜ...
Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar, elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar. -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk- (1924)

EVREN PA?A ÖLDÜ...

 

 

Türkiye’nin 1980-1989 yıllarına damgasını vuran müstesna bir insanı, TC.’nin 17 nci Genelkurmay Ba?kanı ve 7 nci Cumhurba?kanı Kenan Evren Pa?a’yı kaybettik . Milletçe ba?ımız sa? olsun. Eski bir silah arkada?ı olarak de?erli komutanımızın acılı ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri camiasına ve milletimize ba? sa?lı?ı diliyorum.

Allahtan rahmet diliyorum. Ruhu ?ad olsun. Mekanı cennet olsun.


Bu vesile ile daha dün kendisini göklere çıkararak yakınında olabilmek için çırpınan, ama bugün kendisini görmemezlik ve tanımamazlıktan gelen siyasi aktörleri ?iddetle kınıyorum.


Do?ruları ve yanlı?ları ile 12 Eylül Askeri darbesinin lideri olarak o günlerin tek sorumlusu olarak kabul edilen Evren Pa?a’nın 98 ya?ında ölümü ile maruz kaldı?ı muamelenin Türk örf ve adetlerinde yeri yoktur. Türk kültüründe ölünün ardından kötü konu?mak yoktur. Saygınlı?ını kaybetmi? Türk basınında yer alan objektif kriterler içermeyen yersiz ve haksız suçlamaları yapmak bize yakı?an davranı? normları de?ildir. Çünkü Evren Pa?a söylemleri ve yaptıkları, o günleri ya?amamı? günümüz siyasilerinin polemik yapaca?ı konulardan de?ildir. 12 Eylül ve eserleri artık tarihe intikal etmi?tir. De?erlendirmeyi sokaktaki sade vatanda?lar de?il tarihçiler yapacaktır.


Evren Pa?a’nın ?ahsında gündeme getirilen 12 Eylül Askeri darbesini ana hatları ile hatırlatmak istiyorum.


35 yıl önce 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde ülke yönetimine el koymu? ve Genelkurmay Ba?kanı Org. Kenan Evren ile Kuvvet Komutanlarından olu?an 5 ki?ilik kadro MıLLı GÜVENLıK KONSEYı adı altında tam üç yıl süre ile ülkeyi yönetmi?tir.


O gün do?anlar bugün 35 ya?ındalar. O gün 10 ya?ında olup olayları tam olarak anlayıp, kavrayacak ya?ta olmayanlar bugün 45 ya?ında olup ülke yönetiminde gerçek söz sahibidirler.


Stratejik konumu ve co?rafi özellikleri gere?i ülkemiz daima dı? tehdit odaklarının menfaatlerinin kesi?ti?i bir dü?üm noktasında bulunmaktadır. 92 yıllık Cumhuriyet tarihimizde, Atatürk Dönemi de dahil olmak üzere anar?i, terör, isyan, iç çatı?ma, karde? kavgası hiç eksik olmamı?tır. Bölgede güçlü, kuvvetli, zengin, huzur ve refah dolu bir Türkiye istemeyen dı? güçler bütün imkan ve kabiliyetlerini birle?tirerek bu ülke insanının birbiriyle daima sava? halinde olmasını arzulamı? ve bunun için el birli?i ile çalı?mı?lardır. Bu co?rafyada ya?ayan insanımızın kaderi budur. Bu saldırılar biz güçsüz oldu?umuz sürece devam edecektir.


Artık tarihe mal olmu? günleri tarihçilere bırakmadan karalayanlar; ayni tarihçilerin, ayni ?ahısların 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasında askerleri yönetime el koyması için nasıl te?vik ettiklerini, ve sonrasında ?imdi CUNTA olarak niteleyip yargıladıkları 12 Eylül askeri yöneticilerine nasıl alkı? tuttuklarını ve kendilerine kurtarıcı gözü ile bakıp methiyeler düzdüklerini de yazacaklarını bilmeleri gerekmektedir.


“En iyi askeri idare, en kötü demokrasiden bin kat daha kötüdür.” Sözü günümüz Türkiyesi için çok do?rudur. Çünkü bugünkü globalle?en ortamda yapılacak bir darbeyi ve yönetime el koymayı ne halka, ve nede dı? dünyaya anlatabilmek mümkün de?ildir. Olaylar o günün ?artları altında de?erlendirildi?i takdrde bakı? açılarının daha mantıki ve gerçekçi olaca?ı kesindir.


Toplumsal ve sosyal olayları ?ahıslara ba?lı kılmadan geni? bir perspektif ile ele almak gerekir. Olayların yarar ve zararlarının görülmesi uzun zamana ba?lıdır. Bu bakımdan 12 Eylül Harekatı’nın iyi ve kötü yanlarını tarihçilere bırakıp bir tek iyi hususunu açıklamanın yararlı olaca?ını sanıyorum.


Bugün içinde bulundu?umuz her alandaki aciz durumumuza; 60’lı yıllardan ba?layarak anar?i ve terör yüzünden daima kapalı bulunan okullarımızdan iyi tahsil alamayan ve ülkeyi ?u anda bütün unsurları ile yöneten bizim nesillerimizin sebep oldu?unu söylemem yanlı? bir de?erlendirme olmaz. Ama 1980 sonrası milli e?itim sistemimizdeki bütün aksaklıklara ra?men e?itim ve ö?retim faaliyeti; 35 yıldır her seviyede kesintisiz olarak , Atatürk ılke ve ınkılaplarına uygun sürdürülmü?tür. Yeni yeti?en nesiller bizlerden çok daha iyi e?itim almı?lardır. Bunun sonuçlarının ise ancak 10 yıl sonra görülece?ini de biliyor ve mutlu gelece?e güveniyorum.


12 Eylül öncesi adeta askeri yönetimi ba?ıra ba?ıra ça?ıran korkunç ortamı anlatabilmek,o ıstıraplı günleri kalemle tasvir edebilmek kolay de?ildir. Ancak ya?ayanlar bilir. ı?te size birkaç örnek;


– ı?çiler, memurlar, ö?renciler, sendikalar, polisler, hakimler, savcılar bölünmü?ler ve bütün mesailerini birbirlerini ortadan kaldırabilmenin planları ile geçiriyorlar.


– Halkın tamamı kamplara bölünmü?, birbirini kırmak ve ortadan kaldırmak için silahlanmı?. Kurtarılmı? köyler, mahalleler, kurtarılmı? kazalar ve iller meydana gelmi?.


– Terzi Fikri adında bir gafil ki?i, bu devleti tanımadı?ını bildirerek Fatsa’da kendi adına Halk Cumhuriyetini ilan etmi?.


– Günde her ya?tan, asgari 30 ki?i ölüyor. 1 yıl içinde ölen ve yaralanan halk kitlerinin sayısı SAKARYA Meydan Muharebesindeki zaiyatımızdan büyüktür. Bu ölenlerin içinde üzerine 30 kur?un sıkılan 6 aylık bebekler ,en namlı gazeteciler, belediye ba?kanları, profesörler, Orgeneraller, bakanlar, milletvekilleri ve hatta ba?bakanlar vardır.


– Ülkede Atatürk’ün yerini Lenin, Stalin, Mao, Humeyni gibi liderler almı?. Türk bayra?ının yerini kızıl bayraklar ve ye?il bayraklara devretmi?tir .


– ı?çiler ekmek yedikleri fabrikalarını,i?yerlerini ate?e veriyorlar. Yıkıyorlar.


– Okullarımız ve üniversitelerimiz kapanmı?, e?itim tamamen durmu?. Üniversitelerimiz tamamen anar?i ve teröre teslim olmu?. Harabe haline gelmi? sınıf ve anfiler ile yakılan kitap ve dokümanların resimleri gazete sayfalarını dolduruyor. – Yurdun her tarafında ilan edilen sıkıyönetim anar?i ve terörü önleyemiyor. Ülkenin her tarafında hava karardıktan sonra soka?a çıkma yasa?ı ilan edilmi?. ınsanlarımız birbirinden ürker hale gelmi?.


– Parlamentomuz 6 aydır bir cumhurba?kanı seçemiyor.


– ECEVıT, DEMıREL, ERBAKAN ve TÜRKE? liderli?indeki partililer hiç bir konuda anla?amıyorlar. Sadece bu ortamın müsebbibi olarak birbirlerini suçluyorlar.


– Her an nerenin bombalanaca?ı ve nerenin yakılaca?ı bilinmiyor.


– Üretim tamamen durmu?. Benzin yok. Sigara yok. Sana ya?ı yok, Ekmek yok. Isınacak kömür yok. Karaborsa ve fiat anar?isi kontrol edilemiyor.


– Durdurun bu kanı, düzeltin bu anar?ik ortamı diye haykıran ve bütün sıkıntıları ya?ayan halkın sesini dinleyen yok.


Bunlar ilk anda aklıma gelen ve tarafımdan ya?anmı? birkaç örnek. Ama daha fazlasını ö?renmek isteyenler için gazete ve dergilerimizin ar?ivleri açıktır. Bugün ülkeyi bu durumdan çıkartan ve halka lâyık oldu?u huzur ve güven dolu ortamını sa?layan Türk ordusunu ve Evren Pa?ayı karalamaya çalı?anlara tarihçiler gerekli cevabı zamanı gelince vereceklerdir.


Demokrasiler için gerçekten istenilmeyen ve günümüzde son derece utanç verici bir yönetim olmasına ra?men; milli hislerin, milli ?uur ve ihtiyaçların, ülkemizin ve milletimizin gelece?ine ili?kin kaygıların, ümit ve bekleyi?lerin do?rultusunda; kanunların kendisine tanıdı?ı yetkilere dayanarak, tamamen hiyerar?i düzen ve disiplin içinde gerçekle?tirilen “BAYRAK HAREKATI” ile gelen 12 EYLÜL ASKERı YÖNETıMı yurt içinde büyük tasvip ve destek gördü. Dost ve müttefik ülkelerde ilgi ile izlendi ve genellikle anlayı?la kar?ılandı.


Askeri yönetim 1983 Kasımında seçimleri yapıp ülkede normal düzene dönüldü?ünde; ‘ Bayrak Harekatını en çok ele?tirenler ve bu ele?tirilerden oy ve çıkar sa?lamaya çalı?anlar; maalesef siyasi geleceklerini, ilmi ve idari kariyerlerini ve hatta varlıklarını bu harekatın yapılmasına borçlu olanlar arasından çıkmı?tır.


Bu insanlar devlet ve millet hayatında, bürokraside, e?itimde ,yönetimde daima kısır ve ba?naz çeki?meler içerisinde yaptıkları büyük hataları, devletin varlık ve bütünlü?ü ile milletimizin birlik ve beraberli?ine kar?ı i?ledikleri a?ır suç ve davranı?ları; bu harekatı ele?tirmek, yapılanları küçük göstermek ve hatta yok saymak suretiyle örtme, hafızalardan silme imkan ve fırsatlarını elde ettiler. Bugün, Türk Ordusu tarafından gerçekle?tirilen “BAYRAK HAREKATI”nı zorunlu kılan yıkıcı, bölücü, yok edici, karde? kanı dökücü; devleti, cumhuriyeti ve milletimizi büyük risk altına sokup varlı?ını tehdit eden anar?ik eylemler unutuldu. Bu dönemde; devlet yönetiminde, kamu ve hukuk düzeninde, toplumumuzun siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, bilim ve teknolojideki önemli geli?meler tamamen gözardı edildi. Yıllardır çalı?mayan yönetim yüzünden da? gibi biriken sorunların çözümü için, hiç bir yönetimin göze alamadı?ı insan üstü çabalarla ortaya konarak, güncelli?i, gerçekçili?i ve geçerlili?i hala devam eden yasal düzenlemelerde unutulmak istendi.


Bugün basınımızın isim sahibi kalem?örleri elbirli?i etmi?çesine o günlere ve o günlerin yöneticilerine a?ır saldırılarda bulunmaya devam etmektedirler. Bu saygın karde?lerimizin unutmaması gereken bir önemli husus vardır… Ar?ivlerde halâ o günkü yönetime ithâf ettikleri methiyeleri durmaktadır.


Sonuç olarak;


TÜRKıYE ARTIK ASKERı ıHTıLAL DÖNEMLERıNi GERıDE BIRAKMI?TIR.


?artlar ne olursa olsun askeri yönetim bir daha gelmeyecektir. Çünkü bugün Türkiye ve dünyanın ?artları çok de?i?mi?tir. Tek kanallı siyah-beyaz devlet televizyonundan yüzlerce televizyon, binlerce radyo, bilgisayar, internet ve cep telefonu devrine girilmi?tir. Türkiye global ortama ayak uydurmu?tur. Ne kadar zorlanırsa zorlansın, günümüz Türkiyesinde bir askeri ihtilâlin hiç bir mantıkî sebebi bulunamaz ve artık hiç kimsenin deste?i de alınamaz. Nitekim Ordunun komuta kademesince bu husus zaten her fırsatta dile getirilmektedir.


Konuya bu açıdan yakla?arak, O günlerin ?artları içinde gerçekle?tirilen ve halkın her kesiminden çok büyük destek olan 12 EYLÜL BAYRAK HAREKATI’nı ve artık merhum olan lideri Kenan Evran Pa?a’yı yermeyi bırakalım. O’nu tarihçilere ve tarihe terk edelim. Ama o günlerden alaca?ımız pek çok ders oldu?unu bilerek ara?tıralım, inceleyelim.


Dr. Tahir Tamer Kumkale

[ Ulusal Ses ] - 5/19/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Ekonomi
  KÖHNE ZİHNİYET...
  CİDDİYET, TUTARLILIK VE YÖNETİM
  KUKLALAR, GÖREVLİLER VE KARAR VERİCİLER...
  GÜVENİ İSTİSMAR EDENLER
  NURULLAH AYDIN YAZDI...
  ŞEHİTLERİN ATEŞİ BU DEFA AKÇAY'A DÜŞTÜ!..
  TEĞMEN ÇELEBİ'Yİ KUTLUYOR DESTEKLİYORUM.
  77 YIL SONRA ATAMIZI ANARKEN...
  TÜRK ORDUSUNA KUMPAS(III)!..
  RUS SAVAŞ UÇAKLARI SURİYE'DE NE ARIYOR?
  TÜRK ORDUSU-II ORDUYA KÜRESEL SALDIRI!..
  MİLLİ KAHRAMAN DR.DOĞU PERİNÇEK...
  SUÇLU KİM Mİ?..
  TÜRKÇE KİMLİĞİMİZDİR.. SAHİP ÇIKALIM...
  DR.KUMKALE'NİN 28. KİTABI ÇIKTI...
  HAYDİ KILIÇDAROĞLU MEYDAN SENİN...
  ŞİMDİ NE YAPALIM? NASIL YAPALIM ?
  ATOM BOMBASINI UNUTMA UNUTTURMA!..
  NEDEN VE NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ
  TÜRK ASKERİNİN ORTADOĞUDAKİ KÜRESEL PETROL SAVAŞLARINDA YERİ YOKTUR. BU OYUNA DUR DİYELİM.
  EVREN PAŞA ÖLDÜ...
  8 HAZİRAN VE İFLAS ETMİŞ ÜLKE EKONOMİSİ...
  23 NİSAN 1920 MİLLİ EGEMENLİK RUHUNU TÜRK GENÇLERİ YAŞATMAK ZORUNDADIR...
  24 NİSAN 1915 TEHCİR (YER DEĞİŞTİRME) OLAYI NEDİR ?
  İNSANLIĞIN BÜYÜK KAYBI!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı