Pazar , 22 Temmuz 2018  
    ANA SAYFA
    Gündem                   
    Politika                   
    Dünya                      
    Ekonomi                  
    Güncel                     
    Spor                         
    Sağlık                       
    Yaşam                     
    Bilim ve Teknoloji 
    Kültür ve Sanat     
    Magazin                  
    Eğitim                      
    Kadın ve Aile        
    Yazarlar
    Söyleşi / Haber
    Video Haberler
      Künye
      İletişim
      Reklam

Haberlerde Ara



TCMB Döviz Kuru


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



SİTE İSTATİSTİĞİ
 BUGUN 147473  
 TOPLAM 623682321  
08.06.2007 itibariyle
Manşet Geri Dön 
BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU-(09)...
Kutlu olsun... Tarihi yazarlar olduk hep... Sonsuza dek bu böyle gidecektir... Bir ulus kenetlendiğinde zaten tarih okumaz, sadece yazar...

BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU-(09)...


KUTLU OLSUN..


Yunan Ordusu Başkumandanı General Hacı Anesti, İzmir'de masa başında Savaşı yönetirken; cephede bulunan Yunan Generali Trikopis' in 'başkumandan' olduğunu belirten karar metni için haberci grup Afyon'a doğru yola çıkmıştı. Oysa Trikopis Uşak yönüne doğru kaçışını sürdürürken başkumandan olduğundan henüz bir haberdi ve öyle de kalacaktı. 30 Ağustos'tan sonraki en muhteşem günlerin haberleri moralleri yücelterek yankılanırken Trikopis 2 Eylül günü esir alındıktan sonra "başkumandan" olduğunu Türk subaylarından öğrenecekti...


Yüce Deha 29-30 Ağustos gününü savaşların geçtiği Dumlupınar'da 30 Ağustos 1924 günü şöyle anlatıyordu:


"29-30 Ağustos gecesi sabaha karşı Batı Cephesi Harekat Şubesi Müdürü Tevfik Bey (Bıyıklıoğlu) bermutat (Alışılageldiği üzere) o saate kadar muhtelif karargahlardan ve her taraftan gelen raporlara göre, harita üzerinde tespit ve işaret ettiği vaziyeti umumiyeyi (genel görünüm) Cephe Kumandanı İsmet Paşa'ya göstermiş ve O'da ‘Paşa'ya göster’ emri ile Tevfik Bey'i yanına göndermiş. Afyonkarahisar Belediye Dairesinde, bana tahsis edilen odada yatmakta idim. Beni uyandıran Tevfik Bey'in gösterdiği haritaya baktım. Haritada gördüğüm şey şu idi ki; ordularımız düşmanın mühim kuvvetlerini Kuzey'den, Güney'den ve Batı'dan çevirmeye müsait bir vaziyet almış bulunuyorlardı. Şu halde tasavvur ettiğimiz ve azami neticeyi temin edeceğimi ümit ettiğimiz vaziyet tahakkuk ediyordu."


Derhal Fevzi ve İsmet Paşa'ları çağrınız dedim. Üçümüz toplandık. Vaziyeti bir defa daha mütalaa (gözden geçirme-durum değerlendirmesi) ettik ve katiyetle (kesinlikle) hükmettik ki; Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi, '30 Ağustos' sabahı ufuktan bütün şaşasıyla doğacaktır. Bu karara göre ordulara, saat 6.30'da yeni emir ve talimat yazıldı. Fakat durum o kadar mühim, o kadar sürat ve şiddet talep ediyordu ki; ( gerektiriyordu ki) bu yazılı emirle yetinmek ihtiyata (ileriyi düşünerek davranma) uygun olmazdı. Onun için Fevzi Paşa Hazretlerinden Altıntaş ve Güneyinden hareket eden 1. Ordumuz ve bunun batısında bulunan Süvari Kolordumuzun yanına bizzat giderek, tasavvurlarımıza göre hareket tanzim buyurmalarını rica ettim. IV. Kolordu ile de, hedef tuttuğumuz düşman küllisini ( büyük kuvvetlerini) güneyden takip eden 1. Ordu Karargahına bizzat ben gidecektim. İsmet Paşa'nın karargahta kalıp, umumi vaziyeti idare etmesini uygun gördüm." (18)


Yüce Deha 31 Ağustos'ta gördüklerini anlatırken şöyle der:


"Muharebe, meydanını dolaştığım zaman, ordumuzun ihraz (kazanma) ettiği zaferin azameti ve buna karşılık, hasım ordusunun uğradığı felaketin dehşeti beni çok mütehassis (duygulandırdı) etti. Sırtların gerilerindeki bütün vadiler, bütün dereler, mahfuz (saklı) ve örtülü yerler, bırakılmış toplar, otomobillerle, namütenahi (sonsuz) teçhizat (araç-gereç) ve malzeme ile ve bütün bu metrukat (bırakılan şeyler) aralarında, yığınlar teşkil eden (oluşturan) ölülerle, toplanıp karargahımıza sevk edilen esir kafileleri ile hakikaten bir mahşeri andırıyordu."


"Ağustos'un 31. günü, takriben zevalde (öğle vakti) idi ki, Çal köyünde yıkık bir evin avlusu içinde İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile buluştuk. Kırık kağnı arabalarının döşeme ve oklarına ilişerek, vaziyet (durum) mütalaa (değerlendirme) ettik. Kazandığımız meydan muharebesinin, bütün seferi sona erdirebilecek bir azamet (irilik) ve ehemmiyette (önemde) olduğuna ittifak ( fikir birliği) ettik. Şimdi 'Bursa' istikametinde çekilen kuvvetleri mahvetmekle beraber, bütün asri(modern) ordumuzla İzmir'e yürüyecektik."(19)


VE... SON ÖNEMLİ EMİR.


"Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi'nde, zalim ve mağrur ordunun asli unsurlarını, inanılmayacak kadar az bir zamanda imha (yok etmek) ederek, büyük ve necip milletimizin fedakarlıklarına layık olduğunuzu ispat ediyorsunuz.. Türk Milleti İstikbalinden emin olmaya haklıdır... Muharebe meydanındaki maharet ve fedakarlıklarınızı yakından takip ediyorum. Milletimizin hakkınızdaki takdirlerine delalet (aracılık, yol göstermek, sebep olmak) vazifemi mütevaliyen (sırasıyla) ve mütemadiyen (sürekli olarak) yapacağım. Başkumandanlığa teklifatta (öneri) bulunulması cephe kumandanlığına emrettim.


Bütün arkadaşlarımın, Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri verileceğini göz önünde tutarak ilerlemesini ve herkesin, akıl kuvvetlerini, celadet (yiğitlik) ve hamiyet (koruyuculuk, koruma) kaynaklarını yarışırcasına ibzale (esirgememe) eylemesini rica ederim."


ORDULAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ!.


O gün bugündür ve yarınlarda da sürecek olan "İLERİ" gitmek tutkusu, 'Ordu-Halk' kenetlenmesi ile sonsuza dek sürecektir.. Kim ne derse desin, hainler aklanamaz, hain olmak sevdalıları asla barınamazlar... Burası Türkiye ve halkı "Ne Mutlu Türküm" demek onurunu taşıyanlarla dopdolu...


Biz Türk'üz ve asla 'Türkiyeli' gibi bir tanımı kabul etmiyoruz... Karanlık aydın (!)lıkların çığırtkanlıklarını da asla duymuyoruz.. Duyanları kınıyoruz...


Tarihi yazarlar olduk hep... Sonsuza dek bu böyle gidecektir... Bir ulus kenetlendiğinde zaten tarih okumaz, sadece yazar... Biz O Yüce Ulusun bireyleriyiz ve binlerce kez kendilerine 'Türk' diyemeyenlerin inadına haykırıyoruz:


"Ne Mutlu Türküm Diyene..."


BİTTİ




Yılmaz ERGÜL


Kaynakça: 1-Maliye Nazırı Cavit Bey'in Parlamento Tah. Koms. önündeki açıklaması. (27 Ekim 1918 tarihli tamim ile kurulan Koms.) Ayr. Tek Adam-Şevket S. Aydemir. sh.325 Remzi Kitabevi. 2- a.g.e.sh.325.Ayr.HArp Tarihi Encümeni Resmi Yay. Seri no.1, 1962. 3...6...a.g.e.330/336. 7-Makedonya'dan Orta Asya'ya Enver Paşa. Ş.S.A. Ayr. Ali Fuat Paşa'nın Hatıratı. C-1. O.A. Enver Paşa. 337. Ayr.Bkz.a.g.e.335 13. Anadolu İhtilali-Sabahattin Selek Cem Yay.5. Bas.1973.Ayr.14-15. Gnl. K. Bşk. Harp Tar. Daire Bşk.Res.Yay.no.1.s.51, 1-5-53-16-17 Anadolu İht.sh.486-489- 18. Tek Adam. sh 555-56. 19-Büyük Türk Zaferi. sh.75 Fahri Belen. Ayr. a.g.e. (T.A) 560

[ Ulusal Ses ] - 30.08.2017

 
 
 
Habere yorum yaz
 
 
Haberi yazıcı formatına hazırla
 
 
Editöre mesaj gönder
 
Sayfa başına git


HABERE EKLENEN YORUMLAR  

Kayıtlarda bu haber yapılmış yorum bulunmamaktadır.
İlk yorum yazan siz olmak ister misiniz ?


Kampanya detayları için TIKLAYINIZ


Diğer Manşet
  GÜÇLÜ YÖNETİM, STRATEJİK AKIL!..
  MAHKEMELERİN BAĞIMSIZLIĞI!..
  SOSYAL DEMOKRASİ- III
  BİTMEYEN AKM TARTIŞMALARI!..
  DÖKÜLÜR GÖZ YAŞLARIN...
  ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ ...
  UMUDUNUZU YİTİRMEYİN...
  GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK...
  NEDEN ATATÜRK DİYORUZ?..
  MEDENİYET DEDİĞİN...
  AVRASYA’NIN A’SI (II)...
  İYİ PARTİ...
  ÜMMET-MİLLET...
  AVRASYA’NIN A’SI...
  ŞPO'YA ÇAĞRI!..
  KÖYLÜ VARSA ÜRETİM VARDIR...
  NİCE 94. YILLARA...
  TC. DEVLETİ 94 YAŞINDA...
  KORKMAYIN TEMELİ ÖYLE SAĞLAM Kİ!
  CUMHURİYETİ ANLAMAK...
  OLİGARŞİ, DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ ...
  KEMALİZM'İN ÇERKEZ ETHEM'İ!..
  BELÇİKA, EMPERYALİZM ve HUKUK...
  BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU-(09)...
  BÜYÜK TAARRUZA DOĞRU -(08)...
 

Tasarım & Programlama SK WT © 2007 - İçerik © Copyright 2007Ulusal Ses Haber Portalı