Cuma , 25 Mayıs 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 7437  
 TOPLAM 608618896  
08.06.2007 itibariyle
Eğitim Geri Dön 
DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VII)...
Ulus ve uluslarüstü Devlet-Ulus’un kuruluşu, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birdir. Bir başka deyişle, dış güç odaklarına karşı verilen mücadele, içerideki feodal ve yerel ‘ayrıcalık’lara karşı verilen mücadeleyle eşzamanlıdır.

 


Hristiyan toplumlarda ‘kilise’ye karşı verilen mücadele aynı zamanda Papalık’a karşı mücadele ise; müslüman toplumlarda bu, içeride şeyh ve şıhların güdümündeki tarikat’lara karşı mücadele ile dışarıda halifelik’e karşı verilen mücadeleye karşılık gelecektir.


Nitekim, Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanı halifeliğin kaldırılmasını gerekli ve zorunlu kılmıştır.


Demek ki, ulus, herhangi bir ‘uluslarüstü güç’ tanımamaktadır.


Kaldı ki, ‘Egemenlik’le anlaşılması gereken şey tam da budur.


‘Ülkesiyle ve milletiyle’ ‘Bir ve bölünmez’ olan, coğrafya ve üzerinde yaşayan halkın ‘bir ve bölünmezliği’nden çok, ‘Ulus’a içkin olan bu ‘egemenlik’in kendisidir işte.


O nedenle, aydınlanmacı Mably’le birlikte denilebilir ki, “Beyler Fransa size ait değildir, asıl siz Fransa’ya aitsiniz”.


Böylece ‘gönül bağı/ göbek bağı’ ayrımının da ‘doğru’ bir tanımlama olmadığı sonucuna varılabilir. Kişi, birey ya da yurttaş, kendisini herhangi bir ‘Ülke’ ya da ‘Devlet’ ait hissetmeyip, o Ülke ya da Devlet’in egemeni (sahibi) hissetmek durumundadır. Egemenlik kendisindedir ve o andan itibaren kendisi ülkesi, devleti ve o ülke halkıyla “bir ve bölünmez” olmuş; ‘Ulus’ olmuştur.


Eğer bu koşullar ‘bireyin beyninde ve gönlünde’ yerine getirilmemişse, ona ne kadar ‘ey sevgili yurttaşım!’ denilirse denilsin; o ya davulcuya ya da zurnacıya varmaktan kendisini alamayacaktır.


İşte bu ‘kişi’den ‘Millet’, ‘Ümmet’, ‘Yandaş’ olabilir ama ‘Yurttaş’ olmaz.


Ve onların çoğunlukta olduğu bir ülkede, yasa ve kurallar ne kadar ‘demokratik’ olurlarsa olsunlar, o ülkede ‘demokrasi’ olmaz, olamaz..


Ne var ki, bir an için, tek ülkede değil ama ülkelerin çoğunda bu koşulların yerine getirildiğini varsayalım; işte o zaman, hem ‘uluslararası’ ve hem de ‘uluslarüstü’ birliklerden çekinmeye gerek kalmayacaktır. Ve hatta, giderek ‘küreselleşen’ ve tek tek ülkelerin üstesinden gelemeyeceği sorunlara çözüm bulunabileceği için, bu tür uluslarüstü birliklerin kurulması için çaba gösterilebilecektir.


Tam da bu nedenle, Jaurès, “Ulusların bağımsızlığı, ancak uluslararasıcılık içinde en yüksek garantisini bulacak; uluslararasıcılık ise ancak bağımsız uluslar varoldukça güçlü ve saygın organlarına kavuşacaktır.” demektedir.


Böylece ulusun ögelerini biribirlerine bağlayan ‘bağ’ ya da ‘çimento’ da ‘insanlık’ bağına dönüşebilecektir.


Ulusal ve Uluslararası Demokrasi


Ne var ki, ‘ulusal’ düzeyde ‘egemenlik’ elde edilemeyince ‘demokrasi’nin kurulması da olanaksız olduğu gibi, evrensel ya da ‘uluslararası’ düzeyde kurulmasının olanağı da yoktur.


Çünkü, ‘ulusal’ ya da ‘küresel’ düzeyde egemenliği, ‘demokratik’ olmayan yollarla ele geçiren güçler, bu egemenliklerini bırakmak istemeyeceklerdir.


O nedenle ‘egemenlik’ ile ‘demokrasi’ biribirlerine ‘ayrılmaz’ biçimde bağlıdır denilebilir.


Ve ‘ulusal’ düzeyde ‘demokrasi’ kurulmadıkça, evrensel düzeyde kurulacağını beklemek bir ham hayal olmak durumundadır.


Bu kuramsal veriler ışığında, sözgelimi, Avrupa Birliği’nin en azından bir ‘tarih’i olduğu, dolayısıyla ‘kendine özgü” (sui generis) bir niteliği olduğu ve dolayısıyla da ‘demokratik’ olduğunu ileri sürebilmek için, ‘denetim mekanizması’nın olup olmadığına bakılacaktır.


Sözgelimi, ‘Brüksel Bürokrasisi’ni kimler ve kim adına denetlemektedirler?


Bu sorunun ‘yanıt’ı yoktur.


Belki ‘vardır’ ama ‘kendine özgü’ (sui generis) ya da eski Türkçemizle ‘Kendinden menkul’ demokratlarca verilen bir yanıtı vardır.


Örneğin, son İngiliz halkoylaması’nda ‘Hayır’ çıkması halinde, Avrupa’nın büyük firmaları Airbus, BMW ve Ford İngiltere’ye yönelik yatırımlarını durduracaklarını açıkladılar.


Böylece, ‘Uluslararası demokrasi’nin ‘uluslararası şirketler’ce denetlenip, yönlendirildiği sonucuna varılabilir.


Buradan, Max Weber’in ‘zor tekelini elinde bulunduran Devlet’ tanımdan, ‘zor tekelini elinde bulunduran Şirket’ tanıma ulaşmış oluruz.


Ve ‘Ulus’ların egemenliklerinin, günümüzde kimlerin eline geçmiş bulunduğunu öğrenmiş olmalıyız.


Bu koşullarda, Türkiye’de yaygın ve sempatik olan, “benim işçim, benim köylüm, benim emeklim, benim emekçim” sözünün, bundan böyle “benim bankam, benim şirketim, benim borsam”a bırakmasından doğal bir şey yoktur.


Oysa, sen bunların hiçbirine ‘egemen’ değilsindir.


Ve sen, olsa olsa, o bankanın, o şirketin, o borsa’nın adamı olabilirsin.


Şimdi sana ‘ulus’u anlatsam ne, ‘Devlet’i anlatsam n’olacak diyebilirsin.


Ama yine de anlatmaya devam edeceğim.


Balık bilmezse halik bilir, ne diyelim.


(Sürecek)

[ Ulusal Ses ] - 08.07.2016

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Eğitim
  AKIL VE BİLİME KARŞI CEHALET!..
  TERKEDİLMİŞ SANAT...
  SELMAN YÖNAL YAZDI...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (V)...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (IV)...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (III)...
  ‘LAİKLİK’İN L’Sİ (II)...
  ‘LAİKLİK’İN L’Sİ...
  DARBELER ve RENKLERİ (III)...
  DARBELER ve RENKLERİ (II)...
  DARBELER ve RENKLERİ...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XIII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XI)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (X)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IX)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VIII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VI)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (III)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (II)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME...
  ŞU BİZİM FRANSIZLAR...
  ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIV)...
  ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIII)...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı