Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 144587  
 TOPLAM 623679435  
08.06.2007 itibariyle
Yaşam Geri Dön 
SOSYAL EKOLOJİ 'İN' ÇEVREBİLİM(cilik) 'OUT'
150 yıllık Ekoloji kuramının bir canlı varlık olarak; bir dilinin, ağzının ve bir biliminin olduğunu da böylelikle algılamış olduk. Bilimsel (objektif ) tercihlerimizi de ; “Sosyal Ekoloji” den , “Ekolojik Ekonomi” den…”Çay” dan , derelerinden, Ekoloji ile empati içinde kalkınan… “Önce Türkiye’sinden ..ve sularından yana yaptık.


Kelimeler, kavramlarından türer. Toplumun iç dinamikleri ile oluşan kavramlar, kelimeler aracılığı ile yaşama katılır. Hayatın ve bilimin doğal akış süreci içinde kendilerine varlık alanı yaratan kelimeler daima anlamlar dünyasında içeriği sağlam kavramlar ile özdeşleşmişler ve kalıcı olmuşlardır. Ancak, küreselleştirilen Dünyada ,"Kapitalist" emperyalizminin, Türkiye gibi ülkelere ihraç ettiği kelime gruplarını ve türevlerini! ıncelediğimizde, özgün kavramların içinin boşaltıldığını görürüz. Örneğin; Siyasal ıslam, "Ilımlı çevrecilik",! “Siyasal çevrebilim"! vb… gibi uyduruk, garip söylenceler de, sanal gerçekler üzerine temellenen bu kavram imalat bandında şekillenir ve "minarenin kılıfı" olarak, dışarıdan toplum bünyesine güncel olarak, şırınga edilir. Toplumda geçici bir mutluluk ve heyecan dalgası yaratır. Kuyuya bir taş atılır ve hatta çıkaran binlerce deli bile olur.



Ekoloji - "Çevrebilim" tartışması, yalnızca terimsel ya da Türkçeleştirme kaygısıyla ortaya çıkmış olmaktan çok, kavramları algılayıştaki farklılıktan ileri gelmektedir. Ekolog Dr. Çağatay Tavşanoğlu’na göre;



Sosyal bilimlerde çoğu kez Ekolojinin doğa bilimlerinden farklı anlaşılması sonucunda, Ekolojinin kavramları; insan merkezli yaklaşımlarla ve kalkınmacı, Neo-klasik bir iktisat paradigması ile özdeşleştirilmektedir.



"Çevrebilim" olgusu da; Ekolojinin ruhuna aykırı olarak, bu insan merkezli yaklaşım temelinde kendine yer bulmaktadır. Bazı sosyal bilimcilerin ısrarla kullandığı "Çevrebilim" olgusu ile kastedilen tam olarak Ekoloji bilimi ya da “çevre bilimleri” tamlaması değildir. Savunucuları tarafından, Ekoloji ve çevre bilimlerinin yöntem ve ilke ortaklığının sağlanmasıyla birleştirilmesinden oluşan bir bilim dalı olduğu ileri sürülen "Çevrebilim"', aslında yalnızca düşsel ve makyajcı bir bilim dalı olmaktan öteye gidememektedir. Çünkü Ekolojiyi, ekoloji yapan, yöntemsel ve ilkesel anlamda çevreyle ilgilenen diğer bilim ve sosyal bilim dallarından farklı olarak bütüncü yöntem yaklaşımını kullanmasıdır. Dolayısıyla, Ekoloji ve çevre bilimlerinin, tek ve tekil bir potada toplanarak, salt "Çevrebilim" olarak adlandırılması, Ekolojinin sahip olduğu yöntemsel ve yorumsal avantajların ve varlık alanının da ortadan kalkmasına yol açabileceği gibi, insan merkezli bir yaklaşımın Ekolojinin içine sokulmasıyla, ekolojinin yozlaşması, ”mallaşması” tehlikesini de beraberinde getirecektir. Ekoloji, çevrebilime indirgenemez. ındirgenirse “o şey”, Ekoloji olmaz. Çevremizdeki her nesne, bilimin konusu olabileceğine göre, ayrıca bir “çevrebilim”ine gerek de yoktur. Bu olgu olsa olsa, kendine münhasır siyasi bir projenin, program eklerini de içeren “ totolojik ” bir toplamıdır.



Sosyal bilimler alanında görülen bu aksak tanımlamalar ve yaklaşımlara ek olarak, doğa(l) bilimleri alanında da, Ekolojiye bir bilim olarak karşı olan ve muhtemelen Ekolojinin olgulara yaklaşım biçiminden kaynaklanan bazı olumsuz görüşlere de rastlamaktayız. Ancak, bu liberal tercihlerin, en azından şimdilik, sosyal bilimler alanındaki kadar keskin bir şekilde ifade edilmesi zor görünmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri, olasılılıkla, doğa bilimleri alanında hâkim olan ekolojist yaklaşımların, bu liberal görüşlere karşı güçlü bir direnç oluşturabilme potansiyelinin olmasıdır. Sosyal bilimlerde ise, bu direncin, son yıllarda, konu hakkında ekolojist yaklaşımlar içeren yayınların etkisiyle giderek artması da, doğa bilimcileri açısından sevindiricidir. Özellikle, Tahir Çalgüner '“Çevre mi ?! Ekoloji mi?” adlı kitabında yer alan, Can Hamamcı' nın “Çevrebilim" olgusunu savunan kitabına yönelik eleştirilerde; zaten kalkınmacı bir paradigmanın kılıfı olan "Çevrebilim" pilavının aksaklıkları ve ortaya çıkardığı arkaik sorunlar, ayrıntılarıyla işlenmiştir.



1950 lerin Amerika’sında yayınlanan, “Kahve mi?, mı? Çay mı? Hostesi mi?” adındaki, meşhur müstehcen kitabın, halen daha etkisinde kalmış bazı nev-i şahsına münhasır, anti-ekolojik kıvamda “Kahve” tiryakisi, çevre hukukçularının ; şimdilerde, Doğu Karadeniz H. E.S’ lerinin baş müellifleri olan, Çevre Bakanına ve Trabzon’ lu hemşerilerinin de, Trabzon Belediyesine, “yılın çevreci Başkanları” ödülü vermeleri,kendilerinin demokratik –sübjektif tercihlerini (beğenilerini) göstermektedir.Karadeniz “Çay”larını,derelerini,sularını yadsıyan bu zihniyetin, temel tercihini (beğenisini), mülkiyeli hostes çevre-sinden yana koyması bile; ruh hallerinin, çift yüzlü aynasından yansıyan, üç(3) numaradan miyop, kendi siluetlerinin aslında, munzur bir “teklif” ve faaliyet içinde olduğunun da bir göstergesidir.!


Neyse ki; en azından T. D. K ' nın ve akademisyenlerimizin başarılı çalışmaları ve ortak kararı ile Ekoloji kelimesine en azından sözlükte sahip çıkıldı ve "çevre" kelimesi ile kavramsal ve biçemsel farkındalığı tescil edildi ve ayrıldı da; havasız bırakılan, sıtma nöbeti geçiren ölü çevremizi, ekolojik bir şelale esintisi gibi ferahlattı.



150 yıllık Ekoloji kuramının bir canlı varlık olarak; bir dilinin, ağzının ve bir biliminin olduğunu da böylelikle algılamış olduk. Bilimsel (objektif ) tercihlerimizi de ; “Sosyal Ekoloji” den , “Ekolojik Ekonomi” den…”Çay” dan , derelerinden, Ekoloji ile empati içinde kalkınan… “Önce Türkiye’sinden ..ve sularından yana yaptık.



“Bir bardak su” saflığında ve teşekküründe… lütfen ve tercihen !!


Tahir Çalgüner

[ Ulusal Ses ] - 9/30/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Yaşam
  GAZİ ‘DE KULİSLER KIZIŞIYOR!..
  GAZİ ÜNİVERSİTESİNDE RENKLİ REKTÖRLÜK SEÇİMİ
  ÜNİVERSİTE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ ...
  KARANLIK HER YERİ KAPLAMASIN...
  GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ KİM OLACAK?
  YOK SATAN KİTAPLAR...
  RIZIK VE ZEYTİN DALI!..
  KUTLUYORUM AİHM...KUTLUYORUM...
  ELBETTE ÖNCE TÜRKİYE ...
  SOSYAL EKOLOJİ 'İN' ÇEVREBİLİM(cilik) 'OUT'
  DÜRBÜNÜNÜ YİNE TERS TUTMUŞSUN!..
  A.J. TOYNBEE'NİN KAYIP
  OY-AL(a)MAK İÇİN!...
  DEVLET BAŞA KUZGUN LEŞE...
  MOBBİNGCİLERİN KURDU MOBBİNCİLER ÜZERİNE!..
  HALKIN GAZINI ALMAK İÇİN MAVAL OKUMAK!..
  MAAŞ VE ÜCRET ZAMLARINDA KALLEŞLİK...
  HAK, HÜKÜM VE HÜKÜMET...
  ERAY'IN MASASINDAKİ AUAP 2038!..
  SAHUR-İMSAK ÇELİŞKİSİ VE İLÂHİ HAKİKAT
  BİLİMSEL DİN GERÇEĞİ...
  MUSTAFA NEVRUZ SINACI YAZDI...
  ARZU KÖK YAZDI...
  REFHAN İRTEM YAZDI...
  KAMU VİCDANI VE TÜRK MİLLETİ SORUYOR!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı