Cuma , 25 Mayıs 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 6306  
 TOPLAM 608617765  
08.06.2007 itibariyle
Ekonomi Geri Dön 
77 YIL SONRA ATAMIZI ANARKEN...
şehit kanlarıyla vatanlaştırdıkları Anadolu topraklarında huzur ve güvenlik içinde geleceğe emin adımlarla ilerlemek isteyen Türk milleti, devletinin yönetim şeklini bağımsız Cumhuriyet olarak belirlemiştir.

Türk Cumhuriyetinin yönetimini kurallara bağlayan 1921, 1924, 1960 ve 1982 Anayasaların temelinde Atatürkçü Düşünce fikri yatmaktadır.


Bu düşünce sistemi tamamen milli üç temel kavram üzerine oturmuştur. Bunlar Tam Bağımsızlık, Hakimiyet-i Milliye ve Müdafa-i Hukuk’tur. Eğer bu üç temel unsurdan uzaklaşıldığı takdirde devletin varlığı tehlikede demektir.


Tam bağımsızlık; sadece siyasi alanda değil, ekonomik, kültürel, teknolojik, bilimsel, hukuki, sosyolojik ve askeri alanda bağımsızlığı belirtir.


Hakimiyet-i Milliye Ruhu ise; vatan toprakları üzerinde hakimiyetin kayıtsız ve şartsız > olarak Türk milletinde olduğunu belirtir. > Millet bu hakimiyeti hiç bir kişi ve zümreye devredemez ve milli > hakimiyetine ortak kabul edemez. > > Müdafa-i > Hukuk; Türk devletinin çağdaş uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde > kendi > milli hukukunu kendi hür iradesi ile kendisinin koyarak uygulaması anlamına > gelir. > > Cumhuriyeti > kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 77ci yılında > vazgeçilemez olarak gördüğüm Ata’nın bu üç > temel kuralı da büyük ölçüde çiğnenmiştir. Böylece Anayasamızın temelinde > yer > alan Atatürkçü Düşünce Sisteminden > uzaklaşılmıştır. Nitekim 1 Kasım 2015 seçimini takiben bugün geldiğimiz > yer, ortaya çıkan fiili > durumu yasallaştırmak ve kağıda dökmek üzere “sivil Anayasa hazırlama” > tartışmaları > yeniden gündeme oturtulmuştur. Başkanlık sistemi ve Kürtlere özerklik > istekleri > ile yapılmak istenen Atatürkçü Düşünce’nin önce Anayasadan ve sonra da > Türkiye’nin gündeminden çıkartmaktır. Görünüşe göre daha önce ABD ve AB > tarafından defalarca dayatılan bu istek doğrultusunda AK Parti yönetiminin > önünde hiç bir engel kalmamıştır. > > Özetle, > 10 Kasım 2015’te her alanda tam bağımsız bir ülke değiliz. Milli Hakimiyet > kayıtsız > şartsız Türk milletinden alınmıştır. Fiilen > ABD, AB ve küresel güç odaklarının eline geçmiştir. > > 12.000 > yıllık Türk tarihi içinde yetişmiş milli kahramanların ve devlet adamlarının > en > büyüklerinden birisi olan Atatürk, Türklüğün yakın çağdaki en önemli simgesi > olmuştur. O, tarihten silinmek istenen Türk ismini yeniden dünya tarihine > altın > harflerle kazımıştır. Bugün bağrından çıktığı Türk milleti ile birlikte > insanlık alemi O’nun fikirleri ile yaşantılarına yön vermektedir. > > Günümüzde > dünya hakimiyeti yolunda Türkiye’yi kendileri için engel gören küresel > güçlerin > bilinçli bir şekilde saldırdıkları, içimizdeki işbirlikçileri vasıtasıyla da > ölümsüz eserlerini silme gayreti içinde bulundukları Atatürk sevgisini Türk > milletinin beyinlerinden kazımak mümkün değildir. Çünkü, ölümünden tam 77 > yıl sonra > O’nun Düşünce Sistemi bütün unsurları ile hâla Türk toplumunun yaşantısına > yön > vermektedir. > > Türk milletinin % 92’sinin oyları ile kabul > edilen ve bugün tamamı ortadan kaldırılmaya çalışılan 1982 Anayasası, > Atatürkçü > Düşünce temeli üzerine oturtulmuştur. Aldıkları oya dayanıp bu temeli > sarsacaklarını ve ortadan kaldıracaklarını düşünenler gaflet ve hatta > hıyanet > içindedirler. Bunlar, çabalarının Türk milletinin azim ve direnci karşısında > boşa çıkacağını göreceklerdir. > > Bütün > engellemelere ve unutturulma gayretlerine rağmen Türk milleti Ata’sının > ilkeleri doğrultusunda onun gösterdiği hedeflere ilerleme gayreti içindedir. > Günümüzün gelişmiş teknolojilerden yararlanan kitle iletişim araçlarının > sağladığı imkanlardan yararlanan Atatürkçü Düşünce; sınırlarımız dışına > taşarak > evrenselleşmiş ve insanlık alemine de ışık tutmaya başlamıştır. > > Atatürk > ile birlikte geçen asra damgasını vuran Hitler, Musolini, Stalin, Lenin, Mao > Che Tung, Tito gibi liderler fikirleri, eserleri ve heykelleri ile birlikte > tarihin > derinliklerinde yerini almışlardır. Bugün yaşayan ve tarihe damgasını vuran > tek > lider Mustafa Kemâl Atatürk’tür. > > Atatürk’ü bugün dahi yaşatan ve yarınlarda da > yaşatacak olan husus; O’nun TUTARLI, > DENGELı ve ayni zamanda UYGULANABıLıR sağlam bir düşünce sistemine sahip > bulunmasıdır. Günlük yaşantımızda sık kullandığımız “Atatürkçülük” ve > “Atatürkçü Düşünce”kavramları Anayasamızın fikri özünü teşkil etmesinin > yanında, toplum hayatımızı yönlendiren bir çok önemli yasada belirleyici, > yönlendirici ve yol gösterici nitelikleriyle kullanılarak kurumsallaşmıştır. > Bu > yüzden bazı bürokratların işgüzarca davranarak bu kavramları günlük > hayatımızdan çıkarma çabaları beyhude ve boş bir uğraştır. Çünkü 77 yıldır > kazandığımız değer yargılarını silmek sanıldığı kadar kolay değildir. Ben > inanıyorum ki; yedi düvel birden gelerek saldırsalar, Türk milletinin > gönlünde > yer etmiş Atatürk sevgisini azaltamazlar bilakis bu sevgiyi arttırır ve > kökleştirirler. > > Her > alanda tam bağımsızlığı öngören “Atatürkçü Düşünce”kavramı ile; Atatürk’ün > kaynağını ve gücünü Türk > milleti’nden, Türk milletinin binlerce > yıllık köklü tarihi geçmişinden ve kültüründen aldığı; günümüz şartlarına, > akla, mantığa, milletimizin ihtiyaçlarına, arzu ve isteklerine, kabiliyet ve > becerilerine, çağdaş bilim ve teknolojinin gereklerine uygun bir tarzda > geliştirdiği; > Türk insanı ve Türk toplumu’nun davranışları ve faaliyetlerinin Türk milli > hedefleri doğrultusunda yönlendirilip yönetilmesi için ortaya koyduğu > düşünce > ve görüşlerin bütünü akla gelmektedir. > > Atatürkçü > Düşünce’yi kendisine hayat tarzı seçmiş ve uygulamakta olan kişiyi > “Atatürkçü”, > Atatürkçü’lerin topluca ve bir bütünlük içinde davranış ve eylemlerini ise > “Atatürkçülük” olarak tanımlamaktayız. > > Atatürkçü > Düşünce’nin en büyük özelliği zamanımıza kadar kitleleri yönlendiren düşünce > sistemlerinin dışında tamamen Türklüğe has milli bir karakter taşımasıdır. > Bazı > mihrakların bildiklerinin aksine Atatürkçülük ülkedeki en yaygın fikri > sistemdir. Ve bu sistemi kendine hayat tarzı olarak seçmiş Atatürkçülerin > sayısı sanıldığından çok fazladır. > > Atatürkçü > Düşünce; Türk toplumunu her alanda güçlendirmeyi hedef almasına rağmen > Evren-Dünya-ınsan ve Toplum hakkında ortaya koyduğu fikirleri ve özellikle > “Millet Egemenliği”, ”Milli Hakimiyet” ve “Tam Bağımsızlık” gibi kavramları > ile > artık tamamen Türklere has bir sistem olmaktan çıkmıştır. Evrensel boyutlara > ulaşarak dünya milletlerinin ortak malı olmuştur. > > Türk > milleti Ata’sını tanımakta, benimsemekte ve sevmektedir. Ama sadece sevgi > Atatürkçülük için kafi değildir. Bu gerçek ortada iken; devletçe ve milletçe > 77 > yıl gibi uzun bir sürede Atatürkçü Düşünce ve Atatürkçülük öğretisi > istikametinde atılması gereken adımları atamadık. Atatürk sevgisini > beyinlere kazıdık ama > Atatürkçü Düşünceyi Anayasamızın öngördüğü gibi sahiplenip uygulama > alanına sokamadık. > Atatürkçü Düşünce’nin Türk insanı için değerini, evrensel boyutlardaki > yerini ve > gelecekteki geçerliliğini yeterince kavrayamadık. Yani Atatürkü sevmekten > öteye > geçemedik. Atatürkçülüğün fikri alt yapısını oluşturamadık. Sonunda > günümüzde > olduğu gibi Atatürk’ü hiç kabul etmeyen, ve tanımamakta direnen bağnaz bir > kitlenin oluşmasını da engelleyemedik. > > Çünkü > 21. Asrın insanlığına yol gösterecek Atatürkçü Düşünceyi sonsuza kadar > yaşatacak sistemleri bilimsel yollardan araştırmak, bulmak ve bulduklarını > toplumunun > tüm yaşantısında uygulanabilir bir hale dönüştürmek işi son derece zor, çok > kapsamlı > ve uzun bir süreç isteyen bir faaaliyettir. > > Fakat, > Cumhuriyet yönetimleri bu zor, ama Atatürkçülük yolunda mutlaka > gerçekleştirilmesi gereken faaliyetleri yürütecek olan kurum ve > kuruluşları yasalarla kurarak > Atatürkçülüğü hukuk koruması altına almıştır. > > Anayasanın > 134. Maddesine göre 11.8.1983 gün ve 2876 Sayılı Kanun ile faaliyete geçen > Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Atatürk Araştırma > Merkezi’nin yasal görevleri incelendiğinde, Atatürkçülük faaliyetinin yurt > çapında bütün kurum ve kuruluşlarımızın birbiriyle koordineli olarak nasıl > yürütülebileceği hususunun detaylı olarak belirtildiği görülecektir. > > 10 Kasım > 2015’de ülkemiz küresel güçlerin çok amaçlı ve çok yönlü baskı ve > saldırıları > ile karşı karşıya bulunmaktadır. ıçinde bulunduğumuz hassas coğrafyada > ayakta > kalarak genç Türkiye’yi sonsuza dek > korumak, kollamak ve yaşatmakla yükümlü olan Türk milletinin yükü ağırdır. > > ışte > bu yüzden; vatanını ve milletini seven her Türk mutlaka Atatürkçü > olmalıdır. Her Türk, Atatürk’ü ve > Atatürkçü Düşünce’yi anlamak, yaşamak ve yaşatmak için çaba harcamalıdır. > Çünkü > milletimiz, Atatürk’ü tanıdıkça doğrudan kendini tanıyacaktır. Geleceğine > ait > güveni artacaktır. Yarınlara daha iyimser gözle bakacaktır. > > Ölümünün > 77’inci yılında Türk milleti’ne kutsal Anadolu toprakları üzerinde ölümsüz > eseri Türkiye Cumhuriyetini armağan eden Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün aziz > hatırasını saygı ile anıyorum. > > Atatürk'ü > ve Atatürkçü Düşünce Sistemini kendi siyasi ve ekonomik gelecekleri için > rant aracı yapmayan ve bu düşüncenin > arkasına sığınıp halkı aldatmayan gerçek Türk aydınlarını, Atatürkçülük > öğretisine yardımcı olmaya davet ediyorum. Her yerde ve platformda > milletimize > bu düşünceleri anlatalım. Fikren kazanacağımız her kişinin Türkiye ve > Türklük > düşmanları için birer “Atom Bombası” değerinde olduğunu bilelim ve bıkmadan > bu > öğretiyi yaygınlaştıralım. O zaman milletimize > en büyük hizmeti yapmış olacağız. > > > > Dr.Tahir Tamer > Kumkale

[ Ulusal Ses ] - 11/10/2015

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Ekonomi
  KÖHNE ZİHNİYET...
  CİDDİYET, TUTARLILIK VE YÖNETİM
  KUKLALAR, GÖREVLİLER VE KARAR VERİCİLER...
  GÜVENİ İSTİSMAR EDENLER
  NURULLAH AYDIN YAZDI...
  ŞEHİTLERİN ATEŞİ BU DEFA AKÇAY'A DÜŞTÜ!..
  TEĞMEN ÇELEBİ'Yİ KUTLUYOR DESTEKLİYORUM.
  77 YIL SONRA ATAMIZI ANARKEN...
  TÜRK ORDUSUNA KUMPAS(III)!..
  RUS SAVAŞ UÇAKLARI SURİYE'DE NE ARIYOR?
  TÜRK ORDUSU-II ORDUYA KÜRESEL SALDIRI!..
  MİLLİ KAHRAMAN DR.DOĞU PERİNÇEK...
  SUÇLU KİM Mİ?..
  TÜRKÇE KİMLİĞİMİZDİR.. SAHİP ÇIKALIM...
  DR.KUMKALE'NİN 28. KİTABI ÇIKTI...
  HAYDİ KILIÇDAROĞLU MEYDAN SENİN...
  ŞİMDİ NE YAPALIM? NASIL YAPALIM ?
  ATOM BOMBASINI UNUTMA UNUTTURMA!..
  NEDEN VE NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ
  TÜRK ASKERİNİN ORTADOĞUDAKİ KÜRESEL PETROL SAVAŞLARINDA YERİ YOKTUR. BU OYUNA DUR DİYELİM.
  EVREN PAŞA ÖLDÜ...
  8 HAZİRAN VE İFLAS ETMİŞ ÜLKE EKONOMİSİ...
  23 NİSAN 1920 MİLLİ EGEMENLİK RUHUNU TÜRK GENÇLERİ YAŞATMAK ZORUNDADIR...
  24 NİSAN 1915 TEHCİR (YER DEĞİŞTİRME) OLAYI NEDİR ?
  İNSANLIĞIN BÜYÜK KAYBI!..
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı