Perşembe , 24 Mayıs 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 4590  
 TOPLAM 608460816  
08.06.2007 itibariyle
Ekonomi Geri Dön 
RUS SAVAŞ UÇAKLARI SURİYE'DE NE ARIYOR?
Yeni Türkiye'nin takip edeceği siyaset, belirsiz ve keyfi olamaz. Bizim siyasetimiz, mutlaka milletin kabiliyet ve ihtiyacıyla mütenasip olacaktır. (Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1923)

Aşağıdaki “RUSYA, SURıYE SAVAşINI DURDURDU” başlıklı yazımın tarihi 7 şubat 2012’dir. Bildiri-Yorum sitesinde yayınlanmıştır. (http://kumkale.net/yazi.asp?id=1110) Bu yazıda, Rusya’nın Suriye için ve Suriye’nin Rusya için ne anlama geldiğini açıklamıştım.


şimdi Rusya’nın Esad’a destek için muhalif hedefleri bombalamasını bazı gazeteciler ve bilimsel takılan aydın kılıklı bazı efendiler; anlayamıyorlar ve “Nereden çıktı bu Ruslar?” diye soruyorlar.


ABD ve AB ülkelerinin uçakları “ışID’i bombalıyoruz” bahanesinin arkasına sığınarak aylardır Suriye semalarından Suriye topraklarına hava taaruzları yapıp taş üstünde taş bırakamazken, ve bu beyler bu bombalama işini rutin olarak görüp ses çıkartmaz iken, bu defa ayni işi Rusya yapınca seslerini yüksek perdeden çıkartmaya başladılar.


Önce şunu iyi bilelim. Ruslar bir yerden çıkmadı. 1956’dan beri Rusya askeri ile, kültürü, , ekonomisi ve tüm unsurları ile şam ile yakın temas halinde idi. Yani 60 yıla yakındır Rusya Suriye’dedir. Zamanı gelmiş, askeri teknolojik eksiklikleri gidermişler ve şimdi harekete başlamışlardır. Aslında öncelikle bölgedeki dengelerin oturmasını beklemişler, Çin ve ıran’ın net destek tavırlarının geçerliliğini izlemişler, desteğin geldiğini görünce batının karşısına Asya cephesi olarak yerlerini almışlardır.


1991’den beri bölgeden dışlanan, petrol ve doğalgaz zengini Ortadoğu enerji kaynaklarının kontrolunu ABD ve AB’ye kaptıran Rusya; sonunda oyunda bende varım demiştir. Bu varlığın sürekli olacağının kanıtı olarak silahlı kuvvetlerinin tüm gücü ile Suriyenin yanında yerini aldığını göstermiştir.


Bu yer alma geçici değil, kalıcıdır. Akdenizde yer almak ve Rus bayrağı göstermek Rusya için hayati önemi haizdir. Rus Çarı Büyük Petro’dan Putin’in Rusya’sına intikal eden “Sıcak denizlere inme” hedefi aynen durmaktadır. Küresel aktör olabilmek için batının can damarı enerji koridorunu Doğu Akdenizden kontrol edebilmek için Lazkiye ve şam Rusya için vazgeçilemez unsurlardır. Bu bakımdan Suriye ile ilişkisi olan ülkeler Rusya faktörünü her zaman gözönüne almak durumundadır.


Özetleyecek olursak. Çin ve ıran’ın fiili desteğini garanti eden Rusya; silahlı kuvvetlerini devreye sokarak dünyanın enerji ve ticaret yollarının odağındaki Ortadoğu’nun sadece ABD ce AB’nin kontrolunda olmadığını, Rusya-Çin-ıran’dan oluşan Asya gücünün de burada söz sahibi olduğunu gösteriştir. Bölgede şu anda bir güç dengesi oluşmuştur. Bu güç dengesi muhtemel bir üçüncü dünya savaşını şimdilik önlemiştir. Önümüzdeki günlerde bölge kaynaklarının kontrolunun iki blok arasında dengeli dağıtımına şahit olacağız.


Peki bu denklem içinde Türkiye’nin yeri neresidir.?


Türkiye yanlış AK Parti politikaları yüzünden Ortadoğu’dan tamamen dışlanmış ve denklemin dışında kalmıştır. Bundan sonra yapılacak iş her iki blokla olan ilişkilerimizi dengeli bir şekilde muhafaza edebilmek olmalıdır. Türkiye’nin ABD ve AB kadar, Rusya-Çin ve ıran ile birlikte hareket etmesinde pek çok çıkarı vardır. Aslında güçlü, iç sorunlarını halletmiş laik bir Türkiye tam ortada durarak her iki blokla olan ikili ilişkilerini devam ettirip buralardan çok iyi kazanımlar elde edebilir. Bunun için Davutoğlu’nun sıfır sorundan sırf soruna götüren derin politikaları değil, Atatürk’ün dış politika anlayışının hakim kılınması esastır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale

[ Ulusal Ses ] - 10/26/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Ekonomi
  KÖHNE ZİHNİYET...
  CİDDİYET, TUTARLILIK VE YÖNETİM
  KUKLALAR, GÖREVLİLER VE KARAR VERİCİLER...
  GÜVENİ İSTİSMAR EDENLER
  NURULLAH AYDIN YAZDI...
  ŞEHİTLERİN ATEŞİ BU DEFA AKÇAY'A DÜŞTÜ!..
  TEĞMEN ÇELEBİ'Yİ KUTLUYOR DESTEKLİYORUM.
  77 YIL SONRA ATAMIZI ANARKEN...
  TÜRK ORDUSUNA KUMPAS(III)!..
  RUS SAVAŞ UÇAKLARI SURİYE'DE NE ARIYOR?
  TÜRK ORDUSU-II ORDUYA KÜRESEL SALDIRI!..
  MİLLİ KAHRAMAN DR.DOĞU PERİNÇEK...
  SUÇLU KİM Mİ?..
  TÜRKÇE KİMLİĞİMİZDİR.. SAHİP ÇIKALIM...
  DR.KUMKALE'NİN 28. KİTABI ÇIKTI...
  HAYDİ KILIÇDAROĞLU MEYDAN SENİN...
  ŞİMDİ NE YAPALIM? NASIL YAPALIM ?
  ATOM BOMBASINI UNUTMA UNUTTURMA!..
  NEDEN VE NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ
  TÜRK ASKERİNİN ORTADOĞUDAKİ KÜRESEL PETROL SAVAŞLARINDA YERİ YOKTUR. BU OYUNA DUR DİYELİM.
  EVREN PAŞA ÖLDÜ...
  8 HAZİRAN VE İFLAS ETMİŞ ÜLKE EKONOMİSİ...
  23 NİSAN 1920 MİLLİ EGEMENLİK RUHUNU TÜRK GENÇLERİ YAŞATMAK ZORUNDADIR...
  24 NİSAN 1915 TEHCİR (YER DEĞİŞTİRME) OLAYI NEDİR ?
  İNSANLIĞIN BÜYÜK KAYBI!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı