Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 117742  
 TOPLAM 623652590  
08.06.2007 itibariyle
Eğitim Geri Dön 
LAİKLİK’İN L’Sİ (V)...
Laiklik ve Kültür

Günümüzde ‘Laikliğin kültürel boyutu’ üzerine bir dizi çalışmanın yapıldığı bilinmekte.

Sözgelimi Jacques Julliard’ın “islamcı solculuk nedir?” (1) başlıklı makalesinde, islamın ‘yoksul halk kesimleri’nin ‘ideolojisi’ olduğuna ve günümüzdeki islamın ise ‘néocléricalisme’ denilen Arap Şeyhleriyle ‘salefist’, ‘tekfirist’, ‘mekfirist’ adı altında ‘zengin’ ve kapitalizmin ‘tekelci’ aşaması olan ‘emperyalizm’le içli-dışlı kesimlerinin elinde ‘terörizm’ dahil her türlü ‘kirli işler’e bulaştırıldığına dikkat çekilmekte.


Bu bağlamda ‘islam’a karşı olmanın ‘solculuk’la bağdaşmadığını ileri sürmekte yazar.


Ancak böyle bir ‘solculuk’, belki Fransa ya da Türkiye değil ama, başka ülkelerde de ileri sürülüyor olsa da, bu kesimlerin ‘laiklik’le ilişkilerinin olmadığı gibi ‘solculuk’la sa bir ilişkilerinin olmadığı söylenmelidir.


Tam da bu nedenle, biz Türkiye’de ‘tatlısu solculuğu’ ya da ‘sahte solculuk’ gibi bir tanımın daha doğru olabileceğini düşünmekteyiz.


Turgut Özal’ın ‘ben insanın zenginini severim’ sözü anımsanınca, Turgut Özal’da ‘demokratlık’ gören ‘solcu’larımızla, AKP’ye yamanan ‘demokrat’larımızın ne kadar ‘solcu’ oldukları hakkında bir fikir edinilebilir.


Öte yandan Kanadalı Mathieu Bock-Côté, Bir Politik Din olarak Çokültürlülük (2) başlıklı yeni kitabında, ‘çokkültürlülük’ ideolojisinin ‘ulusal kimlikleri’ kemirdiğini ileri sürmekte.


‘Sahte solculuk’ ile ‘ulusal kimlik’ konusunun barışık olmadığı bilinmekle birlikte, onun sanki ulusal kimliği ortadan kaldırmak üzere kurgulanmış bir ‘ideoloji’ olduğu bile söylenebilir.


Nitekim Kanada’nın Fransız bölgesi (bu söyleniş biçimine de Mathieu Bock-Côté kızacaktır ya..) Kebek’li olan Mathieu Bock-Côté, Kebek’e ‘Çokkültürlülük’ün ‘zorla’ dayatıldığını ileri sürmekte ve Kanada Başbakanları baba-oğul Pierre Trudeau (1980-84) ve Justin Trudeau (2015- )’nun ‘Kebek Halkı’nı, ‘Kebek’in Kurucu Halkı’ olarak görmek yerine, ‘Fransız ataları’nın bir ‘devamı’ gibi görerek bir ‘aşırı milliyetçilik’ (ultra-nationalisme)’e saptıklarını ileri sürmekte..


Hatta bu tutumlarıyla ‘Kebek’e düşmanlık’ yaptıklarını dillendirmektedir.


Yeniden ‘Çetenin Başı’na dönülerek denilebilir ki, Türkiye’de çokkültürlük ve ‘Türkiye Düşmanlığı’ Turgut Özal’la başlamış olup, o yamuk ağzıyla, kendisinin ‘Kürt’ olduğunu söylemekle hem çok ‘demokrat’ ve hem de, o arada, çok ‘dindar’, çok ‘laik’ ve çok ‘hoşgörülü’ olduğunu kanıtlamak istemiştir.


Özal’ın izinden gidip, şimdilerde at izi ile it izini karıştıranlar ise, Türkiye’de yetmişikibuçuk ‘Millet’ olduğunu söylemekten, bugün, ‘Tek millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Vatan’ diyerek Rabia’ya gelmiş olmalarına karşın, bunu ‘Tek Adam’lık oynanamanın bir aracı olarak kullanmayı sürdürmektedirler.


Bütün bu ‘atraksiyon’ların (istemeden kullanmak zorundayım, ama istenirse güzel Türkçemizle ‘dalevere’lerin diyeyim) temelinde, derin bir kültürel yozlaşma, bir ‘din sömürüsü’ ve dinin politakaya ‘alet’ edilmesi yatmaktadır.


Ve hepsinin temelinde ise ‘eksik bilgi’ ile ‘kirli bilgi’ karmaşası.


Ne var ki, bunun ‘durup dururken’ değil ama ‘dünya ekonomisi’nin geldiği aşamanın ‘dolaylı sonucu’ olarak ortaya çıktığını ileri sürmek de olasıdır.


Büyük olsalıkla da böyledir.


Konumuza dönecek olursak, demiştik ki, ‘laiklik’ özde ‘egemenlik’ demektir.


O zaman şu sorunun yanıtlanması gerekmektedir: ‘Laiklik’ kavramı kullanılmadan, nasıl bir ‘milliyetçilik ideolojsii’ savunulmalıdır ki ‘egemen bir ülke’ olunabilsin?


Ya da bağımsız bir ‘Devlet’...


İşte bu ‘milliyetçilik ideolojisi’, ancak ve sadece, ‘Tek Millet, Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Devlet’ diye ‘Rabia’ işareti yapılarak ‘zengin müslüman’ların ‘yoksul müslüman’ları ‘Secde ve sela’yla peşlerine taktıktıkları ‘sözde milliyetçilik’ olabilir.


Ve hatta bu ‘sahte milliyetçilik’le ‘Vatan’ın selameti’ için savaşa bile sürüklenilebilir.


Ne var ki, bu kültür (çokkültürlülük ya da kültürsüzlük), bu ‘anlayış’, bu ‘vizyon’ ve bu ‘ideoloji’ ne egemenlik ve dolayısıyla laiklik ilkesine dayanmayan ve ne de ‘tam bağımsızlık’ ilkesiyle bağdaşmayan bir ‘kültür’, bir ‘vizyon’, bir ‘anlayış’ olabilir.


Bir ‘sözde milliyetçilik’ olur ama bir ‘ulusalcılık’ olmaz.


İçinde bulunduğumuz koşullar gözönüne alındığında, bu konuyu biraz daha açmak gerekecektir.


Ki, nereye ve nasıl ‘sürüklendiğimiz’ anlaşılabile..


(Sürecek)


Habip Hamza Erdem


(1) http://www.lefigaro.fr/vox/politique/2016/08/26/31001-20160826ARTFIG00315-jacques-julliardqu-est-ce-que-l-islamo-gauchisme.php


(2) http://www.lefigaro.fr/vox/politique/2016/04/29/31001-20160429ARTFIG00349-mathieu-bock-cote-l-homme-sans-civilisation-est-nu-et-condamne-au-desespoir.php

[ Ulusal Ses ] - 17.09.2016

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Eğitim
  AKIL VE BİLİME KARŞI CEHALET!..
  TERKEDİLMİŞ SANAT...
  SELMAN YÖNAL YAZDI...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (V)...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (IV)...
  LAİKLİK’İN L’Sİ (III)...
  ‘LAİKLİK’İN L’Sİ (II)...
  ‘LAİKLİK’İN L’Sİ...
  DARBELER ve RENKLERİ (III)...
  DARBELER ve RENKLERİ (II)...
  DARBELER ve RENKLERİ...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XIII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (XI)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (X)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (IX)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VIII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VII)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (VI)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (III)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME (II)...
  DEVLET, ULUS, KÜRESELLEŞME...
  ŞU BİZİM FRANSIZLAR...
  ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIV)...
  ANADOLU’DA TÜRKLER (XXIII)...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı