Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 118054  
 TOPLAM 623652902  
08.06.2007 itibariyle
Güncel Geri Dön 
RUSYA FAKTÖR܅
Suriye’de durum artık karma karışık bir duruma geldi. Işid’in olağanüstü bir genişleme göstermesinden sonra bölgeye ABD’nin ve koalisyon güçlerinin müdahil olmalarını izlemiştik. Artık Rusya'da işin içinde...

Hesap edilmeyen ve beklenmeyen bir olgu Rusya’nın fiilen savaş bölgesine girmesiydi. Bölgede enikonu strateji hesapları yapılırken Beşar Esat yönetimi ile Rusya’nın stratejik konularda uzlaştıkları anlaşılıyor. Çünkü artık Rusya’da bölgeye aktif bir biçimde müdahil oldu. Suriye devlet rejimine karşı mücadele eden bütün unsurları stratejik önceliklerine göre havadan bombalamaya başladı.


Amerika ve koalisyon güçleri şaşkın görünüyor. Rusya’nın Suriye’de bulunma nedeni gayet anlaşılır bir nedene dayanıyor. Suriye rejiminin yardım talebine karşılık bölgeye geldiklerini açıklıyorlar.


ışin başından beri Beşar Esat rejimini devirmek isteyen dönemin başbakanının, ulu orta her ortamda bunun için çalıştığını görüyorduk. Uluslararası her platformda hatta BM’de bile Esat’ın devrilmesi için konuşma yapmıştı. Devlet adamlığı vasfı gereği yapılmaması gereken pek çok konuşma ne yazık ki yapıldı ve eksi hanemize yazıldı. Komşuda bir yangın çıktı ve bu yangına biz ısrarla benzin döker konumda algılanmaya başladık. Hani denir ya: "Dünya nefesini tuttu sonucu izliyor" diye, o hesap işte. Dönemin başbakanı Esat’ı güçsüz, köşeye sıkışmış bir siyasetçi gibi gördü, algladı ya da çevresi tarafından öyle algılatıldı... “Vurun abalıya” politikası izlendi.


Oysa Türkiye’yi yöneten ciddi bir hükümetin tarafsız kalması, dahası uzlaştırıcı bir tavır takınması gerekiyordu. Vefakar bir komşu ülke olmanın getirdiği sorumluluk bir yana, komşu da çıkacak yangının bizi de son derece kötü bir şekilde etkileyeceği ortada iken bu yanlışlar yapıldı. Muhalif güçlere destek verildi, mülteci akını için adeta o günlerde davetler yapıldı.


Hatırlayınız o günlerde göçmenler için konteynır kentlerin hazırlandığı açıklamaları yapılıyordu. O günlerde yine aklı başında aydınlar uyarıyordu, Suriye’de ki yangına körükle gidilmemeliydi. En azından tarafsız kalınmalıydı. Kaldı ki Türkiye’nin güvenliği için Esat rejiminin desteklenmesi Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmak anlamına gelecekti.


Ancak ne var ki ne Akp’nin kurmayları, ne de R.T.Erdoğan bu söylemlere kulak verdi. Ya iç siyaset malzemesi olması gerekçesiyle, ya da tamamen kişisel duygularla bir Esat düşmanlığı aldı yürüdü.


Gelinen nokta da Rusya’nın hava sahamızı ihlal etmesi tamamen işte bu anlamsız düşmanlığın sürdürülmemesi konusunda açıkça bir uyarıdır. Bu ihlallerin tek amacı Akp’nin Suriye’ye yönelik düşmanca dış politikasını gözden geçirmesine yönelik uyarılardır. Sahipsiz gördüğü Beşar Esat’a başbakanken her fırsatta vuran T.Erdoğan, şimdiki konumu ve görevi ile umarız bundan sonra farklı bir strateji izler ve Suriye’ye yönelik tavırlarını daha akılcı bir denkleme oturtur. Aksi takdirde bölgenin yeni bir Vietnam’a dönmesi işimize hiç gelmez.


Türkiye bir Nato üyesidir. Fakat sorun başucunuzda baş gösterdiğinde kolay kolay kendini ateşe atacak bir Nato üyesi inanın bulamazsınız. Patriotları göndermek için bile aylarca nazlanan bu ülkeler size askeri yardım gönderecek sanıyorsanız çok yanılırsınız. Bu acı gerçeği, en tepedeki devlet ve hükümet görevlilerinden en tabandaki sade yurttaşa dek herkesin iyice kavrama zamanıdır ve hatta çok geç kalınmış kavrama zamanıdır!


Türkiye Nato üyesi olsa da dış politikasını bağımsız bir ülkenin onurlu duruşuna sahip bir ülke eksenine oturtmalıdır. Kendi kendine yeten ve kendini üstesinden gelebileceği rizikolara göre hazırlamalıdır. Duygusal değil, akılcı diplomatik politikalar benimsenmelidir. Devletimizi yönetenler sürekli sızlanıp duranlardan değil , dış ilişkilerde ülke çıkarlarımızı önde tutan, mütevazı, aynı zamanda diğer ülkelere karşı saygılı birer devlet adamı gibi davrananlardan oluşmalıdır.


Rusya’yı nükleer tesislerin yapımı ya da doğal gaz alış verişi ile hemen tehdit etmekte bize göre düşünülmeden atılmış adımlardır. Bu seçenekler daha sonraları yavaş yavaş ortaya konulması gereken seçeneklerdir. Rusya’nın belli ki çok daha uzun vadeli ve değerli kazanımları söz konusudur. Suriye’de geniş askeri üsler ve tek adımda sıcak Akdeniz sularına inme şansı gibi kazanımları söz konusudur. Bunlar Rusya için uzun vadede çok önemli kazançlardır.


Nato’nun hemen apar topar ayağa kaldırılması da bize göre erken alınmış bir telaş göstergesidir. Nato kartı gerginlik, çözümsüzlük ortamı uzarsa, çaresiz kalınırsa ilerde açılması gereken bir kart olmalıdır.


Sonuç Türkiye orta doğuya yönelik dış politikasını gözden geçirmeli, akılcı stratejiler oluşturmalıdır. Bunları yaparken kesinlikle siyasi ve duygusal davranmamalı, deneyimli diplomatlarla rasyonel hedefler belirlenmelidir.


Selman YÖNAL

[ Ulusal Ses ] - 10/15/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Güncel
  KALKIŞMANIN YILDÖNÜMÜNDE TÜRK ORDUSU...
  DOĞAL TOHUM EM DEĞERLİ MÜLKÜMÜZ!..
  REFHAN İRTEM YAZDI
  RUSYA FAKTÖR܅
  ULUSAL BİRLİK !...
  SİYASİ KİLİTLENMEYE DOĞRU..!
  PKK TERÖRÜ VE HDP…
  BELLİ Kİ YENİ ŞEHİTİMİZ VAR!..
  KÜRT KORİDORU!..
  ÇÖZÜM SÜRECİ, PKK VE IŞİD!..
  YALAN RÜZGARLARI!..
  YENİ BİR DEVLET Mİ?..
  ASLA SİLAH BIRAKMAZ!..
  YEMEN KAOSU VE TÜRKİYE!..
  ŞİDDET VE DEMOKRASİ!..
  8 MART VE EMEKÇİ KADINLARIMIZ!..
  NEYE KARŞILIK SİLAH BIRAKMA?..
  ASIL TEHLİKE!..
  AYDINLIK YARINLAR VE MUTLU YILLAR DİLEĞİYLE…
  ATATÜRK CUMHURİYETİ VE YENİ CHP!..
  K.K. KAZANDI, FAKAT CHP KAYBETTİ!..
  SİYASİ BUKALEMUN!..
  REİS-İ CUMHUR!..
  FATİHA İLE BAŞLAMAK!..
  TERS KÖŞE OLACAK MIYIZ?..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı