Perşembe , 15 Kasım 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 106094  
 TOPLAM 650396216  
08.06.2007 itibariyle
Eğitim Geri Dön 
DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (X)...
Devlet kurmak’/ ‘Tuzak Kurmak’

            Ciddi ciddi ‘Devlet Kurmak’ ya da ‘Ulus Kurmak’ üzerine tarihsel ve kuramsal çözümlemeler yapmaya çalışırken, kimi gazeteci ya da ‘köşe yazarları’ şöyle dursun, Fransa’nın ‘saygın’ bilimsel araştırma merkezi CNRS (Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi –CNRS) araştırmacılarından Jean Luizard, Daech Tuzağı: İslamik Devlet ya da Tarihe Dönüş başlıklı bir kitap yayımlayarak (1), ‘Devlet’ konusunda yeni bir tartışma alanı açtı.


            Ne tuzağı idi, kim kurmuş olabilirdi?


            Kime karşı kurulmuştu?


            Hem ‘Daech’ ne demekti?


            ‘Ne’yin tarihine ‘dönüş’ sözkonusu ediliyordu?


Jean Luizard’a göre, 1916 yılında İngiliz Mark Skeys ile Fransız François Georeges-Picot arasında, Kasım 1915-Mart 1916 tarihleri arasında kararlaştırılıp, 16 Mayıs’ta İngliz Edward Grey ile Paul Cambon tarafından imzalanan ‘gizli anlaşma’ya göre, ‘savaştan sonra’, İngiliz ve Fransızlar arasında paylaşılması düşünülen Osmanlı topraklarının ‘sınırları iyi belirlenmemiş’ ve antlaşmanın yüzüncü yılı olan 2016 yılında işte bu ‘tarihsel konuma’ yeniden dönülmüş bulunulmaktadır.


Bu ‘gizli anlaşma’, Ekim Devrimi’nden iki hafta sonra dünya kamuoyuna açıklanmış mıdır?


Açıklanmıştır.


Fransa ile İngiltere’nin güya ‘bağlaşık’ oldukları Rusya ve İtalya’ya bir ‘tuzak’ olarak değerlendirebilir mi?


Değerlendirilebilir.


O zaman, “Daeş’in tuzağına düştük” diyen [«Nous sommes tombés dans le piège tendu par l’État islamique»], CNRS’li araştırmacının açıklamaları, ‘Daeş’in de bir ‘gizli anlaşma’ sonunda kurulmuş olabileceği izlenimi verir mi vermez mi diye sorulabilir.


Nitekim, yine bir başka CNRS’li araştırmacı, Hosham Dawod (2), Jean Luizar’dın böyle bir açıklama yapmasının ‘hoş olmadığını’ belirttikten sonra; çözümlemelerini de ‘sağlam temeller’e oturtmadığını ileri sürmektedir.


 ‘Lübnan Modeli’


Luizard’ın ‘İslam’ ile ‘İslamizm’, ya da müslümanlık sözkonusu ise, ‘din’ ve ‘politika’ arasında ayırım yapılamayacağına ilişkin görüşleri ayrıca tatışılabilir.


Ancak yazara göre, yüzyılın başında, İngiltere, Irakta ‘ulusal’ değil ama ‘yerel topluluklar’a dayanan bir ‘model’ uyguladı: (Système communautaire) (3).


“1920-25 aralığında ‘şiî hareket’in liderliği son bulunca; bu kez ‘sünniler’in liderliğinde, toplumun dörtte üçünü oluşturan şiî ve Kürt’ler üzerine bir ‘iktidar tekeli’ oluşturuldu”.


Ancak giderek ve Saddam Hüseyin dönemi de dahil olmak üzere, yavaş yavaş ‘yurttaşlık temeli’ne dayanan bir ‘model’e geçildi.


            Yine Luizard’ın değerlendirmelerine göre, Saddam sonrası Irak’ında, bu kez ABD, ‘Irak toplumu’na karşı bir ‘Devlet’ kurdu.


            Özde, bu, Saddam’ın ‘yurttaşlık temeli’ üzerine oturtmak istediği ‘Devlet’in, ‘temel’inin yıkılması demekti.


            Değil mi ki, ABD’nin kurulduğunu ilan ettiği ‘Yeni Dünya Düzeni’nde Ulus’lara gerek kalmayacaktı. Bu, Irak’ta ‘zor’la uygulamaya konuluyordu.


            Ve ‘sözde demokratik’ ya da ABD’nin yerleştirmek istediği ‘ithal demokrasi’ ilkelerine göre; Irakta bir Kürt Cumhurbaşkanı ve biri Şiï biri Sünni olmak üzere iki Cumhurbaşkanı yardımcımcısı; Şiî Başbakan ve biri Sünni biri Kürt olmak üzere iki Başbakan yardımcısı; Sünni Meclis Başkanı ve biri Şiî bir Kürt olmak üzere iki Meclis başkan yardımcısı atanıyordu.


Bu ‘sistem’ tüm bakanlıklar ve kamu kuruluşlarında da benzer biçimde uygulamaya konuluyor ve ‘Lübnan Modeli’ diye adlandırılıyordu.


Ne var ki,  Yeni Dünya Düzeni açısından ne denli ‘anti-demokratik’ (?) olursa olsun, ‘yurttaşlık temeli’ üzerine kurulan sistem seksen yıl sürmüş olmasına karşın, ABD’nin kurmak istediği sistem ilk on yılında yıkılacaktı.


 


            Ad-dawla al-islamiyya ya da ‘Da-eş’


Bu ‘uluslararası terörist örgüt’ kendisini İslam Devleti (Fransızca L'État islamique, Arapça ‘Ad-dawla al-islamiyya’) olarak tanımlıyor. 2006 yılında, ilk kurulduğunu ilan ettiğinde, Irak İslam Devleti idi (l'État islamique d'Irak, Arapça  دولة العراق الإسلامية, dawlat al-ʿirāq al-islāmiyya). 2012’den itibaren Suriye içinde yayılmaya başladı ve oldu Irak ve Levant Islam Devleti  (l'État islamique en Irak et au Levant [EIIL] Arapça الدولة الاسلامية في العراق والشام, ad-dawla al-islāmiyya fi-l-ʿirāq wa-š-šām) sözcük sözcüğüne (L’État islamique en Irak et dans le Cham,  İngilizce ISIS (Islamic State of Iraq and Sham). Şimdilerde ise Daech  demek moda oldu: Devlet-ül Islâm (Arapça  داعش, Dāʿiš , İngilizce Daesh).


            ‘Kurdum’ demekle ‘Devlet’ kurulamıyordu ama, sadece Irak ve Suriye’de değil,  bir dizi ‘İslam ülkesi’nde Ad-dawla al-islamiyya adında bir ‘örgüt’ hem adından sözettiriyor ve hem de Irak ve Suriye’de onlarca ülkenin silahlı mücadelesine karşın varlığını sürdürebiliyordu.


Daeş’in bu gücü nereden geliyordu?


Jean Luizard’a göre, “Daeş’in gücü muhataplarının güçsüzlüğünden geliyordu”.


Bu ‘Muhatap’lar ise, sözde savaştıklarını ileri süren dış ‘Devlet’ler değil;  artık Irak ve Suriye’de geçerliliği kalmayan ‘komünoter sistem’di.


-              Tarihsel olarak, Skeys-Picot anlaşmasına göre çizilen sınırlar zaten ‘saymaca’ idi, bugün tamamen silinmiştir


-              Özellikle Türkiye’nin sessiz kalması sonucu, Irak’taki ‘Türkmen varlığı’ dağıtılmış ve ayrıca ‘mezhepsel’ olarak bölünmüştür


-              Yezidi ve asirien gruplar göçmek zorunda bırakılmıştır


-              ‘Amerikan Demokrasisi’ sonucu artık Irak’ta ‘Iraklılık’ bilinci tamamen yokolmuştur


-               Güçlü muhatap olarak bilinen Kürtler ile de, kimi konularda ‘uzlaşı’ olanağı bulunabilmektedir.


Bu ortamda,  gerek Irak ve gerek Suriye’de, bir de ‘Demir eldiven içinde kadife el’ politikası uygulanabilirse, daha uzun bir süre varlığını sürdürmemesi için hiçbir neden kalmayacak demektir.


Ancak, Daeş’in varlığı ve gücü için ileri sürülen bu ‘savlar’ birkaç yönden eleştirilebilir.


Onlara da gelecek yazımızda değinelim.


            (Sürecek)


            Habip Hamza Erdem


(1)Jean Luizard, Le piège Daech, l’Etat islamique ou le retour de l’Histoire, La Découverte, Paris, 2015


 (2 ) Hosham Dawod, “Daech n’est pas un Etat”, RIS, n° 102, pp: 141-146


(3)Thomas Cantaloube, “Entretien avec Jean Louizard”; Médiapart, 24 Septembre 2014

[ Ulusal Ses ] - 10.07.2016

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Eğitim
  AKIL VE BİLİME KARŞI CEHALET!..
  TERKEDİLMİŞ SANAT...
  SELMAN YÖNAL YAZDI...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (V)...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (IV)...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (III)...
  ‘LAİKLİK’İN L’Sİ (II)...
  ‘LAİKLİK’İN L’Sİ...
  DARBELER ve RENKLERİ (III)...
  DARBELER ve RENKLERİ (II)...
  DARBELER ve RENKLERİ...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XIII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XI)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (X)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IX)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VIII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VI)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (III)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (II)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME...
  ŞU BİZİM FRANSIZLAR...
  ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIV)...
  ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIII)...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı