Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 147343  
 TOPLAM 623682191  
08.06.2007 itibariyle
Manşet Geri Dön 
BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU -(08)...
28 Ağustos ne denli çabuk gelmişti?.. Gelsindi, günler çabucak erisindi, artık kaybedecek bir şeyimiz yoktu ama, kazanacak çok şeyimiz vardı..

BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU -(08)...


VE... TAARRUZ...


Türk Yunan kuvvetlerinin karşılaştırmalı sayıları şöyleydi :


İnsan, tüfek, ağır makinalı tüfek, hafif makinalı tüfek, kılıç, top


Türk Ordusu: 186. 900 98. 596 839 2025 5286 323


Yunan Ordusu: 195.000 130.000 1.002 3152 3000 344


Taarruzun planlanmasındaki hedef uygulama düşmanın gafil avlanmasını sağlamaktı. Bunun için bir baskın taarruz düşünülmüştü. Tüm planların gizlenmesine karşın, alınan onca önlem; kaçak bir kaç Türk erinin Yunan Ordusu'na yakalanması ile Yunanlılar tarafından öğrenilmişti. Plan öğrenilse de, Afyon bölgesinde konuşlandırılan Türk kuvvetlerinin gerçek sayısı, taarruzun hangi gün yapılacağına özgü bilgileri Yunan ordusu elde edememişti.


Sakarya Zaferi' nden sonra Yunan ordusunun komuta kademesinde önemli değişiklikler yapılmış; Papulas’ın yerine ordu komutanı olarak 'Anesti' atanmıştı!


Anesti belli ki tam bir salakoydu.. Büyük Taarruzu başlatan Yüce Deha Türk taarruzunu başlattığında, Anesti İzmir'den telsizle taarruzu önlemeye, ordusunu yönetmeye kalkışmış; böylece rahat koltuğundan savaş kazanacağını sanmıştı! Salako muydu ne?


Ya Yüce Deha?


O, cephede ve Türk kıtalarının başında dimdik ve yiğitçe kükremeye hazırdı..


26 Ağustos 1922 Günlerden Cumartesi (Günümüzde Cumartesi günleri mışıl –mışıl uyuyanların dikkatlerine!) Sabah saat 4.30.. Dünyayı sarsacak, İmparatorlukları yerle- yeksan edecek, küllerinden yeniden doğacak bir Ulus'un müjdecisi top sesleri yankılanmaya başlamıştı.. Tanyerinden huzme -huzme süzülen özgürlük ve bağımsızlık ışıkları gittikçe yücelen ritmik bir yörünge çizerken; özgürlük kuşları kanatlarını çırparak bu Yüce Ulus'u alkışlıyordu sanki. Etkin topçu ateşinin sarsıntısı düşmana şok dalgaları olarak ulaşsa da; henüz istenilen sonuca ulaşılamıyordu. Düşmanın sağ kanadına yapılan ilk saldırı 'başarısız' olarak değerlendiriliyordu. Fahrettin Altay'ın kolordusunun yaptığı gece harekatındaki başarı tam istenildiği, planlandığı gibi gerçekleşmişti. Düşmanın sağ kanadını tam çökertmemesine karşın; süvarilerimiz 'Sincanlı' ovasına inmişlerdi bile. Artık süvari kolordusu düşmanın ardında aktif konumdaydı.. Demiryolunu tahrip edecek, telgraf hattını keseceklerdi... Bunlarda başarıldı ve şaşkın palikaryalar savaşın ilk hamlesi ile raundu ellerinden kaçırmış konuma düştüler...


"Saptanan plan gereği düşman kuvvetleri 'Afyon' yörelerinde kesin yenilgiye uğratılacaktı. İzzettin Çalışlar ile Kemalettin Sami Paşa'ya bağlı kolordular düşmanın sağ kanadına hücum edecekler ve çökertme harekatını gerçekleştireceklerdi. Destek gücü olarak Ali Hikmet Paşa'nın kolordusu hemen geride hazır olacak, Fahrettin Altay kumandasındaki ' Süvari kolordusu ise düşmanın sağ kanadı açığından düşmanın ardına doğru büyük bir taarruz gerçekleştirecekti."


İlk taarruzun ardından 'kesin sonuç' beklenildiği ve planlandığı gibi 'kesin olacak şekilde' gerçekleşmemişti. Mustafa Kemal ışıl -ışıl aydınlatan gözleri ile karartılara bir kez daha bakıyor, planlanan taarruzdan ilk gün elde edilen sonucu dalgın ama kararlı olarak düşünüyordu. Yukardaki planlanan eylem harekatını defalarca anımsadı: "Düşmanın sağ kanadından..."


Zaman hızla eriyordu ve dünya lideri ' Dahi' nin kaybedecek tek bir saliseye direnci yoktu.. "Türkiye Cumhuriyeti" kurulmalıydı ve sonsuza dek "özgür-bağımsız" olarak yaşatılmalıydı... Bu Yüce Türk Ulusu bunun için kenetlenmiş ve 'yokları’ 'var' etmek için cephelerdeydi...


27 Ağustos günü başlamış, düşmanın direnci iyice kırılmıştı. Bu beklenilen ve istenilen sonuçlardan birisiydi, bundan sonrası nasılsa gelecekti...


Üzgün ve süzgün masmavi gözler yükselen umutları yakalamak için bir ara gökyüzüne doğru uzandı ve düşündü gözlerin sahibi; "İstikbal Göklerdeydi..." Yeniden gözlerini cepheye döndürdü. Türk Ordusu süratle gelişiyor, 'tarihi' yeniden ve sil baştan yazmaya hazırlanıyordu.. İlk haber olağanüstü geldi: "Afyon'un Batı'sında Yunan cephesi yarılmıştı."


28 Ağustos ne denli çabuk gelmişti?..


Gelsindi, günler çabucak erisindi, artık kaybedecek bir şeyimiz yoktu ama, kazanacak çok şeyimiz vardı..


Yunan ordularının asıl cephelerinin yarılması, Güney'den Kuzey'e ilerleyen Türk kuvvetlerinin, Doğu'dan ilerleyen Yunan ordusunu ikiye ayırması, Türk kuvvetlerinin Yunan kuvvetlerini kuşatması demekti ki; 28 Ağustos'ta görünen gerçek işte böyleydi..


29 Ağustos... 3 .gündü.. Oysa cephedekiler ve cephe ardındaki ulus bireyleri için hem en uzun hem yıllar gibi gelen saatler idi; hem de saliseler gibi gelip geçen bir üç gün idi...


Umutlar dağlar ardından avuç içlerine öylesine yaklaşmıştı ki...


Sürecek!


Yılmaz ERGÜL

[ Ulusal Ses ] - 30.08.2017

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Manşet
  GÜÇLÜ YÖNETİM, STRATEJİK AKIL!..
  MAHKEMELERİN BAĞIMSIZLIĞI!..
  SOSYAL DEMOKRASİ- III
  BİTMEYEN AKM TARTIŞMALARI!..
  DÖKÜLÜR GÖZ YAŞLARIN...
  ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ ...
  UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...
  GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK...
  NEDEN ATATÜRK DİYORUZ?..
  MEDENİYET DEDİĞİN...
  AVRASYA’NIN A’SI (II)...
  İYİ PARTİ...
  ÜMMET-MİLLET...
  AVRASYA’NIN A’SI...
  ŞPO'YA ÇAĞRI!..
  KÖYLÜ VARSA ÜRETİM VARDIR...
  NİCE 94. YILLARA...
  TC. DEVLETİ 94 YAŞINDA...
  KORKMAYIN TEMELİ ÖYLE SAĞLAM Kİ!
  CUMHURİYETİ ANLAMAK...
  OLİGARŞİ, DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ ...
  KEMALİZM'İN ÇERKEZ ETHEM'İ!..
  BELÇİKA, EMPERYALİZM ve HUKUK...
  BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU-(09)...
  BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU -(08)...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı