Perşembe , 20 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 118262  
 TOPLAM 636737545  
08.06.2007 itibariyle
Politika Geri Dön 
HASTANIZ ÖLDÜ EFENDİLER!
Olmuyor, çünkü bu ulus Yüce Deha’nın ve Cumhuriyetimizin o büyük coşkusu ile yazılmış,kıvançta ve tasada kenetlenmiş ulus bireylerinin olduğu reçetelerine alışık...Politikacı olarak sizin bir türlü algılayamadığınız öz de, odak noktası da işte burası!

Seçime birkaç gün kalmasına karşın, seçim sözcüğünü neredeyse kimse ağzına bile almıyor... Alanlar ise, zaten almak zorunda olan siyasal parti genel başkanları, parti yöneticileri ve sanki zorla aday yaptırılmış gibi uyuşuk uyuşuk gezen milletvekili adayları. Çünkü halk; artık bıkkınlık veren palavra sözleri, yalan vaatleri, adaletini yitirmiş yargılamaları, usulsüz baskınları, yıllarca boşu boşuna tutuklanan onca insanları, komplo teorilerini, özgürlük getireceğim, demokrasi getireceğim diye alanlarda çığıranlar ile akıl almaz saltanat erbabının garip guraba faslını çoktan ıraklarda bırakmış politikacıların söylemlerini artık duyumsamıyor, ciddiyetten ırak buluyor...


Elbette her politikacı kendi ektiğini biçiyor ve halkın coşkusuz, ilgisiz, kendilerini ciddiye almayan tavrı ile kahroluyor yeni yeni vaatler zincirine halkalar ekliyor ama sonucu değiştiremiyor. Halkın bu tutumu aslında büyük bir politikacı yıkımının da ayak sesleri gibi. Küçük ya da büyük çıkar ilişkileri içinde olan bireyler için dışa seslerini çıkartmamak kendileri açısından çıkarcı bir yapay politik uygulama olsa da, onların da içleri artık rahat değil, çünkü çoğunun vicdanı “bir başkasının hakkını yiyormuş “ gibi kişiye özel huzursuzluk veriyor. Hele hele dinsel açıdan kendilerini değerlendirdiklerinde bir tür “helal” maskeli “haram” yiyenlermiş gibi huzursuzlukları daha da artıyor. Buna; ‘adaletini yitirmiş yargılamaların yerini alan bireysel vicdani yargılama da diyebiliriz... Öylesine yargılama ki; kişiyi her türlü tutkusundan adeta yoksun kılıyor. Bu da gösteriyor ki, artık belli etmeseler de tüm siyasal partilerin gözünü ve kulağını hem vicdani yargılama yapıp kendilerini oy vermekten soyutlamışlara hem de birkaç seçimdir hiçbir parti programını, uygulamasını, vaatlerini ve adaylarını beğenmeyen bu nedenle oy kullanmayan ya da boş oy atan kararlı seçmenlere yöneltiyor. O seçmenler ise şu yaşanmış fıkrayı anlatarak yanıt veriyor:


Tıp fakültesi bitirme sınavına giren öğrenciden hocaları çeşitli laboratuvar ve röntgen sonuçlarını gösterip ilgili hastaya tanı koymasını ve gerekli ilaçları yazıp reçeteyi komisyona vermesini istiyorlar.


Doktor adayı, istenilenleri yapıp, salondan dışarı çıkıyor.


Dışarıda, verdiği yanıtını değerlendirirken reçetesinde bir ilacın dozunu biraz fazla yazdığını anımsıyor ve heyecanla sınav komisyonu başkanının yanına gidip titrek sesle: “Hocam, bir ilacın dozunu biraz yüksek tutmuşum, reçetemi düzeltebilir miyim?” diye sorunca hocası: “Başın sağ olsun, hastan çoktan öldü, seneye gelir doğrusunu yazar, başka hastalarını öldürmezsin!” yanıtını veriyor.


Kararlı seçmen de bu fıkranın ardından ekliyor: “Başta iktidar patisi olmak üzere, onca yanlışa karşın tutarlı ve kararlı bir muhalefet sergileyemeyen siyasal partiler olmak üzere 13 yıldır verdiğiniz reçetelerin tümünün ya dozu yüksekti ya da düşüktü. Bir türlü tutarlı olmayı beceremediniz, hastalarınızın pek çoğu nekahat dönemindeydi. Niceleri öldü. şimdi kalan o hastalar yaşamak için çok kararlılar ama bunlar sizin reçetelerinizle olmuyor... "


Olmuyor, çünkü bu ulus Yüce Deha’nın ve Cumhuriyetimizin o büyük coşkusu ile yazılmış,kıvançta ve tasada kenetlenmiş ulus bireylerinin olduğu reçetelerine alışık...Politikacı olarak sizin bir türlü algılayamadığınız öz de, odak noktası da işte burası!


Yılmaz ERGÜL

[ Ulusal Ses ] - 10/26/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Politika
  SOSYAL DEMOKRASİ -II
  SOSYAL DEMOKRASİ!..
  DEVLET ULUSA KARŞI-(I)
  AYRILIYORUM!..
  HABİP HAMZA ERDEM YAZDI...
  24 TEMMUZ GAZETECİLER BAYRAMI KUTLAMASI
  PUTİN VE G 20’DEKİ SAVI!..
  BİR DEHA İDİ O...BİR GELDİ PİR GELDİ...
  ORDU VE KOMUTAN FAKTÖRÜ...
  HASTANIZ ÖLDÜ EFENDİLER!
  28 OCAK DA PERİNÇEK'İN YANINDAYIZ...
  HERKES SOKRATES OLMUŞ!..
  BU ANAYASA DEĞİŞMELİDİR!..
  KARDEŞLİĞİ BOZAN KİM?..
  ZANAATLARIN EN ZORUDUR DELİKANLILIK!..
  HİÇ İNANDIRICI DEĞİLSİNİZ!..
  BAŞBAKAN NEREDE OLMALIYDI?..
  FUAT AVNİ KİM Mİ?..
  ULUSAL BAYRAMLAR NEDEN KUTLANIR?..
  ŞAŞKIN-LAR...
  İKİNCİ SEÇİM HÜKÜMETE İKİNCİ İHTAR DEMEKTİR...
  TRİKOPİS YENİLECEĞİNİ NE ZAMAN ANLAMIŞTI?
  YA DURDURUN YA DA ÇEKİP GİDİN!..
  TERFİLER...
  ÜLKEDE SERT ÇIKANDAN GEÇİLMİYOR...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı