Salı , 25 Eylül 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 127674  
 TOPLAM 638302277  
08.06.2007 itibariyle
Gündem Geri Dön 
TEK TİP ELBİSEDEN ÇOK DAHA ÖNEMLİ!..
Unutulmamalıdır ki; fetocu hainlerin yargılanmaları anında ne söyleyeceklerini canlı yayında doğrudan kendi ağızlarından duymak, millet için tek tip elbiseden çok daha önemlidir!..

Öncelikle ve şimdi, gelmiş geçmiş tüm Şehitlerimiz ve Gazilerimiz ile başta Yüce Deha olmak üzere tüm yurtsever komutanlarımız için en az üç dakikalık saygı duruşu ile yazımıza başlayalım...


Bugün, 15 Temmuz ’17 fetocu hain saldırganların gerçek çirkef yüzlerinin deşifre edildiği günün birinci yıldönümü... Ülkenin ve ulusun uçurumdan döndüğü bugünü anımsayıp andıktan hemen sonra siyasal erki ellerinde bulundurmuş ve bulunduran kırk yılın dünkü ve bugünkü politik ve siyasal kadroları, başlarınızı iki eliniz arasına alıp uzun uzun düşünün ve yanıtını bulmak için kendinize şu soruları mutlak sorun:


Kırk yılı aşkın upuzun süre boyunca, yapay bir şekilde efsaneleştirilen bir herifin çevresinde fırdöndü yapanların bir gün bu ulusun hainleri olabileceklerini neden göremedik; görenlere gözlerimizi yumup kulaklarımızı tıkayarak onları özellikle de suçlayarak dışlamayı neden seçtik; ve hatta, “muhterem hoca efendi” diyerek taçlandırılan dünün sinsi efendisi bugünün feto’sunun çirkefliğine bilerek bilmeyerek, doğrudan dolaylı nasıl bir katkı sağladık?


Tüm bunları kendi çıkarlarımız için bilerek mi yaptık yoksa biz gerçekten hiçbir şeyden haberi olmayan saftirik alıklar mıydık?


Yanıtı iki sese bağlı: Vicdan sesi ve cüzdan sesi!


Sizde hangisi ağır basıyor?


İsterseniz, bu sesleri dilediğiniz kadar şıklara ayırabilir, koltuk ve saltanat kayıklarınızda elense yapıp derinlere dalabilir, varsa o günlerin muhteşem, bugünlerin utanç anılarını sindire sindire yaşayabilirsiniz! Yani bir tür özeleştiri yaparak olaylara ve davranışlara bakış açınızı daha netleştirerek politik körlüğe neden olan bencil gözlükleri çıkartıp, siyasal devlet adamlığı vasfını hızla kazanabilirsiniz!


Ki, bu davranış sizi adil ve yüce kılacak, sizin yönetiminiz altındaki devlet görevlilerinin yetkilerini kullanırlarken ulusun hak ve özgürlüklerini, demokrasinin olmazsa olmazlarını daha inançla ve güvenle koruyup kollamalarını sağlayacaktır...


Hedeflenen, istenilen, sonuçta böylece ortaya çıkacaktır. Adil yönetimin ve yöneticilerin sunduğu adalet ve bu adaletin olduğu yerde yükselen gerçek demokrasinin kuram ve kurallarının bilgece işlendiği ve uygulandığı özlemi çekilen ideal ülke...


Böyle bir ülkeyi oluşturmuş yöneticilerin artık yalana dolana sarılmaya, her biri palavra vaatlerden oluşmuş oy avcılığına soyunmaya, halkı kin ve nefrete sevk ederek hile, baskı ve zulüm ile iktidar edinmek için zorbalaşmasına gerek kalmayacak, bütünselliği özümsemiş ulus bireyleri erk sahiplerinin karşısında olmak yerine tam tersi en yakınlarında destekçileri olacaklardır... 15 Temmuz bunun en son göstergesi ve örneğidir... Farklı farklı siyasal, sosyal, inançsal görüşteki ulus bireyleri yalnız hain darbecilere dur demekle yetinmeyip, ulusun bölünmez birlik ve bütünlüğünden yana olduğunun tarihsel anıtını da dikmişlerdir. Aynı zamanda da Yüce Deha’nın kurduğu Cumhuriyet ve devrimlerin, yıllarca nice acılara göğüs gerilerek az da olsa kazanılmış haklarının korunup, yenilerinin eklenerek çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkılmasının en son dersini de uygulamalı olarak göstermişlerdir.


En önemlisi de; halkın bağrından çıkan yüce Türk ordusunun gerçek yiğitlerinin her zaman olduğu gibi halkının sesine kulak vererek anında inisiyatifi ele geçirip sonucu zaferle taçlandırması olmuştur...


15 Temmuz’un bize göre en büyük sonucu: ‘Ordu, polis ve halkın’ el ele verdiği anla birlikte ortaya çıkan muhteşem gücün “barış, demokrasi , adalet” için nasıl kullanıldığının hayranlık veren yansımasıdır...


Eğer bu yansımayı politik kadrolar iyi okuyup algılamış olsalardı, 15 Temmuz’un birinci yılında bugün; en başta politikacıyım diye geçinenler kendi aralarında bir idealin temsilcisi oldukları noktada asgari müşterekte de olsa birleşmiş olurlar, halkın ayrıştıranları değil birleştirenleri olarak tarihin sayfalarında yerlerini alırlardı.


Eğer bu yansımayı politik kadrolar iyi algılamış olsalardı bugün; “siyasal ayak” olarak literatürümüze giren tanımın yalnız ayağını değil, kolunu, budunu kafasını da bulur halkın önüne çıkartıp koymak cesaretini gösterirlerdi!


Eğer yansımayı politik kadrolar iyi anlamış olsalardı bugün; 15 Temmuz’un hemen ardından ‘OHAL-deyiz’ dedikten bir yıl sonra yine ‘OHAL- deyiz’ demek üzere ön açıklamalarda bulunmazlardı. Teröre ve darbelere karşı halkın hükümete verdiği bu denli desteğine karşın ‘OHAL’ de bu kadar ısrarcı olmazlardı?


Eğer yansımayı politik kadrolar iyi anlamış olsalardı bugün; AKP iktidarına karşı olan yüzde ellilik muhalefetin bile hükümetin yanında yer aldığını ve tam destek olduğunu görüp bir yıl boyunca söylem ve uygulamaları ile mikro da olsa minnet duygularını bir nebze bile olsa iletmiş olurlar; en azından tekmiline birden “terörist” yakıştırmasından kaçınırlardı.


Ve sonuç olarak: Bir ulusun kenetlendiği günün yıldönümünde hiç olmazsa hainleri çok iyi tanımamız ve yarının kuşaklarının çok iyi tanıması için henüz başlamış olan yargılamaların bundan böyle canlı canlı yayımlanacağı haberinin halkımıza ödül olarak verilmesi gerekirdi. Böyle bir uygulama; bağımsız yargıç ve yargıya, adaletin adilane uygulanmadığı ve siyasal erkin mahkemelerde baskı uyguladığına özgü zan ve ithamları ortadan kaldıracak, halkın yargıya olan yüzde otuzluk güveninin ibresini yüzde yüze yakın artı odağa çekecektir.


1961 sonrası başlayan yargılamalar, gizli-saklı olmadan tüm ulusa ve uluslara açık ve canlı olarak radyodan sunulmuştu. Halk, mahkemede değil ama vicdanındaki kararını kendisi vermek hakkına kavuşmuştu.


Unutulmamalıdır ki; fetocu hainlerin yargılanmaları anında ne söyleyeceklerini canlı yayında doğrudan kendi ağızlarından duymak millet için, tek tip elbiseden çok daha önemlidir!..


Yılmaz ERGÜL

[ Ulusal Ses ] - 17.07.2017

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Gündem
  SEVGİ, SAYGI VE ÖZLEMLE...
  MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
  TEK TİP ELBİSEDEN ÇOK DAHA ÖNEMLİ!..
  TÜRK ASKERLERİNİN BAŞINA GEÇİRİLEN AMERİKAN ÇUVALINI ASLA UNUTMAMALIYIZ!...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ
  DEĞER YARGILARI!..
  HİÇ Mİ ULUSAL MUTLULUK PAYLAŞMAYACAĞIZ?
  KUTLU OLSUN...
  BİR ŞEY EKSİK AMA NE?
  DÖRT YILDA 9167 ŞEHİT VERMİŞTİK!..
  SÜHEYLA ERGÜL YAZDI...
  O YILLAR...
  OYUNUZA TALİBİM DÖNEMİ ...
  TAN YERİ AĞARIRKEN SİYASAL PARTİLER...
  GÖREN VAR GÖRMEYEN VAR...
  SÜHEYLA ERGÜL ÇİZDİ...
  8 Mİ 9 MU, YALAN MI GERÇEK Mİ?
  ÖZGECAN ASLAN'LARIN ANISINA...
  SEMA AKDENİZ VE ARKADAŞLARI...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(20) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(19)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(18)...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(17) ...
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(16)
  BİR TUTKUYDU RÖNESANS-(15) ...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı