Perşembe , 13 Aralık 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 144912  
 TOPLAM 656542083  
08.06.2007 itibariyle
Yaşam Geri Dön 
HAK, HÜKÜM VE HÜKÜMET...
Başta Orta Doğu (güdümlü Arap hükümranlıkları) olmak üzere, ıslâm ülkeleri nam ya da Müslümanların yoğunlukta olup idare cihazına hâkim bulundukları memleketlerde, müthiş bir rüşvet-iltimas, yalan-talan, ikiyüzlülük, nitelikli (organize) sahtekârlık hüküm sürmektedir.

ıslâm’ın zorunlu kıldı?ı hak, adalet, ahlâk, e?itlik ve hukuk ilkelerine tamı tamına ters, bütünüyle aykırı ve bir nevi “emanet, vesayet ve icazet” sistemine dayalı olarak te?ekkül eden sultalar, cuntalar:, Ortak akıl ve ma?eri vicdanın asla kabul etmeyece?i biçimde kamu gücünü kullanarak gasp, irtikap, hırsızlık, yolsuzluk, suiistimal, hile-desise, ayırma-kayırma, aldatma-kandırma, takiyye ve çifte standart yoluyla vatanda?ları alenen soymaktadırlar. Ki bu, mensup olduklarını iddia ettikleri dinle taban tabana zıt, Kuran-ı kerim vahiylerine tümden aykırı, tam bir sapkınlık, mürailik, mü?riklik ve bilinçli bir kilise mukallitli?i hali arz etmektedir.


Oysa Demokratik hukuk devletleri ve özellikle idarede Müslümanların yer aldı?ı ıslâm referansı ile anılan devletlerde hükümetler eliyle; Seçilmi?ler tarafından do?rudan veya bazı yüksek dereceli atanmı?lar (memurlar) kullanılmak suretiyle haksızlık, yolsuzluk ve suiistimal yapılıyor olması; Dünya milletlerine kar?ı ve ıslâm adına çok büyük bir utançtır.


Uzun bir süredir “paralel devlet” yaftası altında ülkemizde sürdürülen operasyonlar da bu sosyal mutasyon ve toplumsal çürümü?lü?ün, en az elli yıldır Türkiye Cumhuriyetinde var oldu?unu kanıtlamaktadır. Alınan tedbirler ve yapılan operasyonların ‘namuslu-dürüst, onurlu ve sorumlu hükümet; Mutlak adaletli, demokrat, lâik, ?effaf devlet” do?rultusunda geli?mesini ve gerçekle?mesini dilerim. Aksi takdirde, sür’atle yayılan yozla?ma, koku?ma ve çürümenin önlenmesi, devletin “haksız, hırsız, yolsuz” takımından kurtarılması mümkün olmayabilir!..         


            Aslında “dinler arası diyalog” namıyla ileri sürülen ve bazı beyinsiz kitlelere dayatılan ütopyanın sebebi; Bu koyu cehalet hali, i?renç fanatizm veya (büyük bir ihtimalle de) dönme-dev?irme (kripto) orijini olsa gerek! Bir ba?ka ?ekilde, evrende var olan tek dine e? ko?ulur ve dinler arası diyalog safsatası nasıl ortaya konulabilir? Müslümanların çok dikkatli olması ?art!


Zira “el iman minel vatan” emri, “her insan bir devlettir” olgusu, “tam ba?ımsız, özgür, hâkim ve hükümran” devlet algısı ile “Meclisler, vekiller ve hükümetler halkın emrine ve vatanda?ın hizmetine memur unsurlardır” hakikati asla unutulmamalıdır. 


            KELıMELERıN KAVGASI VE DıL ıSTıSMARI  


            Böyle bir durumda bizim her konuya, “mutabık kalınmı? tanımlar” veya “kelime ve kavramların” soy anlamları ile ba?lamamız gerek. Aksi takdirde, ilim-irfan, emir ve ilmihale dair beyan ve bildirimlere açıkça muhatap oldukları halde, davranı? biçimlerini düzeltmeyen, do?rusal yönde de?i?tirmeyen, ya?ama tarzlarını do?rultmadan; Küfür, yanlı?, hata, ihmal ve kusurda ısrar edenleri primitif varlıklar, paralize veya mutasyona u?ramı? mundarlar ?eklinde kabul, ilân ve telâkki etmek gerekir. Böyleleri, akil olmadıkları ve rü?tlerini ispatlamadıkları cihetle, hiçbir derece ve düzeyde yöneticilik görevlerine seçilemez veya atanamazlar. Velev ki seçilmi? veya atanmı? olsalar bile, bu geçersiz bir eylem, gayrime?ru ve yok hükmündedir. ?u kadar ki: Bu durum, malûm e?hası i?ledikleri suçlardan mütevellit ceza ehliyetini kaldırmaz.


            GELELıM GÜNÜN EN ÖNEMLı MESELESıNE


            ?öyle ki: 07 Haziran günü, adına seçim (!) denilen bir çe?it “saptama/tespit” prosedürü ifa ve icra edildi. Nihayetinde her an ‘asıl olan millet’ tarafından azli kabil 550 vekil tayin ve tespit olundu. ?imdi! “Sadece halka vekil olduklarını idrak, asla bir Avukattan fazla hak, yetki ve güce sahip olmadıklarının bilinciyle vekiller” hükümet kurma yolunda. Bu a?amada sadece millete kar?ı sorumlu olduklarını; görev ve yetkilerini do?rudan milletten aldıklarını; kanunlar gere?i “sadece koordinasyonla görevli parti ba?kanına” biat etmemeleri; Türkiye Cumhuriyeti anayasası dı?ında kimseye itaat ve sadakat göstermemeleri gerekti?ini bilmeye mecburdurlar.


            AYRICA: HAK kavramının Allah anlamına geldi?ini, haksızlı?ın Allahsızlık-kâfirlik; Hüküm’ün ilim-ahlâk ve fazileti zorunlu kıldı?ını; Hükümet’in e?itlik, hak, hukuk ve adaleti uygulamaya memur/mecbur oldu?unu bilmek ve bu bilinçle hükümet etmek zorundadırlar...            


BU ıDRAK, HAKıKAT VE ?UUR I?I?INDA


(Sözde) seçimlerin hemen akabinde koalisyon konusunda kırmızıçizgiler çizen Ana Muhalefet partisinin CHP; MHP ve HDP’ye bazı hatırlatmalarda bulundu?unu gördük: “Bir dakika, durun, kaçmak var mı? Seçimde halkın huzuruna çıkıp hükümetin ba?arısız oldu?unu söylediniz. Seçim oldubitti. Yeni hükümet kurmak için icazet aldınız. Nereye kaçıyorsunuz? Emekliler, çifte ikramiye, asgari ücretliler, yüksek maa?, e?itsizlikler, çiftçiler, ucuz mazot, aç sefil çocuklar püskevit, dar gelirli aileler hilal kart, i?sizler i?, evsizler ev bekliyor. 13 yıldan bu güne yolsuzluk, yalan-talan, soygun-vurgun, rü?vet ve iltimasla suçladı?ınız hükümetin hesaba çekilmesi, sorgulanması, yargılanması, yargı önünde hesap vermesi gerekmiyor mu?  


Sözünüzü tutmadan ve adaleti hayata geçirmeden nereye kaçıyorsunuz?


Silah tehdidiyle vatanda?ın "seçme hakkına" tasallutta bulunuldu?u gerçe?ine delalet edecek onlarca, yüzlerce örnek varken ortada; Sizler, bizzat, adalete hesap vermeden mi yüce Meclise sı?ınıp, dokunulmazlık zırhına sarılarak, tüyü bitmemi? yetimin hakkını domuz gibi yiyip zıkkımlanacaksınız? Bu vaziyette “millet bize muhalefet görevi verdi” demek, i?renç bir yalandır, ayıptır, bühtandır, korkaklık, yalakalık, avantacılık, haramzadelik ve hazımsızlıktır. 


Neden bu seçimde kimse “çöpten oy pusulası çıktı?ını” ileri sürmüyor? Haksızlık, yolsuzluk, sahtecilik, organize sahtekârlık, görevi kötüye kullanma, hile ve desise yapıldı?ı iddiaları yok. Çok garip ama bütün partiler neticeden memnun. Yakla?ık iki haftadır ortaya konulan eylem ve söylemlere bakılırsa, sanki mevcut hükümetin yerinde kalarak, hiçbir ?ey olmamı? gibi fiil ve icraatına devam etmesi umuluyor, bekleniyor ve akla-hayale gelmeyecek atraksiyonlarla AKP’ye gizli destek veriliyor gibi! Bu ne acayip pi?kinlik, vurdumduymazlık ve aymazlık? Gören de bunları AKP’nin saklı ortakları, siyasi i?tirak ve müttefikleri sanacak. ?a?ılacak bir hal do?rusu!.. Oysa millet CHP-MHP ve HDP’ye koalisyon görevi verdi.


Seçim sonuçları akıl, erdem ve vicdan ı?ı?ında okundu?unda açıkça görülür ki; Millet bunlara (CHP, MHP ve HDP) koalisyon hükümeti kurma görevi, yetki ve sorumlulu?u  verdi. Daha dün, bunu çok istiyorlardı. Yanda?ları "Ya?asın koalisyon" çı?lıkları atıyor; "Koalisyon felakettir" diyenlere kar?ı kuyru?u dik tutup, "Ne münasebet. Pek âlâ koalisyon hükümetiyle ülke idare edilebilir. Geçmi?in kötü örneklerine bakmayın, pi?tik elhamdülillah" diyorlardı. ?imdi fırsatı de?erlendirmek zorundalar. ?ekvacı oldukları hükümete kar?ı ba?arılı olabilecek bir koalisyon hükümeti kurmalı ve miting meydanlarında taahhüt ettikleri vaatlerini mutlaka yerine getirmelidirler. Bu bir namus borcudur. Belki de ikinci bir fırsatı bulamayabilirler.


KAÇMAK YOK VAATLERı YERıNE GETıRECEKSıNıZ!


Kılıçdaro?lu yan mı çiziyor? Demirta? "MHP ile asla bir araya gelemeyiz" mi diyor? Bahçeli erken seçim mi istiyor? Bir dakika beyler! Kaçmak var mı? Halkın huzuruna çıkıp bu hükümetin ba?arısız oldu?unu sizler söylediniz ve hükümet kurmak için icazet aldınız. ?imdi nereye kaçıyorsunuz? Emekliler, çifte ikramiye, asgari ücretliler, yüksek maa?, çiftçiler, ucuz mazot, çocuklar püskevit, fakirler hilal kart, i?sizler i?, evsizler ev bekliyor. Hani söz namustu bu vaatleri gerçekle?tirmeden nereye kaçıyorsunuz? Bahane üçlü koalisyon kurulamaz. Niye? Erdo?an nefreti sizi bir araya getirdi. Pek âlâ da ortak çalı?abilirsiniz. Neden olmasın… 


MHP'nin oldu?u yerde HDP, HDP'nin oldu?u yerde MHP olmazmı?. Bunlar dü?man karde?ler, bir yapı içinde huzurlu olamazlar, sürekli "maraza" çıkarırlar. ıkisinin oldu?u yerde CHP olmaz. Kurulacak bir "azınlık hükümetine" dı?arıdan destek de vermezler. Yapıları, çatı ve ideolojileri buna uygun de?il. Dünya yıkılsa bir araya gelemezler. En uygun çözüm yine de Bahçelinin söyledi?i, erken seçim. ıyi de, RTE nefretinde bir araya gelebiliyorlardı. Pekâlâ bir "ortak çalı?ma" düzeni kurmu?lardı. Birbirlerini kırmıyor, incitmiyor, kar?ılıklı a?ız dala?ına girmiyor ve maraza çıkarmıyorlardı. Birbirlerini vatana ihanetle, hırsızlıkla, yolsuzlukla, hele de devleti satmakla hiç suçlamıyorlardı. Seçim sathı mailinde adeta pasla?ıyor milletin çok iyi bildi?i suçlarını, görevi ihmal, ihanet ve suiistimallerini/haksızlık ve yolsuzlukta ortaklıklarını dile getiren yoktu. Attılar, tuttular, hep birlikte ve hepte birbirine benzer vaatlerde bulundular.


Sıra bol keseden vaatleri gerçekle?tirmeye gelince mi "dü?man karde?ler" oldular?


Mustafa Nevruz SINACI


 


[ Ulusal Ses ] - 7/21/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Yaşam
  GAZİ ‘DE KULİSLER KIZIŞIYOR!..
  GAZİ ÜNİVERSİTESİNDE RENKLİ REKTÖRLÜK SEÇİMİ
  ÜNİVERSİTE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ ...
  KARANLIK HER YERİ KAPLAMASIN...
  GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ KİM OLACAK?
  YOK SATAN KİTAPLAR...
  RIZIK VE ZEYTİN DALI!..
  KUTLUYORUM AİHM...KUTLUYORUM...
  ELBETTE ÖNCE TÜRKİYE ...
  SOSYAL EKOLOJİ 'İN' ÇEVREBİLİM(cilik) 'OUT'
  DÜRBÜNÜNÜ YİNE TERS TUTMUŞSUN!..
  A.J. TOYNBEE'NİN KAYIP
  OY-AL(a)MAK İÇİN!...
  DEVLET BAŞA KUZGUN LEŞE...
  MOBBİNGCİLERİN KURDU MOBBİNCİLER ÜZERİNE!..
  HALKIN GAZINI ALMAK İÇİN MAVAL OKUMAK!..
  MAAŞ VE ÜCRET ZAMLARINDA KALLEŞLİK...
  HAK, HÜKÜM VE HÜKÜMET...
  ERAY'IN MASASINDAKİ AUAP 2038!..
  SAHUR-İMSAK ÇELİŞKİSİ VE İLÂHİ HAKİKAT
  BİLİMSEL DİN GERÇEĞİ...
  MUSTAFA NEVRUZ SINACI YAZDI...
  ARZU KÖK YAZDI...
  REFHAN İRTEM YAZDI...
  KAMU VİCDANI VE TÜRK MİLLETİ SORUYOR!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı